Cevşen-ül Kebir

 
Cevşen-ül Kebir
 
 
 1-10. Ukdeler
 
 
اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ٓى اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا اَللّٰهُ ٭ يَا رَحْمٰنُ ٭ يَا رَح۪يمُ ٭ يَا عَل۪يمُ ٭ يَا حَل۪يمُ ٭ يَا عَظ۪يمُ ٭ يَا حَك۪يمُ ٭ يَا قَد۪يمُ ٭ يَا مُق۪يمُ ٭ يَا كَر۪يمُ ٭
 
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
 
Ey her şeyin gerçek Mâbudu olan Allah, Ey ayırt etmeden bütün mahlûkatı rızıklandıran Rahman, Ey itaatkar kullarına hususi rahmet eden Rahîm, Ey her şeyi bilen Alîm, Ey yumuşak muamele eden Halîm, Ey sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Azîm, Ey her şeyi hikmetle yaratan Hakîm, Ey varlığının başlangıcı olmayan  Kadîm, Ey her şeyi ayakta tutan Mukîm, Ey iyilik ve ikramı bol olan Kerîm,
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا سَيِّدَ السَّادَاتِ ٭ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ ٭ يَا وَلِىَّ الْحَسَنَاتِ ٭ يَا رَف۪يعَ الدَّرَجَاتِ ٭ يَا عَظ۪يمَ الْبَرَكَاتِ ٭ يَا غَافِرَ الْخَط۪ٓيئَاتِ ٭ يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ ٭ يَا سَامِعَ اْلاَصْوَاتِ ٭ يَا مُعْطِىَ الْمَسْئوُلاَتِ ٭ يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْخَفِيَّاتِ ٭
 
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey efendilerin efendisi, Ey dualara cevap veren, Ey iyiliklerin sahibi, Ey dereceleri yükselten, Ey bereketleri büyük olan, Ey hataları bağışlayan, Ey belaları def eden, Ey sesleri işiten, Ey dilekleri veren, Ey sır ve gizlilikleri bilen,
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا خَيْرَ الْغَافِر۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ النَّاصِر۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْحَاكِم۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْفَاتِح۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الذَّاكِر۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْوَارِث۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْحَامِد۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الرَّازِق۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْفَاصِل۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمُحْسِن۪ينَ ٭
 
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey bağışlayanların en hayırlısı, Ey yardım edenlerin en hayırlısı, Ey hükmedenlerin en hayırlısı, Ey her şeyi açan ve fethedenlerin en hayırlısı, Ey zikredenlerin ve zikredenleri mükafatlandıranların en hayırlısı, Ey vârislerin en hayırlısı, Ey övenlerin ve övenleri mükafatlandıranların en hayırlısı, Ey rızık verenlerin en hayırlısı, Ey zor işleri halledenlerin en hayırlısı, Ey ihsan edenlerin en hayırlısı,
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
يَا مَنْ لَهُ الْعِزُّ وَ الْجَمَالُ ٭ يَا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَ الْجَلاَلُ ٭ يَا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَ الْكَمَالُ ٭ يَا مَنْ هُوَ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ ٭ يَا مَنْ هُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِ ٭ يَا مَنْ هُوَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ٭ يَا مَنْ هُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ ٭ يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ ٭ يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ ٭ يَا مَنْ هُوَ يُنْشِىُٔ السَّحَابَ الثِّقَالَ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey izzet ve güzelliğin gerçek sahibi, Ey mülk ve celâlin gerçek sahibi, Ey kudret ve kemâlin gerçek sahibi, Ey büyük ve yüce olan, Ey şiddetli azap sahibi olan, Ey ikâbı şiddetli olan, Ey hesâbı süratli gören, Ey katında güzel mükafatı bulunan, Ey katında Ümmül-Kitap bulunan, Ey rahmet yüklü bulutları yaratan, 
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا حَنَّانُ ٭ يَا مَنَّانُ ٭ يَا دَيَّانُ ٭ يَا غُفْرَانُ ٭ يَا بُرْهَانُ ٭ يَا سُلْطَانُ ٭ يَا سُبْحَانُ ٭ يَا مُسْتَعَانُ ٭ يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْبَيَانِ ٭ يَا ذَا اْلاَمَانِ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
 
Ey sonsuz merhamet sahibi olan Hannân, Ey hakiki iyilik ve ihsan sahibi Mennân, Ey kullarının amellerine karşılık veren Deyyân, Ey bağışlaması bol olan Ğufrân, Ey kullarına yol gösteren Burhân, Ey gerçek saltanat sahibi Sultân, Ey bütün kusur ve noksanlardan uzak olan Sübhân, Ey kendinden yardım istenen Müsteân, Ey nîmet ve beyân sahibi, Ey emniyet ve emân sahibi, 
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
يَا مَنْ تَوَاضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِعَظَمَتِه۪ ٭ يَا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَىْءٍ لِقُدْرَتِه۪ ٭ يَا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَىْءٍ لِعِزَّتِه۪ ٭ يَا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِهَيْبَتِه۪ ٭ يَا مَنِ انْقَادَ كُلُّ شَىْءٍ لِمُلْكَتِه۪ ٭ يَا مَنْ دَانَ كُلُّ شَىْءٍ مِنْ مَخَافَتِه۪ ٭ يَا مَنِ انْشَقَّتِ الْجِبَالُ مِنْ خَشْيَتِه۪ ٭ يَا مَنْ قَامَتِ السَّمٰوَاتُ بِاَمْرِه۪ ٭ يَا مَنِ اسْتَقَرَّتِ اْلاَرْضُ بِاِذْنِه۪ ٭ يَا مَنْ لاَ يَعْتَد۪ى عَلىٰٓ اَهْلِ مَمْلَكَتِه۪ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey azametine her şeyin boyun eğdiği, Ey kudretine her şeyin teslim olduğu, Ey izzetine karşı her şeyin zelîl olduğu, Ey heybetine her şeyin itaat ettiği, Ey saltanatına karşı her şeyin inkıyat ettiği, Ey korkusundan her şeyin kendisine boyun eğdiği, Ey korkusundan dağların yarıldığı ve parçalandığı, Ey emriyle göklerin ayakta durduğu, Ey izniyle yerin karar kıldığı, Ey memleketinin ahâlisine zulmetmeyen,
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
يَا غَافِرَ الْخَطَايَا ٭ يَا كَاشِفَ الْبَلاَيَا ٭ يَا مُنْتَهَى الرَّجَايَا ٭ يَا مُجْزِلَ الْعَطَايَا ٭ يَا وَاسِعَ الْهَدَايَا ٭ يَا رَازِقَ الْبَرَايَا ٭ يَا قَاضِىَ الْمُنَايَا ٭ يَا سَامِعَ الشَّكَايَا ٭ يَا بَاعِثَ السَّرَايَا ٭ يَا مُطْلِقَ اْلاُسَارٰى ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey hataları mağfiret eden, Ey belaları kaldıran, Ey ümitler kendisinde son bulan, Ey ihsanı bol veren, Ey hediyeleri geniş olan, Ey mahlûkata rızık veren, Ey ölümlere karar veren, Ey şikâyetleri işiten, Ey askerler gönderen, Ey esirleri salıveren,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
يَا ذَا الْحَمْدِ وَ الثَّنَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْمَجْدِ وَ السَّنَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْفَخْرِ وَ الْبَهَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْعَهْدِ وَ الْوَفَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الرِّضَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْعَطَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْفَصْلِ وَ الْقَضَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْعِزَّةِ وَ الْبَقَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْجُودِ وَ النَّعْمَٓاءِ ٭ يَا ذَا الْفَضْلِ وَ اْلالآَءِ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey hamd ve senâ sahibi, Ey şeref ve yücelik sahibi, Ey fahir ve bahâ sahibi, Ey ahd ve vefâ sahibi, Ey af ve rızâ sahibi, Ey iyilik ve bağış sahibi, Ey kesin söz ve hüküm sahibi, Ey izzet ve sonsuzluk sahibi, Ey cömertlik ve nimetler sahibi, Ey karşılıksız iyilik ve gizli nimetler sahibi,
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مَانِعُ ٭ يَا دَافِعُ ٭ يَا نَافِعُ ٭ يَا سَامِعُ٭يَا رَافِعُ ٭ يَا صَانِعُ ٭ يَا شَافِعُ ٭ يَا جَامِعُ ٭ يَا وَاسِعُ ٭ يَا مُوسِعُ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
 
Ey olmamasını istediği şeyin meydana gelmesine engel olan Mâni’, Ey zararlı şeyleri ve mânileri defeden Dâfi’, Ey faydalı şeyleri yaratan Nâfi’, Ey bütün sesleri işiten Sâmi’, Ey dilediklerinin mertebesini yükselten Râfi’, Ey her şeyi sanatla yaratan Sâni’, Ey kullarına şefaat eden Şâfi’, Ey istediğini istediği şekilde toplayan Câmi’, Ey ilim ve ihsânı her şeyi içine alan Vâsi’, Ey istediği şeyi istediği şekilde genişletip bollaştıran Mûsi’,
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
يَا صَانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ ٭ يَا خَالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ ٭ يَا رَازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍ ٭ يَا مَالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ ٭ يَا كَاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ ٭ يَا فَارِجَ كُلِّ مَغْمُومٍ ٭ يَا رَاحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ ٭ يَا نَاصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ ٭ يَا سَاتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ ٭ يَا مَلْجَاءَ كُلِّ مَظْلوُمٍ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bütün sanatların sanatkârı, Ey bütün mahlûkâtın yaratıcısı, Ey bütün rızıklananların rızık vericisi, Ey bütün sahip olunanların sahibi, Ey bütün sıkıntıya düşenlerin ferahlatıcısı, Ey bütün üzüntüye düşenlerin sevindiricisi, Ey bütün merhamet olunanların merhamet edicisi, Ey bütün yardımsız kalanların yardımcısı, Ey bütün ayıplıların ayıplarını örten, Ey bütün zulme uğrayanların sığınağı, 
 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 Cevşen-ül Kebir 11-20. Ukdeler
 
