Hayatın İçinden

Tükenenler ve Tükenmeyenler
15 AĞUSTOS 2003 CUMA günü Amerika'da elektrikler kesildi, Amerika'nın doğusu, Kanada'nın güneyi kap karanlık oldu üç gün boyu, her şey söndü. Herkes yere yığıldı. Caddeler, meydanlar insan seli oldu. İnsan yapısı olan her şey anlamını yitirdi. Ne güçleri kaldı Amerikalıların, ne takatleri; elleri ayakları tutuldu, dilleri damakları kurudu.
İyi Bir İnsan mıyız?
Sizce yeterince iyilik yapıyor muyuz? İyi bir insan olmanın mücadelesini veriyor muyuz? Ya da en azından kötü olmamaya gayret gösteriyor muyuz? Acaba insanlar bizi nasıl biri olarak biliyorlar?
Tembel Nefsim
Resul-i Âlişan Efendimiz sık sık nefsinden yakınır, nefisle mücadeleyi "büyük cihad" sayar ve "Bir an bile beni bana bırakma Allah'ım" diye dua eder...
"Kadının güzelliğini başörtüsü tamamlıyor"
Christina Hoffmann Dünün, İslâmdan habersiz açık Christina'sı, bugünün İslâmın nuruna ermiş mesture Semiyye'si, örtünün kadının güzelliğini tamamladığını söylüyor. Bir Müslümanla evli olan Semiyye'nin en büyük arzusu İslâmiyeti diğer Alman kadınlarına da anlat­mak.
Kur'an kursu öğrencisiyle Amentü sohbeti üzerine..
Kalbinin üzerine bastırdığı Kur'an'la yolda yürüdüğünü görünce Kur'an kursuna gittiğini düşündüğüm gence yaklaşarak selam verip sorular sormuş, beklenmedik cevaplar almıştım. Amentü bilgimizi tazelemeye sebep olan bu soru ve cevapları bir daha dinlemeye ne dersiniz? İlk soru:
Siyahdut'un Beyaz Meyvesi
1975 YAZININ sıcak bir Temmuz günüydü. Üç arkadaş Gaziantep'ten yola çıktık. İstanbul, Edirne, Bursa, Konya derken, son durağımız Isparta ve Eğirdir oldu. Oradan da hızımızı alamadık. Sarp bir araziden, inişli çıkışlı daracık bir karayoluyla Barla kasabasına doğru uzandık.
Geçim Derdi
Fert, fert ele aldığımızda insanlığın en büyük endişesinin "rızık temin etme" noktasında yoğunlaştığına şahid ol maktayız. Fert düzeyinde olduğu gibi en küçük topluluk olan aile kurumunda da en büyük sıkıntı "rızık, iaşe temini" sorunudur.
"BOŞ ZAMANLARDA" ZAMANI HARCARKEN
Dünyaya geldik geleli âhirete doğru yol alıyoruz. Bunun için de âhiret yurdu, bize dünya yurdundan daha yakın. Ne zaman terk edeceğimizi bilmediğimiz bir diyardayız. Ve âhiret yolunu tutmuş gidiyoruz. Sanki bir deniz kıyısında yürür gibiyiz. İleride Ölüm durağımız olan bir burun var. Her adım atışta o buruna biraz daha yaklaşıyoruz ve geride bir ayak izi bırakıyoruz. Şimdiye dek ne kadar ayak izi bıraktık acaba? Ve hangi adımları, hangi niyetle, ne yöne attık?
Hayret et!..
"Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere. Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme."
Sanatkâr Ev Hanımları
Ev hanımı olmak kolay iş değil. Fakat öyle ev hanımları var ki on parmağında on marifet gizli. Esin Akpınar, Ayşenur Altan, Hülya Gür ve Yasemin Taç; kimi bir öğretmen bilinciyle çocuğunu yetiştiriyor, kimi bir tasarımcı zevkiyle evini döşüyor. Kimi de değme açşılara taş çıkartıyor.