2 mesaj [Son gönderi]
Offline
Son giriş: 26/05/2011
Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!

Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
 

 

Yeni yıl yaklaştıkça medyanın her alanında astrologları sıkça görürüz. Her kanalda bir astrolog, burçlara göre ülkemiz, dünya ve kişiler için gelecek yorumları yapar. Bir çok insan da bu yorumları ilgiyle takip eder ve çoğu zaman yorumlardan etkilenerek hareket eder.


Gaybı öğrenme arzusu geçmişten beri insanların içinde var olan bir hissiyattır. Tarotlar, kahve falları, burçlara göre yorumlar hep bu arzuya cevap için ortaya çıkmıştır. Oysa gaybı yalnız Allah bilir ve dilediği salih kuluna da ilham eder. Fal bakmak ve baktırmak haramdır. Dolayısıyla geçmiş veya gelecek bilgisine ulaşmanın yolu bu değildir.


Allah peygamberimize, ahir zamanda yaşanacak olayları ve ahir zaman şahıslarını detaylı olarak bildirmiştir. Peygamberimizin ahir zamana yönelik bildirdiği alametlerin 500'den fazlası tahakkuk etmiş ve sahih hale gelmiştir. Peygamberimiz, hicri 1400, miladi 1979-80 itibarı ile bu alametlerin tesbihin taneleri gibi ardarda gerçekleşeceğini söylemiştir.


İçinde bulunduğumuz bu ahir zamanda her gün yeni bir alamet tahakkuk etmektedir. Bu kadar sahih alametleri bırakıp da, astrologların gelecekle ilgili verdikleri bilgileri ilgiyle takip etmek gerçekten çok enteresan. Reyting rekorları kıran bu programları izleyenlerin çoğu, nedense peygamberimizin ahir zaman, Mehdi ve Hz. İsa'nın gelişi konusundaki alametlerine duyarsız kalıyor. Oysa bildirilen alametlerin her biri hergün gözlerimizin önünde bir bir gerçekleşiyor. Mucizelerle dolu, çok önemli bir dönemde yaşıyoruz. İnsanların çoğu adeta, Hz. Musa ile denizin içinden geçip, mucizeye şahit olduktan sonra, tekrar buzağıya tapanlar gibi içinde oldukları mucize dönemi farkedemiyorlar. Hak'tan gelen sahih bilgi yerine astrologların verdiği bilgiyle ilgileniyorlar.

Ahir zaman alametlerine duyarsız kalmak, Hz. Mehdi'yi aramamak, İslam birliği ve hakimiyeti için çabalamadan öylece yaşamak, şeytanın büyük bir oyunu ve gaflettir. Peygamberimizin hicri 1400'den itibaren gerçekleşeceğini bildirdiği alametlerin bir kısmı şöyledir.


- FİTNELERİN ÇOĞALMASI: Yeryüzünde fitnenin olmadığı toprak kalmamıştır. Bir çok müslüman ülke zulüm altındadır.



- İRAN IRAK SAVAŞI: Peygamberimiz, hicri 1400'de bu savaşın başlayacağını, 8 yıl süreceğini ve galip gelen taraf olmayacağını bildirmiş ve tam söylediği gibi olmuştur. Savaş Ekim 1980 de başlamış, 8 yıl sürmüş ve kazanan olmamıştır.




- AFGANİSTAN'IN İŞGALİ: Peygamberimiz, Afganistan'ın hicri 1400 başında işgal edileceğini ve burada altın ve gümüş olmayan madenler olduğunu bildirmiştir. Afganistan, Ruslar tarafından tam 1979, yani hicri 1400 ün başında işgal edilmiştir. Ayrıca Afganistan'da çok önemli petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri bulunmaktadır.



- FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ: Peygamberimiz hicri 1400'den sonra Fırat'ın suyunun kesileceğini bildirmiştir. Tam bu dönemde Fırat'ın suyu, Keban barajıyla kesilmiştir.



- RAMAZAN AYINDA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI: Peygamberimiz hadisinde, hicri 1400, miladi 1980 itibarı ile Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacağını, bu tutulmaların ortalama 14-15 gün arayla olacağını ve iki kez tekrarlanacağını bildirmiştir.

