Leylekler Bizden Akıllı mı?

Yaz mevsimi yerini yavaş yavaş sonbahara bırakıyor. Sonbaharın yaklaştığını gösteren iki belirtiye şahit oldum: Bunlardan biri televizyon dizilerinin başlıyor olması, diğeri ise kuşların göç ediyor olmasıdır. Televizyon dizilerinin başlıyor olması beni heyecanlandırmasa da havada gördüğüm leylekler beni oldukça heyecanlandırdı ve düşündürdü.

Bizler uzun bir yolculuğa çıkacak olsak günler öncesinden planlar yapar, hazırlığa başlarız. Hangi yoldan gideyim, en kestirme yol hangisi, gideceğim yerde hava nasıl, hızlı mı gideyim, yavaş mı gideyim, gideceğim yere kaç saatte varırım gibi soruların ardı arkası kesilmez. Bu sorulara cevap bulmak için ise yanımızda harita, navigasyon, saat, telefon, pusula gibi araçlar bulundururuz. Ayrıca gideceğimiz yeri rahatlıkla bulabilmemiz için yolda yönlendirici tabelalar bizi bekliyordur. Bunca donanıma rağmen gideceğimiz yolda kesinlikle üç beş kişiden de yol tarifi alırız.

Oysa geçenlerde gördüğüm leyleklerde bu tarz düşünceleri pek göremedim. Onlar bu meseleleri kafalarına fazla takmıyor gibiydiler. Gidecekleri yeri nasıl tespit ediyorlar, hangi yolun en kestirme yol olduğunu nerden biliyorlar, varacakları noktaya ne kadar sürede varacaklarını nasıl hesaplıyorlar bilemiyorum. Pusulaları yok, navigasyonları yok, haritaları yok, saatleri yok. Geçtikleri yollarda tabelalar da yok. Yolu şaşırsalar (ki şaşıran hiç olmamış) soracak kimseleri de yok. Bu nasıl oluyor dedim ve araştırdım. Öğrendim ki kuşlar göç ederken yön bulmak için yıldızların ve güneşin manyetik alanını kullanıyorlarmış. Belli bir manyetik alanı takip edip yönlerini buluyorlarmış.

Leyleklerin bildiği fakat benim bilmediğim bir mevzuydu bu. Manyetik alan. Nedir bu manyetik alan diye bir araştırayım dedim. Teknik olarak fazla bir şey anlamasam da fizik bilgisi gerektiren bir konu olduğu kanısına vardım. Fizikte manyetik alanın hesaplandığı bir formül var. Böyle uzun karışık bir formül. Bırakın formülü ezberleyip anlamayı, buraya yazmayı bile beceremedim. Benim anlamadığım bu formülü leylekler biliyor. Fizik öğrenmişler demek ki. Hani fizik dersine girseler manyetik alan konusundan 100 alacak seviyedeler.  Sonra öğrendim ki fizikçiler bu manyetik alanı hesaplayan formülle uğraşmaktan sıkılmışlar ve bunu otomatik olarak hesaplayan ve adına guassmetre denilen bir cihaz yapmışlar. Oysa leyleklerin böyle bir cihazları da yok. Ki zaten ihtiyaçları da yok.

Bizler gideceğimiz 300-500 yüz km lik yollar için onca donanımı yanımıza alırken bu kuşlar hiçbir donanımları olmadan 10.000 km ye varan yolculuklar yapıyorlar. Ha bir de bunca yolu tek başlarına yapmıyorlar. Sürü halinde yapıyorlar. Toplu halde yolculuk daha zor. Tabi biz insanlar için daha zor. Şöyle ki:

Öncelikle her kafadan bir ses çıkar. Kimi der otobandan gidelim, kimi der eski yoldan gidelim; kimi feribotu kullanalım der, kimi buna gerek olmadığını söyler. Mola verilecek yer ve zaman konusunda herkes başka bir fikir beyan eder. Kimi hızlı gitmek ister, kimi yavaş yavaş gezerek gitmeyi tercih eder. Yeryüzünün en akıllı canlıları olmamıza rağmen uyum içinde bir yerden başka bir yere gidemeyiz. Çünkü illaki sivri akıllı, her şeyi ben bilirim diyen ve kural tanımaz biri yada birileri çıkar. Böyle olunca da sorunsuz bir yolculuk ne yazık ki hayal olur.

Uçak, otobüs gibi taşıtlarda bu gibi durumlara pek rastlanmaz. Güzergah bellidir ve binilip gidilir. Orda da koltuğunu beğenmeyen, mola yerini beğenmeyen, şoförün hızını, ikramları, yanına oturanı beğenmeyen tipler çıkar. Bu gibi durumların önüne geçmek için ise uçak yada otobüs şirketleri uzun uzun alt alta yazılı kurallar koyarlar. İnsanlar için kuralın olmadığı yerde kargaşa her zaman vardır. İnsanlar kurallarla yaşamaya alışmıştır.

Oysa leylekler de böyle bir sorun gözükmüyor gibiydi. Uyum içinde uçuyorlardı. Hiçbir kargaşaya şahit olmadım. Önce daireler çizdiler ve sonrasında V şeklinde uçmaya başladılar. Neden V şeklinde uçuyorlar diye merak edip onu da araştırdım. O da baya karışık bi mevzu. Hani bu da fizik ve meteoroloji bilgisi gerektiren bir konu. Yani uzmanlık gerektiriyor. Uzmanı iyi anlar bu mevzulardan, uzman değilsen benim gibi anlamış gibi yaparsın. Ama leylekler için sorun yok, anlamışlar ve uyguluyorlar. Konularında uzmanlar. Üstelik tüm bunları yaparken yazılı bir kuralları da yok. En azından hiçbir leyleğin elinde böyle bir dökümana rastlamadım.

Sonra düşündüm ve acaba dedim bu leylekler biz insanlardan daha akıllı olabilirler mi? Özellikle manyetik alan konusunda leyleklerin bizden daha akıllı olduğunu düşünecek gibi olsam da bu durumu kabullenmek istemedim. "Yok canım bir leylek benden daha akıllı olamaz"  dedim. Bu hayvan benden daha akıllı değilse ve bunca işi bir başına hiçbir donanımı olmadan yapabiliyorsa bu işin içinde başka bir iş olmalıydı.

Kabul etmem gereken iki gerçek vardı:

Ya bu hayvanlar benden daha akıllıydı, ya da bu hayvanlara bu donanımı, bu gücü veren bir Yaratan vardı.

Sonra imdadıma iki ayet yetişti, o ayetler bana şöyle sesleniyordu: 

Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah'a secde etmektedirler...(Hac Suresi, 18)

Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)

Yorumlar