Hayatı zorlaştıran aletler

Her mutfakta bir tane vardır. Maharetli kuşkonmaz soyacağı. Otomatik kağıt havlu verici. Elektrikli karabiber değirmeni. Bunlar, “Ağzım Dolu Konuşuyorum: Profesyonel Bir Yemek Sever Olarak Hayatım” adlı kitabın yazarı Gail Simmons’ın ‘mutfak dolabındaki iskeletler” diye nitelediği aletler. Aşçılıkla ilgili büyük beklentiler içinde şevkle satın alınırlar. Sonra ya çekmecede çürür ya da en üst raflara kaldırılırlar.

Bazen kabahat araç gereçtedir; aşırı sistematik, aşırı tasarımlanmış ya da aşırı özeldir. Pizza kesmek için minyatür bir dairesel testereye gerçekten ihtiyaç var mıdır? Ama genelde kabahat alıcıdadır, gerçekçi olmayan beklentilerin kurbanı olmuştur. Görmüş geçirmiş profesyoneller bile seksi bir donanım parçası karşısında baştan çıkabilir.

Hele de egzotik bir adı varsa… Chicago’da yaşayan Christopher Koetke, 15 yıl önce İtalya’dan aldığı polenta (mısır lapası) karıştırıcısını henüz hiç kullanmamış. Portland’da film arşivciliği yapan Dennis Nyback, hayır amaçlı ikinci el eşya satan bir dükkândan ticari tereyağ dilimleyicisi almış. O sırada dâhiyane bir alışveriş yaptığını düşünüyormuş. Nyback, “Yarım kiloluk sağlam bir tereyağ kalıbını, bir hamlede onlarca dilime bölecekti.

Bunun yaşamımı değiştirmesini beklemiyordum a ma y arım k ilo tereyağ kalıbıyla karşılaşırsam hazırlıklı olmayı bekliyordum. O gün hiç gelmedi” diye anlatıyor. Asla gelmez. Massachusetts eyaletinin Natick kentinden Julia Colin Davison, Amerika’nın Deneme Mutfağı adlı televizyon şovunun kitap kolunun genel yayın yönetmenliğini yapıyor. Davison’ın somonu bütün halde buğulayan kap için büyük umutları vardı.

Hepsi yıkıldı. Davison, “Bir balık meraklısıyla evliyim, en iyi aletler elimin altında ama yine de kullanmıyorum” diyor. Amerikan devlet televizyonunda “Sara’nın Haftaiçi Akşam Yemekleri” programının sunuculuğunu yapan yemek kitabı yazarı Sara Moulton, 15 yıl önce düdüklü tencere almış ama kısa süre içinde tencereden soğumuş. Konuya vakıf bir arkadaşı, yüksek ısıda yüksek basınçta pişirmenin gıdaların besin değerlerini yok ettiği uyarısını yapmış.

Düdüklü tencere erken emekliliğe ayrılmış. Top Chef adl ı televizyon programının aşçıbaşısı olan Gail Simmons, bir ara profesyonel tip espresso makinesi ve Vietnam usulü ocak üstü kahve makinesi satın almış ama kimin kullanacağını hesaba katmayı unutmuş. Şimdi, “Acı ama gerçek, ben evde hiç kahve yapmam” diyor.

Belki de en büyük hayal kırıklığını yaratan mutfak aletleri, kullanışlılık (yani işi basit yapma) sınavından geçemeyenler. Mesela “Four Pounds Flour” isimli blogun yazarı Sarah Lohman, Noel’de üzerindeki yükü azaltabilmek için bir mutfak robotu istemiş. Lohman sonrasını şöyle anlatıyor:

“Bunun mutfağımı kökünden değiştireceğini düşünmüştüm. Yapmak istediğim tarifler için tek bir şey lazımdı. Doğrama, rendeleme, hamurun içine tereyağı dilimlemeyle geçen hayatımı daha kolay hale getirecekti.” Ama takı lıp çıkarı labilen parçalarını temizlemeyi çok zahmetli bulduğundan, mutfak robotu şimdi tezgâhın altındaki dolapta kış uykusuna yatmış vaziyette. Lohman, dilimlemek ve doğramak için en sevdiği birkaç bıçağa geri döndü. Lohman, “Bizim sormamız gereken, en kullanışlı olan, basit araçların hangileri olduğu” diyor ve ekliyor: “Ekstra aşama eklemek yerine işleri kolaylaştıran bir araç bulmak çok zor.”

THE NEW YORK TIMES

 

Yazar: 

Yorumlar

ben mutfak robotum olmadan

ben mutfak robotum olmadan soğan doğrayamıyorum. her doğramayı onunla yapıyoru canı çıktı 15 senedir kullanıyorum.bıçakla okdar ince soğan kesilmiyor bir kere .domates havuç ne varsa anında .bir zahmet yıkamaaya üşenmeyeceksiniz.

(X)
Kapat
-->