Evlilikte 'problem çözmenin' 9 yöntemi

Her evlilikte birtakım sıkıntılar yaşanabilir.Eşlerin birbirlerini tanımaları ve uyum sağlamaları esnasında bazı pürüzler olabilir. Sevginin yıpranmaması ve mutluluğun zedelenmemesi için dikkat edilme...

Her evlilikte birtakım sıkıntılar yaşanabilir.
Eşlerin birbirlerini tanımaları ve uyum sağlamaları esnasında bazı pürüzler olabilir. Sevginin yıpranmaması ve mutluluğun zedelenmemesi için dikkat edilmesi gereken husus; bu sıkıntıları probleme dönüştürmeden aşmaktır.

 1) Problem kitabı değil, çözüm anahtarı olun
Evlilikteki problemi çözmenin tek yolu problem çıkarmamaktır. Çünkü problem kitabının olmadığı yerde çözüm kitapçığı da olmaz. Ancak insan iradesi olmadan çıkan problem karşısında çözüme odaklanmak, problem kitabı olmak yerine cevap anahtarı olmak gerek.

 2) Çözüme harcayacağınız enerjiyi panikle tüketmeyin
Problem karşısında problemi çözmeye harcayacağınız enerjiyi panikle tüketmeyin. Tıpkı düşman askeri gelmeden düşmana saldırıp mermisini tüketen asker gibi olmayın. Su-i zanlarla ve “ben öyle tahmin etmiştim. Eee, ben şöyle sanmıştım” cümleleriyle anlayıp dinlemeden hareket etmeyin. Problem yokken problem varmış gibi davranmayın. Unutmayın ki, tahrip kolay, tamir zordur. Bir sözle eşinizin kalp sarayını yıkabilirsiniz. Fakat bin sözle tamir edemezsiniz.

 3) ‘Keşke’ dememeye çalışın
Sürekli yanlış yapıp, problem çıkararak eşinizi canından bezdirmeyin. “Artık canıma yetti senin kaprislerini çekemeyeceğim” dedirterek sevgisini kaybetmeyin. “Keşke şunu yapmasaydım, keşke bunu söylemeseydim. Keşke şimdiki aklım olsaydı” vb. sözleri söylemek zorunda kalmayın. Çünkü sevgi güneş gibidir. Siz gönül pencerelerinizi sonuna kadar açarsanız o güneş içeriye bol bol girer. Pencerelerinizi sıkı sıkıya kapatırsanız yol bulup içeriye giremez. “Benim güneşim bir yolunu bulup girer” demeyin. Sonuna kadar açık olan gönül pencerelerinden birine kayabileceğini göz önünde tutun.

 4) ‘Ama’ silahından uzak durun
Hata yapmayan bir melek gibi davranmayın. Hep kendinizi müdafaa etmeyin. Eşiniz “şunu neden şöyle yaptın?” dediği zaman “ama” silahına sarılmayın. Ya da sürekli “ama ben öyle söylememiştim. Ama, ama” diye “ama” silahının arkasına gizlenerek eşinize ateş etmeyin. Karşınızda ateş edecek düşman değil, sevgisini kazanmanız gereken dostunuz var. Unutmayın “dostun attığı gül” düşmanın attığı silahtan daha çok yaralar.

 5) Kendinizi polis hafiyesi sanmayın
Kimi eşler, eşlerinin yanlışlarını yüzlerine karşı dobra dobra söylerler. Kendilerini eşlerinin yanlışlarını araştırmakla görevli polis hafiyesi gibi görürler. Sebebi sorulduğunda “ben doğruyu söylüyorum. Onun yanlışını gösteriyorum. Onun iyiliğini düşünüyorum” diyerek kendilerini müdafaa ederler. Halbuki, her doğru her yerde söylenmez. Her doğruyu söylemek insanın görevi değildir. Bir lokma ekmek bile çiğnenmeden yutulmaz. Önce ağızda çiğnenir, mide özsuyuyla parçalanır. Sonra ince bağırsakta süzülür. Şayet çiğnenmeden yutulursa ya boğaza oturur ya da mideye.