 
يَا عِدَّت۪ى عِنْدَ شِدَّت۪ى ٭ يَا رَجَٓائ۪ى عِنْدَ مُص۪يبَت۪ى ٭ يَا مُونِس۪ى عِنْدَ وَحْشَت۪ى ٭ يَا صَاحِب۪ى عِنْدَ غُرْبَت۪ى ٭ يَا وَلِيّ۪ى عِنْدَ نِعْمَت۪ى ٭ يَا كَاشِف۪ى عِنْدَ كُرْبَت۪ى ٭ يَا غِيَاث۪ى عِنْدَ افْتِقَار۪ى ٭ يَا مَلْجَائ۪ى عِنْدَ اضْطِرَار۪ى ٭ يَا مُع۪ين۪ى عِنْدَ فَزَع۪ى ٭ يَا دَل۪يل۪ى عِنْدَ حَيْرَت۪ى ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey sıkıntım ânında hazırlığım, Ey musîbetim ânında ümidim, Ey yalnızlığım ânında arkadaşım, Ey gurbetliğimde dostum, Ey nîmetlendiğim anda sahibim, Ey kederim ânında ferahlatıcım, Ey ihtiyacım ânında yardımıma koşan, Ey zor durumumda sığınağım, Ey korkum ânında yardımcım, Ey şaşkınlığım ânında yol göstericim,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا عَلاَّمَ الْغُيُوبِ ٭ يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ ٭ يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ ٭ يَا كَشَّافَ الْكُرُوبِ ٭ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ٭ يَا مُزَيِّنَ الْقُلُوبِ ٭ يَا مُنَوِّرَ الْقُلُوبِ ٭ يَا طَب۪يبَ الْقُلُوبِ٭ يَا حَب۪يبَ الْقُلُوبِ ٭ يَٓا اَن۪يسَ الْقُلُوبِ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey gaybları bilen, Ey günahları bağışlayan, Ey ayıpları örten, Ey sıkıntıları kaldıran, Ey kalpleri değiştiren, Ey kalpleri süsleyen, Ey kalpleri nurlandıran, Ey kalplerin tabibi, Ey kalplerin sevgilisi, Ey kalplerin dostu, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا جَل۪يلُ ٭ يَا جَم۪يلُ ٭ يَا وَك۪يلُ ٭ يَا كَف۪يلُ ٭ يَا دَل۪يلُ ٭ يَا مُق۪يلُ ٭ يَا خَب۪يرُ ٭ يَا لَط۪يفُ ٭ يَا عَز۪يزُ ٭ يَا مَل۪يكُ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey yücelik ve ululuk sahibi Celîl, Ey gerçek güzellik sahibi Cemîl, Ey kendine güvenen kullarının işini en iyi yoluna koyan Vekîl, Ey kullarının tâkatini aşan işlerini üzerine alan Kefîl, Ey kullarına yol gösteren Delîl, Ey kullarının hatâ ve yanlışlarını bağışlayan Mukîl, Ey her şeyden  haberdar olan Habîr, Ey lütuf ve keremi bol olan Latîf, Ey sonsuz izzet sahibi Azîz, Ey bütün mevcudâtın gerçek sahibi ve hükümdarı olan Melik,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا دَل۪يلَ الْمُتَحَيِّر۪ينَ ٭ يَا غِيَاثَ الْمُسْتَغ۪يث۪ينَ ٭ يَا صَر۪يخَ الْمُسْتَصْرِخ۪ينَ ٭ يَا جَارَ الْمُسْتَج۪ير۪ينَ ٭ يَا مَلْجَاءَ الْعَاص۪ينَ ٭ يَا غَافِرَ الْمُذْنِب۪ينَ ٭ يَٓا اَمَانَ الْخَٓائِف۪ينَ ٭ يَا رَاحِمَ الْمَسَاك۪ينَ ٭ يَٓا اَن۪يسَ الْمُسْتَوْحِش۪ينَ ٭ يَا مُج۪يبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرّ۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey şaşkınların yol göstericisi, Ey yardım isteyenlerin yardımcısı, Ey medet isteyenlerin imdat edicisi, Ey korunmak isteyenlerin koruyucusu, Ey  âsilerin sığınağı, Ey günahkârların bağışlayıcısı, Ey korkanlara emniyet veren, Ey miskinlere merhamet eden, Ey yalnızlık duyanların dostu, Ey darda kalanların duâlarına cevap veren,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا ذَا الْجُودِ وَ اْلاِحْسَانِ ٭ يَا ذَا الْفَضْلِ وَ اْلاِمْتِنَانِ ٭ يَا ذَا اْلاَمْنِ وَ اْلاَمَانِ ٭ يَا ذَا الْقُدْسِ وَ السُّبْحَانِ ٭ يَا ذَا الْحِكْمَةِ وَ الْبَيَانِ ٭ يَا ذَا الرَّحْمَةِ وَ الرِّضْوَانِ ٭ يَا ذَا الْحُجَّةِ وَ الْبُرْهَانِ ٭ يَا ذَا الْعَظَمَةِ وَ السُّلْطَانِ ٭ يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الْغُفْرَانِ ٭ يَا ذَا الرَّأْفَةِ وَ الْمُسْتَعَانِ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey cömertlik ve ihsan sahibi, Ey fazıl ve iyilik sahibi, Ey emniyet ve emân sahibi, Ey kudsiyet ve kemalât sahibi, Ey hikmet ve beyan sahibi, Ey  rahmet ve rıdvan sahibi, Ey kesin delil ve bürhan sahibi, Ey azamet ve saltanat sahibi, Ey af ve mağfiret sahibi, Ey kendisinden yardım istenen şefkat sahibi, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلٰهُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَالِمُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ قَادِرُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ صَانِعُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey her şeyin Rabbi, Ey her şeyin ilâhı, Ey her şeyin yaratıcısı, Ey her şeyin üzerinde olan, Ey her şeyden önce olan, Ey her şeyden sonra olan, Ey her şeyi bilen, Ey her şeye gücü yeten, Ey her şeyin Sâni’i, Ey her şey fenâ bulup, Kendisi bâki kalan 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُؤْمِنُ ٭ يَا مُهَيْمِنُ ٭ يَا مُكَوِّنُ ٭ يَا مُلَقِّنُ ٭ يَا مُبَيِّنُ ٭ يَا مُهَوِّنُ ٭ يَا مُزَيِّنُ ٭ يَا مُعَظِّمُ ٭ يَا مُعَوِّنُ ٭ يَا مُلَوِّنُ ٭
سُبْحَانَكَ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey kalplerde îman nûrunu yakan ve kullarına huzur ve güven veren Mü’min, Ey bütün varlıkları ilim ve kontrolü altında tutan Müheymin, Ey bütün mahlûkatı yoktan meydana getiren Mükevvin, Ey bütün yaratıklarına dünyadaki vazifelerini öğretip telkin eden Mülakkin, Ey kulları için açıklanması gereken her şeyi beyan eden Mübeyyin, Ey musîbetleri hafifleten ve zorlukları kolaylaştıran Mühevvin, Ey her şeyi münasip şekilde süsleyen Müzeyyin,
Ey dilediğini yücelten ve kullarına büyüklüğünü gösteren Muazzım, Ey muhtaçların yardımına koşan Muavvin, Ey her şeyi çeşit çeşit renklerle bezeyen Mülevvin,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مُلْكِه۪ مُق۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى جَلاَلِه۪ عَظ۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى سُلْطَانِه۪ قَد۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَلٰى عَبْدِه۪ رَح۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَل۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ جَفَاهُ حَل۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ تَرَجَّاهُ كَر۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مَقَاد۪يرِه۪ حَك۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حُكْمِه۪ لَط۪يفٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى لُطْفِه۪ قَد۪يرٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey mülkünde dâim olan, Ey celâlinde azîm olan, Ey saltanatında kadîm olan, Ey kullarına rahmet eden, Ey her şeyi bilen, Ey emirlerine uymayana halîm olan, Ey kendisine ümit bağlayana kerîm olan, Ey ölçülerinde hikmetli olan, Ey hükmünde lütuf sahibi olan, Ey lütfünde kadîr olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لاَ يُرْجىٰٓ اِلاَّ فَضْلُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُخَافُ اِلاَّعَدْلُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُنْتَظَرُ اِلاَّ بِرُّهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُسْئَلُ اِلاَّ عَفْوُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَدُومُ اِلاَّ مُلْكُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ سُلْطَانَ اِلاَّ سُلْطَانُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ بُرْهَانَ اِلاَّ بُرْهَانُهُ ٭ يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَتُهُ ٭ يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ عَلٰى غَضَبِه۪ ٭ يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمُهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey fazlından başka bir şey ümit edilmeyen, Ey adâletinden başka bir şeyden korkulmayan, Ey iyiliğinden başka bir şey beklenmeyen, Ey affından başka bir şey istenmeyen, Ey mülkünden başkası devam etmeyen, Ey saltanatından başka saltanat bulunmayan, Ey burhanlarından başka burhan bulunmayan, Ey rahmeti her şeyi kuşatmış olan, Ey rahmeti gazabını geçmiş olan, Ey ilmiyle her şeyi kuşatmış olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا فَارِجَ الْهَمِّ ٭ يَا كَاشِفَ الْغَمِّ ٭ يَا غَافِرَ الذَّنْبِ ٭ يَا قَابِلَ التَّوْبِ ٭ يَاخَالِقَ الْخَلْقِ ٭ يَا صَادِقَ الْوَعْدِ ٭ يَا رَازِقَ الطِّفْلِ ٭ يَا مُوفِىَ الْعَهْدِ ٭ يَا عَالِمَ السِّرِّ ٭ يَا فَالِقَ الْحَبِّ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Ey tasayı kaldıran, Ey gamı gideren, Ey günahı affeden, Ey tövbeyi kabul eden, Ey yaratılmışların yaratıcısı, Ey vaadinde sâdık olan, Ey yavrulara rızık veren, Ey sözünü yerine getiren, Ey gizliyi bilen, Ey tohumu yarıp sümbüllendiren,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
Cevşen-ül Kebir 21-30. Ukdeler
 
 
 
فَاَسْئَلُكَ بِاَسْمآَئِكَيَا عَلِىُّ ٭ يَا وَفِىُّ ٭ يَا وَلِىُّ ٭ يَا غَنِىُّ ٭ يَا مَلِىُّ ٭ يَا زَكِىُّ ٭ يَا رَضِىُّ ٭ يَا بَدِىُّ ٭ يَا خَفِىُّ ٭ يَا قَوِىُّ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
 
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey her şeyiyle yüce olan Alî, Ey sözünden vefâlı olan ve vaadinden dönmeyen Vefî, Ey müminlerin dostu olan Velî, Ey gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Ganî, Ey sonsuz servet ve tükenmez hazineler sahibi Melî, Ey her cihetten temiz ve pâk olan Zekî, Ey kendisine kulluk edenlerden hoşnut olan Razî, Ey eser ve ihsanlarıyla varlığı apaçık görünen Bedî, Ey şiddet-i zuhûrundan gizlenen Hafî, Ey güç ve kuvveti sonsuz olan Kavî,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ اَظْهَرَ الْجَم۪يلَ ٭ يَا مَنْ سَتَرَ عَلَى الْقَب۪يحِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُؤَاخِذُ بِالْجَر۪يمَةِ ٭ يَا مَنْ لاَ يَهْتِكُ السِّتْرَ ٭ يَا عَظ۪يمَ الْعَفْوِ ٭ يَا حَسَنَ التَّجَاوُزِ٭يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ ٭ يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ ٭ يَا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوٰى ٭ يَا مُنْتَهٰى كُلِّ شَكْوٰى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey güzeli açığa çıkaran, Ey çirkinin üzerini örten, Ey suç sebebiyle hemen azarlamayan, Ey ayıpların üzerindeki perdeyi yırtmayan, Ey affı büyük olan, Ey günahkârları cezalandırmaktan vazgeçmesi güzel olan, Ey mağfireti geniş olan, Ey rahmeti bol veren, Ey bütün sessiz yalvarışların sahibi, Ey bütün şikâyetler kendisinde son bulan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا ذَا النِّعْمَةِ السَّابِغَةِ ٭ يَا ذَا الرَّحْمَةِ الْوَاسِعَةِ ٭ يَا ذَا الْحِكْمَةِ الْبَالِغَةِ٭يَا ذَا الْقُدْرَةِ الْكَامِلَةِ ٭ يَا ذَا الْحُجَّةِ الْقَاطِعَةِ ٭ يَا ذَا الْكَرَامَةِ الظَّاهِرَةِ ٭ يَا ذَا الصِّفَةِ الْعَالِيَةِ ٭ يَا ذَا الْعِزَّةِ الدَّٓائِمَةِ ٭ يَا ذَا الْقُوَّةِ الْمَت۪ينَةِ ٭ يَا ذَا الْمِنَّةِ السَّابِقَةِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bol nimet sahibi, Ey geniş rahmet sahibi, Ey tam hikmet sahibi, Ey kâmil kudret sahibi, Ey kesin hüccet sahibi, Ey açık ikram sahibi, Ey yüce sıfat sahibi, Ey dâim izzet sahibi, Ey metin kuvvet sahibi, Ey geçmiş minnet sahibi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَٓا اَحْكَمَ الْحَاكِم۪ينَ ٭ يَٓا اَعْدَلَ الْعَادِل۪ينَ ٭ يَٓا اَصْدَقَ الصَّادِق۪ينَ ٭ يَٓا اَظْهَرَ الظَّاهِر۪ينَ ٭ يَٓا اَطْهَرَ الطَّاهِر۪ينَ ٭ يَٓا اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَ ٭ يَٓا اَسْرَعَ الْحَاسِب۪ينَ ٭ يَٓا اَسْمَعَ السَّامِع۪ينَ ٭ يَٓا اَكْرَمَ اْلاَكْرَم۪ينَ ٭ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ ٭ يَٓا اَشْفَعَ الشَّافِع۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey hükmedenlerin en hükmedicisi, Ey âdillerin en adâletlisi, Ey doğruların en doğrusu, Ey varlığı açık olanların en açığı, Ey temiz olanların en  temizi, Ey yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde olan, Ey hesaba çekenlerin en süratlisi, Ey işitenlerin en iyi işiticisi, Ey ikram edenlerin en iyi ikram edicisi, Ey merhamet edenlerin en merhametlisi, Ey şefaat edenlerin en şefaat edicisi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا بَد۪يعَ السَّمٰوَاتِ ٭ يَا جَاعِلَ الظُّلُمَاتِ ٭ يَا عَالِمَ الْخَفِيَّاتِ ٭ يَا رَاحِمَ الْعَبَرَاتِ ٭ يَا سَاتِرَ الْعَوَرَاتِ ٭ يَا كَاشِفَ الْبَلِيَّاتِ ٭ يَا مُحْيِىَ اْلاَمْوَاتِ ٭ يَا ضَاعِفَ الْحَسَنَاتِ ٭ يَا مُنْزِلَ الْبَرَكَاتِ ٭ يَا شَد۪يدَ النَّقَمَاتِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey semâları yoktan yaratan, Ey karanlıkları meydana getiren, Ey gizlilikleri bilen, Ey için için üzülenlere acıyan, Ey utanılacak şeyleri örten, Ey belâları defeden, Ey ölüleri dirilten, Ey sevapları kat kat yazan, Ey bereketleri indiren, Ey cezâları şiddetli olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُصَوِّرُ ٭ يَا مُقَدِّرُ ٭ يَا مُطَهِّرُ ٭ يَا مُنَوِّرُ ٭ يَا مُقَدِّمُ ٭ يَا مُؤَخِّرُ ٭ يَا مُيَسِّرُ ٭ يَا مُنْذِرُ ٭ يَا مُبَشِّرُ ٭ يَا مُدَبِّرُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey her varlığa münasip şekil giydiren Musavvir, Ey her şeyin plan ve programını ölçülü yapan Mukaddir, Ey her şeyi maddi ve manevi kirlerden temizleyen Mutahhir, Ey nûruyla her şeyi nurlandıran Münevvir, Ey dilediğini öne geçiren Mukaddim, Ey istediğini arkaya bırakan Muahhir, Ey hayırlı işleri kolaylaştıran Müyessir, Ey kullarını azâbıyla korkutan Münzir, Ey kullarını Cennet ve diğer mükafatlarla müjdeleyen Mübeşşir, Ey bütün kâinatı tam bir nizam içinde idare eden Müdebbir,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرَامِ ٭ يَا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرَامِ ٭ يَا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ ٭ يَا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرَامِ ٭ يَا رَبَّ الرُّكْنِ وَ الْمَقَامِ ٭ يَا رَبَّ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ ٭ يَا رَبَّ الْحِلِّ وَ الْحَرَامِ ٭ يَا رَبَّ النُّورِ وَ الظَّلاَمِ ٭ يَا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَ السَّلاَمِ ٭ يَا رَبَّ الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey Beytül Haramın Rabbi, Ey haram ayların sahibi, Ey Mescidül Haramın Rabbi, Ey haram belde olan Mekke’nin Rabbi, Ey Rükn-ü Hacerül-Esved ve Makam-ı İbrahim’in Rabbi, Ey Meş’aril-Haramın Rabbi, Ey helâl ve haramın Rabbi, Ey nur ve karanlığın Rabbi,Ey tahiyyât ve selâmın Rabbi, Ey celâl ve ikrâmın Rabbi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا عِمَادَ مَنْ لاَ عِمَادَ لَهُ ٭ يَا سَنَدَ مَنْ لاَ سَنَدَ لَهُ ٭ يَا زُخْرَ مَنْ لاَ زُخْرَ لَهُ ٭ يَا غِيَاثَ مَنْ لاَ غِيَاثَ لَهُ ٭ يَا حِرْزَ مَنْ لاَ حِرْزَ لَهُ ٭ يَا فَخْرَ مَنْ لاَ فَخْرَ لَهُ ٭ يَا عِزَّ مَنْ لاَ عِزَّ لَهُ ٭ يَا مُع۪ينَ مَنْ لاَ مُع۪ينَ لَهُ ٭ يَٓا اَن۪يسَ مَنْ لآَ اَن۪يسَ لَهُ ٭ يَا غُنْيَةَ مَنْ لاَ غُنْيَةَ لَهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey desteği olmayanların desteği, Ey dayanağı olmayanların dayanağı,Ey övünülecek bir şeyi olmayanların övüncü, Ey imdâda koşacak kimsesi olmayanların imdâdı, Ey korunacak yeri olmayanların koruyucusu, Ey iftihar edecek kimsesi olmayanların iftihârı, Ey izzeti olmayanların izzeti, Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı, Ey dostu olmayanların dostu, Ey zenginliği olmayanların zenginliği,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا قَٓائِمُ ٭ يَا دَٓائِمُ ٭ يَا رَاحِمُ ٭ يَا حَاكِمُ ٭ يَا عَالِمُ ٭ يَا عَاصِمُ ٭ يَا قَاسِمُ ٭ يَا سَالِمُ ٭ يَا قَابِضُ ٭ يَا بَاسِطُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey varlığında başkasına muhtaç olmayan Kâim, Ey varlığının sonu olmayan Dâim, Ey mahlûkatına merhamet eden Râhim, Ey mevcudatına hükmeden Hâkim, Ey her şeyi bilen Âlim, Ey yarattıklarını koruyan Âsım, Ey her şeyi adâletle taksim eden Kâsım, Ey ayıp ve kusur kendisine ârız olmayan Sâlim, Ey istediğinin maddî ve mânevî rızkını daraltan Kâbıd,Ey istediğinin maddî ve mânevî rızkını genişleten Bâsıt,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا عَاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ ٭ يَا رَاحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ ٭ يَا نَاصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ ٭ يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ ٭ يَا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ ٭ يَا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ ٭ يَا مُع۪ينَ مَنِ اسْتَعَانَهُ ٭ يَا مُغ۪يثَ مَنِ اسْتَغَاثَهُ ٭ يَا صَر۪يخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ ٭ يَا غَافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey kendisine sığınmak isteyenleri koruyan, Ey kendisinden merhamet isteyenlere merhamet eden, Ey kendisinden yardım isteyenlere yardım eden, Ey korunmak isteyenleri muhafaza eden, Ey kendisinden ikram isteyenlere ikram eden, Ey kendisinden irşad edilmeyi isteyenleri irşad eden, Ey kendisinden inâyet isteyenlere inâyet eden, Ey kendisinden imdat isteyenlere imdat eden, Ey feryat edenlerin feryâdına koşan, Ey kendisinden mağfiret isteyenleri bağışlayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 Cevşen-ül Kebir 31-40. Ukdeler
 
