SAHI , O AKBABA BENI YEDIMI?

Sep 24, 2012

Ben

Afrikalı bir çocuk, önemli değil adım
çok iyi tanırım insan bedenini
nerede hangi kemik var? bana sorun

üzerimde görerek öğrendim her birini
şimdi anladınız mı nedenini?

Hani
şaraba yatırılmış etleriniz vardı sizin
çöpe atacak ekmekleriniz vardı
çarçur edecek paranız
beş yıldızlı hastanelerde
ünlü doktorlarca sarılırdı en küçük bir yaranız

Oysa
sinekler temizlerdi benim yaralarımı
onlarcası saldırırdı önce emebilmek için 
yaralarımdan sızan bir damla kanımı
her yere düştüğümde ağızlarının suyu akan
leş yiyiciler sarardı dört yanımı

Bir onlara yiyecek bol, bir onların karnı toktu
benimse
doğduğum günden beri hep açlıktan nefesim koktu
vazgeçtim bol vitaminli mamalardan
razıydım bir gram Anne sütüne
ama Annemde sütü bırakın
zayıflıktan ağzıma verecek memesi bile yoktu

Çamurlardan su emerek
ve bulduğum böcekleri yiyerek gelebildim bu yaşıma
ağladım sesimi duymadınız
gelip mendil sürmediniz gözümden akan yaşıma

Çünkü
estetisyenlere verilmiş randevularınız vardı sizin
hayvansever lokallerinde içeçek çaylarınız vardı
yiyecek pastalarınız, kekiniz
acaba hiç düşündünüz mü?
kaç Afrikalı çocuk kurtarabilirdi istese bir tekiniz

Şunu da biliyorum büyümeden öleceğim ben
okula gitmeden, yuva kurmadan
sanırım ırkımın kaderi bu, ölüm burda kol geziyor
can alıyor hiç durmadan

Ben 
Afrikalı bir çocuk önemli değil adım
üstümde yüz gram et, başımda bir Akbaba
beni bir korku sardı
çoğunuz görmediniz
çünkü, gözünüzü bürümüş ihtiraslarınız vardı

Sonradan
resmimi gördü bazılarınız
bilemem o an size yüreğiniz bir şey dedi mi?
merak edip durdunuz hep, ama söylemeyeceğim
sahi,o Akbaba beni yedi mi?
 
Photo: SAHİ, O AKBABA BENİ YEDİ Mİ?

Ben
Afrikalı bir çocuk, önemli değil adım
çok iyi tanırım insan bedenini
nerede hangi kemik var? bana sorun
üzerimde görerek öğrendim her birini
şimdi anladınız mı nedenini?

Hani
şaraba yatırılmış etleriniz vardı sizin
çöpe atacak ekmekleriniz vardı
çarçur edecek paranız
beş yıldızlı hastanelerde
ünlü doktorlarca sarılırdı en küçük bir yaranız

Oysa
sinekler temizlerdi benim yaralarımı
onlarcası saldırırdı önce emebilmek için 
yaralarımdan sızan bir damla kanımı
her yere düştüğümde ağızlarının suyu akan
leş yiyiciler sarardı dört yanımı

Bir onlara yiyecek bol, bir onların karnı toktu
benimse
doğduğum günden beri hep açlıktan nefesim koktu
vazgeçtim bol vitaminli mamalardan
razıydım bir gram Anne sütüne
ama Annemde sütü bırakın
zayıflıktan ağzıma verecek memesi bile yoktu

Çamurlardan su emerek
ve bulduğum böcekleri yiyerek gelebildim bu yaşıma
ağladım sesimi duymadınız
gelip mendil sürmediniz gözümden akan yaşıma

Çünkü
estetisyenlere verilmiş randevularınız vardı sizin
hayvansever lokallerinde içeçek çaylarınız vardı
yiyecek pastalarınız, kekiniz
acaba hiç düşündünüz mü?
kaç Afrikalı çocuk kurtarabilirdi istese bir tekiniz

Şunu da biliyorum büyümeden öleceğim ben
okula gitmeden, yuva kurmadan
sanırım ırkımın kaderi bu, ölüm burda kol geziyor
can alıyor hiç durmadan

Ben 
Afrikalı bir çocuk önemli değil adım
üstümde yüz gram et, başımda bir Akbaba
beni bir korku sardı
çoğunuz görmediniz
çünkü, gözünüzü bürümüş ihtiraslarınız vardı

Sonradan
resmimi gördü bazılarınız
bilemem o an size yüreğiniz bir şey dedi mi?
merak edip durdunuz hep, ama söylemeyeceğim
sahi,o Akbaba beni yedi mi?