Küçük Kızın Süsü

 
Önce çocukluğum geçti gözlerimin önünden,
Düşmelerim ve dizlerimden damlayan kanlar,
Sonra acıyla ağlayışım…
 
Annemin beni öpüşü geldi aklıma..
Yaramı öperdi acımasın diye
Nedense öpünce geçerdi!
Sonra büyüdüm…
 
Artık annem düştüğümde yaramı öpmüyodu
Ağlayınca geçmiyodu acısı,
Ağladıkça daha da büyüdü yaralar…
Sustum ben de!
Suküt ettim
 
Düşmelerim bitti susmamla,
Ben sustukça önümden gülerek geçen,
Gözleri parıldayan
Koltuklarının altında elif ba' larıyla,
Minik kız çocukları geldi aklıma..
 
Nasıl da güzel kokular sürünmüş ,süslenmişler
Anneleri nasıl da güzel bağlamış yazmalarını,,,
Yine en güzel elbiselerini giymişler
Bana bakarak geçiyolardı önümden ,
Bense susup eğiyordum başımı, önüme...
 
Ve bekliyodum kursun bitmesini susarak..
çünkü cıkınca hepsi yanıma koşuyodu;
Beni kıskandırmak için..
Ballandıra ballandıra anlatıyolardı,
Kursta yaşadıklarını…
 
“Bugün elifi öğrendik biliyor musun ?…
Elif böyle uzun bir çizgi insan demekmiş..
Ders bitince oyunlar oynadık..sonra ablanın biri geçmiş Kur'ana...
Bize dolu dolu şekerler dağıttı” ...
İçlerinde birinin yazması çok güzeldi,
Sarı beyaz papatyalıylıdı
Oyası da öyleydi papatyalı …
 
çok da güzel yakışmıştı
Kendimi hayal edip dalmışım…
Bana daha çok yakışırdı!
Sonra kız farketmiş olacak ki,
Bana döndü hızla ve güldü
Sonra o gıcık ses tonuyla;
 
"Annem benim için yapmış bunu
çok da güzel, öyle değil mi?
Ayrıca annem dedi ki;
“BİR KIZIN EN BüYüK SüSüDüR öRTü”....dedi”…
Bir kendime baktım o an, bir de ona…
Tarak değmemiş karışık saçlarımla;
O, haklıydı..
O, benden daha güzeldi...
O yazma, ay parçası gibi gösteriyordu yüzünü...
 
Ben de taksam, bende onun gibi güzel görünürdüm.
Sanki çiçek bahçesinde kaybolmuş gibiydi
O beni öyle kıskandırdıkça ,ben ağlamak istedim 
Ağlayamadım lakin,
Sustum ve eğdim başıma öne
Eve gidince geçtim ayna karşısına,
Saçlarıma baktım uzun uzun…
 
Her bakışımda o kızın yazması geldi aklıma
Kızın süsü örtüymüş!
Ya benim süsüm!
Bu yapmacık TOKALAR İŞTE
Fırlatmak istedim o tokaları
Ve aldım makası elime,
Annemin okul için uzattığı örgülü saçlarımı
Başladım kesmeye….
 
Aradan zaman geçmiş ,tatil bitmiş,
Ve kestiğim saçlarım uzamaya başlamıştı..
Az da olsa kısa saçlarımla okulda komik görünmeyecektim
Ama ben yine üzgündüm
çünkü Kur'an kursuna giden o gıcık kızlar
Okulda bile yanıma gelip kıskandırma çabalarına devam ediyolardı
Ahdettim bir gün birisini iyi dövecektim
Tabi hiçbir zaman dövmedim, dövemedim…
Sadece sustum ve eğdim başımı..
 
Sonra birgün öğretmenimiz
Elinde kıyafet dolu poşetlerle girdi sınıfa
Ders drama dersiydi
Yani tiyotro yapacaktık..
Bana da anne rolü verildi tabi
Kıyafetler role göreydi..
 
öğretmenimiz poşetlerle geldi yanıma
Ve benim rolüm için
Bir etek ve bir yazma çıkardı poşetten
Ben yazma takacaktım yani
İlk defa hasret duyduğumu başıma alacaktım
çirkin saçlarımı örtecekti
Kızın en büyük süsünü alacaktım saçlarıma
Kalbim küçük serçe gibiydi
Hele o yazma öyle güzeldi ki
Kırmızı güllerle süslenmiş
Gül tarlasına benziyodu...
 
Oyası da güllü boncuklardan yapılmıştı
Kendi kendime “Allahım nasıl Alice'nin harikalar diyarı var;
Bu gül bahçesi de benim diyarım olsun kaybolayım orda” dedim..
Yazmamı öğretmenim bağlamıştı.
Bağladıktan sonra kulağıma eğilip;
“ay parçası gibisin bu güllü yazmayla
Gül efendimizin sevdiği gül çocuklara benziyosun ,
Bir daha çıkarma başından olur mu dedi,,.”
Ay parçası gibiydim gerçekten de!
 
Bu kez kıskandırma sırası bendeydi!
Ohh ya canıma değsin!
Hepsi hayran hayran baktılar bana...
Bir güzel kıskandırdım hepsini..
Karar verdim hocamın dediğini yapacaktım.
Bir daha cıkarmayacaktım süsümü
O gün Okulda hiç çıkarmadım
Ve öylede eve gittim
Saatlerce aynanın karşısında
Ay parçasını seyre daldım.
 
Sonra bir el uzandı süsüme haince
Bu el çok tanıdıktı
Bu el kötü kalpli muhafızın eliydi
Elini uzattığı gibi süsümü kavrayıp
Sıyırdı başımdan ve çirkin saçlarımla kalakaldım öylece….
Ve başladım hasretle beklemeye
Süsüme kavuşacağım günleri…

VE KAVUŞTUM HAMDOLSUN ...
O GÜNLERE BAKTIKÇA SIZILI
BİR TEBESSÜM BELİRİR ÇEHREMDE SADECE..
Yazar: 

Yorumlar