BİR NEFES SIHHAT

Feb 8, 2020

 

 

SIHHATİN GÜZELLİĞİ

Her hayat sahibi bilinçli şuurla, anlama, bilme ve hatırlama yeteneğine

 sahip olarak bu aleme sıhhatle gönderilmişti.

 

Muhabbetin varlık sevgisi, var olma ve varlıkta kalma, yaşama sevgisi güzellikleri

görmek ve sevmek, şefkate ulaşmak.

İnanmış, gönlü kanmış, sakin ve huzurlu, mutmain olması gereken insan.

 

"Ölmeden önce hayatın kıymetini, hastalıktan önce sıhhatin kıymetini..."Bilmekti. 

 

On dört asrı nurlandıran ve nev-i beşeri kanunlarıyla idare eden ve

 o zamandan şimdiye kadar bütün Aleme meydan okuyan  ilmi Nebev-i,

insan sağlık için bir davetiye olarak bilgilendirilmişti.

 

Koruyucu hekimliğin gerçeği, beden zaafa uğramadan, Tedbir amaçlı önlemi almak

 yaratılışa değer vermekti.

 

Sağlık bozulmadan korunma altına almak, sıhhatin devamı için

Kuran ve Sünnet ışığında beden libasını eğitmek.

 

Âlemleri yaratan Allâhu Teâlânın ilahi emri, yaratılan her varlığın

 kurallar çerçevesinde, korunma hassasiyeti içinde olmasını özetliyordu.

 

İnsan manen fıtrat-en kendine mahsus sesiyle, lisanındaki özelliği,

mizacında ki acziyeti ve niyazı ile bağırır ve ağlar, yalvarır.

 Bunu çeşitli hal dili ile kendisine verilen azaların uzunluğu ve kısalığı ile yapar.

 

Beden ilmin hekimleri, hastalığa meydan vermemek ve  ortadan kaldırılması

 öncelik olarak kalb sağlığı ön planda tutmuşlardı.

 

Tevfik Allah'tandır. Kalb düzeltilmeden bedenin düzeltilmesi fayda vermez.

Kalb düzeltilmiş olduğunda, bedenin bozulması fazla bir zarar vermez.

O geçiçi bir zarardır, arkasından sürekli ve tam menfaat gelir.

 

Buna istinaden, beden rahatlığı için az yemekte.

Ruhun rahatlığı için az günahta.

Dilin rahatlığı için az konuşulması, sünnet üzre yapılması gerekenlerdi.

 

Kalbi hastalıkların tek ilaçı Peygamber efendimiz (a.s.v) ilaçlarının içeriğini kapsayan ilmi Nebevi.

 

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-;

“Allah’tan afiyet dileyiniz! Çünkü;

kula, sapasağlam bir îmandan sonra, sıhhat ve afiyetten daha

 fazîletli bir şey verilmemiştir.” buyurmuştur.

 

Hz. Peygamber (s.a.v) kendisine müracaat eden kimselere,

ya bir ilaç tavsiye eder, ya da hekime gönderirdi.

 

Sevinç ve neşeden kuvvet bulan kalb, keder ve sıkıntı korkusu  ile yenik düşer.

Zafiyet yaşayan bir kalb, endişe ve korku içinde maddi ve manevi bütün hastalıklara kapı açar.

 

Kalbe ferahlık, huzur, münacat ve sevinç veren İslâm'ın şart Namaz.

Hastalığı bedenden uzaklaştırır. Rızkın teminatı, Nimetin muhafazası namaz.

 

Ruh, kalb ve beden hastalığına koruyucu kalkan Oruçtu.

 Nefisle bir kaynaşma bir beğeni içinde sevgi çeşitleri, oruçla başlar.

 

Ruh kendine münasip olan şeylere meyil eder.

Huzurlu bir ruh huzura - kötü bir ruh kötülüğe meyil eder.

Yiyecek, içecek ve giyecek; sözler ve kokular hepsi bu bilgiyi kapsar.

Güzel kokuyu melek sever, şeytan nefret eder.

 

Al'i imran süresi ﴾20﴿ ayet.

"Eğer seninle tartışmaya girerlerse, de ki:

"Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim." Ehl-i kitaba ve ümmîlere,

"Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?" de! Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir."

 

Beden yapısında bulunan Fıtratı mizac; kalbi, aklı, ruhu karıştırıp, aralarında atışma,

 tartışma başlattığında, ayetin hükmüne sığınarak kendini Allaha teslim etmek.

 

Rab-bine huzurda halin, ona kendi kelâmı ile yalvarman olsun.

Övgü, ümit, rağbet sıfatların açığa çıkması ; kalb, beden ve ruhu kuvvetlendirmek.

Yaratılışa hürmet, mihneti kabullenmekti.

 

Beden cismin yoksulluğundan meydana gelen maraz, genetik yapıdan kaynaklanır.

Buna inanmak istemeyen fıtrat, hastalığa sığınır.

 Kendini daha zor bir durumun pençesine iter. Hastalık hastası davranışlar, tüm duyguları ele geçirir.

