sorularlaislamiyet

 

Sitedeki Yazıları

Zina Yapan Birisinin zina Yapmayan Birisi ile Evlenmesi?
Özetle söylemek gerkirse; zinayı helal sayanlar, ancak zina eden biriyle evlenmelidir. Zinanın haram olduğunu kabul edip nefsini uyarak zina eden bir müminin zina etmeyen birisiyle evlenmesi helaldir.
Aldatılan Eşlerin Nasıl Davranmaları Gerekir?
Aldatma - Aldatılma Psikolojisi ve Aldatılan Eşlerin Nasıl Davranmaları Gerektiği Aldatılma kompleks (yani karmaşık) sorunlu bir psikolojik yapının sonucudur.
Mahşerde helalleşme nasıl olacaktır?
Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurmuş ki: "Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. O'na hıyânet etmez. O'na yalan söylemez. O'na yardımı terk etmez. Her Müslüman'ın ırzı, malı ve kanı diğer Müslüman'ın üzerine haramdır..."
Namazda otururken sağ ayağın dikilmesinin hikmeti nedir?
"Resulullah (as) şöyle buyurdu: "İki secde arasında köpek oturuşu gibi oturma."
Bayram Âdâbı Nedir?
Ramazan bayramında namazdan evvel hurma gibi tatlı bir şey yiyerek camiye gitmek; Kurban bayramında ise namazdan evvel hiçbir şey yememek müstehapdır.
Ahirete Îman kitabımızı buradan indirebilirsiniz.
Kitabımız basıma hazırdır ve yakında çıkacaktır. Kitabımızı ücretsiz olarak buradan indirebilirsiniz.
TEŞRİK TEKBİRİ
Kurban hazırlıkları sırasında Cebrail (a.s) gökten buna bedel olarak bir koç getirir. Dünya semasına ulaştığında yetişememe endişesi ile Cebrail (a.s); "Allahu ekber Allahu ekber" diyerek tekbir getirir.
“İnsan zayıf yaratıldı” (Nisa Sûresi, 28.)
Kur'an' da; "İnsan zayıf yaratıldı" buyurulmaktadır. İnsanın belli başlı zayıflıkları nelerdir ?
Deprem gibi afetler bir tesadüf müdür, yoksa kaderimiz midir?
Deprem kader mi, değil mi? Bunu tahlil etmek için önce kaderin ne olduğunu hatırlayalım: Kader, kısaca, her varlığın ve her olayın bütün incelikleriyle Allahın ezeli ilminde malum olması ve ona göre takdir edilmesi, yaratılmasıdır.
Orucun Toplum Hayatına Bakan Faydalari
Orucun Nefis Terbiyesine Bakan Faydaları,Orucun, İnsanın Aczini Anlaması Açısından Faydaları,Ramazan Kur’an Ayıdır,Ramazan, Ahiret Ticareti İçin En Uygun Zaman Dilimidir
Neden Ramazan, Neden Oruç?
Oruç, kul olduğumuzun farkına varma, nimetlerin değerini anlama, nefsi terbiye etme, toplumdaki muhtaç insanların durumlarını daha iyi anlama ve beden için bir perhiz olması gibi pek çok faydaları sayılabilecek bir ibadettir.
Allah bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna göre Ona yaklaşmayı nasıl anlamamız gerekiyor?
Maddeden ve mekândan münezzeh olan Allah, mekânın her yerindeki mahlûkatına onların nefislerinden daha yakındır. Keza, zamandan münezzeh olan Allah, zaman nehrinde akıttığı her bir varlığa onun nefsinden daha yakındır.
Kıyamet ne zaman ve nasıl gerçekleşecektir ?
Hz. Muhammed’in (asm) “Ümmetimin ömrü bin seneyi geçecek; fakat bin beş yüz seneyi çok aşmayacaktır.” (7) dediğini okudum. Ebced hesabıyla yorumlanan bir hadisten de Hicri 1545 (Miladi 2120) tarihinin kıyamet yılı olabileceğinin bulgulandığını gördüm.(8) ..
NÂS SURESİ'NİN KARANLIK GÜÇLERE VE BÜYÜYE KARŞI OKUNMASI
"De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdarına, insanların ilahına, O sinsi vesvesecilerin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nas suresi, 1-6.)
BÜYÜ NASIL ANLAşILIR ?
