Hayatın İçinden

Önce dostluk vardı
Önce dostluk vardı. Ekmek, tuz hatırı bilen, birbirini kırmadan önce şöyle bir durup düşünmeyi tercih eden insanlar vardı. Vefa, hatır, hoşgörü, dürüstlük vardı.
Bazı sorular daha önemli
Bugün ne yesem? Bugün ne giysem? Hemen herkes bu iki soruyla güne başlar. Bu, yaşadığımız dönemin bir özelliği olsa gerek. Başka sorular akla gelmez.
Tereddüt de güzeldir bazen
Bana öyle geliyor ki; mü'min, ameli ve niyeti arasında bir seçim yapmak zorunda kalırsa, oyunu mutlaka niyetinden yana kullanır.
Kırlangıç varyetesi altında; tiriliçe tadında Akçay
Kıymalı Boşnak böreği harika. Harcı bol. Dilimler kocaman. Doyarız sandık; ama hava ve su değişiminden olmalı daha da aç hissediyoruz kendimizi ekipçek, Boşnak böreği sonrası.
İstikamet 'tektipçilik' değildir
Mesela düşünüyorum: İnsanların elinden ve dilinden emin olduğu kimse, aynı zamanda, 'duruş sahibi kimse' değil midir?
Televizyonun mutlak egemenliği altında
Televizyon izlemeyen insan. Mümkün mü böyle bir şey? Hayatında televizyon olmayan birisi… Günde dört saatten hesaplarsak, yılda 1460 saat televizyon izlemeyen birisi…
Herkesin talihi Ömer...
Mucizeleri, Asr-ı Saadet'te yaşanmış bitmiş, bir daha olmaz şeyler zannetme. Mucizeler hayatın her yerinde.
Seçici ve eleştirel olabilmek
Her sene binlerce kitap, dergi, film, dizi veya şarkı üretilir. Bunlara reklamları da ekleyin. Trilyonlarca ses ve görüntü demektir bütün bunlar… Şimdi bunca mesaj yüklü ses ve görüntüyü hemen kabul mü edeceğiz? Hepsi doğru mu diyeceğiz?
Takva vicdanın ahlakıdır
Zindan Adası filmini hatırlarsınız. Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo, Ben Kingsley gibi pek çok ünlü oyuncuyu kadrosunda barındırıyordu.
Öyle güzel okuyalım ki bu kelâmı, öyle çok sevelim ki
Okudukça anlayalım