2 mesaj [Son gönderi]
Offline
Son giriş: 26/05/2011
Huzur

Bir gün bir kral ama halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder.
   
        Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar.
   
        Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.
   
        Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyorlardı.
   
        Resme kim baktı ise onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
   
        Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşek çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu.
   
        Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu.
   
        Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu.
   
        ...harika bir huzur ve sükun örneği.
   
        Ödülü kim kazandı dersiniz.
   
        Tabi ki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi:
        -Huzur hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir.

 

Yorumlar

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Allah razı olsun andelib kardeşim,çok güzel bir yazı.zaten bunu anlayıp hayatımıza geçırebilsek mutsuz kimse kalmaz...Rabbim amel etmeyi nasip etsin.

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Ecmaîn İNŞAALLAH!..

Sude kardeşim, bu güzel hikayeyi  beğenmenize sevindim. Bizler okuduğumuz her ne olursa bize bir marifet kazandırması için okumalıyız. Ve bize marifet kazandırmayacak bilgilerin de boşuboşuna zamanımızı ve zihnimizi almasına izin vermemeliyiz diye düşünüyorum.

Yani tüm amellerimiz bizi Allah'ın (c.c.)rızasına ulaştırmalı...

Bu hikayede ;

1-sıkıntılara rağmen hayatın içinde  nasıl duracağımızla ilgili ince bir anlam yüklü...

2-bakmak ve görmenin arasındaki farkı çok ince bir mesajla anlatmış...

 Okuduklarımızdan ve yaşadıklarımızdan istifade ederek örnek bir yaşam sergilemek dileğiyle,

Selamlar,sevgiler!..