Geçen gün görüştüğümüz hoca bende büyü olduğunu, yapan kişinin kim olduğunu ne sebeple yaptırdıgını tek tek anlattı.Yapılan büyü aılede herkesi etkiliyormuş bundan kurtulabileceğimizi yalnız 250 ytl ye mal olacagını söyledi. Para karşılığı büyü halinin kaldırılması caiz midir?
Büyü çözmek için büyücüye gitmek caiz midir?
Fal bakmak ve de büyücüye gitmenin günah olduğunu biliyorum. Eğer bana büyü yapılmışsa ve yalnız büyüyü çözmek için büyücüye gitmem caiz mi?
Berat Duası--Bu Gece Af Dışı Kalanlar
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır."
İslam'ın öngördüğü bir örtünme şekli var mı?
kadının ileride kendisine ebedi bir arkadaş olarak kalmaya devam edecek kocasından başkasına ilgi, alaka ve samimiyet duymaması, kocasından başkasının bakışlarını kendi güzelliğine çekmemesi, kocasını bu hususta darıltmaması ve kıskandırmaması gerekmektedir.
Kısmet bağlılığı hakkında bilgi verir misiniz?
– Kızımızın ya da oğlumuzun kısmeti bir türlü çıkmıyor, çıkınca da anlaşmayla sonuçlanmıyor, bir bahane bulunup iş bozuluyor! Demek ki kısmetini bağlamışlar. Zaten falan ve filan komşulardan da şüphe ediyoruz.. diye hüküm verebiliyorlar.
Peygamberimiz neden mirac’a çıktı?
Bir insan nasıl göklere çıkabilir? Peygamberimiz sadece ruhuyla gitse olmaz mıydı? Peygamberimiz kısa zamanda nasıl gidip geldi?
Miraç Kandili
Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir.
Allah'ın varlığının delilleri nelerdir?
Yağmurun toprağın imdadına, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır... YAPTIRAN KiM???
Allah’ın, insana bıraktığı beş kutsal emanet nedir?
Bu emanetler, bütün semavî dinlerde korunması gereken evrensel değerlerdir ki, şunlardır:
Evlenmenin hükmü :
Şerli olanlarınız bekarlardır, Hadisi bağlamında bekarlığın şer olması ve evlenmenin hükmü hakkında bilgi verir misiniz?
Kurban Bayramı Gelirken
Kurban ile İlgili İlmihal Bilgileri      Kurban Nedir?Kurbanın Dinî Hükmü Nedir?Kurban Kesmenin HikmetleriKurban Kesmek Kimlere Vâcibtir?Kurban Kesmenin Sahih Olmasının Şar...
Şevval Ayında Kaza Oruclarımızı Tutabilir miyiz?
Ramazan ayı ve bayramından sonra şevval ayı içinde "altı gün orucu" adıyla bilinen Şevval Ayı Orucu’nu tutmak sünnettir. Şevvâl ayının ilk gününde -ki ramazan bayramının ilk günüdür- oruç tutu...
Çocuk Sitesi Hakkındaki Önerileriniz..
Sorularlaislamiyet.com tarafından oluşturulacak olan çocuk sitesi için; İsim veya site içeriği konusundaki tekliflerinizi, [email protected] adresine e-mail yollayarak  ...
Halk arasında sabah siftah yaptığımızda parayı yere atmak sakala sürmek hurafe mi yoksa dinimizde böyle birşey var mı?
  Çoluk çocuğunun rızkı için çarşı pazarda vaya kendi iş yerinde çalışan insanlar günün ilk saatlerinde kazandıklarına siftah diyorlar. Bu ilk kazançları o gün çoluk cocuğun rızkını kazandıkla...
Karşılaştığımız olaylarda sanki ben bunu daha önce yaşamış gibiyim diye içimize bir his geliyor. Neden aynı şeyleri tekrar yaşamış gibi oluyoruz?
İnsan bazan hissi kablel vuku nevinden önceden bazı olacak şeyleri hisseder. Bazan bu uyku halinde bazan uyanık olarak da olabilir. Daha çok uyku halinde iken insanın hisleri alem-i şehadete kapanır m...
Üzerimizde taşıdığımız dua ya da Cevşen ile tuvalete girebilir miyiz?
Şüphesiz ki, böyle ayet ve çeşitli duaları ihtiva eden kitapçıkları kirli yerlere götürmemek, tuvalete sokmamak en güzelidir. Mümkün olsa da buralara girerken münasip bir yere konsa, çıkarken de alını...
