Ziraat Mühendisi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü, kendi kurduğu karınca kolonilerini ve diğer değişkenleri gözlemleyerek, 24 saat önceden, hava tahmini gibi, depremi tahmin edebiliyor!

Büyük depremlerin haber vermeden gelmeyeceğini deprem bilimciler söylemektedirler. O zaman bizde güvenli bir metot üzerinde büyük depremler olmadan önce haber almak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 5 dakika sonrada büyük depremler olabilir söylemi bu metotla yok olacak.

ANA KARINCALARIN yuvalarını terk etmeleri büyük bir tehlike işaretidir. Bu nedenle 12 kolonideki yaklaşık 12.000 karınca arasından daha büyük olan ana karıncaları takip ediyoruz.

Bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalardaki istatistik bilgiler iki değişken arasında bir bağlantı olduğunu göstermiş bulunuyor. Bu korelasyonun varlığını gelişen teknolojiyi kullanma imkanına sahip olmadan kısıtlı imkanlarla kısıtlı alanlarda gönüllülük temelinde yaptığımız 5000+ deney sonucunda elde etmiş bulunuyoruz.

Bilim adamlarının ve medyanın konuya ilgisi artıncaya kadar devam edeceğim

Sitelerimin ana sayfasında 24 saat içinde 4'er saat aralıklarla yapmış olduğumuz gözlemlerdeki (DENEYLERDEKİ) sıra dışı davranış sonuçlarını yukarıda görmüş olduğunuz tabloya yazıyorum. Değişen bilgiler arasında gün, gözlem ve sonuçlardır. Sıra dışı davranışlarda yoğunluk olduğunda fotoğraflama yaparak çektiğim ve diğer istasyonlar tarafından gönderilen sıra dışı davranış fotoğraflarını da gözlem sonuç raporları içinde belirtiyorum.

Projemize yardım etmek istiyorsanız, lütfen buraya mail [email protected] gönderin.

Ayrıca sitelerimin açılmasındaki yavaşlama yoğunluktan ise hosting değiştirmemde yardımcı olabilecek yardımseverlere ihtiyacımız var. Yardımda bulunmak istiyorsanız "[email protected]'a mail atabilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim.

 

 

 

 

Projemizi 12.03.2008 tarihinde

Prof. Ahmet Mete IŞIKARA'ya anlattım.

Başarılar dileyerek devam etmemi tavsiye etti.

 

DEPREMİ ÖNCEDEN BİLMEK İÇİN GEREKLİ DEĞİŞKENLER

 

 

A.) Bahçemde (12) evimde (12) ve ayrıca iki tane erik ağacının dibinde özel yapılmış yuvalarda bulunan:

 

1 -   Karınca kolonilerinin hepsinin, (durum tablomuzdaki sıra dışı davranışların gösterilmesi)

B.) Evimde ve evimin karşısındaki parkta bulunan köpeklerin:

2 - Evimde sadece depremi haber  almak için özel olarak beslediğim köpeğimin ve evimin karşısındaki parkta toplanan ve mahalledeki tüm köpeklerin, (sebepsiz olarak havlaması-uluması-hırlaması gibi ses çıkarmalarının)

C.) Bahçemde bulunan:

 

3 -  Yılanların, (yuvalarını terk ederek yüzeye çıkmaları)

4  - Farelerin, (yuvalarını terk ederek yüzeye çıkmaları)

5  - Kertenkelelerin, (yuvalarını terk ederek yüzeye çıkmaları)

6  - Solucanların, (yuvalarının terk ederek yüzeye çıkmaları)

 

D.) Gökyüzünde uçuşan kuşlardan her gün izlenebilenlerden bazılarının:

 

7 -  Martıların, (gökyüzünde değişik hareketler sergilemeleri ve ses çıkarmaları)

8 -  Kargaların, (gökyüzünde değişik hareketler sergilemeleri ve ses çıkarmaları)

9 -  Serçelerin, (gökyüzünde değişik hareketler sergilemeleri ve ses çıkarmaları)

E.) Bahçemde bulunan:

 

10 -  Bitkilerin, (zamansız olarak çiçek açmaları ve yapraklarının kuruması)

F.) Gökyüzünde bulunan:

 

11 - Bulutların ve yıldızların, (bulutların kızıllığı ve yıldızların daha yakında görünmesi)

E.) Evimde çalışan:

 

12 - Elektrikli ev aletlerinin, (internet hızının, bilgisayar ekranının tarih ve saatinin değişimi voltaj durumunun) birlikte gösterecekleri sıra dışı davranışlar sonucunda,

olası İstanbul depreminin gününü ve saatini tespit etmeye çalışıyorum.