 

Zamanın, kronik, kangren olmuş, vak'alarına bakıldığında,

asrın yaraları görülmekte.

 

Malihulya (Melonkonik) mizac hastalığı,

Akıl ve ruhun uyum içinde hareket edemediği, kalbi zayıf düşüren nefsani

 hislerin öne çıktığını göstergesi.

 

Zatülcenp, ateşli, mikrobik bir çok enfeksiyon hastalığı altında,

güçsüz bırakılan vücudun ihtiyacı olan perhiz.

Yasak gıda ve ortamlardan uzak durması, Öfke ve stresli yapının hassasiyeti.

 

Bir sivilce, bir sinek ısırığında bulaşan asrın hastalığı;Taun veba, öldürücü kara ölüm.

Bir çıban, bir ur, bir tümör olarak geçmeyen geçmişin yaraları. fıtratın kendini yeyip bitirmesi.

 

Allâhu Teala, vucud buldurduğu canlılar iki kısımda, canlılar ve katılar üzre yarattı.

Bir kısmı gıdasıyla, bir kısmı gıdasız olarak yardımcı olur.

Madenler ve taşlar gıdasız olarak şifayı geliştirir.

Bitkiler ise gıdalı olarak şifası gelişenler.

 

Hayatın üzerinde yaşanan haller, zaman olayların birleşmesi ile etkileşir.

Gün, gece, gündüz ve mevsimler. Tüm bunlar Âlemlerin sahibi, yaratıcısı Allâhu Ekber, (c.c )emriyle olur.

 

Hayret makamı olan makam-ı niyaz,

Hz Yusuf duası :

«Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin.

Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin."

 

Beden aşkın mahiyetini anlamak. Sevgi ve sevgiliye olan aşk, temiz bir beden ister.

 Günahları silmek için gelen bir ziyaretçiye hoş geldin diye bilmek.

Ziyareti bitmeden gitmesini istemek, aşığı üzmektir.

Vücudun niyazı naz makamı, nidası hayret makamına ulaşmasıdır.

 

Kalbe, üzüntü ve keder yoldaştı. Her an sınav üzere bilgi demekti.

Acizlik ve tembellik kardeşti, ayrılıklara sebepti.Hayattan kayıp gidenleri hatırla.

Korkaklık ve cimrilik deki kardeşliği ise, sağlığa gelen yolları engeller, yardımları kesmekti.

 

Hayatın gerçeği, geçmişin acı şeylerinden üzüntü doğar.

Gelecek kaygısından gam ve korku gelir. Faydalı işleri yapamaz halde, sürükler.

Vücuda yardımı engelleyen, kudretsizlik ti.

Acizlik ve iradesizlik tembelliğe sığınan mizac; O sana yönünü belirlemen için bir pusulaydı.

 

Şimdi gel ilaçlara bakalım.

İç darlığına sebebiyet veren gam, keder;Tedavisi istiğfardır.

Kalbi hasta eden, korku ve üzüntü;

Bunun da tek ilacı istiğfardır. Tahrim süresi 8 ayet te şöyle geçer.

 

"Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin."

 

"İstiğfar; kulun kendisindeki varlık, benlik ve enâniyet duygularını bertaraf ederek;

 

“Aman yâ Rabbi! Ben âcizim, Sen kâdirsin, merhamet sahibisin!

 Ben ise Senʼin rahmet ve mağfiretine muhtaç hakir bir kulunum.

Lûtf u kereminle rahmetini benim üzerimde tecellî ettir.” diyebilmesidir.

 

Bu niyâzını da yalnız sözde bırakmayıp, sâlih amellerle fiilen tescil ettirmesidir."

 

Kalb, beden ve ruh sağlığı için Allâhu Teâlânın ayetlerine müracaat etmek;

kelimelerin vazifesinde kalbe ve ruha ve dimağa tam bir tercüman ve santral olmak.

Yedi mertebe dimağın ilaçı, Yedi sırlı ayetlere baş vurmak.

 

Tövbe sr 51 ayet. Yunus sr 107 ayet.

Hûd sr 6 Ayet. Hûd sr 56 ayet. Ankebut sr 60 ayet. Fatır sr 2 ayet. Zümer sr 38 ayet.

 

Tüm şecereyi  bil, onurla tanış, değerlerin öne çıkmasına vesile kıl.

 Geçmişine göre bir terkip öğren, Esmâ-i İlahiyenin esrarını bul.

Her bir Esma-nın şifre sayısı, hazinenin anahtarı tılsımın keşşafı-dır.

 

Cihan Padişahı Kanun Sultan Süleyman Sözü noktamız olsun.

 

" Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.

olmaya devlet cihanda, bir nefes sihhat gibi."

 

Alemlere halife olarak gönderilen, Ey! İnsan.

Bu mülkte ve beden de; Halkta sen, devlette sen, padişah da sensin.

 

وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ ٭ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ

"Gerçek ilim Allah katındadır.

Gaybı Allah'tan başkası bilemez.