Samimi olarak dua edildiğinde dua hemen kabul olur mu?
Dua bir ubudiyettir. Bizim dualarda ki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır. Bazen bir şey için ...
Vakit namazlarının sadece farzını kılıp sünnetleri terketmek caiz midir?
Sabah ve öğle namazlarının sünnetleri müekked sünnet olduğundan terketmemek gerekir. Terkedilirse günah olmasa da büyük sevab kaybıdır. Sebebsiz yere terketmek Peygamberimizin şefaatinden mahrum kalma...
İnsan, yaptığı işlerinde ?yarattım veya yarattık? ifadelerini kullanması doğru mudur?
<P class=MsoNormal><B>İnsan, dünyadan malzeme alır ve yeni bir eser inşa eder. Her ne kadar ona ?benim eserim? derse de, bu sahiplenme bir mecazdan öteye gidemez. Kainat galerisindeki güzel eserlere bir yenisi eklenmiştir ve onun da hakiki sanatkarı yine Allah?tır. <BR><BR>Toprağın bitkiyi, ağacın meyveyi, arının da balı yaratamayacağını anlamak zor değil. Çünkü bunlar bilgisiz, şuursuz ve iradesiz varlıklar. İnsan ise, üstün kabiliyetleri olan bir varlık. Onun şuurlu eliyle ortaya çıkıveren eserlere bakarak Allah?ı hatırlamak her zaman mümkün olmayabiliyor. <BR><BR>Oysa, dikkatle düşününce, insanın da bir vasıta olduğunu anlamakta gecikmiyoruz. Çünkü insan, eserini bir düzen dahilinde kurarken hiçbir malzemeyi yoktan var etmez, ancak yaratılanı terkip ve tertip eder. Bunu yaparken, kendisine ihsan edilen cihazları ve duyguları kullanır. Akıl, kalp, hafıza, göz, kulak ve eli veren Allah?tır. Onun mülkünde, Onun verdiği aletler ve Onun yarattığı malzemelerle çalışan sanatçı, eserinin hakiki sahibi ve yaratıcısı olamaz. <BR><BR>İnsanın rolü ?dilemek?tir, iradesini hayır için kullanmaktır. Ağaç vasıtasıyla meyveyi yaratan Allah, insan eliyle de beşeri sanat eserlerini halk etmektedir. Şu halde insan, ?Şu eseri ben yarattım.? diyemez, ancak, ?Bu eser benim vasıtamla yaratıldı.? diye düşünerek ?Bu eseri ben yaptım? diyebilir. <BR><BR>Bilim adamları ve sanatkârlar, kainattaki İlâhî kanunları keşfederken, çeşitli alet ve makineler yaparken Rablerinin kendilerine bahşettiği kabiliyetleri kullanırlar. ?Bu kanunu ben buldum, şu makineyi ben yaptım? demeleri, onların bir kanun koyucu ve bir yaratıcı olmalarını gerektirmez. <BR><BR>Kalbimiz çalışır, kanımız temizlenir, hücrelerimiz yenilenir, vücudumuzda milyarlarca olay cereyan eder, fakat bunların çoğundan bizim haberimiz bile olmaz. Organlarının nerede olduğunu, ne iş yaptığını ve nasıl çalıştığını bilen kaç kişi var? Saçlarımız dökülür, yüzümüz kırışır, belimiz bükülür, dişlerimiz dökülür, nihayet üstüne titrediğimiz hayatımız elimizden alınır, fakat biz, olup bitenlere seyirci kalmaktan başka bir şey yapamayız. <BR><BR>Organlarının ve duygularının bile gerçek sahibi olmayan insan, nasıl kendi eliyle yaratılan eserlerin hakiki sahibi olur ve onları ben yarattım diyebilir!?..</B></P>
Ruhlarımız yıldızlardan önce yaratılmıştır!
