Dünya Su günü

Değerli Okurlarımız;

Bugün Dünya Su Günü...

Suyu gereğinden fazla kullanmamamız; israf etmememiz,

Vücudumuz için ise günde en en az 1 litre su içmemiz gerektiğini

bir daha hatırlayalım, hatırlatalım...

 

İstanbul'da yağışların gelmeye başlamasıyla barajların seviyesi yükselmeye başladı, ancak mevcut kaynaklarımızın daha uzun süre yetebilmesi için İstanbullular'ın tasarrufa devam etmeleri gerekiyor.

 

  • Damlayan musluklarımızı onarıp, tesisatlarımızı kontrol ederek su kayıplarını önleyelim
  • Traş olurken, diş fırçalarken, temizlik yaparken suyu boşa akıtmayalım
  • Rezervuarlarımızın kapasitelerini küçültelim
  • Duş alırken, banyo yaparken ihtiyacımızdan fazla su tüketmeyelim
  • Araçlarımızı hortumla yıkamak yerine kova ile su kullanarak yıkayalım
  • Halı yıkamak, balkon yıkamak gibi alışkanlıklarımıza son verelim, su tüketimi daha az olan temizlik yöntemlerini tercih edelim
  • Çocuklarımızı su tasarrufu konusunda bilinçlendirelim
  • Şahit olduğumuz su arızalarını derhal ALO 185 hattına bildirelim
  • Çevremizde su israfı yapan kişileri su tasarrufuna karşı uyaralım

 

Su gerçekten hayattır. Bedenimizin % 65'i sudan oluşur. Su yaşamımızın sürdürülmesi için temel besinlerdendir. Bedenimizin ısı dengesi, hücre içi yaşamın devamı, besinlerin yakılması, sindirilmesi suya bağlıdır. Suyun az alınması halinde ciddi sağlık sorunlarına kapı açılmış olur.

 

Su az tüketildiğinde bedenimizdeki yağ oranı yükselir, böbrekler yeterli su alamayınca karaciğerin görevi ağırlaşır ve böbreği ikame etmeye çalışır. Yağ deposunu enerjiye çevirmesi gereken karaciğer işini aksatır ve yağların eritilmesi yavaşlar.

 

Su aynı zamanda bedenimizdeki toksinlerin temizlenmesinde de etkilidir. Soğuk içildiğinde kana daha hızlı karışır.

 

Bir yetişkin günde yaklaşık 10 bardak su kaybeder. Bu sebeple kaybedilen suyun yerine yenisinin konulması gerekir. Her ne kadar diğer içeceklerden de su ihtiyacımızı karşıladığımızı düşünsek de kahve, çay ya da colalı içecekler aslında idrar söktürücüdür ve bedenimizin ihtiyacı olan suyu kaybetmemize sebep olurlar.

 

Su kalori içermez. Bu sebeple diyetlerde öne çıkan bir içecektir. Bununla birlikte suyun yağı yakmaya yardım etmesi, toksinleri temizlemesi özellikle diyet ve egzersizlerde abartılmaması gereken bir durumdur. Zira aşırı su tüketimi halinde bedenimiz ihtiyaç duyduğu vitaminleri de kaybedebilir. Sudaki kristal maddeler ise aşırı tüketim halinde böbreklerde birikerek taşsal kalıntılara sebebiyet verebilir.

 

Diyet ya da sağlık amaçlı yapılan egzersizlerde suyun egzersizden yarım saat sonra ve egzersiz bittikten on beş dakika sonra içilmesi daha uygun olacaktır.

 

Su yaşamımızda vazgeçilmez olmasına karşın temel problem, su içme kültürünü geliştiremeyişimizdedir. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için su içme kültürünü kazanmalıyız. İşte ya da evde mutlaka suyu yakınlarımızda tutmalıyız. Hatta su içmeyi kendimize hatırlatmalıyız. Günlük içeceklerden su almak yerine suyu olduğu gibi karışımsız içmeliyiz.

Yazar: 

Yorumlar