7 mesaj [Son gönderi]
Offline
Son giriş: 26/05/2011
GELİN AĞITLARI

 

Kına yakma geleneğinin tarihi gelişimi ve bu geleneğe Türkiye’nin çeşitli yörelerinde ve bazı Türk boyları arasında verilen adlar hakkındaki açıklamalardan sonra, kına yakma sırasında söylenen ağıtlara bakalım. Kına gecesinde söylenen kına ağıtları,tıpkı ölüm ağıtları gibi belli bir tören unsuru taşıyan ağıtlardır. Bu ağıtlarda ölüm ağıtlarında olduğu gibi ferdi ağıtlara rastlanmaz. Kına ağıtlarının hepsi anonimdir. Yalnızca kadınlar tarafından, gelin kıza kına yakılırken ve genellikle sazsız, çalgısız söylenir. Kına ağıtları hiçbir zaman para karşılığı söylenmez[14]. Kına gecesinde gelin kız mutlaka ağlar. Eğer ağlamazsa “kocada gönlü var” şeklinde yorumlanır ve ayıplanır. Kına ağıtları farklı temalara yer vermekle birlikte, bu ağıtlarda ağırlıklı tema ayrılık ve gurbettir. Yine bu ağıtların oluşumunda yöre coğrafi özelliklerinin ağıtı yakanlar tarafından kullanılması söz konusudur. Kına ağıtlarını oluştururken yöre bitki örtüsü ile yöredeki evcil ve yabani hayvanlardan çok sık bahsedilmesi oldukça dikkat çekicidir. Bolu’da söylenen bir kına ağıdında yöredeki ağaçlardan şöyle söz edilir:

Dağdan keserler meşeyi,
Hani bu kızın döşeği,
Gelinim kınan gutlu olsun,
Orda dirliğin bol olsun.

Dağdan keserler gürgeni,
Hani bu kızın yorganı,
Gelinim kınan al olsun,
Burda dirliğin bol olsun
[15].

Çam ağaçları ve bal üretiminin yoğun olduğu Muğla yöresine ait bir kına ağıtında ise, benzer ifadelere rastlıyoruz.

Ben balı pekmez sanırdım,
Çanaktan almaz sanırdım,
Anadan babadan ayrılan kızı,
El yüzüne bakmaz sanırdım.

A gelin, a gardeş kınan kutlu olsun,
Güveyin yanında sözün tatlı olsun,

Çam budağı eğilip gelir,
Kız oğlana dönüp gelir,
Al duvağı sürükledikçe,
Güvey atla koşup gelir,

A gelin, a gardeş kınan kutlu olsun,
Güveyin yanında sözün tatlı olsun
[16].

Gelin olacak kız için baba evinden ayrıldıktan sonra gidilen her yer, mesafe ne olursa olsun, artık “gurbet”tir. Bu nedenle, kına ağıtlarında çok yoğun olarak “ayrılık” ve “gurbet” teması işlenir. Ordu’dan derlenen bir kına ağıdında bu durum şöyle dile getirilmektedir :

Sazaklara ev yapma anam o batar gider,
Uzaklara kız verme anam o yiter gider,
El kadarcık ekmeğin anam o bana yeter.


Burada uzaklara kız vermek, sazaklara, yani bataklığa ev yapmaya benzetilmekte, ikisi arasında fark olmadığı, kısa sürede ikisinin de yok olacağı belirtilmektedir[17]. Benzer sözlere Erzincan’da söylenen bir kına ağıtında da rastlıyoruz.

Çamura taş atma batar da gider,
Irağa kız verme yiter de gider
[18].

Kazak Türkleri’nde ise; gelinin çok sevdiği yakınları ve akrabalarıyla vedalaşırken, tam evden ayrılacakken söylediği şarkılara “Sınsu” adı verilir. Söyleniş zamanı bakımından Anadolu’dan farklı olsa da, "gurbet" temasını işleyen ve Kazak kadınının acı kaderini dile getiren, aşağıdaki çok tesirli ve gerçekçi ifadeleri, Anadolu’da söylenilen “Kına Ağıtları”ndan ayırmak hemen hemen imkansızdır.

Kara suya kaz varır,
Anasından ayrılıp kız varır,
Kara suya kan döksen akıp gider,
Yabancıya kız versen,alır gider
[19

Veya:

Ak attan boz ata indim baba,
Her şeyin ben olsam da gittim baba,
Dokuz katlı saray gibi evimizden,
Bir başımla sığamadım gittim baba
[20].

Trabzon’dan derlenen bir kına ağıtında ise;

Gelin ağlar yaşlı yaşlı,
Gitmem diye sallar başı,
Ağlama gelin ağlama,
Sen gider gene gelirsin,
Bir iken iki olursun,
Dertlerini unutursun,
Ağlama gelin ağlama[21].

sözlerindeki “Bir iken iki olursun, dertlerini unutursun” dizeleriyle, gelin olan kızın çocuk sahibi olduğunda artık onunla meşgul olacağı ve gurbeti düşünmeye fırsatının dahi olmayacağı vurgulanarak, teselli edilmektedir.

