Şeriatin zahirine uygun düşmeyen evliya menkıbelerini nasıl anlamak gerekir?

Muhtelif menakıbnamelerde meşhur velilerin, mürid/talebelerine şeriatın zahirine aykırı talepler de bulunarak, teslimiyet ve manevi derecelerini ölçtüğü nakledilir.

(Örneğin; alkol satın almayı emretmek, uçurumdan kendisini atmasını istemek gibi...)

1- Böyle bir yetki kullanmaya mürşidin selahiyeti var mıdır?

2-Bu yöntem mürşid kisvesinde ki zatların da istismarına yol açmaz mı?

3-Bu cinsten talepleri yerine getirmek caiz olur mu?

Genel olarak herhangi bir tarikata mensup bir velinin menkabelerini ihtiva eden eserlere Menâkıb veya menâkıbnâme adı verilmiştir. Bu eserlerin yazılışlarındaki temel gaye, o velinin müridlerinin yetişmesi ve dolayısıyla tarikatin bütünlüğünü sağlamaktır. İkinci olarak tarikatın ve velinin propagandasını yapmak, şeyhlere ve tarikatlere iyi bakmayan ve resmî din görüşünü temsil eden ülemâ nazarında veliyi ve tarikatleri kabul ettirmek gelir.

Evliyâ menkıbeleri incelendiğinde tarihi gerçeğe dayanan menkabeler olduğu gibi, hayali menkabeler de olabilmektedir. Eğer menkabeyi yazan, velinin çağdaşı ve aynı muhitten ise kendi ve çevresindekilerin gördüklerini ve bilgilerini içeren olayları yazar. Eğer veliden sonraki bir devirde yaşamış ise bizzat kendi müşahedelerini kullanamadığı için daha önce kullanılmış sözlü, yazılı, tarihi kaynakları kullanır. Bu kaynaklarda bazen bir birine benzer bilgiler olabildiği gibi tekrar eden destansı olayları da içerebilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki evliyâ menkıbeleri insanların gizli özlemlerini, ideal kusursuz dünya tasvirini gerçekleştirmeleri sebebiyle toplumun psikolojik çehresinin ifadesi olarak görülebilmektedir. Olaylar bizzat yaşanmış olabileceği gibi, tasavvur ve tahayyül edilen olayları da içerebilmektedir. Burada asıl olan olayın kendisi değil, verilmek istenen ahlaki ve dînî öğütlerlerdir. Bütün bu çerçevede okuyanın bunları bilerek değerlendirmesi gerekmektedir. 1

Konuyu şu örnekle izah etmek istiyoruz:

“Hacı Bayram-ı Veli Hz.’leri Edirne’den Sultan II. Murad’ın büyük iltifatlarıyla ve fermanıyla  geri döner. Sultan bu fermanda Hacı Bayram-ı Veli Hz.’lerinin öğrencilerinin yanlız ilim ile meşgul olmaları için onların vergi ve askerlikten muaf tutulduğunu bildiriyordu. Bunu duyan pek çok kişi Allah rızası için değilde sadece şahsi çıkar için gelip  Hacı Bayram-ı Veli Hz.’lerine öğrenci olmaya başladılar.Sonunda devletin Ankara civarından topladığı vergilerde düşüş oldu.Gelir azalınca Ankara’yı yönetmede bir takım mali problemler ortaya çıktı ve askeri düzen bozuldu.Bunun üzerine Sultan , Hacı Bayram-ı Veli ‘den öğrencilerinin listesini rica etmek zorunda kaldı. Hacı Bayram-ı Veli ‘de öğrencilerinden bugünkü Etnoğrafya Müzesinin bulunduğu Kanlıgöl’de toplanmaları istedi. Kanlıgöl’de büyük bir kalabalık toplandı. Herkes nasıl bir imtihan olacağını merakla bekliyordu.Meydana  büyük bir çadır kurulmuştu. Öğrencilerine; 

- ‘Dervişlerim, müridlerim. Bana; beni seven öğrencilerimi bugün burada kurban etmem emrolundu. Canını, malını, bana feda eden, çadıra girsin dedi. ’ 

Ve elinde bıçakla çadırın önünde beklemeye başladı. Bu sırada topluluktan bir erkek  kalabalığı yararak içeri girdi. Arkasından Hacı Bayram-ı Veli Hz.’leri de girdi. Herkes ne olacağını merakla bekliyordu. Çadırdan dışarı oluk gibi kan aktığı görüldü. Ardından bir kadın girdi. Yine dışarı kanlar aktı. Bunu gören halk  dehşete kapılarak oradan kaçtı. Hacı Bayram-ı Veli Hz.’leri içeri girenleri kesmiş değildi. Gece çadırın içine kimseden habersiz  birkaç koyun bırakılmıştı ve kesilen koyunlardı. Hacı Bayram-ı Veli Hz.’leri dışarı çıkarak Sultana bir mektup yazdı ve gerçek öğrenci sayısının bir buçuk olduğunu bildirdi.”

Ayrıca menkabelerde geçen Kur’ân’a ve sünnete ters görünen kerametlerde yani haramları helal, helâlleri haram yapan menkabeler için söz söylemeye ihtiyaç yoktur. 2 Nasslar Müslümanların her zaman tek başvuracakları kaynaktır.


1- Ahmet Yaşar Ocak, Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menâkıbnâmeler

2- H. Kâmil Yılmaz, İslâm Tasavvufu-Tasavvufla ilgili Sorular, Cevaplar.

Yorumlar

(X)
Kapat
-->