Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diyanet bu konuda geç kaldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diyanet bu konuda geç kaldı
 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "FETÖ zaafları kullanarak ülkemizde kök salmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu konuda ciddi eksiklikleri oldu. Çok ama çok geç kalındı. Defalarca konuştuk. Özellikle Güneydoğu bölgesindeki çalışmalarda geç kaldık." dedi. Erdoğan, süren FETÖ davalarında hainlerin göz göre göre söyledikleri yalanlara da vurgu yaptı.
 
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen Diyanet İşleri Başkanlığı Doğu ve Güneydoğu Öğrencileri Yaz Etkinliği kapanış programına katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
 
Diyanet İşleri Başkanlığımız ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen yaz kampının kapanış toplantısında sizlerle birlikte olmak bana ayrı bir güç katmıştır. Vesile olan kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum. Siz sevgili evlatlarımızın geleceğe yönelik Türkiyemizin birer köşe taşı olduğuna, olacağına inanıyorum. İnşallah sizler özellikle Güneydoğu'da, Doğu'da döndürülmek istenen o kirli çarkları şu anda tersine çeviriyorsunuz, tersine çevireceksiniz buna inanıyorum. Bu yaz kamplarının bundan sonra inşallah çok daha farklı bir şekilde düzenlenmesini, güçlü bir şekilde düzenlenmesini de arzu ettiğimi ifade etmek istiyorum.
 
MEMLEKETİNDEN ÇIKAMAYAN YAVRULARIMIZ BU KAMPA KATILACAK
 
İnşallah memleketlerinden çıkamayan yavrularımızın medeniyetimizin köşe taşlarıyla tanışmasının çok önemli olduğuna inanıyorum. Bunları süratle halledip, bütün yavrularımızı gerek orta, gerek lise kısmındaki öğrencilerimizi buralara sevketmek suretiyle yaz boyu çalışmalarının çok faydalı olacağına inanıyorum. Katılan tüm çocuklarımıza, anne ve babalarına bu vesile ile şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca çocuklarımızın eğitimi için fedakârca çalışan görevlilerimize, Kur'an kursu görevlilerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Çocuklarımız ve gençlerimiz bizler için gözümüzün nurudur.
 
BİRÇOĞU MERMİ ÇEKİRDEKLERİNİ VÜCUDUNDA ŞEREFLE TAŞIYOR
 
Çanakkale'de bütün dünya birleşti, Anadolu'ya sahip çıkmak istediler ama geri döndüler. 15 Temmuz'da ecdadınız mirasını tüm dünyaya gösterecek duruş işte sizin duruşunuzdur. F-16'lar bu milletin üzerinden uçtu. Ama 15 Temmuz gecesi benim milletim kaçmadı. Tam aksine üzerine üzerine gitti. 250 şehit verdik. Hepsi şehadete yürüdü. Ama bir şeye inanıyorlardı: Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz... İşte buna inanmak çok önemli. İşte o ölmeyeceğine inanmıştı. Öyle yürüdükleri için de Rabbim onları peygamberlere en yakın makamına, şehadet makamında ağırladığına biz inanıyoruz. O gece 2 bin 193 gazi verdik. Birçoğu kolunu kaybetti, birçoğu ayağını kaybetti. Birçoğunun şu anda mermi çekirdekleri vücudunun değişik yerlerinde, ama şerefle onu taşıyorlar.
 
BU NESLİN GELDİĞİNE İNANIYORUM, BU NESLİ KARŞIMDA GÖRÜYORUM
 
18 Mart 1915'i yaşamadınız. Ama 15 Temmuz'u yaşadık. Dolayısıyla bu bizim için çok daha anlamlı. Sizler anneler olarak, diğer gençlerimiz babalar olarak evlatlarınız inşallah bu şuurla yetiştireceğinize inanıyorum. Ve siz yeni bir neslin inşasında, ihyasında mimarlar olacaksınız, mühendisler olacaksınız. Bu bakımdan atılacak bu adımlar çok önemli ve bu yaz kampı bu noktada çok çok önemli. Rabbim yâr ve yardımcınız olsun, Rabbim feyzinizi arttırsın. Çeşitli platformlarda kimilerinin yeni nesil konusunda ümitsizliğini dile getirdiğini görüyorum. Ben ise tam tersine yeni nesilden; yani sizlerden ümitliyim. Hele hele Allah'ın rahmetinden ümidimizi kesmeyeceğiz. Tarih, kültür, medeniyetini bilen kendini her alanda en iyi şekilde yetiştiren bir neslin geldiğine inanıyorum, bu nesli karşımda görüyorum. İnşallah sizler ülkemizi ve milletimizi bugün bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyacaksınız.
 