 
يَا كَر۪يمَ الصَّفْحِ ٭ يَا عَظ۪يمَ الْمَنِّ ٭ يَا كَث۪يرَ الْخَيْرِ ٭ يَا قَد۪يمَ الْفَضْلِ ٭ يَا لَط۪يفَ الصُّنْعِ ٭ يَا دَٓائِمَ اللُّطْفِ ٭ يَا نَافِسَ الْكَرْبِ ٭ يَا كَاشِفَ الضُّرِّ ٭ يَا مَالِكَ الْمُلْكِ ٭ يَا قَاضِيًا بِالْحَقِّ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey affı bol olan, Ey iyiliği büyük olan, Ey hayrı çok olan, Ey fazlı kadîm olan, Ey sanatı güzel olan, Ey lütfü dâim olan, Ey sıkıntıyı gideren, Ey zararı kaldıran, Ey mülkün sahibi, Ey hak ile hükmeden, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا عَز۪يزًا لاَ يُضَامُ ٭ يَا لَط۪يفًا لاَ يُرَامُ ٭ يَا رَق۪يبًا لاَ يَنَامُ ٭ يَا قَٓائِمًا لاَ يَفُوتُ ٭ يَا حَيًّا لاَ يَمُوتُ ٭ يَا مَلِكًا لاَ يَزُولُ ٭ يَا بَاقِيًا لاَ يَفْنٰى ٭ يَا عَالِمًا لاَ يَجْهَلُ ٭ يَا صَمَدًا لاَ يُطْعَمُ ٭ يَا قَوِيًّا لاَ يُضْعَفُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey mağlup edilmeyen Azîz, Ey kendisinden uzaklaşılmayan Lâtîf, Ey uyumayan gözetleyici, Ey yok olmayan Mevcûd, Ey ölmeyen Hayy, Ey yok olmayan Melik, Ey fenâ bulmayan Bâkî, Ey cehalet ârız olmayan Âlim, Ey taama muhtaç olmayan Samed, Ey zaafa uğratılmayan Kavî,  
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا وَاحِدُ ٭ يَا وَاجِدُ ٭ يَا شَاهِدُ ٭ يَا مَاجِدُ ٭ يَا رَاشِدُ ٭ يَا بَاعِثُ ٭ يَا وَارِثُ ٭ يَا ضَٓارُّ ٭ يَا نَافِعُ ٭ يَا هَاد۪ى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan Vâhid, Ey istediğini bulan Vâcid, Ey her yerde hâzır ve nâzır olan Şâhid, Ey sonsuz şan ve yücelik sahibi Mâcid, Ey bütün işlerini ezelî hikmetine göre neticeye ulaştıran Râşid, Ey peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten Bâis, Ey bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi Vâris, Ey hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan Dârr, Ey hayır ve menfaatli şeyleri yaratan Nâfi, Ey kullarına hidayet veren Hâdi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ ٭ يَٓا اَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَر۪يمٍ ٭ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَح۪يمٍ ٭ يَٓا اَحْكَمُ مِنْ كُلِّ حَك۪يمٍ ٭ يَٓا اَعْلَمُ مِنْ كُلِّ عَل۪يمٍ ٭ يَٓا اَقْدَمُ مِنْ كُلِّ قَد۪يمٍ ٭ يَٓا اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ كَب۪يرٍ ٭ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ ٭ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ ٭ يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَط۪يفٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bütün azîmlerden daha Azîm, Ey bütün cömertlerden daha Kerîm, Ey bütün merhametlilerden daha Rahîm, Ey bütün hikmet sahiplerinden daha Hakîm, Ey bütün âlimlerden daha Alîm, Ey bütün önce yaratılanlardan daha evvel var olan Kadîm, Ey bütün büyüklerden daha büyük, Ey bütün yücelerden daha Celîl, Ey bütün izzet sahiplerinden daha Azîz, Ey bütün lütuf sahiplerinden daha Lâtif, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَهْدِه۪ وَفِىٌّ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى وَفَٓائِه۪ قَوِىٌّ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى قُوَّتِه۪ عَلِىٌّ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عُلُوِّه۪ قَر۪يبٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى قُرْبِه۪ لَط۪يفٌ٭يَا مَنْ هُوَ ف۪ى لُطْفِه۪ شَر۪يفٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى شَرَفِه۪ عَز۪يزٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عِزَّتِه۪ عَظ۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَظَمَتِه۪ مَج۪يدٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مَجْدِه۪ حَم۪يدٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey ahdinde vefalı, Ey vefasında kuvvetli, Ey kuvvetinde yüce, Ey yüceliğinde yakın, Ey yakınlığında latîf, Ey lütfünde şerîf, Ey şerefinde azîz, Ey izzetinde azîm, Ey azametinde mecîd, Ey yüceliğinde hamîd,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاضِعٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ كَٓائِنٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مَوْجُودٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُن۪يبٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَٓائِفٌ مِنْهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ قَٓائِمٌ بِه۪ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاشِعٌ لَهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ صَٓائِرٌ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği, Ey her şey kendisi için var olan, Ey her şey kendisi için mevcut olan, Ey her şeyin kendisine döndüğü, Ey her şeyin kendisinden korktuğu, Ey her şeyin kendisini tesbih ettiği, Ey her şey onunla ayakta olan, Ey her şeyin kendisine itaat ettiği, Ey her şeyin kendisine yöneldiği, Ey ona bakan yüzü müstesnâ her şeyin helâk olduğu, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا كَاف۪ى ٭ يَا شَاف۪ى ٭ يَا وَاف۪ى ٭ يَا مُعَاف۪ى ٭ يَا عَال۪ى ٭ يَا دَاع۪ى ٭ يَا رَاض۪ى ٭ يَا قَاض۪ى ٭ يَا بَاق۪ى ٭ يَا هَاد۪ى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey kullarına yeten Kâfi, Ey her türlü derde devâ veren Şâfi, Ey vaadinde duran Vâfi, Ey maddî ve mânevî dertlere âfiyet veren Muâfi, Ey her şeyiyle yüce olan Âli, Ey kullarını iyiliğe ve Cennete davet eden Dâi, Ey iyi kullarından hoşnut olan Râzi, Ey hikmet ve adâletle hükmeden Kâdi, Ey varlığının sonu olmayan Bâkî, Ey dilediğini doğru yola ulaştıran Hâdi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لاَمَفَرَّ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَفْزَعَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَلْجَأَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُتَوَكَّلُ اِلاَّ عَلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَقْصَدَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ مَنْجَأَ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُرْغَبُ اِلآَّ اِلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لاَ يُعْبَدُ اِلآَّ اِيَّاهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُسْتَعَانُ اِلاَّ مِنْهُ ٭ يَا مَنْ لاَ حَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِه۪ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey kendisinden başka kaçacak yer olmayan, Ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan, Ey kendisinden başka ilticâ edilecek yer olmayan, Ey kendisinden başka tevekkül edilecek kimse olmayan, Ey kendisinden başka maksut olmayan, Ey kendisinden başka kurtuluş yeri olmayan, Ey kendisinden başkasına rağbet edilmeyen, Ey kendisinden başkasına ibâdet edilmeyen, Ey kendisinden başkasından yardım istenilmeyen, Ey kendisinden başka güç ve kuvvet sahibi bulunmayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا خَيْرَ الْمَرْهُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَطْلُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَرْغُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَسْئُول۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَقْصُود۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَذْكُور۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَشْكُور۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمَحْبُوب۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمُنْزِل۪ينَ ٭ يَا خَيْرَ الْمُسْتَاْنِس۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey kendisine kaçılanların en hayırlısı, Ey matlupların en hayırlısı, Ey rağbet edilenlerin en hayırlısı, Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, Ey maksut olanların en hayırlısı, Ey zikredilenlerin en hayırlısı, Ey şükredilenlerin en hayırlısı, Ey sevilenlerin en hayırlısı, Ey indirenlerin en hayırlısı, Ey kendisine ünsiyet edilenlerin en hayırlısı,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ خَلَقَ فَسَوّٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ قَدَّرَ فَهَدٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يَكْشِفُ الْبَلْوٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يَسْمَعُ النَّجْوٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يُنْقِذُ الْغَرْقٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يُنْجِى الْهَلْكٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ يَشْفِى الْمَرْضٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ اَمَاتَ وَ اَحْىٰ ٭ يَا مَنْ هُوَ اَضْحَكَ وَ اَبْكٰى ٭ يَا مَنْ هُوَ اَضَلَّ وَ اَهْدٰى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey yaratıp düzene koyan, Ey takdir edip hedefe götüren, Ey belâyı kaldıran, Ey gizli yakarışı işiten, Ey batmışı kurtaran, Ey helâk olana necât veren, Ey hastaya şifa veren, Ey öldüren ve dirilten, Ey güldüren ve ağlatan, Ey saptıran ve hidâyete erdiren,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
Cevşen-ül Kebir 41-50. Ukdeler
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا غَافِرُ ٭ يَا سَاتِرُ ٭ يَا قَاهِرُ ٭ يَا قَادِرُ ٭ يَا نَاظِرُ ٭ يَا فَاطِرُ ٭ يَا شَاكِرُ ٭ يَا ذَاكِرُ ٭ يَا نَاصِرُ ٭ يَا جَابِرُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gâfir, Ey ayıp ve kusurları örten Sâtir, Ey düşmanlarını mağlup eden Kâhir, Ey her şeye gücü yeten Kâdir, Ey bütün mahlûkatının hallerini gören Nâzır, Ey bütün mahlûkatı yoktan var eden Fâtır, Ey kendine yapılan ibâdet ve şükürlere bol mükâfat  veren Şâkir, Ey kendisini zikredenleri yâd eden Zâkir, Ey dostlarına yardım eden Nâsır, Ey dilediğini zorla yaptıran Câbir,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ فِى الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ سَب۪يلُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى اْلاٰفَاقِ اٰيَاتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى اْلاٰيَاتِ بُرْهَانُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْقُبُورِ عِزَّتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْقِيَامَةِ مِلْكَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْم۪يزَانِ قَضَٓائُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى النَّارِ عَذَابُهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey karada ve denizde yolu olan, Ey dış âlemde âyetleri bulunan, Ey âyetlerinde delili olan, Ey ölümlerde kudreti tecellî eden, Ey kabirlerde izzeti olan, Ey Kıyâmette saltanatı olan, Ey hesapta heybeti olan, Ey Mîzanda hükmü olan, Ey Cennette rahmeti olan, Ey ateşte azabı olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخَٓائِفُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُن۪يبُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْعَاصُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪يهِ يَطْمَعُ الْخَاطِؤُنَ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَسْتَاْنِسُ بِهِ الْمُر۪يدُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَفْتَخِرُ بِهِ الْمُحْسِنُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَسْكُنُ بِهِ الْمُوقِنُونَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey korkanların kendisine kaçtığı, Ey günahkârların kendisine sığındığı, Ey tövbe edenlerin kendisine yöneldiği, Ey âsilerin kendisine ilticâ ettiği, Ey zahitlerin kendisine rağbet ettiği, Ey hatâlıların kendisine ümit beslediği, Ey kendisini arzulayanların onunla ünsiyet bulduğu, Ey iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği, Ey tevekkül edenlerin kendisine güvendiği, Ey kuvvetle îman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَٓا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَر۪يبٍ ٭ يَٓا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَب۪يبٍ ٭ يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ ٭ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ ٭ يَٓا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِىٍّ ٭ يَٓا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِىٍّ ٭ يَٓا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ ٭ يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُفٍ ٭ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَح۪يمٍ ٭ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bütün yakınlardan daha yakın, Ey bütün sevilenlerden daha sevgili, Ey bütün büyüklerden daha büyük, Ey bütün izzet sahiplerinden daha azîz, Ey bütün kuvvetlilerden daha kavî, Ey bütün zenginlerden daha zengin, Ey bütün cömertlerden daha cömert, Ey bütün şefkatlilerden daha raûf, Ey bütün merhametlilerden daha rahîm, Ey bütün yücelerden daha yüce,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا قَر۪يبُ ٭ يَا رَق۪يبُ ٭ يَا حَب۪يبُ ٭ يَا مُج۪يبُ ٭ يَا حَس۪يبُ ٭ يَا طَب۪يبُ ٭ يَا بَص۪يرُ ٭ يَا خَب۪يرُ ٭ يَا مُن۪يرُ ٭ يَا مُب۪ينُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey her şeye her şeyden daha yakın olan Karîb, Ey bütün mahlûkatını gözetleyen Rakîb, Ey müminlerin sevgilisi olan Habîb, Ey kullarının duâlarına evap veren Mucîb, Ey kullarının bütün fiillerinin hesâbını gören Hasîb, Ey bütün dertlere devâ veren Tabîb, Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basîr, Ey her şeyden haberdar olan Habîr, Ey her şeyi nûruyla aydınlatan Münîr, Ey kullarına gerekli her şeyi açıklayan Mübîn,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ ٭ يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ ٭ يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ ٭ يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ ٭ يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ ٭ يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ ٭ يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ ٭ يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ ٭ يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ ٭ يَا قَر۪يبًا غَيْرَ بَع۪يدٍ
