Yıldız ve Kahve Falı ile Gelecekten Haber Vermek Doğru Olabilir mi?

SUAL:

? Bazı kadınlar bir fincanın içine bakıyor, meydana gelen şekillere göre manalar çıkarıp, istikbal hakkında iddialar ortaya atıyorlar. Bunların hakikatle bir ilgisi olabilir mi? Söylediklerinin doğru olma ihtimali var mı?

CEVAP:

Bazı kadınların içtiği kahve fincanının dibindeki kahve artığı şekillerine bakarak yaptıkları tahmin ne ilmi ne de dini bir tahmindir. Tamamen kadının zekasının ürünü, yorumdan ibaret bir bilgiçliktir. Zira gelecekte olacak hadisenin fincanın içinde ne yazısı vardır ne de krokisi. Fincan içindeki şekiller tamamen  elin tutuşuyla meydana gelen şekillenmeden ibaret normal durumdur.

Şayet bu kadınlar içtikleri kahvenin fincanını levh-i mahfuza benzetiyorlarsa, levh-i mahfuza bakar gibi fincana bakıyor, şekilleri levh-i mahfuz yazısı okur gibi okuyorlarsa bu da onların levh-i mahfuz anlayışlarının bir delili olur, inandırıcılıklarını büsbütün yok ederler. Kaldı ki levh-i mahfuzdaki yazıları ancak manevi inkişafları sebebiyle okuyabilen evliyanın verdiği istikbal haberleri de aynen çıkmaz, bazen te?villi, tefsirli çıkar, bazen da hiç çıkmaz. Bağlı olduğu şart vaki olmadığından yazılı hadise de vaki olmaz. Bu suretle veliler bile istikbalden kesin haber veremezler, baktıkları yer levh-i mahfuz olsa bile.

Bu itibarla kahve ve iskambil falı, şu ya da bu şeye bakarak haber verilen istikbal haberleri imanı sağlam insanları aldatmamalı. Boşu boşuna evhama kaptırıp, yahut ümidsizliğe sokmamalıdır. Bunlar asılsız ve delilsiz iddialardır. Gaybı Allah?dan başka kimse bilemez.

Nitekim bir hastalığın şifa bulması için kurşun döktürmek, boncuk bağlamak, türbeye çaput asmak gibi adetlerin de hiçbiri islami anlayış eseri değildir.

Şu kadar var ki, maruz kalınan bir hastalık için şifa aranabilir. Haram olmayan şifa çarelerine başvurulabilir.  Ümit dünyası bu. Allah umulmadık yerden bir şifa ihsan edebilir. Ama dinin haram kıldığı, aslı astarı olmayan şeylerle değil. Dinin yasaklamadığı, ilmin de uygun gördüğü ilaçlarla, aklın kabul ettiği çarelerle. Fincan dibine bakmak, kurşun dökmek, türbelere çaput bağlamak, dini de değildir. Akli, mantıki, ilmi de değildir. Sadece kendini aldatmaktır.

Yazar: 

Yorumlar

Arkadaşlar şöyle birşey var; herkes baktırmadan önce şöyle bir yorum yapar : “Baktırıyım, zaten inanmıyorum”. Ama baktırdıktan sonra kapıdan çıkarken “aaa nerden bildi” der. Karşıdaki insan bir küçük noktayı bilse, inanılıyor. Bence ne baktıranın öbür dünyada yeri var, ne de bakanın..

"Şayet bu kadınlar içtikleri kahvenin fincanını levh-i mahfuza benzetiyorlarsa, levh-i mahfuza bakar gibi fincana bakıyor, şekilleri levh-i mahfuz yazısı okur gibi okuyorlarsa bu da onların levh-i mahfuz anlayışlarının bir delili olur, inandırıcılıklarını büsbütün yok ederler. Kaldı ki levh-i mahfuzdaki yazıları ancak manevi inkişafları sebebiyle okuyabilen evliyanın verdiği istikbal haberleri de aynen çıkmaz, bazen te'villi, tefsirli çıkar, bazen da hiç çıkmaz. Bağlı olduğu şart vaki olmadığından yazılı hadise de vaki olmaz. Bu suretle veliler bile istikbalden kesin haber veremezler, baktıkları yer levh-i mahfuz olsa bile." yani, bu kadınlar fincana bakarken, Levh-i Mahfuzà bakıyormuş gibi konuşuyorlarsa, inandırıcılıkları büsbütün yok olur çünkü dediğiniz gibi Levh-i Mahfuz u yalnızca Allah-u Teala okuyabilir sadece dilediği kullarına bazı hadiseleri rüya yada kalbe ilham yoluyla gösterbilir.. yani kadının Levh- mahfuzdan okuması için Allahın izin verdigi veli bir zat olması gerekir ki veli zatlar da fincana bakarak gelcekten haber vermezler.biraz yanlış anlamışsınız vesselam ;)

Bildiğim kadarıyla Levh-i Mahfuz u yalnızca Allah-u Teala okuyabilir sadece dilediği kullarına bazı hadiseleri rüya yada kalbe ilham yoluyla gösterbilir... Eğer yanlış anlamış isem hakkınızı helal edin okuyabilir şeklinde bi açıklama gördüm o yüzden bu metni yazma gereği duydum...