 

 

(Resimde sağdaki Kadir Sütçü, soldaki Doç. Dr. Seyit Ali Kaptan)

Depremle Savaş Derneği Genel Başkanı

İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi

DOÇ. DR. SAYIN SEYİT ALİ KAPLAN

11.04.2008 tarihinde

Projemiz hakkında karınca yuvalarını yerinde incelemek suretiyle bilgi aldı.

Çalışmalarımızdan dolayı teşekkür etti.

 

 

Ziraat Mühendisi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmeni Kadir Sütçü bu konu üzerine karınca ve bulut hareketlerini inceliyor ve oluşturduğu web sitesinde olacak depremleri günü ve saatiyle yayınlıyor.

“Depremlerin olacakları yerler ve biliniyorsa zamanı kestirmek için güvenli bir metod üzerinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 24 saat önceden depremlerin olup olmadığını bilmekteyiz. Hava durumu gibi önceden tahmin yapmaktayız. Karınca kolonileri ana karınca olmaksızın yaşamlarını devam ettiremezler. Bir kolonide 7-8 tane ana karınca olabiliyor. Biz ana karıncaları takip ediyoruz. Ana karıncalar yerin 1 mt derinliğinde yaşayan en güvenlikli odalarda olur. Yiyecek taşımazlar. Bütün kolonilerin cinsiyetlerini değiştirmede yetkilidir. 3 katı kadar büyüktürler. Şunu istiyorum yetkililerden bebeğin cinsiyeti nasıl tespit ediliyıorsa yerdeki ana karıncaların takibini yapan bir program ve alet ihtiyacımız var. Hava durumu gibi her ilde vermemiz mümkündür. Bunun dışındaki hiçbir yöntem de depremleri hava durumu gibi vermeye mümkün değildi. Karıncaların ölümü deprem büyüklüğüne eş değerse olay tamamdır.”

UZUN BİR ARAŞTIRMA SÜRECİ

 

11 Kasım 1999′da bahçemde gezerken bir erik ağacı var. Özel bir ağaç. O erik ağacının gövdesinde karıncaları gördüm. Dikkatimi geçti. Sıradışı davranışlar içindeydi. Bu karıncalar depremden mi kaçtılar diye incelemeye başladım. Ve ertesi gün 12 Kasım Düzce depremi gerçekleşti. O günden sonra oğlumla birlikte karar aldık incelemeye başladık.

Kolonileri oluşturdum. 2004′te bir eğitimde öğretmenlere ders veriyordum. Proje yaptırdım onlara. Projeniz karıncaları incelemek. Sıra dışı davranışları nelerdir ? Depreme duyarlı canlılar mıdır? Onların projesinin sonucu: ‘Karıncalar depreme duyarlılık gösteriyor oldu.’ Daha sonra bu projeyi sayısal olarak inceledik. Bir grup matematik öğretmeniyle konuştum. Karıncalar ve bulutlarla ilgili inceleme yaptılar. Ve onların tezinde de ortak sonuç karıncaların depreme duyarlı hayvanlar olduğuydu”

Bulutlardaki kızıllık

Bilimsel Veriler

1. Depremlerden önce elektromanyetik enerji dalgalanmaları meydana gelir.

Bu dalgalanmaları bazı canlılar hissederler.

2. Karıncalarda hisseden canlılardan birisidir.

Evde özel yuvalarda bulunan 12 koloni hava şartlarından etkilenmeyecek durumdadır. 

4 mevsimde karıncalar harici durumlarla, depremin merkez üssünü, depremin (küçükten büyüğe doğru)  büyüklüğünü ve depremin zamanını net olarak  tahmin yapmak, çok kolay değildir.

Ana karıncasız koloninin yaşaması düşünülemez.

Ana karıncanın yuvasını korumasız terk etmesi mümkün değildir.

Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri bir felaket sinyalidir.

Karincalarda Anomali

Karıncalarda Anomali

 

Karıncalar

1. Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip olan canlılar, karıncalardır.

2. Ana karıncasız koloninin devamlılığı düşünülemez. (Ana karıncalar = diğer karıncalardır.)

3. Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri büyük bir tehlike işaretidir.

4. Ana karıncalar yiyecek aramazlar, işçilerin getirdikleri besinlerle beslenirler.

5. Böcek türlerinin en "sosyal"lerinden biri olan karıncalar, son derece iyi "örgütlenmiş" bir düzen içinde, "koloniler" denen topluluklar halinde yaşarlar.

6. Karıncalar kendileri açısından en ideal olan sosyal sistemi milyonlarca sene öncesinden günümüze kadar hiçbir aksaklığa meydan vermeden sürdüre gelmişlerdir.

