Vakıf hizmetleri ve camiler

MUKADDES DİNİMİZDE bulunan ibadetlerin bir kısmı, bedenen yapılan ibadetlerdir: namaz ve oruç gibi.

Bir kısmı malen yapılan ibadetlerdir: zekat, sadaka, kur­ban, vakıf, her türlü hayır hasenat gibi.

Bir kısmı da hem malen, hem de bedenen yapılan iba­detlerdir: hac gibi.

İkinci maddede zikredilen mali ibadetlerin içinde geçen vakıfların dinimizdeki ve tarihimizdeki yeri muhteşemdir.

Vakıf camiler, medreseler ile onların akarları, hastaneler, imaretler, bakım yurtlan, sebiller ecdadımızın hem sosyal davranış, hem de mimari yönden büyüklüğünü sergilemek­tedir.

Müslümanlar içinde ibadet yapsınlar, Yüce Rabbimize secde etsinler, dinî hayatlarını geliştirsinler deyip kazan­dıklarının mühim kısmını Allah rızası için, karşılık bekle­meden, daha doğrusu ecrini sadece Cenab-ı Haktan bekle­yerek harcamak, ne kadar asil ve mübarek davranıştır.

Tarihimizde cami olarak yapılan vakıfları göz önüne al­dığımızda, onları şöyle sınıflandırabiliriz:

 

a.  Selatin camileri: Hükümdarların, padişahların muaz­zam yapılar halinde, akarları ile birlikte yaptırıp Müslü­manların hizmetine sundukları camilerdir. Süleymaniye Camii, Fatih Camii, Sultan Ahmed Camii, Selimiye Camii bunlardandır.

 

b.  Valide Sultan camileri: Padişahların, hükümdarların gözdesi olmuş mübarek hanımların, âhiretlerini de düşüne­rek, kendilerine kocaları tarafından bahşedilen servetleri bu yolda kullanarak yaptırdıkları camilerdir. Haseki Sultan Camii, Mihrimah Sultan Camii ve İmareti gibi.

c.  Paşa camileri: Eski tarihlerde bey olarak anılan, top­lumun elit tabakasından olan kişiler, cami yaptırır, bizdeki hamam ve arasta gibi gerekli diğer müştemilatıyla birlikte Allah rızası için vakfederlerdi. Bunlara örnek olarak Hızır Bey Camii, Karakaş Bey Camii verilebilir.

 

e. Ağa camileri: Varlık ve imkanı yerinde olan kimselerin yaptırdığı camilerdir. Osman Ağa Camii, Hüseyin Ağa Ca­mii, Firuz Ağa Camii, Sadık Ağa Camii gibi binlerce cami­miz de bu sınıfına girmektedir.

 

f. Hatun camileri: Varlıklı Müslüman hanımların yaptırıp vakfettikleri camilerdir. Sıdıka Hatun Camii, Hundi Hatun Camii, Zeynep Hatun Camii bunlara örnek olarak verilebilir.

Osmanlı İmparatorluğu, dünyaya eğer asırlarca adalet ve ihtişamla hükmetmiş ise bu, onun mülkünde yaşayan insanların kalitesinden kaynaklanmakta, o insanların sadece kendilerini düşünmeyip başkalarına da yararlı olma gayre­tinden ileri gelmektedir.

Osmanlı olayı tesadüfen kurulup, gelişen bir olay değil­dir. Paspal ve hababam usulü, itinasız işlerimize, "Osmanlı işi" deyip geçiştirmemize bakmayın. Osmanlının bütün dav­ranışları, en son dönemleri hariç, muhteşem bir iman, ahlâk, anlayış, şefkat ve estetikle yakından ilgilidir.

Dedelerimiz, sadece insanların değil, zora düşen hay­vanların, kırda yaşayan kurdun kuşun bile imdadına yetişe­cek ve kışın onlara yiyecek bırakacak vakıflar kurmuş, hatta göçmen kuşlardan kanadı kırılıp yoluna gidemeyenler için bile, vakıf yolu ile çare aramak yoluna gitmişlerdir.

Vakıflar arasında, evlenecek kızların çeyiz giderlerini kar­şılamak için kurulanları dahi mevcuttur.

Bütün sahibü'l-hayrat vel-hasenatın ruhlarına fatihalar okuyalım, onları rahmetle analım ve bizler de onların yo­lundan gidelim.

Yüce Peygamberimiz (a.s.m.), "Kişi malım malım der, halbuki senin malın yediğin, giydiğin ve Allah yolunda sarf ettiğindir" buyurmaktadır.

Yorumlar

(X)
Kapat
-->