1 mesaj [Son gönderi]
Offline
Son giriş: 26/05/2011
YEMEGI POLISLERE VER

Genclik rehberi adli eserinden dolayi aleyhinde dava acilmis ve Istanbul'a gelmesi istenmisti. Mahkemenin davetine icap ederek Istanbul'a gelmis ve bir otele yerlesmisti.Kapida iki polis sürekli nöbet tutuyordu.

Istanbul'a geldigini duyan herkes onu ziyarete gelmek istiyor ve zorda olsa bir firsatini buluyor duasini aliyordu.Özellikle üniversite talebelerinden onu görmeye gelenler cogunluktaydi.Kendisine muhabbet besleyen bir ascida ona hergün üc ögün yemek yapiyor ve gönderiyordu.Her seferinde tesekkür ediyor geri ceviriyordu.

Bir gün asci  elinde sefertasiyla yine geldi.Birkac cesit yemek yapmisti. Bu sefer kendi elleriyle yaptigi yemegi mutlaka Bediüzzaman'a  ikram etmek, onun hayir duasini almak istiyordu.

Bediüzzaman :"kardesim, Allah razi olsun, ben zaten pek bir sey yiyemiyorum. Bir yumurta, bir dilim peynir ve birkac tane zeytin bana günlerce yetiyor."

Asci bir defa daha geri cevrilmenin üzüntüsü ile ne diyecegini bilemedi. Bunu fark eden Bediüzzaman, ascinin da gönlünü almak icin su teklifte bulundu:

" Peki kardesim bu yemekleri kapi önünde bekleyen polislere ver. Benim yerime onlar yesinler.Onlar cok zahmet cekiyorlar."  Ömer Faruk Paksu

Yorumlar

Offline
Son giriş: 26/05/2011

BİR SORUM VAR......

Kuran kursuna gidiyorum hatimime inşallah az kaldı. yalnız camiye mahalladen bir hafız har hafta perşembe geliyor cüz okuyor. camideki kadınlar hem bu kadına hemde hatim yaklaşıyor diye para toplamaya başladılar. yani  kuran okuyor diye hediya adı altında para verecekler aynı şekilde cami hocasına bizi hatim ettirdi diye hediye adı altında para vermek veya altın almak. şahsen vermek istemedim fakat sadakan olur dediler lütfen beni bu konuda aydınlatın kafam karıştı....

 

CEVAP: Değerli Kardeşimiz;

Kur'an öğretmeye karşılık ücret alma hususunda ulemâ ihtilaf etmişse de umumiyetle haram olmadığına hükmetmiştir.

Buharî'nin kaydına göre, Şa'bî: "Muallim belli bir şey verilmesini şart koşmaz, ne verilirse onu alsın" der. el-Hakem:

"Muallim'in ücret almasını mekruh addeden hiç kimse görmedim" demiştir. Hz. Mu'âviye'ye bu hususta sorulunca:

"Onun ücrete hakkı olduğu görüşündeyim" der. Hasan-ı Basrî kendisini yetiştiren hocaya on dirhem ödemiştir. Bir başka rivayette Hasan-ı Basrî'nm, önceden ücret şartı koşmayı mekruh addetmekle birlikte:

"Muallimin yazı öğretmesi mukabilinde ücret almasında bir beis yok" dediği rivayet edilmiştir. Katâde'nin:

"İnsanlar üç şey ihdas ettiler, bunlar üzerine ücret alınmaz:

Damızlık aşırtmak, mal taksimi, ta'lîm" dediği kaydedilir. Hanefiler ise rukye için ücreti caiz görseler de ta'lîm için caiz görmemişlerdir:

"Çünkü demişlerdir, Kur'an'in öğretilmesi ibadettir, onun ücreti Allah' a aittir." (Kaynak : İbrahim Canan, Kütub-u Site Muhtasarı ve Terceme şerhi Akçağ Yayınları, III. s:349)

Kur'ân-ı Kerîm'i tilavet etmek büyük ibâdetlerden biridir. Cenâb-ı Hak muhtelif âyetlerde Kur"ân-ı Kerîm'i tilavet eden kimseleri medh ve sena ederek büyük mükafatlarla mükafatlandıracağını vadediyor. Peygamber (sav) de Kur'ân-ı Kerîm'in her harfi için on hasene olduğunu müjdeliyor. Yalnız başkası için Kur'ân-ı Kerîm'i tilavet etmek hususunda ihtilâf vardır. İmam Şâfi'î ile birçok ashab; namaz, oruç ve zekât gibi ibâdetler başkası için caiz olmadığı gibi tilavet de başkası için caiz olmaz diyorlar 1.

Hanefî ulemâsı ile Şâfı'i ulemâsının bir kısmı duaya kıyas etmek suretiyle başkası için Kur'ân-ı Kerîm'i okumak caizdir diyorlar.

Ancak Şafiî mezhebine göre kabristanda ve meyyitin yanında Kur'ân-ı Kerîm'i okumak rahmetin inmesine vesile olduğu gibi birisini kalbden hatırlayıp okunan "Kur'ân-ı Kerîm'in sevabı kadar filan adama ver" diyerek dua etmek de hatırlanan adamın (kimsenin) rahmete mazharl olmasına vesile olur. Ve bu takdirde tilavet ücreti alınabilir 2.

Ama Hanefi mezhebinde ise ta'at ve ibâdet karşılığında ücret almak haram olduğundan Kur"ân-ı Kerîm'i menfaat karşılığı okumak caiz değildir.

Ücret alan da mesul, veren de mesuldür. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "Kur'ân-ı Kerîm'i tilavet ediniz. Fakat karşılığında ücret alıp menfaat sağlamayınız."

Ancak Hanefi mezhebinin son âlimleri ezan, imamet, va'z ve Kur'ân-ı Kerîm öğretmek mukabilinde ücret almaya cevaz vermişler ve haram olmadığını söylemişlerdir. Çünkü ücret mukabilinde belirli kimselere bu vazife yaptırılmazsa vazife aksaklığı olacak ve şeair-i Islâmiyyenin ortadan kalkmasına sebep olacaktır. 3

Bu bilgilerden hareketle eğer hoca para almak istemiyorsa fazla ısrarcı olmamak daha uygundur.

1 Muğni'l-Muhtac. c. 3. s. 70
2 Tuhfetü'l-Muhtac. c. 6. s. 158
3 el-Fıkh 'ala'l-Mezahib el-Erba'a c. 3. s. 127. Resail İbn'i Abidin s. 158-171.
İslam Fıkhı Ansiklopedisi

Selam ve dua ile...

(X)
Kapat
-->