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey mağlûp olmayan Galip, Ey yaratılmış olmayan Sanatkâr, Ey mahlûk olmayan Yaratıcı, Ey sahip olunamayan Mülk Sahibi, Ey kendisine üstün gelinemeyen Kahir, Ey yükseltilmekten münezzeh Yükseltici, Ey korunmayan Koruyucu, Ey yardım edilmeyen Yardım Edici, Ey gaip olmayan Şahit, Ey uzak olmayan yakın,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا نُورَ النُّورِ ٭ يَا مُنَوِّرَ النُّورِ ٭ يَا مُصَوِّرَ النُّورِ ٭ يَا خَالِقَ النُّورِ٭ يَا مُقَدِّرَ النُّورِ ٭ يَا مُدَبِّرَ النُّورِ ٭ يَا نُورًا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ ٭ يَا نُورًا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ ٭ يَا نُورًا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ ٭ يَا نُورًا لَيْسَ مِثْلَهُ نُورٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey nurların nuru, Ey nurları nurlandıran, Ey nurlara sûret ve şekil veren, Ey nurları yaratan, Ey nurları takdir eden, Ey nurları idâre eden, Ey bütün nurlardan evvel olan Nur, Ey bütün nurlardan sonra da var olan Nur, Ey bütün nurların üstünde olan Nur, Ey hiçbir nûrun Kendisine benzemediği Nur, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَر۪يفٌ ٭ يَا مَنْ فِعْلُهُ لَط۪يفٌ ٭ يَا مَنْ لُطْفُهُ مُق۪يمٌ ٭ يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَد۪يمٌ ٭ يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ ٭ يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ ٭ يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ ٭ يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ ٭ يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ ٭ يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذ۪يذٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bağış ve ihsânı şerefli olan, Ey fiili latîf olan, Ey lütfü dâim olan, Ey ihsânı kadîm olan, Ey sözü hak olan, Ey vaadi doğru olan, Ey affı fazıl olan, Ey azâbı adâlet olan, Ey zikri tatlı olan, Ey dostluğu lezzetli olan, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُنَوِّلُ ٭ يَا مُفَصِّلُ ٭ يَا مُبَدِّلُ ٭ يَا مُسَهِّلُ ٭ يَا مُذَلِّلُ ٭ يَا مُنَزِّلُ ٭ يَا مُحَوِّلُ ٭ يَا مُجَمِّلُ ٭ يَا مُكَمِّلُ ٭ يَا مُفَضِّلُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey kullarına nîmet ihsan eden Münevvil, Ey bütün müşkülleri halleden ve hak ile bâtılın arasını ayıran Mufassıl, Ey istediğini istediği şekilde değiştiren Mübeddil, Ey zorlukları kolaylaştıran Müsehhil, Ey istediğini zelîl kılan ve mahlûkatına boyun eğdiren Müzellil, Ey kitaplar ve  bereketler indiren; dilediğinin rütbesini alçaltan Münezzil, Ey kâinattaki bütün işleri döndüren ve kullarını halden hâle sevk eden Muhavvil, Ey her şeyi münâsip şekilde güzelleştiren Mücemmil, Ey her şeyi kemâle erdiren Mükemmil, Ey istediğini istediğine üstün kılan Mufaddıl,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ يَرٰى وَ لاَ يُرٰى ٭ يَا مَنْ يَخْلُقُ وَ لاَ يُخْلَقُ ٭ يَا مَنْ يَهْد۪ى وَ لاَ يُهْدٰى ٭ يَا مَنْ يُحْي۪ى وَ لاَ يُحْيٰى ٭ يَا مَنْ يُطْعِمُ وَ لاَ يُطْعَمُ ٭ يَا مَنْ يُج۪يرُ وَ لاَ يُجَارُ ٭ يَا مَنْ يَقْض۪ى وَ لاَ يُقْضٰى عَلَيْهِ ٭ يَا مَنْ يَحْكُمُ وَ لاَ يُحْكَمُ عَلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَ لَمْ يُولَدْ ٭ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeyi gören, fakat kendisi görülmeyen, Ey her şeyi yaratan, fakat kendisi yaratılmayan, Ey her şeye yol gösteren, fakat kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan, Ey hayat veren, fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan, Ey her şeyi doyuran, fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan, Ey her şeyi koruyan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan, Ey her şey hakkında karar veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen, Ey hüküm veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen, Ey doğurmayan ve doğmayan, Ey hiçbir şey kendisine denk olmayan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
Cevşen-ül Kebir 41-50. Ukdeler
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا غَافِرُ ٭ يَا سَاتِرُ ٭ يَا قَاهِرُ ٭ يَا قَادِرُ ٭ يَا نَاظِرُ ٭ يَا فَاطِرُ ٭ يَا شَاكِرُ ٭ يَا ذَاكِرُ ٭ يَا نَاصِرُ ٭ يَا جَابِرُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gâfir, Ey ayıp ve kusurları örten Sâtir, Ey düşmanlarını mağlup eden Kâhir, Ey her şeye gücü yeten Kâdir, Ey bütün mahlûkatının hallerini gören Nâzır, Ey bütün mahlûkatı yoktan var eden Fâtır, Ey kendine yapılan ibâdet ve şükürlere bol mükâfat  veren Şâkir, Ey kendisini zikredenleri yâd eden Zâkir, Ey dostlarına yardım eden Nâsır, Ey dilediğini zorla yaptıran Câbir,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ فِى الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ سَب۪يلُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى اْلاٰفَاقِ اٰيَاتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى اْلاٰيَاتِ بُرْهَانُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْقُبُورِ عِزَّتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْقِيَامَةِ مِلْكَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْم۪يزَانِ قَضَٓائُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ ٭ يَا مَنْ هُوَ فِى النَّارِ عَذَابُهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey karada ve denizde yolu olan, Ey dış âlemde âyetleri bulunan, Ey âyetlerinde delili olan, Ey ölümlerde kudreti tecellî eden, Ey kabirlerde izzeti olan, Ey Kıyâmette saltanatı olan, Ey hesapta heybeti olan, Ey Mîzanda hükmü olan, Ey Cennette rahmeti olan, Ey ateşte azabı olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخَٓائِفُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُن۪يبُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْعَاصُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪يهِ يَطْمَعُ الْخَاطِؤُنَ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَسْتَاْنِسُ بِهِ الْمُر۪يدُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَفْتَخِرُ بِهِ الْمُحْسِنُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ ٭ يَا مَنْ هُوَ يَسْكُنُ بِهِ الْمُوقِنُونَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey korkanların kendisine kaçtığı, Ey günahkârların kendisine sığındığı, Ey tövbe edenlerin kendisine yöneldiği, Ey âsilerin kendisine ilticâ ettiği, Ey zahitlerin kendisine rağbet ettiği, Ey hatâlıların kendisine ümit beslediği, Ey kendisini arzulayanların onunla ünsiyet bulduğu, Ey iyilik yapanların kendisiyle iftihar ettiği, Ey tevekkül edenlerin kendisine güvendiği, Ey kuvvetle îman edenlerin kendisiyle huzur bulduğu,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok. Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَٓا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَر۪يبٍ ٭ يَٓا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَب۪يبٍ ٭ يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ ٭ يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ ٭ يَٓا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِىٍّ ٭ يَٓا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِىٍّ ٭ يَٓا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ ٭ يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُفٍ ٭ يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَح۪يمٍ ٭ يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bütün yakınlardan daha yakın, Ey bütün sevilenlerden daha sevgili, Ey bütün büyüklerden daha büyük, Ey bütün izzet sahiplerinden daha azîz, Ey bütün kuvvetlilerden daha kavî, Ey bütün zenginlerden daha zengin, Ey bütün cömertlerden daha cömert, Ey bütün şefkatlilerden daha raûf, Ey bütün merhametlilerden daha rahîm, Ey bütün yücelerden daha yüce,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا قَر۪يبُ ٭ يَا رَق۪يبُ ٭ يَا حَب۪يبُ ٭ يَا مُج۪يبُ ٭ يَا حَس۪يبُ ٭ يَا طَب۪يبُ ٭ يَا بَص۪يرُ ٭ يَا خَب۪يرُ ٭ يَا مُن۪يرُ ٭ يَا مُب۪ينُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey her şeye her şeyden daha yakın olan Karîb, Ey bütün mahlûkatını gözetleyen Rakîb, Ey müminlerin sevgilisi olan Habîb, Ey kullarının duâlarına evap veren Mucîb, Ey kullarının bütün fiillerinin hesâbını gören Hasîb, Ey bütün dertlere devâ veren Tabîb, Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basîr, Ey her şeyden haberdar olan Habîr, Ey her şeyi nûruyla aydınlatan Münîr, Ey kullarına gerekli her şeyi açıklayan Mübîn,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ ٭ يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ ٭ يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ ٭ يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ ٭ يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ ٭ يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ ٭ يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ ٭ يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ ٭ يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ ٭ يَا قَر۪يبًا غَيْرَ بَع۪يدٍ
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey mağlûp olmayan Galip, Ey yaratılmış olmayan Sanatkâr, Ey mahlûk olmayan Yaratıcı, Ey sahip olunamayan Mülk Sahibi, Ey kendisine üstün gelinemeyen Kahir, Ey yükseltilmekten münezzeh Yükseltici, Ey korunmayan Koruyucu, Ey yardım edilmeyen Yardım Edici, Ey gaip olmayan Şahit, Ey uzak olmayan yakın,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا نُورَ النُّورِ ٭ يَا مُنَوِّرَ النُّورِ ٭ يَا مُصَوِّرَ النُّورِ ٭ يَا خَالِقَ النُّورِ٭ يَا مُقَدِّرَ النُّورِ ٭ يَا مُدَبِّرَ النُّورِ ٭ يَا نُورًا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ ٭ يَا نُورًا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ ٭ يَا نُورًا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ ٭ يَا نُورًا لَيْسَ مِثْلَهُ نُورٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey nurların nuru, Ey nurları nurlandıran, Ey nurlara sûret ve şekil veren, Ey nurları yaratan, Ey nurları takdir eden, Ey nurları idâre eden, Ey bütün nurlardan evvel olan Nur, Ey bütün nurlardan sonra da var olan Nur, Ey bütün nurların üstünde olan Nur, Ey hiçbir nûrun Kendisine benzemediği Nur, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَر۪يفٌ ٭ يَا مَنْ فِعْلُهُ لَط۪يفٌ ٭ يَا مَنْ لُطْفُهُ مُق۪يمٌ ٭ يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَد۪يمٌ ٭ يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ ٭ يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ ٭ يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ ٭ يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ ٭ يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ ٭ يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذ۪يذٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bağış ve ihsânı şerefli olan, Ey fiili latîf olan, Ey lütfü dâim olan, Ey ihsânı kadîm olan, Ey sözü hak olan, Ey vaadi doğru olan, Ey affı fazıl olan, Ey azâbı adâlet olan, Ey zikri tatlı olan, Ey dostluğu lezzetli olan, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُنَوِّلُ ٭ يَا مُفَصِّلُ ٭ يَا مُبَدِّلُ ٭ يَا مُسَهِّلُ ٭ يَا مُذَلِّلُ ٭ يَا مُنَزِّلُ ٭ يَا مُحَوِّلُ ٭ يَا مُجَمِّلُ ٭ يَا مُكَمِّلُ ٭ يَا مُفَضِّلُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey kullarına nîmet ihsan eden Münevvil, Ey bütün müşkülleri halleden ve hak ile bâtılın arasını ayıran Mufassıl, Ey istediğini istediği şekilde değiştiren Mübeddil, Ey zorlukları kolaylaştıran Müsehhil, Ey istediğini zelîl kılan ve mahlûkatına boyun eğdiren Müzellil, Ey kitaplar ve  bereketler indiren; dilediğinin rütbesini alçaltan Münezzil, Ey kâinattaki bütün işleri döndüren ve kullarını halden hâle sevk eden Muhavvil, Ey her şeyi münâsip şekilde güzelleştiren Mücemmil, Ey her şeyi kemâle erdiren Mükemmil, Ey istediğini istediğine üstün kılan Mufaddıl,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ يَرٰى وَ لاَ يُرٰى ٭ يَا مَنْ يَخْلُقُ وَ لاَ يُخْلَقُ ٭ يَا مَنْ يَهْد۪ى وَ لاَ يُهْدٰى ٭ يَا مَنْ يُحْي۪ى وَ لاَ يُحْيٰى ٭ يَا مَنْ يُطْعِمُ وَ لاَ يُطْعَمُ ٭ يَا مَنْ يُج۪يرُ وَ لاَ يُجَارُ ٭ يَا مَنْ يَقْض۪ى وَ لاَ يُقْضٰى عَلَيْهِ ٭ يَا مَنْ يَحْكُمُ وَ لاَ يُحْكَمُ عَلَيْهِ ٭ يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَ لَمْ يُولَدْ ٭ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeyi gören, fakat kendisi görülmeyen, Ey her şeyi yaratan, fakat kendisi yaratılmayan, Ey her şeye yol gösteren, fakat kendisi yol gösterilmeye muhtaç olmayan, Ey hayat veren, fakat kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan, Ey her şeyi doyuran, fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan, Ey her şeyi koruyan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan, Ey her şey hakkında karar veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen, Ey hüküm veren, fakat kendisi hakkında hüküm verilmeyen, Ey doğurmayan ve doğmayan, Ey hiçbir şey kendisine denk olmayan
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
Cevşen-ül Kebir 61-70. Ukdeler
 
