Kadın arıcı kovan sayısını 4 yılda yaklaşık 19 katına çıkardı

Kadın arıcı kovan sayısını 4 yılda yaklaşık 19 katına çıkardı
 
Bitlis'in Hizan ilçesinde, 4 yıl önce devlet desteğiyle aldığı 40 arı kovanını 750'ye çıkaran Yeter Gülmak, sezon başına ortalama 4 ton bal üretiyor.
 
Yeter Gülmak, 10 yıl önce Mersin'den Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Sağırkaya köyüne dönerek arıcılık yapmaya karar verdi. Çevresindekilerin "Yapamazsın", "Başaramazsın" demesine aldırmayarak, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Genç Çiftçi Projesi'ne başvurdu.
 
Başvurusunun kabul edilmesi üzerine 40 arılı kovan desteği almaya hak kazanan Gülmak, eşinin de yardımıyla ilçenin 3 bin rakımlı yaylalarında organik bal üretmeye başladı.
 
İlkbahar aylarında zengin floraya sahip ilçenin verimli yaylalarına bıraktığı kovanlardan elde ettiği balı Türkiye'nin birçok iline gönderen Gülmak, bu sayede işlerini büyüterek kovan sayısını da 750'ye çıkardı.
 
Yılda ortalama 4 ton bal üreten Gülmak, elde ettiği gelirle hem işini büyütüyor hem de ailesini geçindiriyor.
 
Günlük ev işlerini yaptıktan sonra kovanların bulunduğu bölgeye giden Gülmak, gün boyunca özel giysilerini giyerek arı ve kovanların bakımını yapıyor.
"Arılara da çocuklarım gibi şefkatle yaklaşıyorum"
 
Gülmak, arıcılık yapmaya karar verdiğinde Genç Çiftçi Projesi'nden haberdar olduğunu belirterek, "Genç Çiftçi Projesi'yle devletten aldığım 40 kovanı 750'ye çıkardım. İlk başlarda 'Zordur, yapamazsın' dediler, ama ben başardım. Çocuklarıma nasıl anne şefkatiyle yaklaşıyorsam arılarıma da aynı şefkatle yaklaşıyorum" dedi.
 
Arıların bir bölümüne kendisinin bir bölümüne de eşinin baktığını anlatan Gülmak, şöyle konuştu:
 
"Benim baktığım arılar daha sakin ve iyi oluyor. Benim ekmeğim bu arılardan çıkıyor. 5 çocuğum da öğrenci, onların ihtiyaçlarını buradan karşılıyorum. Bize bu imkanı sunan Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür ederim. Aldığımız destek sayesinde kimseye muhtaç olmadan geçiniyoruz."
 
"Arılarıyla dertleşiyor"
 
Bölgedeki kadınların eşlerinden yeterince destek göremedikleri için evden çıkmadığını anlatan Gülmak, "Niye kadın yapamasın? Kimseye muhtaç olmayayım diye bu işi başardım. Tek bir sıkıntım var, kara kovan ballarımızı değerinde satamıyoruz. Hemen hemen 6 ay uğraşıyoruz, emek veriyoruz. Balımızın hak ettiği değerde satılmasını istiyoruz" dedi.
 
10 yıl önce Mersin'den gelerek her şeye sıfırdan başladığını anlatan Gülmak, "Önceden durumumuz iyi değildi, şimdi çok iyi. Kadın emeği olduğu zaman bunun tadı daha güzel oluyor. Bazen gelip arılarımla dertleşiyorum. Sakinleşiyorlar" diye konuştu.
 
Yeter Gülmak'ın eşi Vedat Gülmak ise, devlet desteğiyle aldıkları kovanlarla belli bir süre üretim yaptıktan sonra işlerini geliştirmeye karar verdiklerini belirtti.
 
"Bölgede Hizan kara kovan balı üzerinde bal tanımıyoruz. Kara kovan balı dünyaca biliniyor. Yazın yaylaya çıkarıyoruz, kışın da köyümüze götürüyoruz."
 
Kaynak: trthaber.com

Yorumlar