 6) İnatlaşmayın
Kimi eşler evlilikte çıkan problemlerde bir türlü çözüme yanaşmaz, inatlaşırlar. “Böyle yapayım da bu ona ders olsun” havasına girerler. Acaba hangi öğrenci “ben bu problemi çözmeyeyim de öğretmene ders olsun” diyebilir? Bu düşünceyle öğretmenle inatlaşarak “ben bu problemi çözmem” diyen öğrenci sınıfta kalmaya mahkûmdur.

 7) Kindar olmayın
Problemlerin çözümünde kilit nokta kindarlıktır. Eşler arasında bir sıkıntı yaşanmış geçmiştir. Eşlerden birisi olayı unuturken diğeri günlerce “neden sen bana öyle söyledin? Neden şöyle davrandın? Niye bana hakaret ettin?” vb. sözlerle olayı günlerce gündemde tutarlar. Halbuki evlilikte problem olduğu zaman “şu an matematik dersindeyiz. Önümüzde bir problem var. Bunu çözmeliyiz” diyerek problem çözülmeli. Sonra da “zil çaldı ve matematik dersi bitti” diyerek matematik dersinden çıkılmalıdır.

 8) Affedici olun
İnsan olmak hasebiyle eşiniz hata yapabilir. Sonra bunun farkına varıp özür dileyebilir. Affedici olun “Neden öyle yaptın?” vb. sözlerle hesaba çekmeyin. Kim affedici olursa o daima kazanır. Nitekim ayette de:
“Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (4.149) buyruluyor.

 9) Evliliği çözüm bekleyen problem değil, yaşanması gereken mutluluk olarak görün
Yüzünüzde tebessüm gülleri açsın…Lisan-ı haliniz mutluluğun şarkısını mırıldansın. Mutluluk tülleri evinizin her yanını sarsın. Eviniz saadet sarayı, siz iyilik perisi eşiniz de o sarayın sevgili prensi olsun.

 

 

Yazar: 

Yorumlar

esselamu aleykum.bu siteyi keşfedeli iki saat olacak hanımlar.com süpersiniz.ben herzaman söylerim bu dünya iyilerin yüzü suyu hürmetine dönüyor.ALLAH HERZAMAN İYİLERLE KARŞILAŞTIRSIN AMİN.03.01.2009

size son yazdığım cevabı yayınlamadınız yayınlamanızı rica ediyorum. Eğer benim ilk yorumuma cevap yazmışsanız bana da cevap hakkı doğmuş demektir ve benim de cevabımı yayınlamanız gerekir. CEVAP : Degerli Ayla Hanim; bize gonderdiginiz yorumlari yayinladik. Ancak gun icinde yuzlerce ileti geliyor ve bunlarin okunmasi, cevaplanmasi, ayrica cogu zaman e-mail ile de ayrintili cevaplanmasi vakit aliyor. Bu asiri yogunluk sebebi ile gecikmeler olabiliyor. sevgilerle (editor)

Her doğru her yerde söylenmez" sözünün bir düstur olduğunun farkındayım. Ben bu yorumu yaparken herhangi iki insanın ilişkisinden değil, eşlerin birbirleriyle olan ilişkisinden bahsettim ve bu çerçevede doğruyu söylemenin gerekliliğini savundum. Bunun da uygun bir üslubla söylenmesi gerektiğini vurguladım. Sizin de söylediğiniz gibi; "Nice doğru vardır ki muhtevası doğru olmakla birlikte, yanlış cümlelerle söylenmiştir". Bu da üslubla ilgili bir durum kısaca. Benim bu konuda yaptığım yoruma verdiğiniz cevabı son derece alakasız bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Eğer muhatabımız eşimizse ve onun olumsuz davranışları ya da özellikleri evliliğimize zarar veriyorsa tabi ki uygun bir üslubla evlilikte problem çözmek adına bu durumu yani DOĞRUYU dile getirmeliyiz. Ancak bu şekilde problemlerin üstesinden gelebiliriz. Yoksa problemler çözülemeyecek kadar zor bir hale gelebilir. Tabi burda olumsuz özelliklerden kastım evliliğe zarar veren olumsuz özellikler..Yoksa her insanın mutlaka olumsuz özellikleri ve davranışları vardır. Bu durum evliliğimize zarar vermiyorsa ve bu huyla ilgili bir durumsa bunu eşimize söylemek kalp kırmaktan başka bir işe yaramaz.Ben sizin konu başlığınız "EVLİLİKTE PROBLEM ÇÖZMENİN 9 YÖNTEMİ" olduğu için böyle bir yorum yazdım. Eğer amacımız problem çözmekse kişiler veya eşler birbirlerine karşı açık olmalı. Polianacılık oynayarak hiç bir yere varamayız CEVAP : Değerli KArdeşimiz; "Nice doğru vardır ki, muhtevası doğru olmakla birlikte, yanlış cümlelerle söylenmiştir. Nice doğru söz vardır ki, yanlış yerde, yanlış zamanda, söylenmiştir." yazarak; dolayısı ile, sizinle aynı hakikatleri, farklı cümlerler ile ifade etmişiz.. Sevgilerle..

