Cevap eklenmemiştir
Offline
Son giriş: 19/10/2019
KENDİMİZİ TANIMA

KENDİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İNSAN KENDİNİ BİLDİĞİ SÜRECE VARDIR.


"Mü'min akıllı ve uyanık olmalıdır." Hadis-i Şerifin mana ışığından bir nükte.


Hayatın anlamını bulmak, sorgulamak ve tanımak. Hatalardan ders çıkarmak.

“…  Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? 

Bu dünyada işiniz nedir? Sahibiniz kimdir?"


Dar kalıplara sıkışıp kaldığımız bu dünya aleminde, bizi biz yapan karakter 

özelliklerimizi  ne kadar bildiğimiz ve hayata ne kadar geçirebildiğimiz.

Aldığımız kararlar ve yaptığımız hareketler, neye göre şekil aldığı, 

verdiği ve yaşanılanlar.


Bedensel oluşum, İç ve dış olgu bağlantısı ile hayat bulurken, 

varlık geçmişini bilmekten kaçtığı sürece, geleceğe endişe ile baktığıdır.  

İnsan kolaya kaçtıkça, hayat zor geçitlere girer.


Olaylarda kesinleşen sonuç, dışa göre değil içe göredir.

 Bir oyunun son basamağındaki sonuç, emre göre yaşanan, 

hayatın gizli ve saklı olmasıdır.

Kişinin kimliği ismi değil, geçmiş ve geleceğidir.


Nasıl dersek, Hayatta her bir nesnenin bir model şeması, bir modemi,

 yazılımı kılavuz, terkibi ve dahi model aldığı bir

 marka programı vardır.


İlahi kaynakta belirtilen, Alemin dört temel isme dayanarak, dört kuralla 

yönlendirilmiş olarak gün yüzüne çıkma vaktini bildirmesidir.


هُوَ الْاَوَّلُ وَاْلاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ


"O, Evvel'dir ve Âhir'dir; Zahir'dir, Batın'dır.*

 Ve O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir."

 (Hadid sr 3 ayet.)


Alemin ve insanın yaratılışı bu dört hakikat ve

 dört delile bakar.


Ağaçın çekirdeği ismi Evvel ve Ahir vucud ilmi, İman-ı Mübîn den bahseder;

Mâide süresinde,.... Evvelinâ ve Ahirinâ....

( önceki ve sonrakiler)  Evvel yazılı olan ön... Kökünde gelmekte olan yoldur.

 Son.... Kökünden gelen de yoldur. Başlangıcın içindeki sonuç bildirisi.


Ağacın çekirdeği Evvel ve Ahir İmam-ı Mübin, meyvenin çekirdeği ismi 

Ahir kitabı Mübin. Bir meyvenin geçmiş de geleceği de içindedir.


Biraz daha anlamaya çalışırsak, Asılları oluşturan Evvel,

 Başlangıç ise Ahir, Niyet içinde var olandır. 

Niyet çekirdek vazifesi görür. Gül niyet eder, ben gül olu-cam ve olur.

 Diken niyet eder ve diken olur. İlim ve emirle şekil almıştır, niyet.


 İşte, beden libası asıllarla oluşur, ruh ile hayat bulur. 

ilk Ruh, can verildiğinde niyet hasıl olmuştur.


Ağacın dış yüzü ise ismi Zâhir ve Bâtın vücudu harici ise

 kitabı Mübîn den bahseder. Kader kaza programı yazılmıştır.


İsmi Zâhirin tecellisi ağacın dış yüzündeki kemali hikmet ve inayet ve

 müzeyyen murassa bir elbisedir. 

İnsaniyet kudret ile görünür olmuştur. Kökleri, nesli, ziyneti, irade gün yüzündedir.


İsmi bâtın ise Ağacın gizli kemali intizamı ve hayata lüzumlu maddelerin 

intizam ve tanzim le akılları hayrete bırakır.

Elle tutulmaz gözle görülmez. Su ve Nur misali. 


Akıl ve zihin, ahlak ve fikir yapısı;İlim ve emir=kudret ve irade iki unvanla 

çalışmaya başlamıştır.


Düşüncelerin oluştuğu tasavvur,

Ruh ve duygu alemi; dimağ, zihin, irade, latîfe yi Rabbanî (VİCDANIN YAPISI) 

Bu dört oluşumun vucud bulması, fiille geçirmesi ile niyet tamam olur.


Dört hakikata, dört delil ile yön vermek.

Merak, Taleb, Bilgi (insan), Hedef belirtmek.


Bunların hayata geçişi hakikatı bilmekle olur. İnsan bu delilleri 

hayata geçire bilme kabiliyeti ile nitelendirilmiştir.


Evvel ve Ahir varlık aleminde yaratılan her şey 

bir gün son bulacaktır.  

Kayıtta olan ve kayıta alınan her bir harfin sorgusuna er geç cevap istenir ve verilir.


Bilgi ve ilmin etkisi; Zora kolay tarafından bakmayı, 

büyükse küçük görmeyi gösterir. Zor kolayda, büyükse küçükten hasıl olur.


