1 mesaj [Son gönderi]
Offline
Son giriş: 18/02/2012
KIYAMET 21 ARALIK 2012'DE Mİ?

Bu tarih de nereden çıktı diyeceksiniz. Mayaların astronomik olarak düzenlediği takvimin son günü. Yani Mayalar yıllar önce bir takvim hazırlamışlar ve bu takvim içinde bulunduğumuz yıl sona eriyor. Takvimin sona ermesini kainatın bir kıyamet sonucu sona ermesi olarak yorumluyorlar. Gerçekten kıyametin kopması bir takvimin sona ermesine mi bağlıdır?

Kıyametin ne zaman kopacağını kesin olarak Allah’tan başka kimse bilemez. Belki yarın, belki yarından da yakındır. Bu açıdan bakıldığında, söz konusu iddiaların hepsi birer fantastik kurgu, birer hayal mahsulüdür. Hiçbir ciddi veriye dayanmamaktadır.

Daha önce de bir kuyruklu yıldızın dünyaya çarpacağı iddiası yayılmış ve kimi insanlar evlerini terketmiş dışarılarda beklemişlerdi. Bu gibi iddilara çok fazla itibar etmemek gerekir.

BEDİÜZZAMAN BU KONUDA NE DİYOR?

"Eğer kâinattan risâlet-i Muhammediyenin (a.s.m.) nuru çıksa, gitse, kâinat vefât edecek. Eğer Kur'ân gitse, kâinat divâne olacak ve küre-i arz kafasını, aklını kaybedecek, belki şuursuz kalmış olan başını bir seyyâreye çarpacak, bir Kıyâmeti koparacak." Bediüzzaman'a göre bu kainatın manevi temelleri peygamberimizin nuruyla bağlı. Eğer o nur çıksa kainat sekerata başlayacak ve büyük çığlıklar, sayhalar çıkararak vefat edecek.

Ahir zamandan ve kıyametten haber veren bir hadis-i şerifi, Bediüzzaman ebced ve cifir ilmiyle tahlil eder ve bir takım tarihler çıkarır. “Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî zâhirine ale’l-hakkı hattâ ye’tiyallahü bi emrihî.” Meâlen: “Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır.”

“Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.” Ebced ve cifir ilmiyle rakam değeri Rûmi tarihle 1542. (Milâdî 2126)


“Zâhirine ale’l-hak.” Rûmî 1506 (Milâdî 2090)


“Hattâ ye’tiyallahü bi emrihî.” Rûmi 1545 (Milâdî 2129)


Risâle-i Nur talebelerinin ne zamana kadar devam edeceğini düşündüğü bir sırada, Ramazan-ı Şerifin onuncu gününün ikinci saatinde birden kalbine bu hadisin ihtar edildiğini söyleyen Bediüzzaman, 1506 tarihine, yâni, 2090 Milâdî tarihine kadar zâhir, âşikârâne, belki galibâne hizmetler yapılacağını, sonra 1542 tarihine kadar, yâni, Milâdî 2126 yılına kadar, gizli ve mağlûbiyet içinde irşad ve tenvir vazifesini sürdüreceğini; sonra 1545 de, yâni Milâdî 2129 yılında kâfirlerin başında kıyametin kopmasını îma ettiğini ve bunların Allah’ın ilminde olup ve doğrusunun Allah tarafından bilinebileceğini ifâde eder.


Fatiha-i Şerif’de, sırat-ı müstakîm üzerinde olan, yâni doğru yoldan gidenleri tarif eden “Ellezîne en’amte aleyhim” fıkrasının şeddesiz 1506 veya 1507 ederek, “Zâhirine ale’l-hak” fıkrasının rakam değerine aynen denk gelmesi hadisin îmasını teyid edip remz derecesine yükseltmesi de çok anlamlıdır. Böylece, Risale-i Nur talebelerinin, âhirzamanda Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat denilen o büyük tâifenin âhirlerinde makbul bir grup olacağına işâret edildiği anlaşılır.

BİLİMSEL GERÇEKLER IŞIĞINDA KIYAMET

Kur’ân-ı Kerim’in ve hadis-i şeriflerin kıyametle ilgili îmalı işâretleri yanında, ilim adamları da bir takım hesaplamalar yapmaktadırlar. Güneş sistemine bağlı bir yörüngede dolanıp duran ve her 76 yılda bir dünyaya en yakın mesafeden geçen Halley Kuyruklu Yıldızı, en son 1980’li yılların başlarında yakınımızdan geçti. Bundan sonra, ikinci defa geçişinde Allah’ın emriyle gezegenimize çarpması kıyametin kopmasına sebebiyet verebilir. Hatta, üç mil genişliğindeki “Swift Tuttle” adlı bir kuyruklu yıldızın saniyede 37 mil hızla dünyamızın üzerine doğru geldiği ve hesaplanan 14 Ağustos 2126 tarihinde dünyamıza çarpacağı ve bir milyon atom bombasından daha fazla etki yapacağı söyleniyor. Bütün bu anlatılanlar, ancak yaklaşık tahminlerdir. Yine en doğrusunu Allah bilir.


Peygamberimiz “Ben insanlığın ikindi sonrası geldim.” (İbn-i Kesir tefsiri, 12/6549) buyuruyor. Diğer bir hadisinde ise “Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek.” buyurmuş.

Kıyamet, kâinatın harap olması ve tekrar dirilmek üzere ölmesidir. Bizim ölümümüz de, kendi kıyametimizdir. Kıyametimiz kopmadan sonsuzluk yurduna hazırlık yapmak ve Allah’ın emir ve yasaklarına boyun eğerek istikamet üzere hayatımızı geçirmek ise, yapılabilecek işlerin en isâbetlisidir.

Yorumlar

nabi (editör)
Offline
Son giriş: 03/09/2011

Allah razı olsun. bu yazının kaynağı neydi Seyran kardeşim?

Kıyamet, dünyadan emellerimizin tamamen kesilmesi için çok gerekli bir hakikat ki 9.sözde her akşam namazında bu celalli tasarrufa dikkat çekilmiş. CHak bizdeki tul-i emel hastalığını akşam vaktinde bitip giden mevcudatı göstermesiyle tedavi ediyormuş. nefsimizde sürekli birşeyleri bakileştirme istegi oldugundan fani dünyayı da baki tevehhüm etmek yanlışı ile dünyaya bağlanıyormuşuz. bunlar galiba 17.sözde, 3.lemada yazıyordu. elhasıl kıyameti bir sene sonraya ertelemek değil de her akşam vaktinde gördüğümüz küçük numunelerinden asıl büyüğüne intikal etmek, CHakkın Kahhar tasarrufunu görmek, dünyanın Allah için olmayan yüzünden yüz çevirmemiz içinmiş. CHak bu hikmetle bakabilmek nasip etsin.

Kullanıcı girişi