 
 
 
يَا مَنْ يُقَلِّبُ الَّيْلَ وَ النَّهَارَ ٭ يَا مَنْ خَلَقَ الظُّلُمَاتِ وَ النُّورَ ٭ يَا مَنْ جَعَلَ الظِّلَّ وَ الْحَرُورَ ٭ يَا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَ الْقَمَرَ ٭ يَا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَ الْحَيٰوةَ ٭ يَا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَ اْلاَمْرُ ٭ يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لاَ وَلَدًا ٭ يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِى الْمُلْكِ ٭ يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ ٭ يَا مَنْ لَهُ الْحَوْلُ وَ الْقُوَّةُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey gece ve gündüzü peş peşe değiştiren, Ey karanlıkları ve nûru yaratan, Ey gölgeleri ve harâreti meydana getiren, Ey güneş ve aya boyun eğdiren, Ey ölümü ve hayatı yaratan, Ey yaratmak ve emretmek Kendisine âit olan, Ey eş ve evlât edinmeyen, Ey mülkünde hiçbir şerîki olmayan, Ey zilletten münezzeh olduğu için dosta ihtiyacı olmayan, Ey havl ve kuvvet kendisine âit olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ يَعْلَمُ مُرَادَ الْمُر۪يد۪ينَ ٭ يَا مَنْ يَمْلِكُ حَوَٓائِجَ السَّٓائِل۪ينَ ٭ يَا مَنْ يَسْمَعُ اَن۪ينَ الْوَالِه۪ينَ ٭ يَا مَنْ يَرٰى بُكَٓاءَ الْخَٓائِف۪ينَ ٭ يَا مَنْ يَعْلَمُ ضَم۪يرَ الصَّامِت۪ينَ ٭ يَا مَنْ يَرٰى نَدَمَ النَّادِم۪ينَ ٭ يَا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التَّٓائِب۪ينَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَبْعُدُ عَنْ قُلُوبِ الْعَارِف۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey Kendisini arzulayanların murâdını bilen, Ey Kendisinden dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahip olan, Ey üzüntüsünden kendinden geçenlerin inlemelerini işiten, Ey Kendisinden korkarak ağlayanların ağlayışını gören, Ey suskunların içinden geçenleri bilen, Ey günahlarından pişmanlık duyanların nedâmetini gören, Ey tövbekârların özrünü kabul eden, Ey fesatçıların işini düzeltmeyen, Ey iyilik yapanların mükâfatını zâyi etmeyen, Ey Kendisini tanıyanların kalplerinden uzaklaşmayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا دَٓائِمَ الْبَقَٓاءِ ٭ يَا غَافِرَ الْخَطَٓاءِ ٭ يَا سَامِعَ الدُّعَٓاءِ ٭ يَا وَاسِعَ الْعَطَٓاءِ ٭ يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ ٭ يَا كَاشِفَ الْبَلآَءِ ٭ يَا عَظ۪يمَ الثَّنَٓاءِ ٭ يَا قَد۪يمَ السَّنَٓاء ٭ يَا كَث۪يرَ الْوَفَٓاءِ ٭ يَا شَر۪يفَ الْجَزَٓاءِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey bekası dâim olan, Ey hatâları bağışlayan, Ey duâları işiten, Ey ihsânı geniş olan, Ey gökleri yükselten, Ey belâları defeden, Ey medih ve senâsı büyük olan, Ey varlığının parıltısı kadîm olan, Ey vefâsı çok olan, Ey mükâfatı şerefli olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا غَفَّارُ ٭ سَتَّارُ ٭ يَا قَهَّارُ ٭ يَا جَبَّارُ ٭ يَا صَبَّارُ ٭ يَا رَزَّاقُ ٭ يَا فَتَّاحُ ٭ يَا عَلاَّمُ ٭ يَا وَهَّابُ ٭ يَا تَوَّابُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey çok affeden Gaffâr, Ey bütün ayıpları örten Settâr, Ey her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden Kahhâr, Ey istediğini zorla yaptıran Cebbâr, Ey çok sabreden ve kullarına sabır gücü veren Sabbâr, Ey bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran Rezzâk, Ey her şeyi hikmetle açan Fettâh, Ey her şeyi çok iyi bilen Allâm, Ey bol bol hediyeler veren Vehhâb, Ey bütün tövbeleri kabul eden Tevvâb,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ خَلَقَن۪ى وَ سَوَّان۪ى ٭ يَا مَنْ رَزَقَن۪ى وَ رَبَّان۪ى ٭ يَا مَنْ اَطْعَمَن۪ى وَ سَقَان۪ى ٭ يَا مَنْ قَرَّبَن۪ى وَ اَدْنَان۪ى ٭ يَا مَنْ عَصَمَن۪ى وَ كَفَان۪ى ٭ يَا مَنْ حَفِظَن۪ى وَ كَلاَن۪ى ٭ يَا مَنْ وَفَّقَن۪ى وَ هَدَان۪ى ٭ يَا مَنْ اَعَزَّن۪ى وَ اَغْنَان۪ى ٭ يَا مَنْ اَمَاتَن۪ى وَ اَحْيَان۪ى ٭ يَا مَنْ اٰنَسَن۪ى وَ اٰوَان۪ى ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey beni yaratıp âzâlarımı düzene koyan, Ey bana rızık veren ve terbiye eden, Ey beni yedirip içiren, Ey beni kendisine yaklaştırıp yakın kılan, Ey beni günah tehlikelerinden koruyup bana kâfi gelen, Ey beni muhafaza edip ayıplarımı örten, Ey bana tevfîk edip hidâyet eden, Ey beni azîz kılıp ihtiyaçlarımı gideren, Ey beni öldürüp dirilten, Ey bana ünsiyet verip rızıklandıran,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ ٭ يَا مَنْ لاَ مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ ٭ يَا مَنْ لاَ رَٓادَّ لِقَضَٓائِه۪ ٭ يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِه۪ ٭ يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ ٭ يَا مَنْ لاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلاَّ بِاِذْنِه۪ ٭ يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ ٭ يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ ٭ يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَ الْمَلَٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ ٭ يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِه۪ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu gösteren, Ey hükmünü geri bıraktıracak kimse olmayan, Ey kazâsını geri çevirecek kimse olmayan, Ey kişiye kalbinden daha yakın olan, Ey kullarından tövbeyi kabul eden, Ey izni olmadan hiçbir şefaat fayda vermeyen, Ey bütün gökler kudretiyle dürülmüş olan, Ey yolundan sapanları en iyi bilen, Ey gök gürültüsünün hamd ederek, meleklerin de korkusuyla Kendisini tesbih ettiği, Ey rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ جَعَلَ اْلاَرْضَ مِهَادًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُورًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ الَّيْلَ لِبَاسًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ النَّهَارَ مَعَاشًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُبَاتًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ السَّمَٓاءَ بِنَٓاءً ٭ يَا مَنْ جَعَلَ اْلاَشْيَٓاءَ اَزْوَاجًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ النَّارَ مِرْصَادًا ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey yeri beşik yapan, Ey dağları direk yapan, Ey güneşi kandil kılan, Ey ay’ı nur kılan, Ey geceyi örtü yapan, Ey gündüzü maîşet zamanı yapan, Ey uykuyu huzur ve sükûn vasıtası kılan, Ey semâyı bina kılan, Ey eşyayı çift çift yaratan, Ey ateşi gözcü kılan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا شَف۪يعُ ٭ يَا سَم۪يعُ ٭ يَا رَف۪يعُ ٭ يَا مَن۪يعُ ٭ يَا بَد۪يعُ ٭ يَا سَر۪يعُ ٭ يَا بَش۪يرُ ٭ يَا نَذ۪يرُ ٭ يَا قَد۪يرُ ٭ يَا مُقْتَدِرُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey gerçek şefaat sahibi Şefî, Ey gizli açık her sesi işiten Semî, Ey istediğini yükselten Rafî, Ey istediğini engelleyen Menî, Ey kâinatı en güzel bir şekilde yoktan yaratan Bedî, Ey hesâbı en süratli bir şekilde gören Serî, Ey sevdiklerini Cennet ve çeşitli mükâfatlarla müjdeleyen Beşîr, Ey kullarını itaate sevk etmek için azâbıyla korkutan Nezîr, Ey sonsuz kudret sahibi olan Kadîr, Ey her şeye gücü yeten Muktedir,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا حَىُّ قَبْلَ كُلِّ حَىٍّ ٭ يَا حَىُّ بَعْدَ كُلِّ حَىٍّ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى لاَ يُشْبِهُهُ شَىْءٌ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى لَيْسَ كَمِثْلِه۪ حَىٌّ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى لاَ يُشَارِكُهُ حَىٌّ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى لاَ يَحْتَاجُ اِلٰى حَىٍّ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى يُم۪يتُ كُلَّ حَىٍّ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى يَرْزُقُ كُلَّ حَىٍّ ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى يُحْيِى الْمَوْتٰى ٭ يَا حَىُّ الَّذ۪ى لاَ يَمُوتُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey bütün dirilerden önce var olan gerçek hayat sahibi, Ey bütün dirilerden sonra bâkî kalacak gerçek hayat sahibi, Ey hiçbir şeyin Kendisine benzemediği gerçek hayat sahibi, Ey hiçbir dirinin misli gibi olmadığı gerçek hayat sahibi, Ey hiçbir dirinin Kendisine ortak olmadığı gerçek hayat sahibi, Ey hiçbir diriye muhtaç olmayan gerçek hayat sahibi, Ey bütün dirileri öldüren gerçek hayat sahibi, Ey bütün dirileri rızıklandıran gerçek hayat sahibi, Ey ölüleri dirilten gerçek hayat sahibi, Ey hiç ölmeyecek olan gerçek hayat sahibi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لَهُ ذِكْرٌ لاَ يُنْسٰى ٭ يَا مَنْ لَهُ نُورٌ لاَ يُطْفٰى ٭ يَا مَنْ لَهُ ثَنَٓاءٌ لاَ يُحْصٰى ٭ يَا مَنْ لَهُ نُعُوتٌ لاَ تُغَيَّرُ ٭ يَا مَنْ لَهُ نِعَمٌ لاَ تُعَدُّ ٭ يَا مَنْ لَهُ مُلْكٌ لاَ يَزُولُ ٭ يَا مَنْ لَهُ جَلاَلٌ لاَ يُكَيَّفُ ٭ يَا مَنْ لَهُ قَضَٓاءٌ لاَ يُرَدُّ ٭ يَا مَنْ لَهُ صِفَاتٌ لاَ تُبَدَّلُ ٭ يَا مَنْ لَهُ كَمَالٌ لاَ يُدْرَكُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey unutulmayan ve unutturulmayan zikrin sahibi, Ey söndürülemeyen nûrun sahibi, Ey had ve hesâba gelmeyen medih ve senâ sahibi, Ey hiçbir şekilde değiştirilemeyen vasıflar sahibi, Ey sayılamayan nîmetler sahibi, Ey zevâl bulmayan saltanat sahibi, Ey gerçek keyfiyeti anlaşılamayan celâl sahibi,
Ey reddedilemeyen hüküm sahibi, Ey tebdil edilemeyen sıfatlar sahibi, Ey tam idrak edilemeyen kemâl sahibi,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
Cevşen-ül Kebir 71-80. Ukdeler
 
