Dünyada ve Ahirette, Risale Okumanın Bana Faydası Nedir?

Dünyevi faydalar şunlardır:


1. Rızıkta bereket.

2. Kalbde rahat ve sürur.

3. Maişette suhûlet. (Geçimde kolaylık)

4. İşlerinde muvaffakiyet.   (İşlerinde başarılı olmak)

5. Talebelik faziletini almakla bütün Risale-i Nur talebelerinin has dualarına hissedar olmaktır.

 
Uhrevi faydalar ise şunlardır:


1. En mühim bir mücahede olan ehl-i dalâlete karşı mânen mücahede etmektir.

2. Üstadına neşr-i hakikat cihetinde yardım suretiyle hizmet etmektir.

3. Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmektir.

4. Kalemle ilmi tahsil etmektir.

5. Bazan bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen, tefekkürî olan bir ibadeti yapmaktır.

Yazar: 

Yorumlar

Arkadaşlar Risalenur

Arkadaşlar Risalenur öğrencisi nasıl olunuyor. 

Arkadasim Risale-i nur

Arkadasim Risale-i nur kitaplarini okuyan ve derslerine giden kisiye risale-i nur talebesi denir veya nurtabesi, kuran talebeside denilmektedir.cünkü risale-i nur kuranin bir tefsiridir fakat diger tefsirlerden daha farkli bir anlatimi vardir...

Nur cemaatinde sahs-i maneviye denilen, sirket-i maneviye  yani tüm nur cemaatindaki kisilerin isledikleri sevaplarin bir araya geldigi manevi bir sevap sirketi deniliyor( insaallah tabirde hata yoktur) bu zamanda günahlar cok oldugu icin ve ibadet fazla edilemedigi icin,kisinin kendi isledigi ameli ve sevabi onu kurtarmaya yetmiyor bu zamanda...

Dakikada 100 günah insana hücum eden bir zamandayiz,iste bu 100 yerden gelen günahlara karsi kisinin kendi yaptigi istigfari ve ibadeti yeterli olmuyor, mukabe edemiyor, o yüzden Allahin bir rahmetidirki sirket-i maneviye ile bütün o cemaattaki kisilerin yaptiklari sevaplar o cemaattaki herkesin sevap defterine yaziliyor, hatta insan öldügü vakit günah cihetiyle ölür kiyamet kopana kadar sevap defteri acik kalir, o ölen kisinin arkadasin yapilan hayorlar ve sevaplar onun amel defterine yazilir...

iste eger bu kisi cemaattansa kiyamet kopana kadar cemaattakilerin okuduklari bütün kuran sevabindan, cevsen sevabindan, sohbetlerden cikan sevaplardan, namaz tesbihatlarinda cikan sevaplardan daha hizmet adina ne sevap islenmisse hepsi onunda amel defterine yazilir...

Kazanc cok büyük,yarin hasir meydaninda kisinin kendi isledigi günahi bir kefeye konulacak diger tarafa cemaattan gelen bütün sevaplar konulacak insaallah, ben isledigim sahsi günahima karsilik cemaattan gelen bütün sevaplar tartilacak insaallah bediüzzaman hazretleri o kisinin kurtulup cennette gidecegini söylüyor ve eger gitmezse mahser günü iki elleri yakamda olsun diyor....

Yapilacak seyler cok zor degil, namazi tadil-i erkanla kilmak(yavas bir sekilde,acele atmeden),namazin arkasindaki namaz tesbihatini yapmak,hic olmazsa haftada 1 sohbetlere gitmek ve hergün 10-15dakika risale-i nur okumak inanin yapilmasi cok zor seyler degil, karsisinda kazanacagimiz sey cok büyük...meseleyi kendimce beyan ettim kusur olabilir affedilsin, bu meselelrle ilgili yerleri asagida orjinalini ekliyorum...

 

Katre Allah razı olsun. Eğer

Katre Allah razı olsun. Eğer böyle ise ne mutlu bizlere. Allah'ım hepimizi kurulanlardan eylesin.

Risale nur öğrencisi olduğumuz zaman bi kişiye gidip ben talebe oldum demeye gerek yok değil mi. Biz bunu içimizde hissetsek yeterli olur değil mi

Evet arkadasim kesinlikle cok

Evet arkadasim kesinlikle cok dogru bir yoldasin insaallah bu eserlerden aldigimiz imanla kurtulacaz, kimseye ben talebe oldum demeye gerek yok,sen Allahin izniyle onu hissedeceksin icinde,zaten namaz kiliyor ve risale okumaya devam ediyorsan gerisi gelecektir, bir bakacaksin kuran okuma istegin olacak,hadi daha cok günahlardan sakinayim diyeceksin bide bir bakacaksinbir cok eksigini düzeltmissin Allahin izniyle...

