Boşanmanın Çocuktaki Etkisi

Çocukluk döneminde en sık yaşanan psikoloji yararlanma, anne-babanın boşanmasıdır. Boşanmanın faturasını henüz çok küçük yaştaysa genellikle çocuk öder.
 
Ancak çocukta ümitsizlik, karamsarlık yoksa olumsuz senaryolar yazan bir yapıya sahip değilse bu olay  olumlu çevrilebilir.
 
Eğer anne-baba el sıkışarak ayrılır, belli bir diyalog kurmayı başarabilirlerse çocuk "babam benim için konuşuyorlar." diye düşüm rumdan daha az zararla çıkar.
 
Ebeveyninin bizzat kendisi  için bir şey yaptığını hisseden çocuk ileriki yıllarda hayata daha çok sarılır; daha mücadeleci, tuttuğum: yetişkin olabilir. Yine de anne-babasının ayrılmasının çocuk, için birinci derece bir travma olduğu göz ardı edilmemelidir.
 
Çocukluk, ergenlik dönemine kadar kemlin kimliğini arayıp bulma dönemidir.
 
Çocuk bu dönemde kendini eksik, yetersiz hisseder. Hem bireyselleşme hemde birisine bağlanma çabası içindedir. Anne-babasını sevdiklerini yanında görmek ister, İşte bu sırada sevdiği kişiler tarafından istismar edilirse, bu olay çocuğun ruhunda derin yaralar açar. Çocuk büyüdüğünde kin, nefret, inatçılık olumsuz kişilik özelliklerine sahip olur; depresyon ruhsal rahatsızlıklar yaşar.
 
İş yerlerinde veya okullarda daha çok üst mevkide olanların uyguladığı psikolojik şiddet de psikolojik yaralanmalara sebep olabilir.
 
Mobbing adı da verilen bu tür bir şiddet sistematik saldırı uygulamaktır. Okulda öğretmenin öğrencilerinin devamlı azarlaması, kaldırıp herkesin içinde,rezil etmesi bir ödevi ondan sonra alması psikolojik  şiddet kapsamında değerlendirir. Öğretmen burada bilinçli bir baskı uygulamaktadır.
 
Dövmese de davranışlarıyla öğrencilerinin ruhunu yaralamaktadır.

Yorumlar