 
يَا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ ٭ يَا مَالِكَ يَوْمِ الدّ۪ينِ ٭ يَا مَنْ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ ٭ يَا مَنْ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ ٭ يَا مَنْ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ ٭ يَا مَنْ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ النَّاصِر۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ الشَّاكِر۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِد۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey âlemlerin Rabbi, Ey amellerin karşılıklarının verildiği Kıyamet Gününün sahibi, Ey sabredenleri seven, Ey tövbe edenleri seven, Ey maddi ve manevi kirlerden temizlenenleri seven, Ey Allah’ı görür gibi ibadet edenleri ve iyilik yapanları seven, Ey yardım edenlerin en hayırlısı, Ey müşkül meseleleri halledip hükme bağlayanların en hayırlısı, Ey iyi amellere bol karşılık verenlerin en hayırlısı, Ey ifsat edenleri en iyi bilen,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُبْدِىُٔ ٭ يَا مُع۪يدُ ٭ يَا حَف۪يظُ ٭ يَا مُح۪يطُ ٭ يَا حَم۪يدُ ٭ يَا مَج۪يدُ ٭ يَا مُق۪يتُ ٭ يَا مُغ۪يثُ ٭ يَا مُعِزُّ ٭ يَا مُذِلُّ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey mahlûkatı örneksiz ve yoktan yaratan Mübdî, Ey mahlûkatı öldükten sonra yeniden dirilten Muîd, Ey her şeyi muhafaza eden Hafîz, Ey her şeyi ilim ve kudretiyle kuşatan Muhît, Ey hamd ve senâya en çok layık olan ve çok övülen Hamîd, Ey azamet, şeref ve hâkimiyeti sonsuz Mecîd, Ey her türlü mahlûkata münasip rızık veren Mukît, Ey darda kalan çaresizlerin imdadına koşan Mugîs, Ey istediğine izzet veren ve şereflendiren Muizz, Ey istediğini zelil kılan Müzill,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ اَحَدٌ بِلاَ ضِدٍّ ٭ يَا مَنْ هُوَ فَرْدٌ بِلاَ نِدٍّ ٭ يَا مَنْ هُوَ صَمَدٌ بِلاَ عَيْبٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ وِتْرٌ بِلاَ شَفْعٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ رَبٌّ بِلاَ وَز۪يرٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ غَنِىٌّ بِلاَ فَقْرٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ سُلْطَانٌ بِلاَ عَزْلٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ مَل۪يكٌ بِلاَ عَجْزٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ مَوْجُودٌ بِلاَ مِثْلٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey zıddı olmayan Ehad, Ey dengi bulunmayan Ferd, Ey kusur ve ihtiyaçtan münezzeh olan Samed, Ey çifti bulunmayan Vitr, Ey veziri bulunmayan Rab, Ey fakirliği bulunmayan Ganî, Ey azledilemeyen Sultan, Ey acizden münezzeh olan Melîk, Ey benzeri olmayan Mevcûd,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ ذِكْرُهُ شَرَفٌ لِلذَّاكِر۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ شُكْرُهُ فَوْزٌ لِلشَّاكِر۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ حَمْدُهُ فَخْرٌ لِلْحَامِد۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ طَاعَتُهُ نَجَاةٌ لِلْمُط۪يع۪ينَ٭يَا مَنْ هُوَ بَابُهُ مَفْتوُحٌ لِلطَّالِب۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ سَب۪يلُهُ وَاضِحٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ اٰيَاتُهُ بُرْهَانٌ لِلنَّاظِر۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ تَذْكِرَةٌ لِلْمُوقِن۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَفْوُهُ مَلْجَأٌ لِلْمُذْنِب۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ رَحْمَتُهُ قَر۪يبٌلِلْمُحْسِن۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey zikri Kendisini zikredenlere büyük şeref olan, Ey şükrü Kendisine şükredenlere büyük kurtuluş olan, Ey hamdı Kendisini övenlere büyük iftihar  vesilesi olan,  Ey tâati, Kendisine itaat edenlere necât olan, Ey kapısı, Kendisini arayanlara açık olan, Ey yolu müminlere zâhir ve belli olan, Ey âyetleri bakanlar için kesin delil olan, Ey kitabı kuvvetli îman sahipleri için öğüt olan, Ey affı günahkarlar için sığınak olan, Ey rahmeti muhsinler için yakın olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ تَبَارَكَ اسْمُهُ ٭ يَا مَنْ تَعَالٰى جَدُّهُ ٭ يَا مَنْ جَلَّ ثَنَٓاؤُهُ ٭ يَا مَنْ لآَ اِلٰهَ غَيْرُهُ ٭ يَا مَنْ تَقَدَّسَتْ اَسْمَٓاؤُهُ ٭ يَا مَنْ يَدُومُ بَقَٓاؤُهُ ٭ يَا مَنِ الْعَظَمَةُ بَهَٓاؤُهُ ٭ يَا مَنِ الْكِبْرِيَٓاءُ رِدَٓاؤُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْصٰى الآَؤُهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُعَدُّ نَعْمَٓاؤُهُ
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey ismi yüce ve mübarek olan, Ey şan ve makamı yüksek olan, Ey senâ ve övgüsü büyük olan, Ey kendisinden başka ilâh olmayan, Ey isimleri mukaddes olan, Ey bekâsı devam eden, Ey azameti, bahâ ve kadri olan, Ey büyüklük perdesi olan, Ey gizli nimetleri grup grup bile sayılamayan, Ey ihsan ve nimeti hesap ve sayıya gelmeyen,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُع۪ينُ ٭ يَا مُب۪ينُ ٭ يَٓا اَم۪ينُ ٭ يَا مَك۪ينُ ٭ يَا مَت۪ينُ ٭ يَا شَد۪يدُ ٭ يَا شَه۪يدُ ٭ يَا رَش۪يدُ ٭ يَا حَم۪يدُ ٭ يَا مَج۪يدُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey kullarına yardım eden Muîn, Ey açıklanması gereken her şeyi beyan eden Mübîn, Ey kullarına emniyet ve huzur veren Emîn, Ey saltanatı muhkem, nüfuz ve iktidar sahibi Mekîn, Ey hiçbir şey hükmünü sarsmayan ve Kendisine güvenilen Metîn, Ey azap ve ikâbı şiddetli olan Şedîd, Ey kullarının her yaptığını gören Şehîd, Ey bütün işlerini ezelî takdirine göre en güzel bir şekilde neticeye ulaştıran Raşîd, Ey en çok övülen ve en çok övgüye layık olan Hamîd, Ey sonsuz şeref sahibi Mecîd,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا ذَا الْعَرْشِ الْمَج۪يدِ ٭ يَا ذَا الْقَوْلِ السَّد۪يدِ ٭ يَا ذَا الْفَضْلِ الرَّش۪يدِ ٭ يَا ذَا الْبَطْشِ الشَّد۪يدِ ٭ يَا ذَا الْوَعْدِ وَ الْوَع۪يدِ ٭ يَا قَر۪يبًا غَيْرَ بَع۪يدٍ ٭ يَا مَنْ هُوَ الْوَلِىُّ الْحَم۪يدُ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَه۪يدٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لَيْسَ بِظَلاَّمٍ لِلْعَب۪يدِ ٭ يَا مَنْ هُوَ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey yüce Arşın sahibi, Ey dosdoğru sözün sahibi, Ey yerli yerince yapılan fazıl ve kerem sahibi, Ey kıskıvrak yakalayan şiddetli azap sahibi, Ey vaad ve tehdit sahibi, Ey uzak olmayan yakın, Ey en fazla övgüye lâyık olan dost, Ey her şeyi müşahedesi altında tutan, Ey kullarına hiçbir şekilde zulmedici olmayan, Ey kuluna şah damarından daha yakın olan, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لاَ شَر۪يكَ لَهُ وَ لاَ وَز۪يرَ ٭ يَا مَنْ لاَ شَب۪يهَ لَهُ وَ لاَ نَظ۪يرَ ٭ يَا خَالِقَ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ الْمُن۪يرِ ٭ يَا مُغْنِىَ الْبَٓائِسِ الْفَق۪يرِ ٭ يَا رَازِقَ الطِّفْلِ الصَّغ۪يرِ ٭ يَا رَاحِمَ الشَّيْخِ الْكَب۪يرِ ٭ يَا عِصْمَةَ الْخَٓائِفِ الْمُسْتَج۪يرِ ٭ يَا مَنْ هُوَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ بِحَوَايِجِ الْعِبَادِ خَب۪يرٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey hiçbir ortak ve veziri olmayan, Ey hiçbir benzeri ve dengi olmayan, Ey güneş ve nurlu ayın yaratıcısı, Ey şiddetli sıkıntıya düşmüş fakirleri zenginleştiren, Ey küçük yavrulara rızık veren, Ey düşkün ihtiyarlara merhamet eden, Ey korku içinde kurtuluş isteyenlerin sığınağı, Ey kullarının her halini gören, Ey kullarının ihtiyaçlarından haberdar olan, Ey her şeye gücü yeten,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا ذَا الْجُودِ وَ النِّعَمِ ٭ يَا ذَا الْفَضْلِ وَ الْكَرَمِ ٭ يَا ذَا الْبَاْسِ وَ النِّقَمِ ٭ يَا خَالِقَ اللَّوْحِ وَ الْقَلَمِ ٭ يَا بَارِىَٔ الذَّرِّ وَ النَّسَمِ ٭ يَا مُلْهِمَ الْعَرَبِ وَ الْعَجَمِ ٭ يَا كَاشِفَ الضُّرِّ وَ اْلاَلَمِ ٭ يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْهِمَمِ ٭ يَا مَنْ لَهُالْبَيْتُ وَ الْحَرَمُ ٭ يَا مَنْ يَخْلُقُ اْلاَشْيَٓاءَ مِنَ الْعَدَمِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey cömertlik ve nimetler sahibi, Ey fazıl ve kerem sahibi, Ey şiddetli belâ ve çetin azaplar sahibi, Ey Levh-i Mahfûz ve Kalemi yaratan, Ey zerreyi, hoş rüzgârları ve nefesleri yaratan, Ey bütün kullarına ilhamda bulunan, Ey zarar ve elemi gideren, Ey gizli sır ve kaygıları bilen, Ey Kâbe-i Muazzama ve Harem-i Şerîfin sahibi, Ey eşyayı yoktan yaratan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا عَادِلُ ٭ يَا قَابِلُ ٭ يَا فَاضِلُ ٭ يَا فَاعِلُ ٭ يَا كَافِلُ ٭ يَا جَاعِلُ ٭ يَا كَامِلُ ٭ يَا فَاطِرُ ٭ يَا طَالِبُ ٭ يَا مَطْلُوبُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey gerçek adalet sahibi Âdil, Ey rızâsı için yapılan işleri kabul eden Kâbil, Ey her şeyden üstün ve yüce olan Fâdıl, Ey her işin hakiki yapıcısı  olan Fâil, Ey yaratıkların her işini üzerine alan Kâfil, Ey her şeyi meydana getiren Câil, Ey her bakımdan eksiksiz olan Kâmil, Ey mahlûkatı yokluk karanlıklarından varlık nûruna çıkaran Fâtır, Ey kulları için hayır murat eden ve onları dergâhına çağıran Tâlib, Ey kullarının, rızasına ermek ve cemalini görmek için can attığı Matlûb, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar. 
 