Kimi kına ağıtlarında gelin kızın ağzından anne ve babasına sitem vardır. Kayseri Sarıoğlan’dan derlenen bir kına ağıtında, bu sitem;

Kapınızda kulp muyudum?
Pecenizde ot muyudum?
Bu yıllıkta dursayıdım,
Üstünüze yük müyüdüm?
[22]

şeklinde söylenirken, Boyabat yöresinde önce babaya,

Beni uzaklara attın babam,
Artık evinde rahat yaşa babam,
Bir köşene ay doğsun babam,
Bir köşene gün doğsun babam,
Kolum kapıdan mı çıktıydı babam,
Başım bacadan mı çıktıydı babam.


hemen ardından da anneye sitem edilirken ve ayrıca gelin olan kızın karşılaşabileceği güçlükler, duyabileceği kötü sözler ve de yeni bir yaşama alışmanın getireceği zorluklar dile getirilmektedir:

Ah anam anam; beni düşünmeyen anam,
Tekneden ekmeğin tükenmesin anam,
Oluğundan suyun eksilmesin anam,
Ağır yürürsem tembel derler anam,
Hızlı yürürsem deli derler anam,
El evine ben nasıl uyayım anam.
[23]

Adana’nın Kadirli ilçesinden derlenen bir kına ağıtında; baba evinden ayrılmanın zorluğu karşısında hem anaya serzeniş, hem emmilerine (amcalarına) beddua, hem de babaya yakarış vardır:

Ana gızın çok muyudu,
Bir kız sana yük müyüdü,
Gırılası emmilerim,
Heç oğlunuz yok muyudu?

Baba gadanı alayım,
Sakalına tel olayım,
Gapında köle olayım,
Verme beni gurbet ele.
[24]

Avşarlardan derlenen bir kına ağıtında ise, toplumumuzdaki gelin, görümce ilişkisi karşımıza çıkar. Evdeki kızın gelin olmasına, en çok, daha önce evlenmiş olan ağabeylerin eşlerinin sevineceği bir Avşar ağıtında şöyle dile getirilmiştir:

Baba ekinin bitti mi?
Kardeş ekmeğin arttı mı?
İşte koyup gidiyorum,
El kızı keyfin yetti mi?

Baba evinde kalan, geride bıraktığı ve özleyeceği her şeyi birer birer sayar:

Elimi yuduğum arklar,
Belimi verdiğim dutlar,
Onu da göresim gelir,
Yalladığım koca itler.

Yunak yuduğum taşlar,
Gölgelendi koc’ağaçlar,
Şu anama selam söylen,
Gökyüzünde uçan kuşlar.[25]

Yorumlar

Offline
Son giriş: 26/05/2011

 kınayı getir aney..

parmağın batır aney

bu gece misafirem koynunda yatır aney....

     canım ablam ya sabah sabah ağlattı bu yazı beni.....insan anne --baba kucağını kaç yaşında olursa olsun hep arıyor.ben ki yuvamda huzurlu ve mutluyum lakin yinede baba ocağı bambaşka........o zamanlar insan kıymetini bilsede evlendikten sonra daha bir anlıyor...hani  şarkıdaki gibi....

eller kadir kıymet bilmiyor annem

senin kadar kimse sevmiyor annem....

Offline
Son giriş: 26/05/2011

gül ablacım aynen sana katılıyorum yuvanda mutlu ol mutsuz ol farketmez babaevi bambaşkaymış insan evlendikten sonra anlıyor kimse seni annen baban gibi anlayıp düşünmüyor biyeriniz ağrısa annenizin tepkisiyle eşinizin tepkisini kıyaslayın.anne yüreği dayanmaz....

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar...

Aşrı aşrı memkeke kız vermesinler...

Belliki ağlayan bi ben değilmişim.teşekkürler canım ablam hatırlattıkların için

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Bu ağıtları görünce anneannem geldi hemen aklıma maaşallah( Rabbim hayırlı uzun ömür versin) o yaşına rağmen bir sürü ağıt ,mani  vardır belleğinde.. 

Offline
Son giriş: 26/05/2011

YENİ GELİNLERİN HAYATINI ÇOK MANİDAR BİR ŞEKİLDE GELİN GİTTİĞİ AİLEDEKİ ESKİ GELİNLER EN ÇOK ZORLAŞTIRIR.

ALLAH ZULUM YAPMAKTAN VE ZULME MARUZ KALMAKTAN HEPİMİZİ KORUSUN,BEN KADINLARIN DURUMUNA ÇOK ÜZÜLÜYORUM VE BU ZULMÜ UYGULAYAN ESKİNİN MAZLUMLARINA DA HAYRETLE BAKIYORUM

Offline
Son giriş: 26/05/2011

ANA  BAŞA  TAÇ  İMİŞ, HER DERDE  İLAÇ  İMİŞ, BİR EVLAT PİR DE OLSA, ANAYA  MUHTAÇ  İMİŞ...

Offline
Son giriş: 26/05/2011

:(( Ağlamak çok uzak değil bana :((

Annemi bırakıp çok uzaklara gidicem nasipse, çok zor olacak, ama bir yanım mutlu olacak.

Telli duvaklı annemin rızasını alarak o evden çıkmış olucam İNŞALLAH :((

Rabbim inşallah herkese yuvasında huzur ve Rabbimin yolunda bir hayat nasip eder...

(X)
Kapat
-->