1981 yılında Ramazan Ayı'nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine "ikinci olarak", 1982 yılında Ramazan Ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.



- KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI: Peygamberimiz doğudan kuyruklu yıldızların doğuşunu Mehdi'nin çıkışına alamet olarak bildirmiştir. Doğudan ışık veren parlak bir kuyruklu yıldız çıkacağını, bunun Ramazan ayı içinde iki kez ay ve güneş tutulmalarının ardından gerçekleşeceğini bildirmiştir.


1986'da ''Halley'' kuyruklu yıldızı dünyamıza çok yakın geçmiş, parlak ve ışıklı bir yıldızdır. Ve hareket yönü doğudan batıya doğrudur. 1981 ve 82 yıllarında Ramazan ayındaki ay ve güneş tutulmalarından sonra çıkmıştır.

- BOYNUZU ANDIRAN İKİ UÇLU KUYRUKLU YILDIZIN ÇIKIŞI: Peygamberimiz ahir zamanda boynuzu andıran çift uçlu, çok parlak bir yıldızın çıkacağını ve bu yıldızın, diğerlerinin aksi yönde, doğudan batıya doğru ilerleyeceğini bildirmiştir. Bu yıldızın çıkışının ardından da yağmurların artacağı haber vermiştir.


2009 senesinde boynuzu andıran iki ucu bulunan ve diğer yıldızların 6 katı daha parlak olan Lulin kuyruklu yıldızı çıkmıştır. Hadisteki tarife tam uygundur. Diğer yıldızların aksi yönünde, doğudan batıya doğru ilerlemiştir. Ve yıldızın çıkışı öncesi kuraklık yaşanırken, akabinde yağmurlar artmış ve seller oluşmuştur. Halley ve Lulin kuyruklu yıldızları tam hadislerdeki tanımlara uygun olarak hicri 1400 sonrasında çıkmıştır.

- KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI: Peygamberimiz, Mehdi çıkacağı zaman Hac sırasında Kabe'de baskın olacağını ve kan akıtılacağını bildirmiştir. Tam hicri 1400'ün 1. günü 21 Kasım 1979'da Hac esnasında Kabe'de baskın olmuş ve Suudi askerleri ve saldırgan militanlar arasında meydana gelen çatışmada 30 kişi ölmüştür.

Bir başka hadiste Kabe'de yine kan akıtılacağı ama bu kez Kabe'nin dışında, sokakların kana bulanacağı bildirilmiştir. 1987'de Hac sırasında Kabe'nin dışında ilkinden daha şiddetli kanlı olaylar olmuştur. Suudi askerleri ve İran'lı hacılar birbirlerine saldırmış ve 402 kişi katledilmiştir.




- MÜSLÜMANLARIN BASKI GÖRMESİ: Peygamberimiz, başlarındaki sultanlarından müslümanlara şiddetli belalar geleceğini ve dünyanın müslümanlara dar geleceğini bildirmiştir.



Bu hadis, Mehdi gelmeden önce bazı Müslüman ülkelerde, din ahlakından uzak, zalim ve acımasız karakterli kişilerin iktidarda olacağına işaret etmektedir.

Gerçekten de bugün Irak, Libya, Suriye, Somali, Etiyopya, Afganistan, Tunus, Mısır ve Cibuti gibi ülkeler başta olmak üzere Müslümanlar, ülke yönetimindeki sözde müslüman liderler tarafından baskı altına alınmış, zorluk ve sıkıntılara maruz bırakılmışlardır.

- MISIR'DA ZUHUR EDEN ALACA KARGA: Peygamberimiz, çift uçlu kuyruklu yıldız doğacak, ardından ''Alaca Karga'' Mısır'da zuhur edinceye kadar fitneler devam edecek demiştir. Peygamberimizin “Mısır’da zuhur edecek olan alaca karga” benzetmesi Hüsnü Mübarek’e tam olarak uymaktadır. Bahsi geçen yıldız da 2009 senesinde çıkan Lulin kuyruklu yıldızıdır. Mısır'da yaşanan fitneler de tam bu tarihlerde ve sonrasında yaşanmıştır.