Fıtratın sayfasında, kaza ve kader kalemin sıfatları, 

Cemal ve Celal ve Kemal'in tecellisinin aynasıdır.

Kaderin mektupları, Esma'nın tecellisi ve Nurların yansıması ile

 sunulan hayat, fıtrattır.

 Tanımlanma ile güncellenen  bilgi açığa çıkar, kişi karakter özelliklerini okur.


"Ayakların kaymasına yol açan sebebler den birisi, ismi Batın'ın ahkamını ismi 

Zâhir'in ahkamıyla karıştırarak birini öbüründen istemektir." (12 remiz)


Bizleri yanıltan ayağımıza çelme takan, iç dünyamızı, 

dış Aleme tercih etmek ve istemektir. 

Fıtratın İç aleminde mizaçta, Hassas tartılar, kökler, mizan tartısı

 düzenekler vardır. 

Dış Alemin ölçüsüne göre yaşamak tercih olgusudur.


Göz Zâhir gördüğü nemi kanacak, Bâtın gizli ol-anamı; 

kolaya kaçarak gördüğüne kanacak.


Hasta doktora gider anlatır. Hekim o kadar bilgiye rağmen içini bilemem

 tahliller lazım der. Hasta, bir ilaç verse de gitsem diyerek kolaya kaçar.


Sözün özüne bakarsak;  Akılla yürüyen boşa vakit bekler.  

Zahmet olmadan rahmet olmaz. Hiçlik yaşanmadan evliya olunmaz.

Düşmanı tanımayan zafere ulaşamaz. 

Kişi kendini tanıma dan Kulluğun şuuruna varamaz.


En kıymetli söz ise,

Hakikat şehrinde, şeklin özünü muhafaza etmektir.

Kişi özünü kaybetmeden, şeklini bozmadan da 

istenen amaç hasıl olur. Can suyu  gitmeyen dal sürgün vermez.


Kişinin can suyu kendini tanımasıdır.

 Varlık kendi mertebesine varmadan can vermez. 

Kendini bilmeden o vasfa ulaşamaz.


İlmin ortaya çıkışı, ilmi huzuri ye dönüşmesi diye biliriz.Bir şeyin görüntüsü zihinde hasıl olması

 ile ilmi husuli olur, lakin kalıcı değildir.

Zihnindeki suret yok olunca o şey unutulur. 


Önemli olan ilmi huzuri, görüntü hasıl olmaksızın bilinmesidir. 

İnsan kendini, ilmi huzuri de bilmelidir.

 İşte o vakit bilinen hiç unutulmaz.İnsanın kendini bilmesi, ilmi huzuri ile olacaktır.

Gizli olanda güçlü sır vardır.


Cenabı hakk, ilmin varislerine

Evvel ve Ahiri bilgiyi, Allah vergisi olarak gizli ilimlerin iç yüzünü, 

Kâinatın sırlarını, her şeyin gayeye yönelik manalı ve faydalı tarafı,

tam yerli yerince kullanma izni olarak Esma bilinç tecellisi ile bildirilmiştir.


Şu alemin aynasında dört çeşit FITRAT vardır.

Onunla her türlü yansımalara kucak açar. Her şeyin bağlantısı kaderi kaza, 

fıtrata göre hayat bulur, mizaca göre yön verir.

Kişilik analizine baktığımızda karakter tablolar bize ne anlatır.


İnanmak ve İnanç'ın sorgusunda, bilgiden çok güven vardır.


Duygu yanlışı insanı bir şeylere inandırır.

O şeyi doğru, gerçek olarak kabul ettirmesi inanma dır.

Körü körüne inanma katı kararlı olma, duygu hırsızının işidir.

Olayları İşine geldiği gibi yorumlar, inat eder.


İnanç'a baktığımızda düşünceleri çok sağlam bir biçimde, 

doğruluk işaretleri ile tasdik ister. 

Olayları her yönden inceler,  

âciz ve zaîf ve ihtiyaçlı olduğunu kabul eder,destek alır.


Kimileri de, Yürekleri sevgiye muhtaç hassas insan, 

Ruhları çabuk incinir ve çok çabuk etki altına girerler.  


Duygular yanıltıcıdır. Nefsi ile hareket öndedir.


En korunmaya muhtaç olanlar ise endişeli hali, 

şüpheci bakışları, kuşkulu düşleri bir damla virüs gibi. 

Bilmedikleri ile bildiğini yok eder. Arkaya, geleceğe bir şey 

bırakmadan düşünceleri harekete geçirir.


 Kendini tanımak isteyen dünya yolcusu;


Bu Alemde çaban kadar varsın.Göz yaşı sıcaklığı ile yüreğini biraz olsun ısıtman,

Aklın ve idrakin alacağı kadarı sana duyurulur.


Ey kardeş; TEVEKKELTÜ ALALLAH de.TUR SÜRESİ 48 AYETE KULAK VER.


"Rabbinin hükmü gelinceye kadar sabret. Muhakkak Sen bizim

 himâyemiz altındasın."


"Kadere imân eden kederden kurtulur." 

Sözü  teselli değil, huzurun, mutluluğun kaynağıdır.
 

 

 

 

 
 
 
 

 

Yorumlar

(X)
Kapat
-->