7. Koku ve vücut lisanına dayalı karmaşık fakat kendilerinin kolayca anlayabileceği bir sistem oluşturmuşlar.

8. İstisnasız her karınca topluluğu kast sistemine kesin olarak bağlılık gösterir.

Bu kast sistemi, bir koloni içinde üç ana bölümden meydana gelir.

Birinci kastın üyeleri üremeyi sağlayan kraliçeler ve erkeklerdir. Bir kolonide birden çok kraliçe olabilir. Kraliçe, üreme ve böylece koloniyi oluşturan bireylerin sayısını arttırma görevini üstlenmiştir. Diğer karıncalardan vücutça daha iridir. Erkeklerin görevi ise, yalnızca kraliçeyi döllemektir. Nitekim bunların tamamına yakın bölümü çiftleşme uçuşundan sonra ölür.

İkinci kastın üyeleri askerlerdir. Bunlar, koloninin korunması, yeni yaşam alanları bulunması ve avlanma gibi görevleri üstlenirler.

Üçüncü kast ise, işçi karıncalardan oluşur. İşçilerin hepsi kısır birer dişidir. Ana karıncaya ve yavrularına bakar, onları temizler ve beslerler. Bunun dışında koloninin tüm diğer işleri de işçilerin sorumluluğundadır. Bir karınca için önemli olan koloninin devamlılığıdır.

9. Karınca yuvalarının dış dünya ile bağlantıları, genellikle sadece bir karıncanın geçebileceği genişlikteki küçük bir delik vasıtasıyla sağlanır. Bu deliklerden geçmek ise bir "izine" tabidir. Koloni içinde sayıları çok fazla olmayan ve tek görevi "kapıcılık yapmak" olan karıncalar vardır. "Kapıcılar" giriş deliğine tam uyan geniş baş yapılarıyla, canlı bir tıkaç vazifesi görürler. Kapıcı, giriş deliğinde saatlerce oturur ve sadece kendi kolonisinden olduğunu anladığı karıncaların girişine izin verir.

10. Karıncalar, hassas duyu organları sayesinde oldukça değişik iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını bulmaktan birbirlerini takip etmeye, yuvalarını kurmaktan savaşmaya kadar hayatlarının her anında bu duyu organlarını çalıştırırlar. 2-3 milimetrelik vücutlarının içerisine sığdırılmış 500.000 sinir hücresiyle, bir iletişim sistemine sahiptirler.

11. Genel olarak iki çeşit yarı-kimyasal vardır. Bunların isimleri Feromen ve Alomen'dir. Alomen, cinsler arası iletişim için kullanılan bir maddedir. Feromen ise çoğunlukla bir cins içinde kullanılan ve bir karınca tarafından salgılandığında, diğeri tarafından koku olarak algılanan kimyasal sinyaldir. Bu sinyaller, karınca topluluklarının organizasyonunda en önemli rolü oynar. Bir karınca sinyal olarak bu sıvıyı salgıladığında, diğerleri koku veya tat alma yoluyla mesajı alır ve cevap verirler. Ayrıca karıncaların salgıladığı feromenin yoğunluğu, acil duruma  göre de değişmektedir.

12. Salgılar karıncaların hepsinde aynı özelliği göstermez; her salgı bezinin farklı karınca çeşitlerinde, ayrı ayrı fonksiyonları vardır. Dufour bezleri, Zehir torbası, Pygidial Bezler, Sternal Bezler, Metapleural Bezler

13. İki tür ses üretimi belirlenmiştir. Biri vücudu bir engele veya yere çarparak çıkarılan "vuruş" sesi ve titreşimler, diğeri de vücudun bazı parçalarını birbirine sürterek çıkarılan tiz seslerdir.

14. Maddeden geçen ses titreşimlerine karşı çok duyarlıdırlar. Bu onlar için etkili bir alarm sinyalidir. Bunu duyduklarında yürüme hızlarını arttırırlar, titreşimin geldiği yöne doğru hareket ederler ve çevrede gördükleri bütün hareket eden canlılara saldırırlar. Koloni üyelerinin hiçbirinin, duyduğu bu çağrıyı yanıtsız bırakmaması, karınca topluluğunun başarılı organizasyonunun bir göstergesidir.

Günlük tahminler ve raporlar, Çalışma Esasları, Üzerinde çalışılan deprem öncülerinin açıklanması, Durm tabloları, Deneyler, Denenylerin sonuçları ve İstatistik bilgiler ve daha fazlası için :

 

www.dkos.org

 

www.kadirs.com

 

www.egitimsetimiz.com

Yazar: 

Yorumlar