<P class=MsoNormal>Meşhur bir Nasreddin Hoca hikayesi vardır. Hoca ve arkadaşları aşırı soğukların hüküm sürdüğü günlerde bir iddiaya tutuşmuşlar. Arkadaşları o soğuklarda kimsenin tüm bir geceyi dışarıda hiçbir ateş veya ısı kaynağı olmadan geçiremeyeceğini söylerken Hoca kendisinin bunu yapabileceğini söylemektedir. <BR><BR>Olur, olmaz derken Hoca bir geceyi dışarıda geçireceğini ve bunun karşılığında ise arkadaşlarından bir ziyafet istediğini, yapamadığı takdirde kendisinin ziyafet vereceğini söyler. Bir zaman sonra Hoca hakikaten soğuk bir geceyi dağ başında yalnız geçirir.<BR><BR>Hocanın sağ salim bu işi bitirdiğini gören arkadaşları, gerçekten hiç ateş yakmadan bunu nasıl yaptığını sorarlar. Hoca da karşı dağda bir kulübede yanan bir mum gördüğünü onu düşünüp içinin ısındığını söyler. Bunun üzerine arkadaşları itiraz eder ve hocanın karşı dağdaki bir mumla ısındığını ve iddiayı kaybettiğini söyleyerek ziyafet isterler. Hoca baskı karşısında mecburen kabul eder. <BR><BR>Ziyafet günü geldiğinde Hocanın evinde toplanan arkadaşları yemeği beklemeye başlarlar fakat hoca sürekli yemeğin pişmekte olduğunu söylediği halde yemek bir türlü gelmez. Sonunda ?Şu yemeği bir görelim? deyip kalkıp mutfağa giderler ki, Hoca yemeğin bahçede piştiğini söyleyerek onları ağaca astığı koca bir kazanın yanına götürür. Kazanın metrelerce aşağısında bir mum yanmaktadır. Bunu gören arkadaşları. ?Yahu Hoca koca kazan bu soğukta mumla kaynar mı?? deyince. Hoca ?İnsan aynı soğukta karşı dağdaki mumla ısınabiliyorsa kazan da elbet kaynar? diyerek onlara derslerini verir.<BR><BR>Yazımın başında bunu anlatmamın sebebi son zamanlarda popülarite kazanan astroloji konusuna girecek olmam. Aslında güzel düşünülüp güzel sebeplere bağlandığında hiç de kötü bir şey değil astroloji. Ama son zamanlarda bu konunun materyalist felsefeye malzeme yapılıyor olması oldukça üzücüdür. Rabbimizin elbette herşeyi bir sebebe bağlaması gibi, yıldız ve gezegen hareketleri de birşeyler anlatıyor mutlaka bizlere. <BR><BR>Ancak ilk anlattığı gerçek, kainattaki bu muhteşem nizamın bir yaratıcısının mevcudiyeti olmalı. Yani Allah?ın var ve bir olduğunun. Fakat herşey bunu gösterirken, insanlar yıldız ve gezegenlere tapar konuma sürüklenebilmekte, halis niyetlerle işe başlansa bile bir zaman sonra bu şuursuz varlıklara uluhiyet yüklenebilmektedir farkında olmadan.<BR><BR>İnsanın, yaratıldığı ilk günden 21. yüzyılın şu yaşadığımız günlerine kadar sürmüş olan en büyük meşguliyeti kendini tanıma çabası olmuştur. Bazı insanlar doğduğunuz gün ve saate göre sizin hayatınızın kısa bir özetini ve karakter özelliklerinizi verebildiklerini iddia ediyorlar. Böylece de bu ?ezelden gelen? merakımız sayesinde epey iyi para kazanıyorlar. <BR><BR>Buna sebep olarak da doğduğumuz anda, esas olarak güneşin bulunduğu burç ve diğer bazı burçların ve gezegenlerin konumlarına göre ilgili yıldızlardan bazı ışınların bizi etkilediğini ve özelliklerimizi şekillendirdiğini söylüyorlar. Oldukça da enteresan yaklaşımları var konuya. Meselâ oğlak burcunda olanların keçi gibi inatçı olduğunu ya da yengeç burcundakilerin aynı bu böceğin yürümesi gibi hafifçe yan yürüdüğünü iddia ediyorlar. Bu dediklerimi hemen her astroloji kitabında görebilirsiniz. <BR><BR>Hadi insanları yıldız konumlarına göre tahlil etmek tamam da bu yıldızların oluşturduğu ve sadece bizim açımızdan bakıldığında bazı hayvan vb. şekillere benzetilen takımyıldızların insanlara da bu benzedikleri hayvanın karakterini vermeleri doğrusu pes dedirtiyor. Eğer yıldızlar bizi ışınlarıyla etkiliyorsa, hepimizde en yakın yıldız olan güneşin verdiği karakteristik özelliklerin bulunması gerekiyor. Çünkü eğer güneş ile dünya arasındaki uzaklığı gözünüz ile şu anda okuduğunuz dergi arasındaki mesafe olarak küçültürsek. <BR><BR>En yakın yıldız (Proxima Centauri ) Newyork?ta olacaktır. 