Peygamberimiz, Mısır'da çıkacak alaca karganın detaylarını da vermiştir. Burnunda çöküklük olduğunu, uzun boylu, geniş omuzlu ve askeri gücü olan büyük biri olduğunu bildirmiştir. Kendine karşı koyanı yok edecek demiştir. Nitekim Hüsnü Mübarek de çok uzun boyludur. Hatta Cumhurbaşkanlığına seçilmek için uzun boylu olmayı şart koşmuştur. Burnu ve önden görüntüsü kargaya benzer ve burnunun üzerinde çöküklük vardır.

Peygamberimiz bu kişinin mağlup olacağı ve mülkünün zail olacağını bildirilmiştir. Gerçekten de tam hadisteki gibi olmuş ve mallarına da el konmuştur.



- İNSANLARIN LİDERLERİNİ ÖLDÜRMESİ: Peygamberimiz, insanlar liderlerini öldürmedikçe kıyamet kopmaz demiştir. Günümüzde buna bizzat şahit oluyoruz. Libya'da, Irak'ta...



- ŞAM'IN HARESTA BÖLGESİNDEKİ OLAYLAR: Peygamberimiz bu bölgedeki olayların Hz. Mehdi'nin çıkış alameti olduğunu bildirmiştir.



Nisan 2011'de Suriye'nin Haresta bölgesinde protesto eylemleri başlamıştır. Ardından Suriye Silahlı Kuvvetleri bölgeye askeri müdahalede bulunmuştur. Çok sayıda insan ölmüş ve şehir tanınmaz hale gelmiştir. Ocak 2012'de çatışmalar yeniden alevlenmiş ve protestocu siviller üzerine açılan ateşte yüzlerce kişi hayatını yitirmiştir.

Peygamberimiz Şam'da iki ordunun savaşacağını, Beşar Esad'ın zulmünü, 100 binin üzerinde kişinin vefat edeceğini tüm detaylarıyla 1400 yıl önce bildirmiştir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de açıklamasında, Suriye'de ölenlerin 100 bini aştığını söylemiştir.

Burada sayamadığım, her biri mucize olan ve tahakkuk eden yüzlerce alameti görmezden gelmeyin. Yaşadığınız bu muhteşem dönemin farkında olmaya niyet ve gayret edin. Böyle bir dönemde yaşamak Allah'ın bir lütfudur. Mehdi'ye asker olmak ve ayetin emri gereği kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak İslam hakimiyeti için mücadele etmek şerefine nail olabilmek için sözlü ve fiili dua edin. Astrologların nefsinize hoş gelen yorumlarını dinlerken uyuyakalmayın. Peygamberimizin haber verdiği ve gerçekleşen alametlerle silkelenip uyanın.

Böyle müthiş bir dönemde yaşayıp da bunun farkına varamadan gün geçirmek ne feci... 

Yorumlar

yagmur damlasi (Ziyaretciden)