GÜNEYDOĞU'DA ŞEHİT OLDUĞUNA İNANDIĞIM KARDEŞLERİMİN KERPİÇ EVLERİNDE KALDIM
 
Geçtiğimiz 14 yılda eğitim, sağlık, teknoloji, sağlık alanındaki yatırımlar hep sizlere daha iyi yatırım yapmak içindir. Şu manzara emeklerimizin boşa gitmediğini gösteriyor. Bugün burada bulunan gençlerimiz Mardin, Şırnak ve Hakkari'den geldiler. Terör son 35 yıldır vatandaşlarımızın tamamını ama özellikle de bu şehirlerimizin bulunduğu bölgedeki insanlarımızın hayatında çok derin yaralar açtı. Sizler dünyada yokken o bölgeleri çok dolaştık. Siyasette 40 yıllık bir geçmişim var. Gençlik Kolları'nda çalıştığım zaman oraları, Güneydoğu, Doğu'nun illerini dolaşır oralarda çalışmalar yürütürdüm. O çalışmaları yürütürken şu anda şehit olduğuna inandığım birçok kardeşimizin kerpiç evlerinde onlarla beraber kaldım.
 
BEKİR BEY, MEHMET BEY, MEHDİ BEY KÜRT'TÜR KÜRT!
 
Şimdi geçmişte o gezdiğim yerlere hendekler açıldı. Ne dediler, "Biz Kürtlerin temsilcisiyiz". Yalan söylediler, onların benim Kürt kardeşlerimle alakaları yoktu. 7 Haziran seçimlerinde biraz başarı gördüler ve hemen ardından sokaklara çağırdılar ve 53 kişinin ölümüne neden oldular. Ölenler kimdi? Hepsi de benim Kürt kardeşlerimdi. Peki öldüren? Onlar da Kürttü. Hani siz Kürtlerin temsilcisiydiniz? Şu anda partimiz içinde üst düzey yönetiminde benim Kürt kardeşlerim var. Az önce size hitap eden Bekir Bey Kürt'tür. Hükümetin sözcüsüdür. Gaziantep Milletvekili köken itibarıyla Batmanlı Mehmet Şimşek Bey Kürttür. Ayşe Türkmenoğlu'nun soyadının Türkmen olduğuna bakmayın, o da Kürttür. Daha önce bakanlık yapmış İstanbul Milletvekili Mehdi Eker Bey de Kürttür. Rabbim bizi birbirimizle iyi tanışalım, anlaşalım diye yarattı. Üstünlük ittika iledir. Kim Allah'a daha yakınsa üstün olan odur. Mesele o, diğeri boş.
 
BİZ TÜRK, KÜRT, LAZ, BOŞNAK, ÇERKEZ, ARNAVUTU YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVECEĞİZ
 
Babama bir gün sordum: Yahu baba biz laz mıyız, Türk müyüz? Rize'nin belli bir bölümü Lazdır, diğerinin Lazlıkla alakası yoktur. Babam durdu, güldü. Benim dedem mollaydılar. Babam da büyük dedeme sormuş. Büyük dede babama demiş ki; yarin öleceğuk! Allah bize kavmimizi sormayacak, Türk müsün, Laz mısın diye sormayacak. Allah bize buni soracak torinum demiş; Rabbin kim, Nebin kim? bunu soracak. Sen onlara Elhamdülillah müslümanım de geç, bundan güzel birliktelik olur mu? Biz Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arnavut, Boşnağı da yaradandan ötürü seveceğiz, olay bu.
 
CAMİDEN, MİHRAPTAN, KÜRSÜDEN TERÖRİST ÇIKMAZ
 
Bunlarda merhamet yok, bunlar haysiyetsiz. Terör örgütü hayallerinizi çalarak, hayatlarınızı karartarak en büyük kötülüğü yavrularımıza yaptı. Önce öğretmenleri, okulları hedef almasının sebebi budur. Kısa bir süre önce öldürülen Şenay, Yalçın ve Necmettin öğretmenimizi rahmetle yadediyorum. Allah rahmet etsin. Aynı şekilde örgütün din görevlilerine saldırılar yapmıştır. Hakkari bunları yaşadı. Örgütün amacı bölgedeki çocuklarımızı okuldan ve camiden kopararak, sapkın ideolojilerinin kulu kölesi, robotu yapmak amaçları açıktır. Çünkü biliyorlar ki, camiden, mihraptan, vaaz kürsüsünden terör ve terörist çıkmaz. Bunu biliyorlar.
 
