Cevap eklenmemiştir
katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011
Aurora’nın Gizemi & Ülfet
 

4 353 278x300 Auroranın Gizemi & Ülfet“Bu harikulade görüntü de nedir?” derseniz bu çok sıradan, adiyat perdesine atılabilecek bir görüntü diyebilirdim… Fakat bu harikulade mucizeyi görmezden gelmek mümkün olabilir mi?


Size bir olay aktaracağım; cay-ı dikkat bir hadise, bir mucize! Ama, Öncelikle bu latif suretli arkadaşları tanıtayım müsaadenizle;

Bunlara “Aurora” deniliyor, ya da kutup ışıkları… Aurora daha karizmatik duruyor diye bu ismi kullanıyoruz:) Televizyon izlemediğim için, ailem yanımdayken genellikle belgesel açıyor. Geçenlerde BBC kanalında bir program vardı. Bir teyze çocukluk hayalini yaşamak için bu Auroları görmeye Kuzey Kutbuna doğru seyahat ediyor, bir yandan da belgeseli sunuyor..

Bilimin ifadesi Aurora’lar Dünyanın manyetik alanı ile güneşten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu meydana çıkan doğal bir ışımadır.

Son derece muazzam ve harikulade, bir görüntü kameralara yakalanıyor. Spiker sürekli “Aman Tanrım!” diyor, -en azından:)- sürekli şaşkınlığını ifade ediyor sürekli ne kadar olağanüstü olduğunu söylüyordu.. Bir süre sonra çok daha öteye giderek beni son derece şaşırttı ve ağlamaya başladı. Başka birşeyle ilgilenirken bir anda ekrana yöneldim, teyze hüngür hüngür ağlıyor biryandan da sürekli “harikalar, harikasınız, çok teşekkür ederim” diyerek manzaraya teşekkür ediyordu!?

Gerçekten şaşırmıştım… Empati kurup anlamaya çalıştım. Ağzımdan gayr-i ihtiyari Elhamdülillah lafzı çıktı, halimize şükrettim. Biz de eğer Risale-i Nuru tanımamış olsaydık biz de -sadece- böyle bir görüntü gördüğümüzde hayrete düşece, sadece ozaman ağlayacak, sonra dönüp manzaraya teşekkür edecektik gözlerimizi silerken.

Evet, belki bizim içinde son derece harikulade bu manzara; fakat belki orada yaşıyan bir insan için normalleşmiş bir manzara… “Olur mu öyle şey? Bu kadar eşsiz bir güzellik normalleşebilir mi?” demeyin. Cevabı kendinizde göreceksiniz. Aslında başka bir başlık kullansaydım, adı ÜLFET olurdu. Evet, o kadar muciznüma sanatlarla süslenmiş, o kadar harika süslerle bezenmiş, o kadar olağanüstü güzelliklerle dört yanımız döşenmiş ki olağan kelimesi de ne demek diyoruz.. fakat biz bunları sıradanlaştığı için görmüyor, yeni bir mucize arıyor, bunun için taa kalkıp kutuplara gitme ihtiyacı hissediyoruz!

Halbuki Risale-i Nur okuyunca anlıyoruz ki; Kur’an bizi uyandırıyor, diyor ki: Gökyüzüne bakın!! Çok mu sıradan? Yıldızlara bakın!! Nasıl da yağsız, yanmak maddesi tükenmeden yanıyor, direksiz havada tutulup döndürülüyor da o devasa şey istikametini binler yıldır bozmuyor!! Kim su damlasından insan gibi bir mucizeyi yapıyor???

Kim yağmuru lazım olan yere gönderiyor? Kim, Nasıl, ölü bitkileri baharda diriltiyor??? Atmosferi koyan kim? Oksijen azot hassas dengesini hangi tesadüf kurmuş? Hangi Zihin kör böceğe ipekten kumaş diktiriyor sana, ve senin için zehirli bir sinekten bal yaratıyor? Hangi ilim, senin bağırsaklarına B12 tutan bakterileri koymuş? Kusursuz vücudunu dizayn eden ona göz takan, sonra o göz görsün diye güneşi sana Lamba olarak koyan hangi Mucizekar bir Sanatçı!!?? Hangi Nakkaş, sana söküğünü diken cilt adında mucizevi bu kıyafeti dikmiş??

Şimdi tekrar soruyorum Aurora ‘lar mı olağanüstü yoksa senin nefes alman mı? Yoksa senin nefes verirken ses tellerinden olağanüstü sesinin çıkması ve benim bunu bir et parçası sayesinde duyup anlamam mı? Mucizeyi uzakta aramayın… Ülfeti yırttığın yerdedir mucize! Risale-i Nur olmazsa bunları biz de fark edemeyecektik, Elhamdülillahi Ala Nimetil İslami vel İman

[Osman Sungur Yeken]

Yorumlar

Kullanıcı girişi