İnşallah bu daim olur. saman

İnşallah bu daim olur. saman alevi gibi bir anda parlayıp sönmez selam ve dua ile

TALEBE-İ ULÛMUN ŞEREFİ İlim

TALEBE-İ ULÛMUN ŞEREFİ


İlim taleb etmenin fazilet ve şerefini  beyan eden bir hadîs-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

    “Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, ilim talibinin yaptığından memnun olduklarından kanatlarını onun (üzerine) koyarlar. Semâvat ve arzda olanlar, hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin âbid (ibâdet eden) üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, onlar ilmi miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir.”1

    Diğer bir hadiste de ilim talebeleri, her Müslüman için en büyük bir maksad ve en saadetli bir müjde olan şehidlik mertebesini kazanmakla müjdelenmişlerdir. “İlim tahsil eden bu hâlde iken eceli gelirse, şehid olarak vefat eder”2 Bu hadîs-i şerifin verdiği müjdeli haberin gerçekliği şâhid olunan çok hâdiselerle de tahakkuk etmiştir.

    İlim talebesi olmanın faziletine işareten İmam-ı Şafiî gibi büyük zatlar “Talebe-i ulûmun hatta uykusu dahi ibadet sayılır”3 demişlerdir. Diğer bir rivayette yine İmam-ı Şafiî Hazretleri, “Hâlis talebe-i ulûmun rızkına, ben kefalet edebilirim demiş. Çünki rızıklarında genişlik ve bereket olur.”4 Bediüzzaman Hazretleri de Emirdağ Lâhikası isimli eserinde ilim talebelerinin geçimlerini temin etmek için çalıştıkları dünyevî işlerinin ibâdet hükmüne geçtiğini müjdelemektedir.

NUR TALEBELERİ TALEBE-İ ULÛM

NUR TALEBELERİ TALEBE-İ ULÛM SINIFINA DAHİLDİR


    Yukarıda geçtiği vecihle madem Nur Risâleleri en mühim iman ve Kur’ân hakikatlerini ve bilhassa eşref-ul ulum olan iman ilimlerini bu asırda ortaya çıkan imansızlık hastalıklarına şifa olacak derecede kuvvetli izahlarla ders veriyor; elbette ihlasla ona talebe olup ders alanlar ilim talebelerinin sevap ve faziletlerine nail olurlar.  Bu noktada Nur Talebelerine şöyle müjdeler verilmektedir: “Hâlis talebe-i ulûm ünvanına Risâle-i Nur şakirdleri (talebeleri) bu zamanda tam liyakat göstermişler.”
11. Kastamonu Lâhikası, 131

    “Her bir adam eğer hanesinde dört-beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük Medrese-i Nuriyeye çevirsin. Eğer yoksa, yalnız ise, çok alâkadar komşularından üç-dört zât birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir Medrese-i Nuriye ittihaz etsin (edinsin).

Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş-on dakika dahi olsa Risale-i Nur’u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir mikdar meşgul olsalar, hakikî talebe-i ulûmun (ilim talebelerinin) sevablarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi, İhlâs Risâlesi’nde yazılan beş nevi ibâdete de mazhar olurlar.”12. Emirdağ Lâhikası-II, 267

    “Cenâb-ı Erhamürrâhimîn’e hadsiz şükür olsun ki; bu acib zamanda ve garib yerde, talebe-i ulûmun kıymetli şerefini ve ehemmiyetli hizmetlerini kazanmayı sizler vasıtasıyla bizlere de müyesser eyledi….

İşte bu vakıaya (ilim talebesinin şehid olarak vefat ederek kendini medresede zannetmesi vakıasına) muvafık (uygun) olarak ben merhum Hâfız Ali’yi aynen hayattaki gibi Risale-i Nur’la meşgul olarak en yüksek bir ilimde çalışan bir talebe-i ulûm vaziyetinde ve tam şehidler mertebesinde ve tarz-ı hayatlarında biliyorum.”suaalar 394

Yüce Mevlâmızdan niyazımız o ki; bizleri de huzuruna ilim talebesi olmak şerefiyle alsın. Âmin.


    İlim talebesi olmanın faziletine işareten İmam-ı Şafiî gibi büyük zatlar “Talebe-i ulûmun hatta uykusu dahi ibadet sayılır” demişlerdir. Diğer bir rivayette yine İmam-ı Şafiî Hazretleri, “Hâlis talebe-i ulûmun rızkına, ben kefalet edebilirim demiş. Çünki rızıklarında genişlik ve bereket olur.”

(X)
Kapat
-->