DİYANET İŞLERİ'NİN BU KONUDA CİDDİ EKSİĞİ OLMUŞTUR
 
İmam Hatip alerjisi de budur. Sırf bunun için eğitim sistemimiz defalarca altüst edilmiştir. Bunu söylerken düz, Anadolu, Fen liselerine bir sözümüz yok. Onların mezunlarına da şiddetle ihtiyacımız var. Kaliteyi oralarda da arayacağız. FETÖ bu zaafı kullanarak kök salmış ülkemizin başına bela olmuştur. Diyanet İşleri'nin bu konuda ciddi eksiği olduğunu söylemek isterim. Diyanet İşleri çok ama çok geç kalmıştır. Biz melle müessesesini niye kurduk? Bunun için kurduk. Boş bırakılan her alanı birileri gelip dolduruyor. Bizim büyük hedeflerimiz, büyük hayalerimiz var. Öyleyse bunlara uygun bir gayret ortaya koymalı, bunlara uygun nesiller yetiştirmeliyiz.
 
SADECE 5 VAKİT OLMAZ! NAMAZI KIL KAPIYI KAPAT! BÖYLE OLMAZ
 
Camilerimizin içinde bir hayat, bir ruh olmalı. Sadece 5 vakit namaz, ondan sonra kapıyı kapa çekil git. Böyle cami olamaz. Böyle bir cami bizim hayatımızda yok. Ne yazık ki, camilerimize bu anlayışı yerleştiremedik. Yeni dönem bana göre 5 vakit ibadette ve ibadetin dışında camilerimiz sürekli hareket halinde olmalı. Burada Diyanet İşleri Başkanlığımıza büyük görev düşüyor. İl, ilçe müftülerimize büyük görev düşüyor. Hocalarımız namaz vakitlerinin dışında 7'den 70'e halkımızı alacak, camilerimizde eğitecek, öğretecek. Bunu başlatmamız lazım. Çünkü iyi bilirim, mahalleli mahallesinin imamına güvenir. Kapısını ona açar, acaba bu güven devam ediyor mu, etmiyor mu? Bunu bir araştırmamız lazım. Eğer devam etmiyorsa bunda da bir sıkıntı var. Acaba bu güveni niye kaybettik? Bu güveni tesis etmek için neler yapmak lazım, bunun adımlarını atmak lazım.
 
HANIMLARIMIZ DİYANET'İN İÇİNDE DAHA AKTİF OLMALIDIR
 
Hanımlarımız Diyanet içinde daha aktif olmalı. Bu konuda da adım atılacağına inanıyorum. Bu atılacak adımlarla Türkiye yeni bir sıçrama dönemine girecek. Millet olarak, coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı, gücümüzü varlığımızdan, imanımıza borçluyuz. Bunun için milletimizi kimi zaman etnik, mezhebi, ideolojik fitnelerle bölmeye, parçalamaya çalışıyorlar. Şu anda Suriye'yi görüyorsunuz, Irak'ı görüyorsunzu. Benzer şeyleri bizde de yapmaya çalışıyorlar. İnşallah bunlara fırsat vermeyeceğiz. PKK hangi amaçla sahaya sürülmüşse, FETÖ de aynı amaçla kullanılmıştır. İşte DEAŞ'ın yaptıkları. Gabar'da, Tendürek'te güvenlik güçlerimiz sizlerin huzurunu, refahını oralarda tesis etmenin mücadelesini veriyor.
 
"BEN O DEĞİLİM" DİYOR
 
En büyük hata PKK'yı Kürt kardeşlerimizle, DEAŞ'ı İslam'la, FETÖ'yü Allah rızası için çalışan insanlarla yanyana getirmekle yapıldı. Şu anda yargı sürecinde içeride ne yalanlar söylüyorlar. "Ben o değilim" diyor. Hakim de diyor ki, "Bak sen busun"... Tüm görüntüler ortada, "Ben yokum orada" diyor. Bunlarda yalan meşrudur, takiye de var. Bunlarda numara, yalan, dolan çok. Ümmeti böyle parçaladılar. Ama yalancının mumu yatsıya kadar yanar unutmayın, bunlarınki daha erken yanacak. Aynı şekilde DEAŞ. Onlarla da çok ciddi mücadelemiz var. İçeride, dışarıda sonuna kadar sürdüreceğiz. PKK, PYD, YPG'yle aynı şekilde. Bu can bu bedende oldukça, Allah'ın izniyle hep beraber bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
 
BU YAYINLARI ARAPÇA, İNGİLİZCE YAYINLAYIP DÜNYAYA DUYURACAĞIZ
 
Diyanet teşkilatımızın son yapmış olduğu yayınlar, açıklamalar. Dinlenen ses kayıtları, CD'ler olumlu adımlardır. Bu olumlu adımları sadece ulusal değil uluslararası şekilde yayınlamak süretiyle bu vatan hainlerin kim olduğunu tüm dünyaya anlatacağız. İngilizce, Arapça yayınlamak suretiyle bunu geliştireceğiz. Ben sizleri medeniyetimizin Akıncıları, Alperenleri olarak görüyorum.
 
KAYNAK: ahaber.com.tr

Yorumlar