YGS

Mar 20, 2013

 



Sınava sayılı günler kaldı... Çocuklarımız, kardeşlerimiz heyecanlı, korkulu ve büyük bir kısmı sıkıntılı.

Benim problem olarak gördüğüm şu; çocuğun zihnine etraftan sınav hakkında o kadar hücum ediliyor ki...
Hatırlıyorum okulda bazı öğretmenlerimiz: ''Okumazsanız şu karşıdaki markettekiler gibi kasiyer olursunuz'' tarzında cümleler kurarlardı. Namusuyla, şerefiyle, çalmadan çırpmadan emeğiyle çalışan insan böyle küçük gösterilmeyi hakediyor mu? Okusun ama şerefiyle, edebiyle çalışmasa da olur diyeniniz var mı??

Bu ve bunun gibi bir sürü baskı altında kalıyor çocuk, evde de üzerine gelen insanlar gördüğünde dayanamıyor. Büyük bir yalnızlık içerisinde buluyor kendini. Ya da ailesini mahcup düşüreceğini sanıyor, ki bu büyük çoğunlukla ailenin hisettiği ve hissettirdiği... Bazı aileler çocuklarının sadece sınavı kazanmasına odaklanmış durumda, sanki evladının hisleri, duyguları yokmuş gibi..sadece kendini geliştirme yöntemi okulmuş gibi... Soruyorum eğitimli olmak demek diplomalı olmak mı demek?

Geçimimizi en iyi sağlayabilme açısından, ilim öğrenmek, en önemlisi akıl ile kalp ile görmek için eğitim şart, doğru, ama her şey diploma değil, her şey bir sınavı kazanmak ya da kazanmamak olarak sınırlandırılmamalı çocuklarımızın zihninde. E zaten bunu dış etkenler yapıyor, bizde bırakırsak onun elini ne olacak?

Ben çok insan tanırım, okumamış ya da okuyamamış ama hem çok güzel ahlaklı hem de bilgili. ''Her okuyan, okumuş insan kendinde güzel hasletler bulundurur'', istisnasız bunu savunanınız var mı? Varsa okumuş olduğu halde kalp kırmanın ne demek oldıuğunu bilmeyen insanları ne yapacağız?

Şuna sormalıyız: Çocuğumuz nasıl biri olacak ileride?

Okumuş ama ailesini huzurevine bırakan evlatlar var.
Okumuş ama eş nedir çocuk nedir, bu mefhumları bilmeyenler var.
Okumuş ama para kazanmak dışında hiç bir gayesi olmayan insanlar var.
Okumuş ama paylaşım nedir bilmeyen, bencil insanlarımız var.
Okumuş ama çıkan her yeni modanın, fikrin peşinde değişim üstüne değişim geçiren insanlarımız var.

Okumamış ama bu saydıklarımı yapanlarda var tabi.

Böyle insanlar mı yetiştirmek istiyoıruz?

Biliyoruz değil mi şimdi onlar bize emanet ama ileride bizler, bizlerin toprakları onlara emanet olacak!

Mühim olanı karakterli ve nitelikli insan olabilmek, yetiştirebilmek. Diplomalı ya da diplomasız farkeder mi?
Mühim olan adam olabilmek.


Bence çocuklarımızı çekelim bir kenara ve: 'Biz senin arkandayız' demeyelim.
Hem niye arkasında olacakmışsınız? Çocuklarınızın yanında olalım, hep gönlünde olalım. Yüreğimizi gözlerimize yansıtarak 'Ben senin yanındayım' diyelim. 'Her koşulda seninleyim...'

Her insan farklı bir alem unutmayalım.

Büşra Şükran