Şifalı Bitkiler

Brokoli
Sarımsak
<BR>
Mısır
<BR><A href="http://www.bitkisel-tedavi.com/urunler.htm"><B><IMG height=40 src="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/leaf.jpg" width=35 border=0></B></A><B>Mısır</B> (<I>Zea mays L.</I>) bir kültür bitkisidir.Bütün dünyada yetiştirilir. Dişi çiçeklerden alınan püsküller, ince bir tabaka halinde, gölgelik bir yerde kurutulur.
Ceviz Ağacı
<IMG height=40 src="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/leaf.jpg" width=35 border=0> <A href="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/ceviz1a.jpg" target=_blank><IMG height=114 alt="Ceviz Agaci-Büyütmek için TIKLAYINIZ" src="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/ceviz1ak.jpg" width=95 border=0></A><B>Ceviz Ağacı </B>(<I>Junglans Regia</I>), daha yapraklanmadan, Mayıs' ta çiçeklenir. Taze yaprakları Haziran' da, kolayca delinebilecek durumdaki meyveleri Haziran ortasında ve olgunları ise Eylül'de toplanır. 25-30 m kadar yüksekliğe ulaşabilen, kışın yaprak döken gösterişli bir ağaçtır. Yapraklar tek tüysü, yaprakçıklar tam kenarlı ve kuvvetli kokuludur. Drog elde etmek için yapraklar Haziran ve Temmuz aylarında toplanır, havadar ve gölgeli bir yere serilerek kurutulur ve ince kıyılarak hava almayan kaplarda saklanır. Ceviz ağacı, Kuzey doğu ve doğu Anadolu' da yabani olarak yetiştiği gibi, bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları tanen, eterli uçucu yağ, juglan (<I>mantar hastalıklarına karşı etkili</I>), C vitamini ve flavonlar içermektedir.
Altınbaşak
<P align=center><B><IMG alt="" hspace=10 src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/altinbasak.jpg" align=baseline vspace=10 border=0></B></P>
Isırgan Otu
<P><B><IMG alt="" hspace=10 src="http://www.bitkisel-tedavi.com/images/isirgan3ak.jpg" align=left vspace=10 border=0>B</B>ir keresinde, radyoda konuşma yapan bir doktor tarafından (<I>Türkiye' de değil</I>), sahip olduğumuz şifalı bitkilerin en etkililerinden birinin<B> Isırgan Otu </B>(<I>Urtica diocia / urens</I>)<B> </B>olduğu belirtilmişti (<I>Referans1: M.Treben</I>). Eğer ne kadar şifalı olduğunu bilmiş olsaydı, insanlık alemi ısırganotundan başka hiç bir sey yetiştirmezdi. Ama ne yazık ki, bu gerçek pek az kişi tarafından biliniyor. Isırganotu, kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (<I>1471 - 1528</I>) bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı. İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (<I>Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin</I>) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi. <B>Büyük ısırgan otu </B>(<I>Urtica diocia L</I>.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m'yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. <B>Küçük ısırgan otu </B>(<I>Urtica Urens L.</I>), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. <B>Dızlağan </B>ve <B>dikenli ısırgan </B>isimleriyle de bilinir. Ülkemizde (Türkiye)&nbsp; her iki tür de yetişir.</P>