Cevşen-ül Kebir 81-90. Ukdeler
 
 
يَا مَنْ اَنْعَمَ بِحَوْلِه۪ ٭ يَا مَنْ اَكْرَمَ بِطَوْلِه۪ ٭ يَا مَنْ عَادَ بِلُطْفِه۪ ٭ يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِه۪ ٭ يَا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِه۪ ٭ يَا مَنْ حَكَمَ بِتَدْب۪يرِه۪ ٭ يَا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِه۪ ٭ يَا مَنْ تَجَاوَزَ بِحِلْمِه۪ ٭ يَا مَنْ دَنَا ف۪ى عُلُوِّه۪ ٭ يَا مَنْ عَلاٰ ف۪ى دُنُوِّه۪ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey güç ve havliyle nimet veren, Ey geniş ve bol imkânlarıyla ikram eden, Ey tekrar tekrar lütufta bulunan, Ey kudretiyle her yerde izzetini gösteren, Ey her şeyi hikmetiyle ölçüp biçen, Ey tedbîriyle hükmeden, Ey ilmiyle her şeyi idare eden, Ey hilim ve yumuşaklığıyla kullarını cezalandırmaktan vazgeçen, Ey yüceliğiyle beraber kullarına yakın olan, Ey yakınlığında yüceliği tezâhür eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَهْد۪ى مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَتُوبُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يُصَوِّرُ فِى اْلاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَز۪يدُ فِى الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُ ٭ يَا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey dilediğini yaratan, Ey dilediğini yapan, Ey dilediğine hidayet eden, Ey dilediğini saptıran, Ey dilediğini bağışlayan, Ey dilediğine azap eden, Ey dilediğinin tövbesini kabul eden, Ey anne rahimlerindeki yavruları dilediği gibi şekillendiren, Ey yaratıklarında dilediği şeyi ziyade kılan, Ey rahmetini dilediğine tahsis eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لاَ وَلَدًا ٭ يَا مَنْ لاَ يُشْرِكُ ف۪ى حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا ٭ يَا مَنْ لَمْ يَزَلْ رَح۪يمًا ٭ يَا جَاعِلَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلاً ٭ يَا مَنْ جَعَلَ فِى السَّمَٓاءِ بُرُوجًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ اْلاَرْضَ قَرَارًا ٭ يَا مَنْ جَعَلَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا ٭ يَا مَنْ اَحْصٰى كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًا ٭ يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًا ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey hiçbir eş ve evlat edinmeyen, Ey kimseyi hükmüne ortak kılmayan, Ey her şeye bir plan ve miktar tayin eden, Ey şefkat ve merhameti zeval bulmayıp devam eden, Ey melekleri elçi kılan, Ey semâda burçlar meydana getiren, Ey yeryüzünü kararlı ve barınmaya müsait kılan, Ey insanı bir damla sudan yaratan, Ey her şeyi sayarak hesabını yapan, Ey her şeyi ilmiyle kuşatan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا فَرْدُ ٭ يَا وِتْرُ ٭ يَٓا اَحَدُ ٭ يَا صَمَدُ ٭ يَٓا اَمْجَدُ ٭ يَٓا اَعَزُّ ٭ يَٓا اَجَلُّ ٭ يَٓا اَحَقُّ ٭ يَٓا اَبَرُّ ٭ يَٓا اَبَدُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd, Ey zât, sıfat ve fiillerinde çifti olmayan Vitr, Ey her bir şeyde birliğini gösteren Ehad, Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Samed, Ey şan, şeref ve yüceliği en büyük olan Emced, Ey izzet ve galibiyeti mukayeseye gelmeyen Eazz, Ey sonsuz azamet ve celâl sahibi Ecell, Ey bütün gerçeklerden daha gerçek ve ibâdete en çok lâyık olan Ehakk, Ey herkesten fazla iyilik yapan Eberr, Ey varlığının sonu olmayan Ebed,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَعْرُوفَ مَنْ عَرَفَهُ ٭ يَا مَعْبُودَ مَنْ عَبَدَهُ ٭ يَا مَشْكُورَ مَنْ شَكَرَهُ ٭ يَا مَذْكُورَ مَنْ ذَكَرَهُ ٭ يَا مَحْمُودَ مَنْ حَمِِدَهُ ٭ يَا مَوْجُودَ مَنْ طَلَبَهُ ٭ يَا مَوْصُوفَ مَنْ وَحَّدَهُ ٭ يَا مَحْبُوبَ مَنْ اَحَبَّهُ ٭ يَا مَرْغُوبَ مَنْ اَرَادَهُ ٭ يَا مَقْصُودَ مَنْ اَنَابَ اِلَيْهِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey Kendisini tanımak isteyenlerin mârufu, Ey Kendisine ibâdet edenlerin mâbudu, Ey Kendisine şükredenlerin meşkûru, Ey Kendisini zikredenlerin mezkûru, Ey Kendisini övenlerin mahmûdu, Ey Kendisini arayanlar için mevcut olan, Ey Kendisini bir tanıyanların mevsûfu, Ey Kendisini sevenlerin sevgilisi, Ey Kendisini arzulayanların merğubu, Ey dergâhına dönenlerin maksudu,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لاَ مُلْكَ اِلاَّ مُلْكَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْصِى الْعِبَادُ ثَنَٓائَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ تَصِفُ الْخَلآَئِقُ جَلاَلَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُدْرِكُ اْلاَبْصَارُ كَمَالَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَبْلُغُ اْلاَفْهَامُ صِفَاتَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَنَالُ اْلاَفْكَارُ كِبْرِيَٓائَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْسِنُ اْلاِنْسَانُ نُعُوتَهُ ٭ يَا مَنْ لاَ يَرُدُّ الْعِبَادُ قَضَٓائَهُ ٭ يَا مَنْ ظَهَرَ ف۪ى كُلِّ شَىْءٍ اٰيَاتُهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلَهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey saltanatından başka gerçek saltanat olmayan, Ey kulların senâsını saymakla bitiremediği, Ey mahlûkatın celâlini vasfedemediği, Ey gözlerin kemâlini idrak ve ihâta edemediği, Ey zekâların sıfatlarına ulaşmakta acze düştüğü, Ey fikirlerin, kibriyasının hakikatine ulaşamadığı, Ey insanların, sıfatlarını güzelce tavsif edemediği, Ey kulların, hükmünü geri çeviremediği, Ey her şeyde Kendisini tanıtan deliller açıkça görülen,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا حَب۪يبَ الْبَكَّٓائ۪ينَ ٭يَا سَنَدَ الْمُتَوَكِّل۪ينَ ٭ يَا هَادِىَ الْمُضِلّ۪ينَ ٭ يَا وَلِىَّ الْمُؤْمِن۪ينَ ٭ يَٓا اَن۪يسَ الذَّاكِر۪ينَ ٭ يَٓا اَقْدَرَ الْقَادِر۪ينَ ٭ يَٓا اَبْصَرَ النَّاظِر۪ينَ ٭ يَٓا اَعْلَمَ الْعَالِم۪ينَ ٭ يَا مَفْزَعَ الْمَلْهُوف۪ينَ ٭ يَٓا اَنْصَرَ النَّاصِر۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey günahları için ve kendisine olan aşk ve muhabbetten dolayı ağlayanların sevgilisi, Ey kendisine tevekkül edenlerin dayanağı, Ey hak yoldan sapanları hidayete erdiren, Ey müminlerin dost ve sahibi, Ey kendisini zikredenlerin can yoldaşı, Ey bütün güçlülerden daha güçlü, Ey bütün bakanlardan daha iyi gören, Ey bütün ilim sahiplerinden daha âlim, Ey kederli bîçarelerin kaçıp sığındığı, Ey bütün yardım edenlerden daha çok yardım eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُكْرِمُ ٭ يَا مُعَظَّمُ ٭ يَا مُنَعِّمُ ٭ يَا مُعْط۪ى ٭ يَا مُغْن۪ى ٭ يَا مُحْي۪ى ٭ يَا مُبْدِىُٔ ٭ يَا مُرْض۪ى ٭ يَا مُنْج۪ى ٭ يَا مُحْسِنُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey gerçek ikram sahibi Mükrim, Ey dilediğini büyüten ve eserleriyle büyüklüğünü gösteren Muazzım, Ey mahlûkatını çeşit çeşit nimetlere gark eden Müna’ım, Ey mahlûkatına lâzım olan her şeyi veren Mu’ti, Ey mahlûkatının ihtiyacını giderip zengin kılan Muğnî, Ey canlılara hayat veren Muhyî, Ey mahlûkatı maddesiz ve örneksiz ilk defa yaratan Mübdî, Ey mahlûkatını nimetleriyle hoşnut kılan Murzî, Ey mahlûkatı her türlü tehlikeden kurtaran Müncî, Ey bol bol iyilikte bulunan Muhsîn,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا كَافِىَ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا قَٓائِمًا عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ لاَ يُشْبِهُهُ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لاَ يَز۪يدُ ف۪ى مُلْكِهِ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لاَ يَنْقُصُ مِنْ خَزَٓائِنِه۪ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لاَ يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَىْءٌ ٭ يَا مَنْ بِيَدِه۪ مَقَال۪يدُ كُلِّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَىْءٍ ٭ يَا مَنْ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeye kâfi, Ey her şeyi idare eden kaim, Ey hiçbir şey Kendisine benzemeyen, Ey mülkünde, irâdesi dışında hiçbir şey artmayan, Ey hazînelerinden hiçbir şey eksik olmayan, Ey hiçbir şey Kendisine gizli bulunmayan, Ey misli ve benzeri hiçbir şey bulunmayan, Ey her şeyin anahtarı elinde olan, Ey rahmeti her şeyi kuşatan, Ey her şey fâni olduğu halde Kendisi bâkî kalan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَصْرِفُ السُّٓوءَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُدَبِّرُ اْلاَمْرَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُقَلِّبُ الْقَلْبَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَخْلُقُ الْخَلْقَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُنَزِّلُ الْغَيْثَ اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُحْيِى الْمَوْتٰى اِلاَّ هُوَ ٭ يَا مَنْ لاَ يُغْن۪ى عَلَى التَّحْق۪يقِ اِلاَّ هُوَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ
Ey gaybı Kendisinden başka kimse bilemeyen, Ey kullarından kötülüğü Kendisinden başka kimse defedemeyen, Ey işleri Kendisinden başka kimse idâre edemeyen, Ey günahları Kendisinden başka kimse mağfiret edemeyen, Ey kalpleri Kendisinden başkası değiştiremeyen, Ey mahlûkatı Kendisinden başkası yaratamayan, Ey nîmetleri Kendisinden başkası tamamlayamayan, Ey yağmuru Kendisinden başkası yağdıramayan, Ey ölüleri kendisinden başkası diriltemeyen, Ey kullarını kendisinden başkası gerçek zengin kılamayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 
Cevşen-ül Kebir 91-100. Ukdeler
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا كَاشِفُ ٭ يَا فَارِجُ ٭ يَا فَاتِحُ ٭ يَا نَاصِرُ ٭ يَا ضَامِنُ ٭ يَٓا اٰمِرُ ٭ يَا نَاه۪ى ٭ يَا رَجَا ٭ يَا مُرْتَجَا ٭ يَا عَظ۪يمَ الرَّجَا ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey belâları kaldıran ve güzellikleri açığa çıkaran Kâşif, Ey keder ve tasadan kurtarıp ferahlatan Fâric, Ey her mevcuda münâsip bir sûret açan ve fetihler müyesser kılan Fâtih, Ey kullarına yardım eden Nâsır, Ey yaratıkların her türlü ihtiyacını üzerine alan Dâmin, Ey her şeye fıtratının gayesini emreden Âmir, Ey her türlü kötülükten sakındıran Nâhî, Ey kullarının ümidi olan Recâ, Ey kullarının ümit beslediği Mürtecâ, Ey kendisine büyük ümitler beslenen Azîmür-Recâ,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مُع۪ينَ الضُّعَفَٓاءِ ٭ يَا كَنْزَ الْفُقَرَٓاءِ ٭ يَا صَاحِبَ الْغُرَبَٓاءِ ٭ يَا نَاصِرَ اْلاَوْلِيَٓاءِ ٭ يَا قَاهِرَ اْلاَعْدَٓاءِ ٭ يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ ٭ يَا كَاشِفَ الْبَلآَءِ ٭ يَٓا اَن۪يسَ اْلاَوْلِيَٓاءِ ٭ يَا حَب۪يبَ اْلاَتْقِيَٓاءِ ٭ يَٓا اِلٰهَ اْلاَغْنِيَٓاءِ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey zayıfların yardımcısı, Ey fakirlerin hazînesi, Ey gariplerin sahibi, Ey dostların yardımcısı, Ey düşmanların kahredicisi, Ey gökleri yükselten, Ey belâları kaldıran, Ey dostların can yoldaşı, Ey takvâ sahiplerinin sevgilisi, Ey zenginlerin mabudu, 
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَٓا اَوَّلَ كُلِّ شَىْءٍ وَ اٰخِرَهُ ٭ يَٓا اِلٰهَ كُلِّ شَىْءٍ وَ صَانِعَهُ ٭ يَا رَازِقَ كُلِّ شَىْءٍ وَ خَالِقَهُ ٭ يَا فَاطِرَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مَل۪يكَهُ ٭ يَا قَابِضَ كُلِّ شَىْءٍ وَ بَاسِطَهُ ٭ يَا مُبْدِىَٔ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُع۪يدَهُ ٭ يَا مُسَبِّبَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُقَدِّرَهُ ٭ يَا مُرَبِّىَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُدَبِّرَهُ ٭ يَا مُكَوِّرَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُحَوِّلَهُ ٭ يَا مُحْيِىَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُم۪يتَهُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeyin evveli ve âhiri, Ey her şeyin ilâhı ve sanatkârı, Ey her şeyin râzıkı ve hâlıkı, Ey her şeyin yaratıcısı ve sultânı, Ey her şeyi daraltan ve genişleten, Ey her şeyi ilk defa yaratan ve öldükten sonra tekrar iâde eden, Ey her şeye gerekli sebepleri yaratan ve bir ölçü takdir  eden, Ey her şeyi terbiye ve idâre eden, Ey her şeyi döndüren ve değiştiren, Ey her şeyi dirilten ve öldüren,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا خَيْرَ ذَاكِرٍ وَ مَذْكُورٍ ٭ يَا خَيْرَ شَاكِرٍ وَ مَشْكُورٍ ٭ يَا خَيْرَ حَامِدٍ وَ مَحْمُودٍ ٭ يَا خَيْرَ شَاهِدٍ وَ مَشْهُودٍ ٭ يَا خَيْرَ دَاعٍ وَ مَدْعُوٍّ ٭ يَا خَيْرَ مُج۪يبٍ وَ مُجَابٍ ٭ يَا خَيْرَ مُونِسٍ وَ اَن۪يسٍ ٭ يَا خَيْرَ صَاحِبٍ وَ جَل۪يسٍ ٭ يَا خَيْرَ مَقْصُودٍ وَ مَطْلُوبٍ ٭ يَا خَيْرَ حَب۪يبٍ وَ مَحْبُوبٍ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey yâd edenlerin ve yâd edilenlerin en hayırlısı, Ey şükrü kabul edenlerin ve şükredilenlerin en hayırlısı, Ey övülenlerin ve övenlerin en hayırlısı, Ey görenlerin ve görülenlerin en hayırlısı, Ey çağıranların ve çağrılanların en hayırlısı, Ey cevap verenlerin ve cevap verilenlerin en hayırlısı, Ey ünsiyet verenlerin ve Kendisiyle ünsiyet edilenlerin en hayırlısı, Ey bütün dostların ve meclis arkadaşlarının en hayırlısı, Ey bütün maksut ve matlupların en hayırlısı, Ey sevenlerin ve sevilenlerin en hayırlısı,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ دَعَاهُ مُج۪يبٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَطَاعَهُ حَب۪يبٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَحَبَّهُ قَر۪يبٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ اَرَادَهُ عَل۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ رَجَاهُ كَر۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصَاهُ حَل۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حِلْمِه۪ حَك۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حُكْمِه۪ عَظ۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَظَمَتِه۪ رَح۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ ف۪ٓى اِحْسَانِه۪ قَد۪يمٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey kendisini çağıranlara cevap veren, Ey kendisine itaat edenleri seven, Ey kendisini sevenlere yakın olan, Ey kendisini arzulayanları çok iyi bilen, Ey kendisine ümit besleyenlere iyilik eden, Ey kendisine isyan edenlere yumuşak davranıp hemen cezalandırmayan, Ey yumuşaklığında hikmetli davranan, Ey hükmünde büyük olan, Ey azametinde merhametli olan, Ey ihsânında kadîm olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُسَبِّبُ ٭ يَا مُقَرِّبُ ٭ يَا مُعَقِّبُ ٭ يَا مُقَلِّبُ ٭ يَا مُقَدِّرُ ٭ يَا مُرَتِّبُ ٭ يَا مُرَغِّبُ ٭ يَا مُذَكِّرُ ٭ يَا مُكَوِّنُ ٭ يَا مُتَكَبِّرُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey sebepleri takdir eden Müsebbib, Ey itaatkâr kullarını kendisine yaklaştıran Mukarrib, Ey eşyayı hikmetle peş peşe getiren Muakkib, Ey kullarının kalplerini halden hale değiştiren Mukallib, Ey her şeye bir miktar tespit eden Mukaddir, Ey her şeyi düzene koyan Mürettib, Ey kullarını iyiliğe teşvik eden Murağğib, Ey kullarına öğüt veren Müzekkir, Ey mahlûkatı var eden Mükevvin, Ey sonsuz büyüklük ve azamet sahibi Mütekebbir,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ لاَ يُشْغِلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْعٍ ٭ يَا مَنْ لاَ يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْلٍ ٭ يَا مَنْ لاَ يُلْه۪يهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْلٍ ٭ يَا مَنْ لاَ يُغَلِّطُهُ سُؤَالٌ عَنْ سُؤَالٍ ٭ يَا مَنْ لاَ يُبْرِمُهُ اِلْحَاحُ الْمُلِحّ۪ينَ ٭ يَا مَنْ شَرَحَ بِاْلاِسْلاَمِ صُدُورَ الْمُؤْمِن۪ينَ ٭ يَا مَنْ اَطَابَ بِذِكْرِه۪ قُلُوبَ الْمُخْبِت۪ينَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَغ۪يبُ عَنْ قُلُوبِ الْمُشْتَاق۪ينَ ٭ يَا مَنْ هُوَ غَايَةُ مُرَادِ الْمُر۪يد۪ينَ ٭ يَا مَنْ لاَ يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى الْعَالَم۪ينَ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey bir işitme, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan, Ey kendisi için bir iş diğer bir işe mâni olmayan, Ey bir söz, kendisini diğer bir sözden  oyalamayan, Ey kullarının bir isteği diğerine cevap vermekte kendisini karışıklığa sevk etmeyen, Ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı kendisini  usandırmayan, Ey müminlerin kalplerini İslâm’la genişleten, Ey zikriyle mütevâzi ve huşû sahiplerinin kalplerini hoş eden, Ey kendisine iştiyak duyanların kalplerinden kaybolmayan, Ey kendisini arzulayanların son arzusu, Ey âlemde hiçbir şey kendisine gizli olmayan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا مَنْ هُوَ عِلْمُهُ سَابِقٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ وَعْدُهُ صَادِقٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ لُطْفُهُ ظَاهِرٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ اَمْرُهُ غَالِبٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ مُحْكَمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ قَضَٓاؤُهُ كَٓائِنٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ قُرْاٰنُهُ مَج۪يدٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ مُلْكُهُ قَد۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ فَضْلُهُ مُق۪يمٌ ٭ يَا مَنْ هُوَ عَرْشُهُ عَظ۪يمٌ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey her şeyi var olmadan bilen, Ey vaadi doğru olan, Ey lütfü açık olan, Ey emri üstün ve galip olan, Ey kitabı sağlam olan, Ey kaza ve hükmü var olan, Ey Kur’ân’ı yüce olan, Ey saltanatı kadîm olan, Ey fazıl ve keremi dâim olan, Ey Arşı büyük olan,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
يَا رَبَّ اْلاَرْبَابِ ٭ يَا مُفَتِّحَ اْلاَبْوَابِ ٭ يَا مُسَبِّبَ اْلاَسْبَابِ ٭ يَا مُعْطِىَ الثَّوَابِ ٭ يَا مُلْهِمَ الصَّوَابِ ٭ يَا مُنْشِىَٔ السَّحَابِ ٭ يَا شَد۪يدَ الْعِقَابِ ٭ يَا سَر۪يعَ الْحِسَابِ ٭ يَا مَنْ لَهُ اْلاِيَابُ ٭ يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Ey rablık iddia edenlerin ve bütün terbiyecilerin Rabbi, Ey bütün kapıları açan, Ey sebepler tasarrufunda bulunan, Ey sevapları veren, Ey doğruları ilham eden, Ey bulutları yoktan yaratan, Ey azap ve ikabı şiddetli olan, Ey hesabı süratli gören, Ey dönüş kendisine olan, Ey bağışlayan ve tövbeleri kabul eden,
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا رَبَّنَا ٭ يَا اِلٰهَنَا ٭ يَا سَيِّدَنَا ٭ يَا مَوْلٰينَا ٭ يَا نَاصِرَنَا ٭ يَا حَافِظَنَا ٭ يَا قَادِرَنَا ٭ يَا رَازِقَنَا ٭ يَا دَل۪يلَنَا ٭ يَا مُغ۪يثَنَا ٭
سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ
Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
Ey Rabbimiz, Ey İlâhımız, Ey Seyyidimiz, Ey Mevlâmız, Ey Yardımcımız, Ey Koruyucumuz, Ey Kâdirimiz, Ey Râzıkımız, Ey Delilimiz, Ey Medetkârımız
Bütün kusurlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok! Emân ver bize. Bizi Cehennemden kurtar.
 
