Büyüden ve Cinlerden Muhafaza Olunmak İçin, Neler Yapmalıyız? Bir Kimseye Büyü yapıldığını Nasıl Anlayabiliriz? Cinlerin etkisinden kurtulmak için ne yapmalıyız?

Yapılan büyünün sonucu olarak vücudun eklem yerlerinde ağrılar başlar. Ruhanî ve manevî hayatında değişiklikler olur. İbadete karşı ilgisizlik gösterir. İbadetini terk ettiği gibi ibadet yerlerinden kaçar. Kur’an okunan yerlerde durmaz, sıkılır, bağırır veya ağlar.

Büyüden korunmanın en güzel yolu Allah’a sığınma, şeytan ve şeytanlaşmış insanların şerrinden Allah’ın himayesine girmektir.

Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor: “De ki: Ey Rabbim, şeytanların kışkırtmalarından sana sığınıyorum. Ey Rabbim, onların yanımda olmalarından sana sığınıyorum.” Büyü ve sihirden korunmanın en güzel yolu İhlas, Felak ve Nas surelerini okumaktır. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) kendisine büyü yapıldığında bu sureleri okuyarak Allah’a sığınmıştır.

Büyü, günlük hayatta karşılaşılabilen ve insanın üzerinde olumsuz etkileri olan ruhsal bir hastalık çeşididir. Büyünün sözlük anlamı, cin gibi manevî varlıklar aracılığıyla insan veya başka varlıklar üzerinde etki meydana getirme işidir.
 

Bir kimseye büyü yapıldığı nasıl anlaşılır?

 

Kur’an-ı Kerim’de sihir kelimesiyle ifade edilen büyü, insanın enerji yoğunluğunu yok etmek veya düzenini bozmak için yapılır. Kendisine büyü yapılan kimse rahatsızlanır, etrafına ve cereyan eden olaylara karşı tepki gösterir. Büyünün beyne yaptığı tesir sebebiyle o kişi ne yaptığını bilemez hale gelir.


Yapılan büyünün sonucu olarak vücudun eklem yerlerinde ağrılar başlar. Ruhanî ve manevî hayatında değişiklikler olur. İbadete karşı ilgisizlik gösterir. İbadetini terk ettiği gibi ibadet yerlerinden kaçar. Kur’an okunan yerlerde durmaz, sıkılır, bağırır veya ağlar. Büyünün yapıldığı eve veya odaya girmek istemez. Girdiği takdirde titrer ve sıkıntı duyar. Huzur bulamayınca oradan çıkar ve ancak o zaman rahatlar.
 

Büyü olarak nitelenen bu manevî hastalık o kadar tesir icra eder ki insan tamamen huy değiştirmiş gibi olur.
 

Sihir eskiden beri bilinir. Bilhassa Mısır’dan beri İsrailoğulları arasında çok yaygındır. Bakara Suresi’nin 102. ayetinde Yahudilerin şeytanlardan öğrendikleri sihir ile karı kocanın arasını ayıracak kadar bilgi edindikleri belirtilmektedir.


Elmalılı Hamdi Yazır, bu ayetin tefsirinde şunları söylemektedir: “Bunlar bu yolla karı ile kocanın arasını bile ayırabilecek fesatlar çeviriyorlar. Bu tesiri meydana getiren sihirlerle cemiyet içerisinde ne büyük fitneler çıkarılabilineceğini artık siz kıyas ediniz. Karı ile kocanın arasını ayıranlar, bu kadar kuvvetli sevgi bağını kıranlar topluma neler yapmazlar ki? Komşular ve hemşeriler arasında fitneler çıkarıp halkı birbirine düşürmezler mi? Ayet bize gösteriyor ki sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir. Fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlakı perişan eder, toplumların altını üstüne getirir. Şu halde sihrin aslı yoktur diye aldanmamalıdır.” (1)

Büyüden ve Cinlerden Nasıl Korunabiliriz?