S.Aleykum kardesim cok guzel ve bir o kadarda icler acisi olan halimizi anlatan bir paylasimdi. Bende siteye ek olan bir kolundan okudugum bir yaziyi ilave etmek istedim. Senin paylasiminin altina Rabbim cumlemizi Gafletden uyandirsin insaAllah bir an evvel O kutlu Nebiye ummet olabilme şuurunu kalbimize naksettirsi. Amin..
“Ümmetimin fesadı zamanında kim sünnetime temessük ederse (yapışırsa ), ona yüz şehid ecri vardır.”1
Bida‘ların ve dalaletlerin İslam toplumunu istila ettiği ve toplumda hükmettiği zaman, sünneti seniyyeye yapışan yüz şehid ecri kazanabilecektir. Tabii ki Kur'an’ın hakikatları ile sünnet-i seniyyenin prensipleri birbirinden ayrılmaz. Ümmet içinde bidatların revaçta olduğu, çoğunluğun bidatların ve dalaletlerin istilasında bulunduğu bir zaman; gerçekten çok riskli, çok tehlikeli bir zamandır. Bir amelde tehlike arttıkça sevap fazlalaşmaktadır. Böyle tehlikeli bir zamanda, başta iman hakikatlerine, İslâm’ın hükümlerine Kur'an’ın anlaşılmasına, sünnetin ve İslâm’ın hayata kazandırılmasına hizmet pek büyük bir hizmettir, hatta normal şartlarda bir şehidin yaptığı fedakarlıktan daha büyük fedakarlıklar ister ki, birçok şehidin sevabı kadar sevap gerektirebilsin. Çünkü şehit bir anda bir fedakarlık gösterip canını Allah yolunda verirken böyle bir atmosfer içinde iman hakikatlerine, Kur'an’a, Sünnet-i Seniyyeye hizmet eden birisi hayatının her gününde büyük fedakarlıklarda bulunabilmektedir.
Demek oluyor ki, zaman şiddetlendikçe, fitneler arttıkça amellerin sevapları da artacaktır. Ayrıca bu hadis-i şerifte bir sünnete uymak için büyük bir teşvik vardır.
Hadiste geçen temessük (sünnete yapışma) kelimesi, şu manaları içermektedir: (2)
1) Temessük kararlılık, sebat ve ısrardır.
2) Temessük de devamlılık vardır.
3) Temessük bütüne sahip çıkmaktır.
4) Temessük karşılıklı güçlerin mücadelesini yansıtır.
Ammar b. Yasirden:
“Ümmetim mübarek bir ümmettir, evveli mi yoksa sonu mu daha iyidir bilinmez.” (3)
Burada ümmetin ilki ile sonu arasında bir benzerlik kuruluyor. Nasıl ilk zamanlar islamı yaşamak için büyük zorluklar, işkenceler çekilmiş, ilk sahabeler müşrik toplumda yadırganmış, tahkir edilmiş, kınanmış, Rasulullaha Mecnûn denilmiş, ona uyanlar çeşitli sıkıntılara işkencelere maruz kalmışlar. Toplumda garipsenmişler, akılsızlıkla suçlanmışlar, hatta vatanlarından sürülmüşler. Bütün bu meşakkatlerin, acıların, ıstırapların sevabı ve kazancı da bir o kadar çok olmuş. İşte ümmetin sonu yani ahir zamandaki müminlerin durumu da ilklerine benzeyecek ve onlara yakın olacak. Ümmet ifsad olacak, bozulacak, yabancı kültürler ve sapık fikirler her yerde kendini gösterecek. Böylece, İslam’a sarılanlar, sünnete ve Kuran’a hizmet edenler, toplumda garipsenecek, tahkir edilecek, herkes onları tenkit edecek, onlar topluma uyumsuzlukla suçlanacak, hatta toplumdan dışlanmaya çalışılacaklar. Çoğunluğun maddi manevi engelleyici baskısı altında, zor şartlarda işlenen salih amellerin de sevabı çok olacak, zorluk artınca sevap artacak.
İlk devirde Mekke ve Medine hayatında Müslümanların maruz kaldığı sıkıntıların, eziyetlerin benzerleri, son zamanlardaki samimi Müslümanlara da yapılacak. Sürgün, işkence, vs. gibi eziyetler görecekler. Sokağa çıkamayacaklar. Onlara yapılan bütün eziyetler, bütün işkenceler berekete, manevi kazanca vesile olacak. Rütbeleri yükselecek. Ahir zamanın garipleri de bunlar olacak. (4) Bu noktadan sahabelerle benzerlikleri olacak.
