Arka Koltuklara Yazı Yazmak!

Jul 28, 2012

Hamd Alemlerin Rabbine, salât ve selam onun elçisi biricik Efendimiz (s.a.v.) üstüne olsun. Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...

"...Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görendir." (Hadîd Suresi, 57/4)

Otobüslerde ve minibüslerde yolculuk yaparken dikkatinizi hiç çekti mi bilmiyorum. Özellikle arka koltuklarda isimler, telefonlar, verilmek istenen mesajlar vs. gibi ilginç yazılar bulunur. Çoğu zaman gülüp geçtiğimiz veya öfkelendiğimiz bu yazılar ve yazıların sahipleri aslında biraz tefekkür ettiğimizde bizi en iyi resmeden, içerisinde bulunduğumuz hali en iyi anlatan gerçeklerdir.

Gerçek şu ki, öğrendiği ve inandığını kalbine nakşedenler veya sözüyle özü müthiş bir uyum içerisinde yer alan, kulluğunu takva ile süsleyenler hariç, diğerlerimiz çoğu zaman gizli iş çevirmekten, puslu ortamlarda boy göstermekten kendimizi alıkoyamıyoruz. “Ne de olsa kimse görmüyor”, “Bir seferlik yapayım kimse anlamaz”, “Benim yaptığımı kim bilecek?” vb. cümleler aslında hayatımızın birçok safhasında çoğu kez kullandığımız tabirlerdir ki, yaşantımızda yer alan garip ve ilginç olaylar bunun en açık göstergesidir. Örnek vermek gerekirse; kopya çekmek, hırsızlık, kaçakçılık, rüşvet vermek-almak, intihal, gıybet, kamu malını suiistimal etmek, görevi kötüye kullanmak, riya ilk planda aklımıza gelenlerdir. Bunların mahiyeti itibariyle arka koltuğa gizli gizli bir şeyler karalamaktan farkı yoktur. Ancak bizler hep başkalarının hatasını ve kusurunu görmekten, onları eleştirmek ve düzeltmeye çalışmaktan kendimize pek zaman ayıramıyoruz. “Ne terbiyesiz, ne ahlaksız insanlar var şu toplumda” derken, kendimizin de bu toplumun bir ferdi olduğunu ve sık sık ahlak ve terbiye muhasebesi yapmamız gerektiği gerçeğini unutuyoruz. Oysa hepimizin bildiği ve bol bol kullandığı bir ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Lime tequlûne mâ lâ tef’alûn – Niçin yapmadığınız şeyleri (başkasına) söylüyorsunuz.” yine bu ayete paralel olarak  halk arasında da: “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” atasözü kullanılıyor.

Çevirdiğimiz gizli işlerin nerede, ne zaman, nasıl olursa olsun elbet bir gün ortaya çıkacağını hatta çıkmasa bile her an her an saniye bilinmekte ve görülmekte olduğunu şu ayet-i kerimeler gözler önüne sermektedir:

"Bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını biliyor." (Bakara, 2/77)
"Biliniz ki Allah içinizden geçeni bilir." (Al-i İmrân, 3/29)
"Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (fark etmez) çünkü Allah her şeyi çok iyi bilir." (Ahzâb, 33/54)
"Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki dördüncüleri Allah olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları Allah olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar Allah mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onların yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilir." (Mücadele, 58/7)
"Şüphesiz Allah kullarının (her halini) haber alandır, görendir." (Fâtır, 35/31)
"Dilediğinizi yapın O, yaptıklarınızı görmektedir." (Mümin, 40/41)
"Yoksa biz onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmez miyiz sanıyorlar." (Zuhruf, 43/80)

Bunlar ve bunlara benzer birçok ayet-i kerime bize hayatın akışı içerisinde nasıl tavır takınmamızı, rolümüzü nasıl oynamamızı, söz, tavır, davranış ve işlerimizde doğru ve dürüst olmamızı, gizli işler çevirmekten ve yanlış hesaplar peşine düşmekten uzak durmamızı anlatıyor. Anlatılanlara kulak vermek, kulak verilenleri hayatına yansıtabilmek ise arka koltuklara yazı yazmayanların en belirgin özelliğidir.

Sizce de artık “arka koltuklara yazı yazmaktan vazgeçmemiz” gerekmiyor mu?

İlyas Uçar26.04.2012