HİZMET VECİZELERİ

GENEL DEĞERLENDİRMELER

1. Dindarlık, sonsuzluğun başlangıcındaki ısınma hareketlerinden başka bir şey değildir.

2. İman, aradığını bulduktan sonra meydana gelen psikolojik rahatlıktır.

3. İnkârın kararttığı kalpleri hiçbir ışık aydınlatamaz.

4. Eğer gitmek şen dönüşlerin başlangıcıysa, hemen gidilir.

5. Dostun karşıdan gelişi, ona gidişimizden bellidir. Ahiret hayatının gelişi de dünya hayatının hızla ona gidişinden bellidir.

6. Kader, ahiretle tamamlanacak bir bütünlüğe sahiptir.

7. İleri gitmek isteyen bir ördek için, suları elinin tersiyle gerilere itmek ne ise, bir insan için de ötelere ulaşmak için, dünyayı elinin tersiyle gerilere itmek aynıdır. Dünya, daha ilerilere gitmek için gerilere itilmesi gerekenden başkası değildir.

8. Ömrün uzun olmuş neye yarar, sevgiliye bir defa görünemedikten sonra.

9. Mutlak sevgiliyi âşık bir defa görse yetmez mi? Bilmem ki gerçek âşık ikinciye dayanabilir mi?

10. İkincisi olan, birinci değildir. Bunun içindir ki Mi’raç da, Kur’an da Peygamberimiz de hep birincidir.

11. Bir davaya, hayatını feda etmek kolaydır; önemli olan ömrünüvakfetmektir.

12. En değerli su, gözyaşıdır. Fakat kimileri için o, göz musluğundan akan tuzlu sudan başka bir şey değildir.

13. Allah sevgisi, kalbimizde başka sevgilere yer bırakacak kadar küçük değildir.

14. Ahirette seni sevmeyecek olan, seni dünyada insan olarak yaratmazdı. Sen dünyada insanlıktan çıkarsan, ahirette insan olanları sevenin sevgisine nasıl ulaşırsın.

15. Seni sevenin sevgisini hissetmen, onun seni sevdiğinin bir müjdesidir. Bu müjde sevgili saraylarının anahtarıdır.

16. Ahiretin cezbesine katılanların, dünya cazibelerinde gözleri yoktur.

17. Sonsuzluğun kolları, insanı, bu geçici ve karanlık dünyadan alıp çıkaracak kadar uzundur.

18. Durmadıktan sonra, her şey hedefe varır.

19. İnsan, insana hizmet ettikçe kazanır, emrettikçe kaybeder.

20. Dünya çok kısa, ancak sonsuz hayatı kazanmak için yeterli uzunlukta. Uzunluktan maksat zincir halkalarını birkaç tane artırmak değildir. Uzunluktan maksat, zincirin son halkasını, sonsuzluk zincirinin ilk halkasına takabilmektir.

21. Aklı olan gözü olmayan bir kişi, gözü olan aklı olmayan bir kişiden ne kadar çok kuvvetli ise, Allah’ı aklımızla görmemiz de, gözümüzle görmemizden o kadar kuvvetlidir.

22. Kâinattaki sanat bir bütündür, güzellikleri teferruatta, mükemmellikleri bütünlükte gizlidir.

23. Pişmanlık pınarının tuzlu suyu, ölene dek akmadıkça günahların siyah kirli lekeleri temizlenemez.

24. Kâinatta, Rabbani hikmetin sessiz bir hâkimiyeti vardır. Ya da İlahi imparatorluğun diğer adı kâinattır.

25. Yollar vardır sana birisi arkadaşlık eder, yollar vardır sen birisine arkadaşlık edersin. İnsan hayatının beden arkadaşı ruhtur. Dünyada ruh bedenin arkadaşı, ahirette ise beden ruhun arkadaşıdır.

26. Sizi hatırlayanı siz de hatırlayın, bu bir vefa borcudur. Fakat sizi unutmayanı siz hiç unutmayın, bu bir kulluk borcudur.