Çünkü Resulullah (asm) bir hadis-i şerifinde ashabına hitaben:
“Siz öyle bir zamandasınız ki, içinizden kim emredildiklerinin onda birini bırakırsa helak olur, sonra öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda yaşayanlardan kim emrolunduğunun onda birini yaparsa kurtulacaktır.”buyurur. (5)
Bu hadis te dinin onda birini yapmak kemiyet olarak deği keyfiyet olaraktır.
Yani İman hakikatleriyle birlikte namaz, oruç v.s. ibadetleri ifa etmede ve genel olarak dini yaşamada, sahebelerin yaptığının onda biri keyfiyetinde yapmak ahir zamandaki Müslümanlar için yeterli olacaktır.
Yoksa , namaz, oruç, kelime-i şehadet, zekat ve iman hakikatlerinden birini (mesela; sadece kelime-i şehadet getirmek) yapıp diğerlerini terk etmek değildir
Buna benzer bir hadiste şöyledir:
“Ümmetim, evveli mi sonu mu daha hayırlıdır kesin bilinmeyen yağmur gibidir.” (6)
Resulullah (asm)’ın burada yağmur kelimesini seçmesi manidardır. O ümmetini, faydalı, menfaatli, yağmur yüklü bulutlardan bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmura benzetmektedir. Ümmetin evveli bu hayırlı yağmurun başı, ahiri de bu faydalı yağmurun sonudur.
Ayrıca, Resulullah (s.a.v) sahabelerle ahir zamanda gelecek fıskın, günahların, kebairin, şerlerin zuhurunda, dinin hükümlerini uygulayacak kimseleri hayır cihetinde sahabelere benzetmektedir.
Resulullah (asm.) birgün sahabelerine:
“Ah keşke bana doğru, havuza gelen kardeşlerimi bir görsem de, içlerinde şerbetler olan kaselerle onları karşılasam. Cennet’e girmeden önce, onlara (Kevser) havuzumdan içirsem.”
Bu sözleri üzerine ona denildi ki:
“Ey Allah’ın Resulü biz senin kardeşlerin değil miyiz?”
O şöyle cevap verdi:
“Sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız). Benim kardeşlerim de beni görmedikleri halde bana inananlardır. Mutlaka ben Rabbimden sizinle ve beni görmeden iman edenlerle gözlerimi aydınlatmasını istedim.” (7)
Bir başka benzer hadis-i şerifte de şöyle buyurur:
“Mutlaka kardeşlerime kavuşmamı arzuladım.” (Bunun üzerine kendisini dinleyenler) şöyle dediler:
“Biz senin kardeşlerin değil miyiz?”
O şöyle cevap verdi:
“Sizler benim ashabım ve kardeşlerimsiniz. Benden sonra da beni görmedikleri halde bana inanan bir topluluk gelecektir.”
Bir zaman geçtikten sonra da şöyle buyurdu:
“Ey Ebû Bekir, senin beni sevdiğini duyduklarından dolayı seni seven bir kavmi sevmek istemez misin? Sen de Allah’ın kendilerini sevdiği kimseleri sev.” buyurdu. (8)
Bu hadis-i şeriflerde de, Resulullah (asm.) ahir zamanda, ümmetin fesadı zamanında, ihvanlarının (kardeşlerinin) bulunacağından söz ediyor.“Kardeşlerim” dediği kimselere iştiyak duyuyor. Ahirette kevser havuzu başında iken havuza doğru gelecek sağlam imanlı kardeşlerini görmeyi çok istiyor, onlara kevser havuzundan su dağıtmayı arzuluyor.
Şu halde Peygamber’in (asm.) iştiyakına, hasretine sebep olan o kimselerin herhalde, fedakar, sadık, metin, İslam için kendini ortaya koyabilen, bütün itilme-kakılma, horlanma, kınanmalara karşı yılmadan, aldırmadan Resulullah (asm)’ın ve ashabının yolunda olabilen kimseler olması gerekir. Bunlar Resulullah (asm)’ın kardeşleridir. O, bunlara “kardeşlerim”,ashabına “arkadaşlarım” unvanını veriyor.
Hz. Peygamber (asm)'in kardeşlerim dediği bu bahtiyarların, O’nu görmeden kuvvetli bir imanla O’na ve getirdiklerine inanmaları son derece önemlidir.
Ayrıca bu kimselerin önemli bir özelliği, Hz. Ebû Bekiri (ra)  Resulullah (asm)'ı sevdiğinden dolayı sevmek veya, Ebu Bekir (ra.) gibi, Rasulullah (asm)’ı seven sahabeleri sevmektir.
