Gelin ey dostlar...

Gelin ey dostlar...
Büşra Bakar
 
 
Evrene baktığımızda kapladığımız alan neredeyse hiç hükmündedir. O yere göğe sığdıramadığımız benliğimiz, koca evrende bir nokta kadar bile değildir. Bir kendi küçüklüğümüzü düşünelim, bir de o sonsuz dediğimiz evrenin yaratıcısının büyüklüğünü. 
 
 
 
 
Omuzumda bir yük var. Öyle bir yük ki dağlara versen paramparça olur, okyanuslara versen alev alıp tutuşur, güneşe versen kül olur. Lakin insana verilmiş hiç olsun diye.
 
Yükümüz ağır. 
 
Allah "Şayet Biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık; sen, onun Allah'ın haşyetinden baş eğerek parça parça olduğunu görürdün."( Haşr 28) buyuruyor Kur'an için.  Nasıl ağır olmasın? Allah verdiyse bu yükü tartışmasız taşıyacağız. Yorulmak yok. Pes etmek yok. 
 
Yorgunluk çökünce üzerimize üstad Necip Fazıl'ın mısraları takılacak dilimize:
 
"Bu yük senden Allah'ım çekeceğim naçarım. Senden sana sığınır senden sana kaçarım."
 
Bir de şu var ki, Allah, kuluna taşıyamayacağı yükü yüklemeyeceğini vaat ediyor Bakara 223'te. Demek ki insan, dağlardan bile güçlü ki, o yüce Kur'an, insanın omuzlarına verildi. Güçlüyüz dostlar. Âşık Ferhat gibi, dağları delecek kadar güçlüyüz. 
 
Peki ey Candaş, o güç, sabah namazında yorganı itmemize neden yetmiyor? O güç, başımızı tesettür ayetleriyle taçlandırmaya neden yetmiyor? O güç, mü'min kardeşimizi gördüğümüzde dudaklarımızın tebessüm etmesine neden yetmiyor? Demek ki bir engel var. Ve engeli çok seviyoruz, şımarttıkça şımartıyor, o istedikçe sırtını sıvazlıyoruz. O engel nefis. Yani "Ben"lik.
 
Öyleyse "Ben"likten çıkmalıyız. "Ben"likten çıkıp "hiç" olmalıyız. Hiç olmak da kolay değil. Nefs istemez hiçliği. Mantıksal olarak kavrayalım o zaman hiçliğimizi. Evrene baktığımızda kapladığımız alan neredeyse hiç hükmündedir. O yere göğe sığdıramadığımız benliğimiz, koca evrende bir nokta kadar bile değildir. Bir kendi küçüklüğümüzü düşünelim, bir de o sonsuz dediğimiz evrenin yaratıcısının büyüklüğünü. 
 
Sen kimsin ey insan!  Bu kibirlenişimiz, böbürlenişimiz, kendimizi beğenişimiz neye? Kime? Neyimize güveniyoruz ey Dost? Paramıza mı? Güzelliğimize mı, şöhretimize mı?
 
Gelin ey dostlar, varlıklarımıza değil, varlığımızı yaratana güvenlim. O'na güvenirsek hangi güç bize Karşı gelebilir? Hangi engel bizi yolumuzdan şaşırtabilir? Gelin ey dostlar, Allah'ın ipine sarılalım. Gelin hiç olalım. Hiçlikte sonsuzu bulalım.

Yorumlar