Kişilik Gelişiminde Ailenin Etkisi

 
ÇOCUK bir anne ve bir babanın ortak meyvesidir. Yaratılış kanunu (fıtrat) gereği çocuk genetik miras (soyaçekim) yoluyla anne ve babadan başlamak üzere geriye doğru soyuna (büyük anne, büyük baba, amca, dayı hala, teyze) benzer özellikler taşır. Bu benzerlikler fiziksel özellikler (yüz hatları, göz rengi, ten rengi, boyu vb.), huy dediğimiz kişilik özellikleri, zihinsel kapasite ve yetenekler şeklinde özetlenebilir.
 
Aile, çocuğun ilk ve temel eğitim kurumudur. “Okul öncesi” olarak isimlendirdiğimiz 1-6 yaş dönemi, çocukta kişiliğin % 80'lere varan bir oranda ailede şekillendiği, geriye dönüşü ve telafisi çok zor, önemli bir dönemdir. Çocukta sağlıklı bir kişiliğin oluşmasında temel referans kabul edilen “güven duygusu” ancak mutlu bir aile ortamında yaşanarak kazanılmaktadır. Güven duygusunu verecek olan ilk kişi şüphesiz annedir. Yeni doğan bir bebek, ana rahmini terk etme endişesi (anneden ayrılma anksiyetesi) dediğimiz, bir çeşit güvensizlik duygusu, yaşar.
 
Çocuğun gelişim özelliklerinde geniş olarak yer verdiğimiz “güven duygusu” 1-3 yaş döneminde kazanılmaktadır. Bu sebeple ilk üç yıl anne-çocuk beraberliği çok önemlidir. Bu dönemi anneden ayrı geçiren çocuklarda güven duygusunun gelişmediği gözlenmiştir. Doğumdan sonra anneden ayrı kalan ve kimsesizler yurdunda yetişen çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda bu çocukların güven duygusu kazanamadıkları için sevmeyi öğrenemedikleri, sevgiye karşılık veremedikleri görülmüştür.
 
Güven duygusu fiziksel gelişim için de çok önemlidir. Anne baba tarafından sevilen, korunan, bakılıp beslenen ve değer verilen çocuklar kendilerini değerli hissetmekte, hayata daha sıkı bağlanmakta, fiziksel olarak sağlıklı gelişmektedir. Anneden ayrı kalan ve yeterince sevilmeyen çocuklar, çok iyi bakılıp beslenseler dahi, ruhsal yönden aç kalmakta, yetişkinlere güvenmemekte, fiziksel gelişimleri geri kalmakta, vücut dirençleri gelişmediği için sık kaza yapmakta ve sık hastalanmaktadır.
 
Çocukta güven duygusunu gelişmesi için anne-çocuk beraberliği yeterli değildir.
 
Bu beraberliğin kalitesi önemlidir. Anne akşama kadar evdedir, ancak çeşitli ekonomik ve psikolojik sebeplerle çocuğa yeterli zaman ayırmamakta, çocuğun ihtiyacı olan sevgiyi, ilgiyi ve bakımı verememektedir. İlgisizliğin başlıca sebepleri arasında karı-koca geçimsizliği, fakirlik, sefalet, ahlak düşüklüğü, bilgisizlik, kronik bir hastalık, ilaç almayı gerektiren psikolojik veya psikiyatrik bir rahatsızlık sayılabilir. Bu çocuklara da “annesiz çocuklar" diyebiliriz.

Yorumlar