Hayatın İçinden

Yap Boz Oyunu
Okul öncesi çocukların zihin reflekslerinin gelişimi için düşünülmüş bir oyun adı: Yapboz... Parçalara ayrılmış bir resmin parçalarını uygun yerlere monte ederek resmi tamamlıyorsunuz.
Hayatımızda Duygusallığa Ne Kadar Yer Vermeliyiz?
- Duygulu olmak, insanın yaratılışında var olan yapısının bir gereğidir. Ancak; her şeyde olduğu gibi, duygusallıkta da aşırılık kötüdür.
KIR(I)K HADİS: Kalbimin yüksek atladığı çıta nereye kuruludur?
Öyle bir büyüğüm olsa...Yapıp ettiklerimle değil de, yapmak istediklerimle alsa boyumun ölçüsünü. Bitirdiğim işlere bakarak değil; içimde büyüttüğüm hayallerimle takdir etse beni. Elimden gelenleri değil sadece; kalbimden geçenleri tartsa şefkatinin terazisinde. İyilik yapmak isteyişimi de iyiliklerimden saysa...
Kurban, Rabbimize yaklaştırır, çevremizle kaynaştırır.
Bayramlar, küs olanların barışması, birbirini tanımayan komşuların tanışması için büyük fırsattır. Bu anlamda bayramları iyi değerlendirmek gerekir.
Fala İnanma Falsız da Kalma..!
Bütün falcılar toplansalar, bu sözden daha etkili bir söz bulamazlar. Bu söz hem çok etkili, hem de çok aldatıcı tuzak bir söz. Ne demek, “fala inanma, falsız da kalma?” Hem inanmayacaksın, hem de falcıya gideceksin, fal açtıracaksın, fala baktıracaksın…
Birbirimizle iyi geçinmek bizim sorumluluğumuza bırakılmış!.
Biz Müslümanlar olarak kendi içimizde ve aramızda nasıl birlik beraberlik ruhu ve anlayışı içinde olmamız gerektiğine önemli ikaz ve işaretlerde bulunan bu yazıyı Kırık Testi'den (önemine binaen yerimizin aldığı kadarıyla özetleyerek) arz etme gereği duydum.
Efendimiz'e göre en tehlikeli virüs
Son zamanların en önemli gündemi domuz gribi ve o gribe sebep olan H1N1 virüsü. Her tarafa hızla yayılan ve insanların ölümüne sebep olan tehlikeli bir virüs bu.
Önemsiz İşler
Bu dünyadan küçük ama güzel kitaplar yazarak göçmüş olan E. F. Schumacher, Türkçe’si İz Yayıncılık tarafından 1999 yılı sonunda yayınlanan Hayırlı Ekonomi (Good Work) adlı kitabında ince ama derinlikli tesbitlerde bulunur.
Moda Mutluluğu Engeller mi?
Bir zamanlar gazeteleri tararken "Tesettür defilesi" başlıklı bir habere çarpılmıştım. "Tesettür üniversiteye girememiş, ama demek ki moda dünyasına girmiş" diye düşünmekle birlikte, "tesettür" ve "moda" kavramlarını bir türlü yan yana getiremedim. Çünkü "tesettür" değişmeyen kuralların ürünü, "moda" ise sürekli değişimin adı... "Tesettür" dünyacı olmayan bir yapının habercisi, "moda" ise tümüyle dünyacı... "Kefen modası" demek kadar da acı! Sahi neden olmasın?
Komşu komşu huu!
Bir apartman dairesinde yedi ay önce ölen bir ailenin cesetleri bulunmuş... Gazetelerde haberi okuduğumda tüylerim diken diken oldu. Bu ne ilgisizlik! Bir apartman dairesinde tüm aile ölüyor ama diğer apartman sakinlerinin ruhu bile duymuyor.