Tartışmada kişiliği hedef almayın!

Tartışmanın olmadığı, iletişim kazalarının yaşanmadığı evliliklerin olduğunu düşünmek mümkün değil bu aslında çok da gerçekçi değil. Evlilikte eşler arasında iletişim hataları ve krizlerin doğal olarak yaşanabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu durumun daha çok romantik duyguların hakim olduğu dönemin arkasında yaşandığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tarhan, yapılan büyük hatalardan birinin de tarafların birbirlerinin kişiliğini hedef almaları.

EŞİNİZİN KİŞİLİĞİNİ HEDEF ALMAYIN!

Genellikle eşler eleştiriyi çoğu zaman kişiliğine yapılmış bir saldırı olarak algılar. Eleştirilen eş ‘eşim beni sevmiyor, aşağılıyor, beni küçük görüyor’ tarzında bir yaklaşıma girmek yerine eleştirilen davranışı neyse onu düzeltmeye çalışmalıdır.

ELEŞTİRİ KİŞİLİĞİ HEDEF ALMAMALI

Örneğin kadın, çocukları ihmal eden eşine “Sen gaddar bir babasın” diyerek onun kişiliğini hedef almak yerine “Babalık görevini yerine getirmiyorsun, çocukları ihmal etmen doğru değil” tarzında yaklaşmalıdır.

KULLANILAN DİL ÖNEMLİ

Problemleri çözmeye çalışırken kullanılan dil de önemlidir. Eşinize ‘sen’ diliyle konuşmak, onun savunmaya geçmesine neden olur. Bunun yerine ‘ben’ dili tercih edilmeli, örneğin “şu durum beni incitiyor” ya da “böyle davranman beni kırdı” gibi ifadelerle sorunu dile getirerek çözüm aranmalıdır.

Bunun yerine ‘sen’ dilini tercih ederek, “Sen böylesin, şöylesin” tarzında yaklaşımlarla eşinizi değiştirmeye çalışmak, hem onun savunmaya geçmesine hem de sorunu kişilik çatışmasına dönüştürür.

KARŞI TARAF YERİNE KİŞİ KENDİNİ DEĞİŞTİRMELİ

Eşlerden biri karşı tarafı değiştirmeye çalışmak yerine kişi önce kendisini değiştirmelidir. Sorunlar karşısında “eşim benim istediğim gibi olsun” şeklinde bir anlayışla hareket etmek, onu değiştirmeye çalışmaktır ve insan, doğası gereği her zaman değişime karşı tepki verir. Bu da problemleri daha da çıkılmaz hale getirir.

Örneğin, çocuklarına ve eşine yeterince vakit ayırmayan bir erkeğe, kadının sürekli “Bize vakit ayırmalısın, bu senin görevin” tarzında çıkışlar yapması uzun vadede olumlu bir sonuç vermez. Erkek bu tarz bir yaklaşıma karşı, ancak sorun olmasın diye birkaç kere gönülsüz olarak eşinin istediğini yapar.

 

Bunun yerine kadının, “Birlikte nasıl vakit geçiririz” diye düşünerek, bunun için ortamlar hazırlaması yani önce kendisini değiştirmesi ve karşı taraftan özveri beklemesi daha sağlıklı bir iletişim tarzıdır.

 

Ortada bir sorun varsa kişi önce kendisini değiştirmeli ardından da eşinin değişmesini beklemeli. Özellikle erkekler, kendisine bir şeyin yapılmasının söylenmesinden hoşlanmazlar. Bu yüzden kadın, eşine yol göstermek yerine zemin hazırlamalıdır.

Yorumlar