 
 Cevşen-ül Kebir, Hatim Duası
 
 
 
اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا ٭ خَلِّصْنَا ٭ وَ اَجِرْنَا ٭ وَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ٭ وَ عَافِنَا وَ اعْفُ عَنَّا وَ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ دَارَ قُدْسِكَ مَعَ اْلاَبْرَارِ ٭ بِعَفْوِكَ يَا مُج۪يرُ ٭ بِفَضْلِكَ يَا غَفَّارُ ٭ وَ اَسْئَلُكَ بِحَقِّ هٰذِهِ اْلاَسْمَٓاءِ الْكَر۪يمَةِ الشَّر۪يفَةِ وَ الصِّفَاتِ الْجَل۪يلَةِ الَّلط۪يفَةِ اَنْ تُصَلِّىَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ مُحَمَّدٍ بِسْمِ اللّٰهِ ٭ حَسْبِىَ اللّٰهُ ٭ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ ٭ شَهِدَ اللّٰهُ ٭ قُلْ هُوَ اللّٰهُ ٭ مَا شَٓاءَ اللّٰهُ ٭ رَبِّىَ اللّٰهُ ٭ تَبَارَكَ اللّٰهُ ٭ تَعَالَى اللّٰهُ ٭ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ ٭ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُ وَ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ٭ سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ لآَ اُحْص۪ى ثَنَٓاءً عَلَيْكَ اَنْتَ كَمَٓا اَثْنَيْتَ عَلٰى نَفْسِكَ ٭ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا رَحْمٰنُ ٭ يَا رَح۪يمُ ٭ يَا غَفُورُ ٭ يَا شَكُورُ ٭ اَسْئَلُكَ بِمَٓا اَحْصَيْتَهُ عَلَيْكَ مِنْ اَسْمَٓائِكَ الْحُسْنٰى وَ صِفَاتِكَ الْعُلْيَا وَ كَلِمَاتِكَ التَّٓامَّةِ اَنْ تَغْفِرَل۪ى وَ لِوَالِدَىَّ وَ لاُسْتَاذ۪ى سَع۪يدِ النُّورْس۪ى وَ لِطَلَبَةِ رَسَٓائِلِ النُّورِ وَ لِجَم۪يعِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ وَ الْمُسْلِم۪ينَ وَ الْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَٓاءِ مِنْهُمْ وَ اْلاَمْوَاتِ وَ تَرْحَمَنَا رَحْمَةًتُغْن۪ينَابِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ وَ اَنْ تَقْضِىَ حَوَايِجَنَا وَ تُعْطِيَنَا سُؤَالَنَا فِى الدُّنْيَا وَ اْلاٰخِرَةِ وَ تَخْتِمَ لَنَا بِالسَّعَادَةِ وَ الشَّهَادَةِ وَ الْكَرَامَةِ وَ الْبُشْرٰى عِنْدَ فِرَاقِ الدُّنْيَا وَ تَجْزِىَ مُحَمَّدًا صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ عَنَّا مَا هُوَ اَهْلُهُ وَ مُسْتَحَقُّهُ وَ اَنْ لاَ تَكِلَنَا عَلَٓى اَنْفُسِنَا طَرْفَةَ عَيْنٍ وَ لآَ اِلَٓى اَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ وَ تُصْلِحَ لَنَا شَاْنَنَا وَ اَنْ تَحْرُسَنَا بِعَيْنِكَ الَّت۪ى لاَ تَنَامُ وَ تَحْفَظَنَا بِرُكْنِكَ الَّذ۪ى لاَ يُرَامُ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَ اْلاِكْرَامِ وَ اَنْ تَصْرِفَ عَنَّا وَ عَمَّنْ عُلِّقَ عَلَيْهِ هٰذِهِ اْلاَسْمَٓاءُ اٰفَةَ الْجِنِّ وَ اْلاِنْسِ وَ الشَّيَاط۪ينِ وَ زَلْزَلَةَ اْلاَرْضِ وَ دَكْدَكَةَ الْجِبَالِ مِنْ خَشْيَتِهِ وَ اٰفَةَ الطَّاعُونِ وَ الْوَبَٓاءِ وَ عَيْنَ السُّٓوءِ وَ وَجَعَ الْجَوَارِحِ وَسَٓائِرَ اْلاٰفَاتِ و تَحَفْظَنَا مِنْ كُلِّ شَرٍّ وَ سُٓوءٍ وَ تَرْزُقَنَا السَّلاَمَةَ وَ الْعَافِيَةَ وَ الْخَيْرَ فِى الدُّنْيَاوَ اْلاٰخِرَةِ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ وَ صَلَّى اللّٰهُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
 
Ey Allah’ım, ey Rabbimiz! Bizi Cehennem ateşinden halâs eyle, muhafaza et, necat ver!
Allah’ım, bize âfiyet ver, bizi affet, bizi iyilerle birlikte pâk ve temiz diyarın olan Cennete koy. 
Bunu sadece affınla yap, ey kullarını azaptan koruyan Mücîr! Fazıl ve kereminle olsun, ey bütün günahları bağışlayan Gafur!
Ben, şu kıymetli ve şerefli isimlerinin, şu yüce ve lâtif sıfatlarının hakkı için istiyor ve yalvarıyorum ki, Efendimiz Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâma, onun yaptığı iyilikler sayısınca salât ve selâm eyle! 
Allah’ın ismiyle. Allah bana kâfi. Allah’tan başka ilâh yok. Allah her şeye şahit. De ki; O Allah’tır. Allah’ın dilediği olur. Rabbim Allah’tır. Allah’ın şânı yücedir. Allah âlîdir. Allah’a tevekkül edip güvendim. Allah onlara karşı sana kâfidir. O her şeyi işiten ve bilendir.
Bütün kusurlardan münezzehsin. Ey kendisinden başka ilah olmayan Allah’ım! Eman ver bize, eman diliyorum. Sana olan medih ve senâları sayıp dökemiyorum. Sen, Zâtını övdüğün gibisin. 
Ey bütün kemâl sıfatlarını taşıyan hakikî Ma’bud olan Allah! Ey bütün mahlûkata rızık verip merhamet eden Rahman! Ey ahirette sâlih kullarına lütuflarda bulunacak olan Rahîm! Ey bütün günahları bağışlayan Gafûr! Ey kullarının ibâdet ve şükürlerine bol mükâfatla karşılık veren Şekûr!
Zâtın için saydığın güzel isimlerin, yüce sıfatların ve eksiksiz kelimelerin hakkı için Senden istiyor ve yalvarıyorum ki, beni, anne-babamı, Üstadım Said Nursî’yi, Nur Talebelerini ve bütün erkek ve kadın mümin ve Müslümanlardan hayatta olan ve ölenleri bağışla!
Bize öyle bir merhamette bulun ki, Senden başkasının merhametine ihtiyacımız kalmasın! 
Dünyada ve ahirette ihtiyaçlarımızı yerine getir ve dilediğimizi ihsan eyle! Dünyadan ayrılırken son nefesimizi saâdet, şehâdet, ikram ve müjdeyle vermemizi nasip eyle! 
Bizim adımıza Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı lâyık ve müstahak olduğu şeylerle mükâfatlandır. 
Gözümüzü açıp kapayıncaya kadar bizi ne nefsimize, ne de yaratıklarından hiç birine havâle etme! 
İşlerimizi ıslah edip, yoluna koy! Bizi, hiç zâil olmayan ilim ve sıyânetinle himâye eyle! Ayrı yaşanamayan desteğinle bizleri muhâfaza eyle, ey Celâl ve İkram Sahibi!
Bizden ve bu isimleri üzerinde taşıyan kimselerden cin, insan ve şeytanlardan gelecek âfetleri, yer sarsıntılarını ve Allah korkusundan meydana gelen dağ parçalanışlarını, tâun ve vebâ musîbetlerini, kem gözleri, vücut ağrılarını ve diğer felâketleri def eyle! 
Bizi bütün şer ve kötülüklerden muhâfaza et. 
Rahmetinle bize dünyada ve âhirette selâmet, âfiyet ve hayır nasip eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi!
Allah, Efendimiz Hazret-i Muhammed’e (a.s.m.), onun âl ve Ashâbına sallât ve selâm eylesin!
Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Yorumlar