27. Varlığı kesin olanların yokluğundan bahsetmek mümkündür. Fakat olmayanların varlığından bahsetmek mümkün değildir.

28. Kâinattaki güzelliğin ve mükemmelliğin bu kadar sessizce ve bu kadar kolaylıkla oluşu, Allah’ın sanatından başka hiçbir sanatta yoktur.

29. Ne talihsizdir o fikirler ki ehil olmayanların ağzından, ehil olanların kulağına anlatılır.

30. O’nu sevmem, beni sevmesine yetmeyebilir; fakat O’nu sevmemem, beni cezalandırmasına yeter de artar bile.

31. Namaz, insanoğlunun bulunduğu noktadan, kendini buraya gönderen makama malumat vermek ve ispatı vücut etmek için çekilen kapsamlı ve manalı bir meyildir.

32. Tasarruf edilmekte olanın, mutlak tasarruf hakkı yoktur. Üzerinde prova yapılan müşterinin, terziye itiraz hakkı olmadığı gibi.

33. Bir işi, bir güzelliği başlatan kişilerin, yıllar sonra görüşmeleri kadar tatlı bir şey var mıdır? İşte ahiret, ilklerin, sonradan buluştuğu ve anıların gerçek olup yeniden yaşandığı bir ülkedir

34. Akşam dönüşü olmadıktan sonra, sabah okula gitmişin neye yarar. Dünyadan dönüşü olmadıktan sonra, dünyaya gelmişsin neye yarar.

35. Bize emanet olarak verilmiş olanları, emanet sahibinden daha çok sevmek, fotoğrafı, aslından daha çok sevmek gibi bir şeydir.

37. Başörtüsüyle uğraşanların asıl maksadı baş değildir.

HİZMET

1. Dava arkadaşıyla geçinemeyenin hizmeti muvakkat olur.

2. Fikr-i inhisar, her meselede kendini haklı görmekten başka bir şey değildir.

3. Hizmet, o kadar çok genişledi ki artık hizmetin merkezinde olmak mümkün değildir. Hizmetin neresinde ve hangi noktasında olduğumuzu bilmek yeterlidir.

4. Genç Saidleri gördüm dün akşam. Geceleri aydınlatan bu nurlu simaların gözüne perde olmaktansa, omuzlarında son yolculuğa çıkmayı tercih ederim.

5. Ruhun bedenden ayrılması, hizmetten ayrılması kadar tehlikeli değildir.

6. Portakal, karpuz, ceviz alırken iyilerini seçmek akıl icabıdır da davamıza insan seçmek böyle değil midir?

7. Hizmette, nefsine hâkim olanlar, başkasına amir olanlardan daha çok hizmet ederler.

8. Hizmette kıymeti bilinenlerden değil, bilinmeyen kıymetlilerden olmak daha güzeldir.

9. Cemaate faydalı olanlar, süper fikirler, sivri zekâlar değil, olgun davranışlar ve birleştirici duygulardır.

10. Hizmet-i Kur’an’iyede, hikmetsiz fıtratlara, karşı çıkılmayabilir, fakat onlar karşılarındaki kalplerde hep puan kaybederler.