40 cm. ötenizde yanan bir ateş varken birilerinin Newyork?ta yaktığı ateşin sizi etkilediğini söyleyebilir misiniz? Kaldı ki 12 burcu oluşturan yıldızlar bahsedilen yıldızdan çok daha uzaktadır. Örneğin yukarıda değindiğimiz en yakın yıldız olan proxima centauri yaklaşık 4 ışık yılı uzaktayken, Başak takım yıldızının en parlak üyesi Spica (alpha virginis) 281 ışık yılı uzaklıktadır. Yani Newyork örneğinden yaklaşık 70 kat daha uzak.! Bunu aynı ölçeğe koymaya kalksak mesafeler yetmiyor ve yine dünyanın dışına, uzaya çıkmak zorunda kalıyoruz... Bu yine de iyi bir örnek. <BR><BR>Bazı burçları oluşturan yıldızların içinde dünyadan binlerce ışık yılı uzakta olanlar bile var. Mesela Kova takımyıldızının en parlak iki üyesi alfa ve beta aquarius (Sadalmelik ve Sadalsuud) sırasıyla 1359 ve 2174 ışıkyılı uzaklıktalar. Bu durumu az önceki örneğe aktarırsak, Newyork?taki ateşi ayın da ötesine taşımak gerekiyor. Şimdi yazıya niçin Nasreddin Hocanın mum hikayesi ile başladığımı anlatabildim mi? Kaldı ki bu hikayedeki kazan-mum ilişkisi yıldız uzaklıkları ele alındığında çok insaflı kalıyor. Uzaklıklar konusunda bu bilgilerden sonra, şimdi bu konudaki başka yanlışlıklara dikkat çekmek istiyorum.<BR><BR>İnsanların burçları doğum gününde güneşin dünyaya göre bulunduğu veya geçmekte olduğu takımyıldıza göre belirleniyor. Örneğin her yıl Kasım ayının ilk yarısında güneş Akrep takımyıldızında bulunur ve bu günlerde doğanlar akrep burcuna dahil olarak kabul edilirler. Bu kişilerin özelliklerinin bu takımyıldızın etkisinde olduğu kabul edilir. Ancak büyük bir gerçek vardır. Güneşin bir burçta bulunduğu an aslında o burcun dünyaya en uzak olduğu andır. Çünkü söz konusu burcun dünyaya olan ortalama uzaklığına bir güneş dünya mesafesi daha eklenmiş olur. <BR><BR>Tabii eğer bir de gece doğduysanız güneşin o anda bulunduğu burçtan gelen ışınların dünyanın tüm toprak kaya ve magma tabakasını delerek size ulaşması lâzımdır. Çünkü güneşin bulunduğu burç güneşle birlikte batar ve gece dünyanın öteki tarafında kalır.! Neyse bu duruma da yükselen burç kavramıyla bir çare bulunmuş. Fakat burçları oluşturan yıldızlar arasındaki mesafe çoğu zaman bizim onlara olan uzaklıklarımızdan daha fazla. Bunu şöyle de ifade edebiliriz. <BR><BR>İstanbuldan doğuya bakan bir kişi en yakındaki İzmit ile en uzaktaki Kars ilimiz arasında iki boyutlu ölçekte sadece birkaç metre varmış gibi bir izlenime kapılır ancak arada bin kilometreden fazla mesafe vardır. Biz de uzaya baktığımızda derinliği algılayamıyoruz. Yanyana duran iki yıldızı birbirinin kapı komşusu zannediyoruz. Ancak aralarında binlerce ışıkyılı mesafe olabiliyor. <BR><BR>Belki de biz yakın olan yıldıza komşu zannettiğimiz diğerinden çok daha az uzaklıkta yer alıyoruz. Örneğin Akrep takımyıldızında birbirine çok yakın görünen Antares (Alpha Scorpii) ve Sigma scorpii yıldızları arasında en az 1277 ışık yılı mesafe vardır. Ama bunlardan bize yakın olanı Antares dünyaya 276 ışık yılı uzaklıktadır. Aynı takımyıldıza dahil edilen bu iki yıldızın aralarındaki