Büyü ve büyücülerden korunmanın en iyi yolu onlara hiç bulaşmamaktır.

Cinlerin zulmüne uğramamak, onların zararlarından korunmak için;

 

uygunsuz yerlerde abdest bozmamak, küllük ve kemik üzerine pislememek, bevletmemek gerekir. Halk arasında “tekin olmayan yerler” diye tabir edilen cinlerin bol bulunduğu mahallerden sakınmak en doğru davranıştır.


Büyü ve büyücülerin şerrinden korunmak için daima abdestli bulunmak, elbisenin, meskenin, tırnakların ve bedenin temiz olması da güzel bir tedbirdir.
 

 

Cinlerin etkisinden kurtulmak için şunlar tavsiye edilir:


1. Mu’minun Suresi’nin 97 ve 98. ayetleri 41 kere okunur. Günde yüz defa “La havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim” (Allah’ın güç ve kuvvetinden başka hiçbir şeyin güç ve kuvveti yoktur) denir. Buna bir hafta boyunca devam edilir. Genellikle abdestli bulunmak ve Allah’ı zikretmek fayda sağlar.


2. 41 Ayete’l-Kürsi, 3 İhlas Suresi, 11 Felak Suresi, 11 Nas Suresi, 7 Fatiha Suresi okuyarak hastanın yüzüne üflenir.


3. Cinlerin zulmune uğramamak için şu dua okunabilir: “Bismillahirrahmanirrahim. Bismillahi’l–mahzune’l-meknun. Ve bicelali vechihi’l-kerim. Ve bi’l–keffi’l–bürhane’l-azim. Ve la havle vela kuvvete illa billahi’l–aliyyi’l-azim. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellem.” (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Gizli ve saklı olan her şeyin sahibi olan Allah’ın adıyla. Sonsuz yücelik ve şeref sahibi Allah’ın celali ve haşmeti adına. …..Allah’ın güç ve kuvvetinden başka hiçbir şeyin güç ve kuvveti yoktur. Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashabına salât ve selâm olsun.)
4. Cinlerden korunmak için Kadı Burhaneddin Şebli, Ahkamü’l-Mercan adlı eserinde şunları tavsiye etmiştir:
- Euzü besmele ile Fatiha Suresi’ni okumak.
- Euzü besmele ile Muavezeteyn Surelerini okumak.
- Bakara Suresi’ni okumak.
- Ayete’l-Kürsi’yi okumak.
- Bakara Suresi’nin son iki ayetini okumak.
- Mu’minun Suresi’nin başından üç ayeti ve Ayete’l-Kürsi’yi okumak
- “La ilahe illallahü vahdehu la şerike leh. Lehü’l-mülkü velehü’l-hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir” (Allah’tan başka ilah yoktur. O tekdir ve ortağı yoktur. Bütün mülk O’nundur. Hamd sadece O’na aittir. O’nun gücü, kudreti her şeye yeter.) demek.
- Çok defa “Allah” demek.
- Sürekli abdestli bulunmak.
- Harama bakmaktan, çok konuşmak, çok yemek ve kalabalıklardan sakınmak.
5. İmamı Rabbanî, cinlerden korunmanın bir başka yolunu Kelime-i Temcid olarak bilinen "La havle vela kuvvete illa billah" (Güç ve kuvvet ancak Allah’ındır) sözünü okumak olarak göstermiştir.


6. Ayrıca dilimizi duaya alıştırarak her sabah ve akşam üçer defa şu duaları okumak da her türlü kötülüklerden korunmaya vesile olur: “Bismillahillezi la yedurru meaismihi şey’ün fi’l-ardı vela fi’s-semai ve hüve’s-semiu’l-alim.” “Euzü bi kelimatillahi’t-tâmmati min şerri ma halaka.” (Yerde ve gökte İsminin anıldığında hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. Şüphesiz ki O her şeyi işitir ve bilir.)

