Cevap eklenmemiştir
Offline
Son giriş: 26/05/2011
DAYANIRSAM TUTARIM,DAYANAMAZSAM YUTARIM !
Dayanırsam Tutarım, Dayanamazsam Yutarım
Hacı Bektaş-ı Veli, büyük bir Allah dostudur. Hayatı boyunca bu yoldan ayrılmadığı gibi, dergahında kendisine bağlı olanlara ayet ve hadislerin ışığında bir hayatı öğretmiş, binlerce öğrenci yetiştirmiştir. Kurduğu tarikata mensup olanlara Bektaşi adı verilir. Bektaşilik tarikatı zamanla bozulmuş, Bektaşiler İslamın yalnızca kelime-i şahadet kısmına sadık kalmış, çalışmadan tembelce vakit geçiren ve sabah akşam demlenen insanlar haline gelmişlerdir.

 

             Bektaşiler hakkında  yapılmış bir doktora tezinden sizler için -Ramazan Fıkraları- seçtim. Beğeneceğinizi umarım.

 


_ Bir Bektaşi nasılsa Ramazanda bir gün oruç tutmuş. Sonra bir mecliste birinin müteessifane ‘’Bu sene Ramazandan bir gün kaçırdık’’ dediğini işitince ‘’ İmanım esef etme, o senin kaçırdığın oruç yabana gitmedi, biz tutuverdik’’ demiş.

 


_Ramazanda bazı camilerde teravih namazının aralarında müezzinler salat u selam getirdikleri gibi, birtakım kasideler de okurlar. Bir Ramazan ayının yirmisinden sonra, bir camide müezzinlerden bir grup olanca sesleriyle:’’Münafıklar bu ayın çıktığını ister’’ mısraını söylerlerken, namazda bulunan nekre bir Bektaşi yanındakilerin kulağına başını eğerek: ‘’Evlat, mü’minler de ister amma, seslerini çıkaramazlar, der.

 


_Bektaşinin birine: ‘’Ramazanı mı seversin, bayramı mı?’’ demişler.
Zannedersiniz  ki ‘’bayram’’ diyeceğim, hayır. Ramazanda  güzel   yemekler yendiği için Ramazanı severim, demiş.

 


_Bektaşinin birine bayramda ‘’Ramazanı nasıl geçirdin?’’ demişler. ‘’Öyle  bir geçirdim ki bayram şaşakaldı, demiş.

  
_ Babanın birine: ‘’Ramazan geliyor, ne yapacaksın?’’ demişler.’’ Sefere çıkacağım .’’ demiş.

 
_Bektaşiye sormuşlar: ‘’Baba erenler! Nasıl, bu Ramazan sana dokundu mu?’’ Bektaşi  gülümsemiş ve hemen cevap vermiş: ‘’Ben o mübareğe bir şey yapmadım ki, o da bana dokunsun.’’

 


_Bektaşiye sormuşlar: ‘’İşte Ramazan geldi gitti. Acaba kendisini memnun edebildin mi?’’Bektaşi hiç tereddüt etmeden şöylece mukabele etmiş:’’Mübarek memnun olmasa her sene on gün evvel gelir mi? ‘’

  


_Bektaşiye sormuşlar. ‘’Ramazan gelirse ne yaparsın?’’ Cevap vermiş: ‘’O beni bilir. Eğer canımı sıkarsa yiyiveririm.’’

  


_Bektaşi Ramazandan on beş yirmi gün kadar evvel  evlenmiş. Aldığı hanım Bektaşilerin telakkilerinden tamamıyla bihabermiş.
Ramazan gelmiş… Kadın bakmış ki kocası namaz kılmıyor. Oruç da tutmuyor. Fakat muntazaman sahur yemeklerine iştirak ediyor. Bu hal kadına  pek garip gelmiş: ‘’Efendi!  Namaz kılmıyorsun, oruç tutmuyorsun; fakat her gece sahur yemeği  yiyorsun . Bunun hikmeti nedir,  demiş.Bektaşi ciddiyetini tamamıyla muhafaza ederek: ‘’A hanım! Oruç tutmak, farzdır. Sahur yemek ise sünnettir. Bir türlü becerip de farzı eda  edemiyorum. Bunun günahı yetmiyormuş gibi mübarek sünneti de mi terk edeyim?’’

 


_Bektaşi bir köşeye çekilerek oruç yerken bir sofu görmüş. Bektaşi ile aralarında şu kısa konuşma geçmiş:
-Baba!  Ramazan geldiğini bilmiyor musun?
-Bana ne?
-Ay sen Müslüman değil misin?
-Sana ne?

_Uzun ve sıcak günlü bir yaz Ramazanında  Bektaşinin  birine sormuşlar: ‘’Oruca nasıl niyet etmeli?’’ Şu cevabı vermiş: ‘’Sahurda tıka basa yedikten sonra  ‘’Dayanırsam tutarım, dayanamazsam yutarım’’ diye niyet edip ağzını çalkalamalı!’’

 


_Babaya sormuşlar: ‘’Ramazan geldi, oruç tutacak mısın?’’ Baba cevap vermiş: ‘’Hele bayrama kadar düşüneyim, daha zaman var.’’

_Bir Bektaşiyi ’’ oruç yedin ‘’ diye  yakalamışlar. Bektaşi şöyle demiş: ‘’Yahu, on bir ay aç gezdim, kimse halin nedir, demedi. Bugün karnımı  doyurmak istedim, yakaladınız. Bu reva-yı  hak mıdır?’’


_Bektaşi canlarından Ali Baba, nasılsa bir gün oruç tutmuş. Fakat öğle vakti güneşin altında çalışırken dermanı kesilmiş. Hararetten dili kurumuş. Hemen kalaylı maşrapayı küpe daldırınca ağzını şapırdata şapırdata içmeğe başlamış. Görenlerden biri:
-‘’Yahu, ne yaptın baba, oruç gitti? ‘’diye haykırınca Ali Baba şu cevabı vermiş:
-‘’Evet, orucun gittiğini ben de biliyorum. Fakat o mübarek her sene gelir, bu can dünyaya bir kere gelir!’’


    Doktora tezini hazırlayan Dr. Dursun Yıldırım’a teşekkür ederiz. Şu Ramazan günlerinde bize tebessüm fırsatı verdi. 
      İyi haftalar.                         
                                                                            H. Nurhayat Örencik     13-08-2011

Yorumlar

Kullanıcı girişi