mesafe bizim yakın olanı ile aramızdaki uzaklıktan 4 kat fazladır. Tabi bunu yeni öğreniyoruz. Daha önce bunların uzaklıklarını hesaplama şansımız yoktu. Ama insanlar binlerce yıldır bunları komşu zannediyordu. <BR><BR>Bir büyük yanlışlık ise geçmişteki şahsiyetlerin burçlarının hesaplanmasında yapılmaktadır. Dünyanın 26000 (yirmi altı bin) yılda bir tamamladığı bir spin (dönme) hareketi vardır ki bu yaklaşık her 2300 (iki bin üç yüz) yılda bir burçların bir kademe ileri kaymasına sebep olur. Yani 1 Ocak 2000 tarihinde doğan bir kişi oğlak burcundadır ama 1 Ocak M.Ö. 300 yılında doğmuş olan başka bir kişi kova burcunda olmak durumundadır. Yani Hz. İsa 25 Aralık M.Ö 1. yılında doğduğunda Güneş Kova burcundaydı. Fakat bu günkü gökyüzünde 25 Aralık 2000 tarihi Oğlak burcuna denk gelmektedir. Siz bu günkü duruma göre hesap yaparsanız geçmiştekilerin burçları yanlış çıkar ve bu konudaki çoğu istatistik bilgi birikimi yanlışlarla dolu olur.<BR><BR><BR>Gezegenlere gelince Güneş yörüngesinde bugüne kadar keşfedilmiş 9 gezegenin en büyüğü olan Jüpiteri ele alırsak bu gezegenin dünyaya ortalama uzaklığı Güneşinkinin yaklaşık 5 katıdır. Güneş dünyadan hacim olarak 1 milyon 300 bin kat daha büyükken Jüpiter, sadece 1300 (bin üçyüz) kat büyüktür. Ayıca Güneş bir yıldız özelliği gösterirken Jüpiter dev bir gaz topudur. Güneşle Jüpiter arasındaki bu 1000 (bin) katlık farka bir de mesafeyi eklememiz gerekiyor. Fizikte ışık ve kütleçekim etkileri uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır. Yani Güneşe göre bize 5 kat daha uzak olan Jüpiter boyut farkıyla birlikte eğer bir yıldız dahi olsaydı 25 000 (yirmibeşbin) kat daha az etkili olacaktı üzerimizde. Böylece gezegenlerin en büyüğünün dahi ne kadar önemsiz kaldığı ortaya çıkmış oluyor Güneşin yanında.<BR><BR>Zaten bilimsel olarak kendini ispatlamış olan NASA veya ESA gibi büyük merkezlere bakarsanız ki, buralarda astroloji değil astronomi ilmiyle ilgili binlerce çalışma yürütülüyor; kesinlikle yıldızların veya Güneş sisteminin astrolojik özellikleriyle ilgili birilerini bulamazsınız. Çünkü bahsettiğimiz mesafeler ve özellikler oradaki bilim adamlarınca çok iyi bilindiğinden kimse müspet bilimin üzerinde kavramlarla vakit kaybetmez.<BR><BR>Sonuçta hayatımız üzerinde Rabbimizden başka bir tesir sebebi aramak boşunadır. Gaybı Allah?tan başka bilen olmadığı gibi onun kullarını yaratırken verdiği karakter ve diğer özellikleri de yıldızlardan gelen ışınlara bağlamak da yanlıştır. Dünyada birbirinin eşi iki insan yoktur. Aynı gün, aynı saat, aynı yer ve aynı anneden doğan eş yumurta ikizleri bile çok farklı karakterlere sahip olmaktadır. Kardeşliğin ötesinde bu ikizleri bağlayan genetik yapı da dahil olmak üzere binlerce sebep varken bu ayrılık niye? Eğer karakter ve kaderimize yıldızlar yön verseydi en azından bunun gibi ikizlerin her özelliğinin aynı olması gerekirdi.<STRONG> </STRONG></P>
Televizyon dizilerinden oluşan bir sual ve cevabı..
Genç güzel dul bir kadının ölümcül hastalığı olan çocuğu var. Yaşaması için kısa süre içerisinde yurtdışında çok pahalı bir ameliyat olması lazım. Ama kadın fakir parası yok. çalıştığı yerdeki patronu...
Çocukların, Akıl Hastalarının ve Hayvanların Ahiretteki Durumları Ne Olacak?
Küçük yaşta ölen çocuklar, akıl hastaları ve hayvanların mükellefiyeti olmadığı için ahirette herhangi bir hesaba çekilmeleri sözkonusu değildir. Büluğ çağına girmeden ölen çocuklar, anna baabları han...