11. Hizmette, bir şey vermek için beklenir, bir hakikat anlatmak için beklenir; fakat kimseden bir şey beklenmez.

12 Davada muhalifi olanın, hizmette mütemmimi olmaz.

13. Hizmette canlı ve güçlü olmak, düşmanları korkutur, dostları sevindirir.

14. Hizmette cemaatin kuvveti, denizde suyun kaldırma kuvveti gibidir.

15. Hizmetteki kardeşler, camdan kuleler gibidir, kırmaya gelmez.

16. Bir yol ki Üstad’a varır, yolcusunu yolda koymaz.

17. Hatalı doktor olur ama hatalı ilaç olmaz. Hatalı nur talebesi olur ama hatalı hizmet olmaz.

18. Hizmette bir adım ileri gitmek, bir adım geride görünmektir.

19. Hizmette bina yapmışsın neye yarar, Allah’ın yaptığı binaları yıktıktan sonra.

20. Muazzam tedbirleri, muhal kabul edenlerle muazzam hizmetler yapılmaz.

21. Hizmette, zor işlerin kolaylıkla yapıldığı yerler, kolay işlerin zorlukla yapılamadığı yerlere ne anlatır acaba?

22. Dava büyüğü olanların, küçük düşmanları yoktur. Küçük düşmanları olanların da büyük davası yoktur.

23. Dava ipinin ucunu, kuvvetli bellere dolayıp yükünü de kuvvetli omuzlara yüklediler. Sonra hizmet kervanını sürüp gittiler. Birisi de ipin bir ucunu ayağına bağlayıp diğer ucunu da boynuna doladı, Ayağı tökezlenince başı yerlere yıkıldı. Yazık, dava dediğin şerefli yük böyle yerlerde sürünmemeliydi.

24. Sizin, bizim dava adamı olmamız o kadar önemli değildir, önemli olan davanın emin ellerde olmasıdır.

25. Hizmet elemanı yetiştirmek, bizzat hizmet etmekten daha çok hizmet etmektir.

26. Hizmette birikimi olmayanların bile, kendilerinin mutlaka değerlendirilmeleri gerektiğine inandıklarına göre, siz artık birikimi olanların istihdam edilmemelerinden dolayı ne kadar ıstırap çektiklerini düşününüz.

27. Merkez binada bulunmak, hizmetin merkezi olmak anlamına gelmez. Dünya, merkezde bulunan güneşin etrafında dönüp durmasına rağmen, asıl hayat merkezi kendisi, güneş de o hayata hizmet eden efendidir.

28. Hizmette kök olmuş ehl-i hizmet vardır, toprağın altında olsalar bile ağacın her tarafını tanır, her yaprağın ahını işitir, her çiçeğin rengi olur. Ne mutlu bu ağabeylere.

29. Hizmet büyüğü, kardeşinin küçük ihtiyacını görendir.

30. Herkesle hizmet edebilecek bir kişilik kazanmak, dünyanın bütün müşterileriyle alış veriş yapacak bir esnaf olmaktan daha zordur.

31. Birbiriyle uğraşanlar, hizmetle uğraşamazlar.

32. Farklı ideoloji mensuplarıyla tartışmak milli mücadeledir. Oysa dava arkadaşıyla tartışmak milli felakettir.

33. Dışa karşı yapılan milli mücadele zor da olsa tatlıdır. İçeride yapılan milli mücadele kolay da olsa acıdır.

34. Hizmette sıradan biri olmayı, çok hizmet eden problemli biri olmaya tercih ederim.

35. Hizmette, başkasını takdir edebilenlerin, kendilerini beğenmeye ihtiyaçları yoktur.

36. Davada hizmet öyle bir dosttur ki insan ondan uzaklaştıkça, o, insana yakınlaşır.

37. Hizmet öyle bir gizemli aynadır ki bakanı göstermez. Onu, başka bakanlar görür.

38. Hizmette kahraman bir rakip olmaktansa, mağlup bir dost olmayı tercih ederim.

39. Yapabilen hizmetle uğraşır; yapamayan, hizmetle uğraşanla uğraşır.

39. Allah’ın rızasını kazanmaya giden yol, kardeşlerin rızasından geçer.

40. Eğer bu hizmette emrinde olmak varsa, cemaat kişinin değil, kişi cemaatin emrinde olmalıdır.

41. Yıllar önce sen vardın, yıllar sonra da sen. Senden başka kimse yok. Bu senin hizmetinin değil, hizmetsizliğinin göstergesidir.

42. Hizmette, önünüze geçirmek istemediğiniz insanlar, dünyanın önüne geçti. Ya siz onlara perde oluyordunuz, ya onlar dünyaya perde oluyorlar.

