Ebedi hayat arkadaşına büyük vefa

Ebedi hayat arkadaşına büyük vefa
 
Boşanmaların arttığı günümüzde özellikle gençlere örnek olacak çok önemli bir ders
 
Trabzon'da yaşayan Erol Başdağ, çok genç yaşta alzaymır hastalığının pençesine düşen 40 yıldır aynı yastığa baş koyduğu yatalak eşini enjektörle besliyor.
 
Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yaşayan 3 çocuk sahibi Erol ve Sevim Başdağ çifti, yaklaşık 20 yıl önce "alzaymır" hastalığıyla tanıştı. Teşhis konulduktan sonra eşine sürekli destek olan 62 yaşındaki Başdağ, tedavi için yoğun mücadele verdi.
 
Hastalığın ilerlemesi ve düşme sonucu geçirdiği beyin ameliyatı sonrası yatağa bağlı hale gelen hayat arkadaşını yalnız bırakmayan Erol Başdağ, her sabah erkenden kalkarak eşinin günlük bakımını yapıyor, ardından da mamasını ve ilaçlarını hazırlayarak eşini enjektörle midesinden besliyor.
 
Eşinin beslenebilmesi için takılan tüpün bulunduğu yerin pansumanını düzenli yapan Başdağ, her gün bıkmadan usanmadan hem evini temizliyor hem de eşine bağlılığı ile sevginin ve sadakatin en güzel örneğini oluşturuyor.
 
"Eşime ilk günkü sevgiyle bakıyorum"
 
Eşi hastalanınca emekli olan Erol Başdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 60 yaşındaki hayat arkadaşı Sevim Başdağ ile çok güzel günler geçirdiklerini söyledi.
 
Eşinin hafız olduğunu ve herkes tarafından sevildiğini dile getiren Başdağ, yaklaşık 20 yıl önce alzaymır ile tanıştıklarını ve yoğun bir tedavi süreci geçirdiklerini belirtti. Başdağ, eşinin hastalığın ilerlemesi ve düşmeye bağlı geçirdiği beyin ameliyatı sonrası yatağa bağımlı hale geldiğini aktararak, 14 yıldır hayat arkadaşına bıkmadan usanmadan, ilk günkü sevgisi ile baktığını söyledi.
 
"O bana gözleriyle bakıyor ya ben de ona ömrüm yettiğince bakarım"
 
Eşinin konuşamadığını da belirten Başdağ, "O konuşamasa bile biz onunla anlaşabiliyoruz. Gözleriyle bana kendini ifade eder, ben de anlarım. Yanına oturur dertleşir, birlikte televizyon izleriz." dedi.
 
Başdağ, eşinin günlük ihtiyaçları ile bakımını da kendisinin yaptığını ifade ederek, "Onu yalnız bırakamıyorum. Kimseye güvenemiyorum. Ben ona hep aşkım, manolyam derim. 14 yıldır ben ona bakıyorum. Hiç de pes etmeyi düşünmedim. O benim her şeyim. Onsuz bir dünya düşünemiyorum. İnşallah Cenabı Allah bana ömür verir, ben de ona seve seve bakarım." diye konuştu.
 
Eşinden ayrılmayı hiç düşünmediğini de vurgulayan Başdağ, şunları kaydetti: "Allah'a dua ediyorum ki ben ondan önce ölmeyeyim. Allah ikimize de ömür versin, ben onun yanından hiç ayrılmam. O hasta olunca benim kolum kanadım kırıldı ama şükürler olsun ki yanımda. O bana gözleriyle bakıyor ya ben de ona ömrüm yettiğince bakarım. Aynı durumda ben olsam o da beni bırakmazdı. O benim gonca gülüm, nefesim, her şeyim. Onu görmeden rahat edemiyorum. 14 yıldır onu hiç yalnız bırakmadım, bırakmam da." 
 
Risale-i Nur'dan
 
Aklı başında olan bir adam, refikasına muhabbetini ve sevgisini, beş on senelik fâni ve zâhirî hüsn-ü cemâline bina etmez. Belki, kadınların hüsn-ü cemâlinin en güzeli ve daimîsi, onun şefkatine ve kadınlığa mahsus hüsn-ü sîretine sevgisini bina etmeli, tâ ki, o biçare ihtiyarladıkça, kocasının muhabbeti ona devam etsin.
 
Çünkü onun refikası, yalnız dünya hayatındaki muvakkat bir yardımcı refika değil, belki hayat-ı ebediyesinde ebedî ve sevimli bir refika-i hayat olduğundan, ihtiyarlandıkça daha ziyade hürmet ve merhametle birbirine muhabbet etmek lâzım geliyor. Şimdiki terbiye-i medeniye perdesi altındaki hayvancasına muvakkat bir refakatten sonra ebedî bir mufarakate mâruz kalan o aile hayatı, esasıyla bozuluyor. (Yirmi Dördüncü Lem'a)
 
KAYNAK: risalehaber.com

Yorumlar