23 yetim çocuğu giydiren davulcu

23 yetim çocuğu giydiren davulcu

N. Kağan Çetin

 

Ekin vakti geçmek üzere. Elimizde kalan şu bir avuç an ve gün tohumunu bereketli bir toprağa dikelim ve bu kısa sürede uzun bir ömür devşirelim inşallah.

Selim Gündüzalp

 

 

27 yıldır Bursa’nın İnegöl ilçesinde Ramazan aylarında davulculuk yapan bir iyiliksever var: İbrahim Mete. İbrahim Mete, bu yıl topladığı bahşişlerle 23 yetim çocuğu giydirmiş. Çocuklara bayram sevinci yaşatmış.

İbrahim Mete, bir işçi emeklisi. Üstelik kirada oturuyor. Geçen yıl 11 yetim çocuk giydirmiş, bu yıl sayı 23 olmuş. İmkânı elverdiği sürece yetim çocukları giydirmeye devam edecekmiş.

Bu haber, trthaber.com’da yer alıyor. Haberi yapan muhabir ve editörleri tebrik ediyoruz. TRT’ye de teşekkür ediyoruz. Benzer haberlere daha fazla yer vermelerini rica ederiz.

Yazılarımızda hep anlatıyoruz ya… Karşılıksız iyilik, dünyanın en güzel manevi lezzetidir diye… İşte bu haber, en güzel örneklerden biri.

Buna benzer örnekler sayesinde geleceğe ümitle bakıyoruz.

Fakir fukaraya yemek yedirenler, hastaları tedavi ettirenler, öğrencilere burs verenler…

Hepsinden Allah razı olsun.

Karşılıksız iyilik demek, bereket demektir.

Karşılıksız iyilik yapan kişinin cebinden ilk aşamada para çıksa bile, son tahlilde gelen bereket, hesaplara sığmaz.

Matematikte 100 - 5 = 95 eder.

Bu hesabı bereket sırrı ile yaparsak, 100 – 5 = 200, 300 veya 500 olabilir.

Daha fazlası da olabilir… Bazan 700, kimi zaman da 7000 olabilir.

Karşılıksız iyilik yapmak, azaltmaz, artırır.

Karşılıksız iyilik sadece para, mal, mülk ile sınırlı değil. Yol yordam öğretmek, birinin elinden tutmak, bir yerden alıp daha iyi bir yere getirmek de iyiliktir. Arayıp sormak, bulmak, buluşturmak, yetiştirmek, kavuşturmak sonra…

Yeniden İbrahim Mete’ye dönelim. Bakın neler söylüyor:

"Biz zamanında çok muhtaçtık. Çok fakirlik çektik. Biz 6 kardeşiz. Yırtık ayakkabılarla gezdik. Millet bize bir şeyler alsın diye bakıyorduk. Benim çocuklarıma da aynı şekilde. Ben 5-6 sene öncesine kadar biri bir şey alsın diye bakıyordum. Ama şu anda Allah bana bunu gösterdi. Çok güzel bir duygu. Çok büyük miktarlar tutmuyor. Bunu herkese tavsiye ederim. Herkes bunu yaparsa fakir çocuklar daha çok sevinir."

Artık nasıl bir tat aldıysa bu iyilikten, herkese tavsiye ediyor. Fakir çocuklar daha çok sevinir diyor. Şöyle tamamlıyor sözlerini:

"Bugün Allah bana neler verdi, ne güzellikler gösterdi. Ben bu yardımları yapacak biri değilim. Ben bugün kiracıyım ama geçen yıl kışı sıkıntısız geçirdim. Ne param bitti cebimde ne yiyeceğim ne yakacağım bitti. Çocukların hürmetine. 30 yıllık evliyim ilk defa rahat bir kış geçirdim. Bin 400 lira emekli maaşım var. Başka hiçbir gelirim yok ama o kadar rahat kış geçirdim ki başka işler de denk geldi. İlk defa kışı sıkıntısız geçirdim. Çocukların sayesinde. Ben onlara ufak bir yardım yaptım ama çok büyük rahatlık yaşadım."

İnsan, çok iyi matematik bilebilir, iyi hesap yapabilir. Ama hayat, sadece matematik kuralları ile açıklanamaz. Yaşadığımız hayatın inişleri, çıkışları, imtihanları, virajları var… Bütün bu süreçlerde matematik kadar esaslı başka gerçekler de işler durur: Bereket, karşılıksız iyilik, dua, sabır, kanaat, cömertlik…

Etrafımıza biraz daha dikkatli, biraz daha alıcı gözlerle bakabilsek, bizi bekleyen çaresizleri, garipleri, yetimleri görebiliriz.

Ömür sermayesi de azalıyor bütün bunlar olurken. Madem ki bu dünyaya bir kere daha gelecek değiliz… O halde karşılıksız iyilik yapmak için harekete geçmek, en doğrusu olsa gerek.

Bütün bunları bize hatırlatan İbrahim Mete’ye selam olsun.

Bir şiirle bitirelim:

 

Aydınlık

 

Hiçbir vakit tam karanlık değil gece.

Kendimde denemişim ben,

Kulak ver, dinle.

Her acının sonunda açık bir pencere vardır.

Aydınlık bir pencere.

Hayal edilecek bir şey vardır,

Yerine getirilecek istek,

Doyurulacak açlık,

Cömert bir yürek,

Uzanmış açık bir el,

Canlı canlı bakan gözler vardır

Bir hayat vardır, hayat.

Bölüşülmeye hazır.

 

Paul Eluard

Türkçesi: A. Kadir

 

KAYNAK: bizimsemaver.com

  

Yorumlar