Evet bu tavsiyeler uygulanırsa mutlu bir evliliğin olacağı konusunda herkes hemfikir olur sanırım. fakat bütün bu özelliklerin hepsine birden sahip bir eş var mı bilemiyorum. ya da bu tavsiyeler doğrultusunda davranan herkesin evliliği yolunda mı gidiyor bu da tartışılır kuşkusuz. bir de her doğru her yerde söylenmez sözüne katılmıyorum. Hele ki insan eşine karşı da açık olamazsa o evliliğin sağlıklı bir evlilik olacağına inanmıyorum.Üslubumuza dikkat ederek karşımızdaki insanın yanlışlarını ya da rahatsız olduğumuz davranışlarını söylemek gerekir bence. Tabi burda üslub çok önemli. Ancak bu şekilde problemleri çözebileceğimize inanıyorum. Allah'a emanet olun CEVAP : Değerli Ayla Hanım; paylaşımınız için teşekkür ederiz. Her doğru her yerde söylenmez sözü bir düsturdur. Bazı doğru sözlerin bazı yerlerde söylenmesi yanlıştır. Aynı şekilde, her doğru her zaman söylenmez. Bazı doğru sözlerin bazı zamanlarda söylenmesi de yanlıştır. Bu yanlışlık ise, ya sözün kendisi ile ilgilidir; yahut sözün muhatabı olan kişilerle.. Nice doğru vardır ki, muhtevası doğru olmakla birlikte, yanlış cümlelerle söylenmiştir. Nice doğru söz vardır ki, yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış kişilere söylenmiştir. Sevgilerle (editör)

bu yazıyı yazanlardan okuyanlardan en önemlisi bütün yaşamı boyunca uygulayan ve uygulamaya cslışanlardan ve biz okuyucuları aydınlattıgınızdan dolayı allah binlerce kere razı olsun

bence süper şeyler hazırlamışsınız.

çok güzel yazılmış allah razı olsun ellerinize sağlık

Esselamın aleyküm; Konu başlğında "Evlilikte Problem Çözmenin 9 Yolu " diyor,yazıyı okudum,lakin gördüm ki,problem çıkaran sanki kadınlar ve yine bu problemi çözmesi gereken yine kadınlar olarak lanse edilmiş.Hatta evliliği bir okul gibi görerek karı-koca ilişkisini,öğretmen öğrenci ilişkisi örneği vererek ilintilemişsiniz... Bilemiyorum tabii bu anlatılanlar ne kadar yapıcı ve gerçek hayatla ne kadar doğru orantılı? Benim bildiğimse,kısaca özetlemek gerekirse "Bir elin nesi var iki elin sesi var "örneğidir. hayat müşterek ise,her yönde öyle olmalı sürekli onaran yapıcı olan bir taraf olarak değil... Emeğe saygı ile özetlersek,yazı için teşekkürler Saygılar CEVAP : Değerli Arzu Hanım; ilginize ve paylaşımınıza teşekkür ederiz. Ancak bahsi geçen yazıdaki maddeler kesinlikle her iki eş için de geçerlidir. En son maddedeki hanımlara yönelik ifadeler sizi yanıltmasın. ;) Sevgilerle..

selamun aleykum. yazılanlar o kadar güzelki inşaallah hepimiz bunları hayatımıza tatbik ederiz. ellerinize ve dillerinize saglık

selamun aleykum. cok güzel olmuş ellerinize ve dillerinize saglık
(X)
Kapat
-->