Besmele...

Rabbimizi bize tarif eden tarif edicilerin başında gelen şu kitab-ı kebiri kâinat bin birlikler içinde bir gül goncası gibidir. Bir diğer muarrif, tarfi edici Kuran-ı azimüşşanda da bu manayı görmek mümkündür. 
 
Şöyle ki ; Fatiha suresi nasıl ki, Kur'an-ı Kerim’in bir fihristi bir özetidir; aynı şekilde "besmele" de Fatiha suresinin, dolayısı ile de Kur’an’ın bir fihristi ve özeti gibidir. Arifler Allah’ın kelamdaki kudretine işaret etmek için "besmele de 'Be' harfinde saklıdır" diye güzel bir nüktede bulunmuşlar. Allah nasıl koca incir ağacını küçücük bir incir çekirdeğinin içinde saklamış, Gül goncasını yaprakların ardına gizlemiş,  aynı şekilde Kur’an’ı da “Be” harfinde veyahut bir noktada cem etmiştir denilebilir. 
 
İmam Ali (ra)’a atfedilen şu söz meseleye başka bir kapı daha açar: “İlim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı.” Cümlesini Bediüzzaman Hz.’leri Sözler isimli eserinde 30. Sözün başında şöyle der ; Tılsım-ı kâinatı keşfeden, Kur'an-ı Hakîm'in mühim bir tılsımını halleden, Otuzuncu Söz,«Ene» ve «zerre»den ibaret bir «elif» bir «nokta»dır, cümlesi ile beraber düşündüğümüzde öyle lezzetli manalar ortaya çıkar ki tefekkürü insana huzur verir.
 
Yani Eneyi bilen Rabbini bilir ve bulur. Bu hakikatı daha güzel şöyle ifade etmişler; Men arafe nefsehu fekad arefe rabbehu, yani- Nefsini bilen Rabbini bilir.
 
Öyleyse işe BİSMİLLAH diyerek başlamalı, BE ‘nin noktasındaki anahtarı alıp Künuzu mahfiyye her biri gizli birer hazine hükmünde olan Esma-i İlahiye ,Allah (c.c)’ün en güzel isimlerinin definelerini açmalı.
 
Hülasa-i Kelam ;
 
BİSMİLLAH her hayrın başıdır, Biz dahi O’na başlarız VESSELAM…
Yazar: 

Yorumlar

(X)
Kapat
-->