İnsanlara iyiliği emreder de, kendinizi unutur musunuz?

Ömür dediğimiz bu kısacık sınav hayatımızda kendi (nefs) üzerimizde haklarımız olduğu gibi, yaşıyorlarsa ana babamızın, varsa eşimiz ve çocuklarımızın, hatta akraba ve komşularımızın da bizim üzerimizde hakları vardır. Nasıl kazancımız sadece bize ait değilse ve Cenabı Allah’ın bize verdiği nimetleri paylaşmamız gerekiyorsa, aynı şekilde bize verdiği zaman nimetini de yine O’nun buyurduğu şekilde paylaşmamız gerekiyor.

Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez.”(Nisa4/36)

Zaman ve sağlık sahibi olmak da Allah’ın bize verdiği büyük nimetlerden ve her nimetin kendi değerince zekatı olduğu gibi sağlıklı olmanın ve müsait zamana sahip olmanın da kendi değerince zekatı vardır. Ailemizden sağlığı yerinde olmayan veya gücü yetmeyenler olabilir. Anne- babamız ve akrabalarımız bizden ayrı yaşıyor ve bize ihtiyaç duyuyor olabilirler. Onların durumlarını bildiğimiz halde sahip olduğumuz zamanı kendimizce hayır sandığımız başka başka işlere ayırmamız bizim yararımıza değil zararımıza olabilir. Zira Cenabı Rahmân“ Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle. İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et." (İsra 17/23-24) Bizlerden ana babamıza, bizleri büyütürken nasıl zahmet çektikleri, fedâkârlıklarda bulundukları hatırlatılırken, tevazu ile onlara sahip çıkmamız ve onların hem dünya hem de ahiret saadetini elde etmeleri için de dua etmemiz isteniyor.

“ ……. Kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.'' ( Nisa Suresi 4/ 1) âyeti ile de  akrabalarımızı da gözetmemiz, akrabalık bağlarımızı korumamız, aşağıdaki hadisler ile de akrabalarımıza iyilik etmemiz,bağlarımızı sıkı tutmamız gerektiği hatırlatılıyor. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!” (Buhârî, Edeb 85; Müslim, Îmân 74)

Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Akrabalık bağı Arş–ı âlâ’ya tutunarak şöyle demiştir: Beni koruyup gözeteni, Allah koruyup gözetsin. Benimle ilgisini kesenden Allah rahmetini kessin. ”(Buhârî, Edeb 13; Müslim, Birr 17)

O halde günlerimizi, haftalarımızı, tatillerimizi programlarken ailemizi, akrabalarımızı, komşularımızı da bu planlara dahil etmeli, en azından hal hatır sorarak gönüllleri alınmalı, varsa ihtiyaçları yanlarına giderek bu ihtiyaçlarını  elimizden geldiğince gidermeye çalışmalıyız. Çevremize güzel-doğru-salih(a) Müslüman örneği olmaya çalışırken, öncelik sırası âyetlerle özellikle belirtilmiş aile, akraba, yetim, düşkün, komşu….. sıralamasını her daim gözetmeliyiz. İyiliği emredip, kötülükten men etmeye çalışırken “İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitabı okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız ?” (Bakara 2/44)

Ey münâfıklar! Siz iş başına geçecek olursanız, yeryüzünde fesat çıkarır, akrabalarla ilginizi kesersiniz, değil mi? İşte Allah’ın lânete uğrattığı, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimseler bunlardır” (Muhammed sûresi 47/ 22–23)  âyetlerinin uyarıcılığını farkedenlerden olmalıyız.

Ya Rabbî, bizlerden nasıl razı olacaksan o şekilde yaşayabilmeyi bizlere nasip eyle. Âyetlerini okuyup anlayanlardan, uygulayanlardan, akleden, fikreden, zikredenlerden ve her dâim hayır üzere olanlardan, Sana KUL, Resûlüne ÜMMET olanlardan eyle.

Amin, amin, amin, ve’l hamdü lillahi Rabbü’l âlemîn.

Yorumlar

(X)
Kapat
-->