Bir de şöyle bakalım!

            Bir de şöyle bakalım mı ?

            Düşünün ki yeni biriyle tanışıyorsunuz !

            Tanımak için yeniden buluşuyorsunuz…

            Tanıdıkça seviyorsunuz; sevdikçe tanımak istiyorsunuz.

            Daha çok seviyorsunuz ve daha da tanımak istiyorsunuz.

            Daha da sevdikçe daha çok görüşmek, daha çok vakit geçirmek istiyorsunuz. Onun yanındayken çok mutlu, çok huzurlu oldukça daha da beraber olmak, yanından hiç ayrılmamak istiyorsunuz.

            Ve yavaş yavaş görüyorsunuz ki aslında o sizi, sizin onu tanımanızdan çok daha öncelerden tanıyor, biliyor .

            Bakıyorsunuz ki, sizin onunla beraber olmaya, vakit geçirmeye başlamanızdan çoook öncelerden o sizinle imiş …

            Meğerse sizin O’nu sevmeye başladığınızdan çok daha öncesinden sizi zaten seviyor ! Her halinizle sevmiş. KENDİSİNİ BULMANIZI İSTEMİŞ.

            İşte o zaman O’na  “ŞİMDİYE KADAR NEREDEYDİN !” diyemiyorsunuz, “BEN ŞİMDİYE KADAR NERELERDEYDİM  EY RABBİM, LÜTFEN BENİ BAĞIŞLA” diyorsunuz.

            O zamana kadar mutluluğu, huzuru, sevgiyi; gidilen yerlerde, satın alınan eşyalarda-mülklerde, sahte sevgilerde, romanlarda - şiirlerde - filmlerde, sahte güzelliklerde, makam ve mevkide aradığınıza bin pişman, susup kalıyorsunuz. Siz susuyorsunuz ama gönlünüz GERÇEK SEVGİLİ ile daima konuşur, daima buluşur oluyor.

            Ve anlıyorsunuz ki tanıyamadığınız, daha önce tanışmadığınız aslında SİZSİNİZ…

            KENDİNİZLE TANIŞMANIN VAKTİ ! .  

SİZ NERELERDESİNİZ ?

            Selam ve dua ile…

Yorumlar

(X)
Kapat
-->