43. Eğer cemaatte, cemaatin seviyesine çıkamayınca, cemaati kendi seviyesine indiren kimseler varsa, orada hizmet tıkanır ve durur.

44. Tutunmasını bildikten sonra, taşlarda bile ağaç biter. Cemaat içinde bir ağaç kadar da mı tutunamayacağız.

45. Hizmet edenlere hizmet etmek de hizmettir. Hem, hizmet ettiğini zannetmek kadar da tehlikeli değildir.

46. Dershaneden ve cemaatten irtibatını kesmek kadar, ona sebep olmak da tehlikelidir.

47. Hizmette, insana değer veren dava adamı kazanır, kendine değer veren yalnız kalır

48. Her yerde, her zaman hizmet dershaneleri yapalım. Bir hadisi şerife göre, yarın kıyamet kopacağını bilsek bile ağaç dikmemiz emrediliyor. Yapacağımız bir dershanenin, bir ağaç kadar da mı kıymeti yoktur.

49. Hizmeti beceremediği halde, her hizmeti yapmak isteyenler, hizmet edenleri en çok uğraştıranlardır.

50. Bu yolun gönül erleri, iki şeyle uğraşmazlarsa muvaffak olurlar. Biri siyasetle, biri de birbirleriyle.

51. Hikmet, hizmetten daha çok hizmet eder.

52. Bir hikmetlinin emrine verilmiş yüz hikmetsizin hizmeti, bir hikmetsizin emrine verilmiş yüz hikmetlinin hizmetinden daha mükemmeldir.

53. Zayıf insanlar kendisiyle, zararlı insanlar başkasıyla, hikmetli insanlar da hizmetle uğraşır.

54. Gideceği yere kadar gidecek olan, bu cemaate gelmez.

55. Ağacın ayakta durmasını sağlayan ve onun ömrünü uzun eden ona en uzak olan kökleridir. Cemaatin de ömrünün uzunluğu ve kuvveti ona uzak olan, herkes tarafından bilinmeyen taraftarlardır. Bu kişiler cemaate problem çıkarmadıkları gibi, hizmeti de Allah için yaparlar.

56. Sonsuzluk fırtınasına tutulmuş insanları, ancak hizmetin ateşi ısıtır.

57. Bilinmezlerin, ermişlerin, kendini bir davaya vermişlerin dünyasında, en uzakta görünmesine rağmen, en yakında bulunanların olmasından daha normal ne olabilir.

58. Büyük ağabey, kardeşinin küçük ihtiyacını görebilendir.

59. Sen cemaate kendini vermedikçe cemaat sana benzemez.

60. Günümüzde en zor şey, bir insanı, onu tanımayanların yanına götürmektir. En kolay şey ise onu, arkadaşların arasına götürmektir. Bu davada eski arkadaşlıklar, bitip tükenmek bilmeyen bir hizmet kapısıdır.

61. Hizmette yaptığın hatalar, geleceğe gölge düşürdükten sonra, ıslah olmuşsun neye yarar.

62.Hizmet, sırtında yumurta küfesi taşırken buzda yürümektir.

63. Hizmette nefis ve benlik hesabına çalışmak, istihbarat ve mafya hesabına çalışmaktan daha tehlikelidir.

64. Hizmette benim bulunmam, başkasının bulunmaması anlamına geliyorsa, bu, hizmet değil hezimettir.

65. Bu zamanda cemaatin insana faydası, insanın kendine faydasından daha çoktur.

66. “Zaman cemaat zamanıdır.” Sözünün bir anlamı da hizmette kusurlu ve günahkâr insanlarla birlikte yürümektir.

67. Hizmet etmek isteyip de hizmet etmeyi bilmeyen birisinin durumu, yüzme bilmediği halde suya düşüp çırpınan, çırpındıkça batan birisinin durumu gibidir. Hizmette, her şeyi ehline vermeyi bilmeliyiz. İstemek ayrı, yapabilmek ayrıdır.

Yorumlar