Sahabelerin haline bakılırsa, onlar da ilerde gelecek bu iman erlerine, hidayet nurunun aydınlığından sapmayanlara karşı büyük bir ilgi duyuyorlar. Bu kimselerin Cennete girmeden önce kevser havuzu başına geleceklerinden bahsedildiğine ve Resulullah (asm)’ın onlara olan iştiyakına bakılırsa, onlar Resulullah (asm)’tan sonraki tehlikeli dönemde gelmelerine rağmen, imanlarını muhafaza edecekler, imanla kabre girecekler, cennetlik olacaklardır. (9) Yani Resulullah (asm.) onların imanla kabre gireceklerini haber vermektedir.
Kaynaklar:
1. el-Bağavi, Hüseyin b. Muhammed eş-Şafi, Mesabihu’s-Sunne, I-II, Beyrut, ty. I, 40, no: 130; el-Munavi, Abdurra‘uf, Feyzu’l-Kadir, I-VI, Beyrut, ty. VI, 261. (no: 9171-9172); Ümmetin bozulduğu zaman sevapların çoğalağı konusu için bk. Taftazani, Mesud b. Ömer, Serhu’l-Makasıd, I-V, Beyrut 1988 I, 308; el-Heytemi, Ahmed b. Hacer, es-Savaiku’l-Muhrika, Kahire 1385, s. 210.
2. el_Kamûsu’l-Muhit III, 329; el-Mu’cemu’l-Vasit s. 869; el-Mufredat, s,469.
3. Kamûzu’l-Ehadis s. 83, 1151. hadis. (İbn-i Asakir, Amr b. Osmandan mürsel olarak); Kandehlevi Muhammed b. Yûsuf, Hayatu’s-Sahabe I-IV, Konya 1983, II, 599; Sübülü’s-Selam IV, 127; es-Savaiku’l-Muhrika s. 211.
4. Sunenu İbn-i Mace, II, 1306, (no: 3956), 1309 (no. 3988); 1320 (no: 4014: dindarlık elde kor tutmak kadar zorlaşacak. Ayrıca bela bakımından en şiddetli kimseler nebiler olacak bk. Aynı eser II. 1334 (no: 4023): Mükafatın büyüklüğü belanın büyüklüğü nisbetindedir. Bela katlandıkça ecir de katlanır. Aynı eser II, 1334 (no: 4031, 4032).
5. Ramûzu’l-Ehadis s. 136, 1753. hadis (Tabarani filkebir, İbn-i Adiy, Ebû Hureyre’den).
6. el-Cami‘li Ahkamil-Kuran, IV, 172; Bulutların çeşitleri ve sehab için bk. II, 222 (Burada bir yağmur meseli ile müminle kafirin durumu anlatılmaktadır. Bk. A’raf Suresi, 57-58); İbnü Mace, Muhammed b. Yezid, Sunenü İbn-i Mace I-II, İstanbul, ty. II, 1319, no: 3987; es-Savaiku’l-Muhrika s. 211, Sübülü’s-Selam IV, 127.
7. Ramûzu’l-Ehadis s. 361, 4460 hadis (Ebu Nuaym, İbn-i Ömer’den) Ayrıca bk. Hak Dini IV, 2731 (Yuns suresi 62. ayeti ile ilgili olarak Evliyaullah’a havf, hüzün olmayacağı açıklanırken benzer bir hadis-i şerifin mealinden söz edilir): Hayatu’s-Sahabe. II, 567-568 (iki uzun hadisle buradaki hakikata temas ediliyor.
8. Age. s. 461. 5719 hadis. (İbn-i Asakir Bera b. Azib’den).
9. Benzer hadisler için bk. el-Metalibu’l-Aliye, 4241, 8424, Müslim, Taharet, 395 Kenu’l-Ummal, 345, 84."Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet"

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Ve Aleykum Selam Yagmur Damlasi kardesim, senin paylasimin da cok guzeldi, tesekkur ederim. Okadar guzel ki bu bilgiler, Resulullahin, aleyhissalatu ve selamin, mujde dolu sozleri, okudukca, yad ettikce guller serpiyor yuregimize. InsaAllah Resulullahin, aleyhissalatu ve selamin, `KARDESLERIM` diye bahsettigi o kardeslerinden oluruz ve layikiyla... Rabbim bizleri Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme ve ehli beytine ve ashabina yakin eylesin, mahserde onlarla birlikte bizleri hasr eylesin, ve komsu eylesin, amin... Ahir zaman alametleri coktandir kendini gostersede, kiyametin zamanini Rabbim bilir. Rabbim bu zamanda ve yasamimiz boyunca, ve ummetin omru boyunca yardimcimiz olsun, ve sonumuzu hayr eylesin insaAllah amin...

Kullanıcı girişi