Kur’an ve Sünnet’te uygulama


Peygamber Efendimize de (s.a.v.) büyü yapılmıştır. Efendimize büyü yapıldığını Allah (c.c.) beyan ederek şöyle buyurdu: “Düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden Allah’a sığınırım, de.” (2)
 

Hz. Aişe der ki: “Peygamber sihirlenmiş olan düğümlerden hangisinin üzerine bu ayeti okusa o düğümler kendi kendine çözülüyordu.” (3)
 

Büyünün zarar verdiği insanda ve varlıklarda olumsuzluklar meydana getirdiği bir gerçektir. Yapılan büyünün tesirleri çoğu zaman görülmektedir. Ama her yapılan büyü etki etmediği gibi bazen büyünün tesiri zıt yöne de kayabilir. Aksi tesir yapar. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de “Bunları yapanlar Allah’ın izni olmadıkça kimseye bir zarar veremezler” buyurulmaktadır. (4)


“Çünkü gerçek tesir ne sihirde ne sihirbazda ne tabiatta ne şeytanda ne melektedir. Hakiki müessir ancak ve ancak Allah’tır. Fayda ve zarar denen şey de ancak O’nun izni ile meydana gelir. O halde her şeyden önce Allah’tan korkmalı ve Allah’a sığınmalıdır. Ve bunlara karşı koymak için de Allah’ın kitabına sarılmalıdır.” (5)


Büyüden korunmanın en güzel yolu Allah’a sığınmaktır. Şeytan ve şeytanlaşmışların şerrinden Allah’ın himayesine girmektir. Rabbimiz bu konuda şöyle buyuruyor: “De ki: Ey Rabbim, şeytanların kışkırtmalarından sana sığınıyorum. Ey Rabbim, onların yanımda olmalarından sana sığınıyorum.” (6)


Kur’an’ın son sureleri olan Muavezeteyn (sığındırıcı) ismiyle bilinen Felak ve Nas surelerini okuyarak Allah’tan himaye istenir.


“De ki: Yarattığın şeylerin şerrinden, karanlık çöktüğünde gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapanların şerrinden, sabahın Rabbine sığınırım.”
 

“De ki: Cinden olsun insandan olsun, insanların kalplerine şüphe ve tareddüt sokan vesveseci ve sinsi (şeytanın ve insanın) şerrinden, insanların Rabbine, insanların Melikine, insanların ilahına sığınırım.” (7)


Büyü, manevî bir dert olduğundan tedavisi de manevî olur.

 

Resulullah Efendimiz (s.a.v.) kendisine büyü yapıldığında bu sureleri okuyarak Allah’a sığınmıştır.

Büyü ve sihirden korunmanın en güzel yolu İhlas, Felak ve Nas surelerini okumaktır. Bu sureler sabah kalkınca akşam da yatarken okunmalıdır. Bunlara ilave olarak Ayete’l-Kürsi ve Haşir Suresi’nin son üç ayetinin okunması da koruyucudur.


Hz. Aişe (r.a.) Resul-i Ekrem Efendimizin (s.a.v) durumunu şöyle anlatır:
“Peygamber, bütün şerlerden sığınmak için akşam yatmadan önce iki elini açarak birleştirir, İhlas, Felak, Nas surelerini okuyarak ellerinin içine üfler, sonra başından başlayarak ayak ucuna kadar elinin eriştiği bütün vücudunu üç defa sıvazlar ve bundan sonra yatardı.” (8)

Kaynakça:
1. Hak Dini Kur’an Dili, 1-372
2. Felak Suresi, 4
3. Mukaddime, İbni Haldun, 3-6
4. Bakara Suresi, 102
5. Hak Dini Kur’an Dili, 1-373
6. Mu’minun Suresi, 97-98
7. Felak ve Nas Sureleri
8. Hâzin Tefsiri, 4-341

 

 

 

Moral Dünyası Dergisi

Yorumlar