8 mesaj [Son gönderi]
katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011
“Bu zaman, cemaat zamanıdır

“Bu zaman, cemaat zamanıdır. Ferdî şahısların dehası, ne kadar hârika da olsalar, cemaatın şahs-ı manevîsinden gelen dehasına karşı mağlup düşebilir.” “Şahs-ı manevi” ve “şirket-i maneviye” terimlerini kısaca açıklarmısınız ?

Şahs-ı manevî, kısaca, “aynı gaye için çalışan bir topluluğun manevî şahsiyeti”, şirket-i maneviye ise “manevî kâr için ortak çalışma yapan fertlerin kazanç müessesesi” şeklinde tarif edilebilir.


“Bu zamanın cemaat zamanı olduğu,” gerçeğini hemen her yerde görmek, her levhada okumak mümkün. Şirket isimlerinde, parti, kulüp, dernek, örgüt isimlerinde hep şahs-ı manevînin ismi geçer. Fertler bu şahs-ı manevî içinde çalışır ve faaliyet gösterirler. Şahıslar gibi şahs-ı manevîlerin de iyileri yanında kötüleri, faydalıları yanında zararlıları da vardır.


İman ve Kur’ân hizmetinin karşısına çıkan şahs-ı manevîlerin başında, masonluk ve komünistlik gelir. Bu şer odaklarının birer şahs-ı manevî hâlinde çalışarak insanları küfre, dalalete ve sefahate sürüklemeleri karşısında Üstadımız, iman ve hidayet cephesinde bir şahs-ı manevî meydana getirmenin zaruretini görmüş ve telif ettiği Nur Külliyatı etrafında bir iman ve ihlâs cephesi teşekkül ettirmiştir.


Bu şahs-ı manevîye dahil olan fertler bir şirket-i manevî teşkil etmişlerdir. Bu şirketin sermayesi “ihlâs, sadakat ve muhabbet,” kazancı ise “rıza-i ilâhî ve sevaptır.” Bu manevî ortaklığa dahil olanların her biri, şirkete, tek kelimeyle “hizmet” diye özetlenen birtakım katkılarda bulunurlar. Bunların tümünden hasıl olan sevap ve nur, “iştirak-i âmâl” düsturuyla, herkesin amel defterine, bölünmeden ve eksilmeden aynen geçer. Bu ise, bu fitne ve fesat asrının ağır şartları altında, büyük bir ticaret kapısıdır.


“Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti cemaat üzerinedir.” (Hadis-i şerif)


Bunun en açık bir delili cemaatle kılınan namazlara yirmi yedi kat fazla sevap verilmesidir. Üç kişi cemaat olmuşlarsa her birisine dokuz değil, yirmi yedi kat sevap verilir. Bunun sebebi, nur ve sevabın bölünmeyi kabul etmemesidir. Nitekim okuduğumuz bir fatihayı yahut bir hatm-i şerifi bin kişiye bağışlasak, sevap bine bölünmez, her birine aynı sevap verilir.


“İhlâs Risalesinde” bu hakikat şu misâlle çok güzel aydınlatılır:


“Nasıl ki dört beş adamdan iştirak niyetiyle biri gazyağı, biri fitil, biri lâmba, biri şişe, biri kibrit getirip lâmbayı yaktılar. Her biri tam bir lâmbaya mâlik oluyor. O iştirak edenlerin her birinin bir duvarda büyük bir âyinesi varsa, her birinin noksansız, parçalanmadan birer lâmba oda ile beraber âyinesine girer.” (Lem’alar)


İslâm’a yalnız başına hizmet eden bir kimsenin kârı bir ise, bu hizmeti cemaatle yapanın kazancı binlere, milyonlara varır. Şu var ki, şahs-ı manevînin hizmetlerinden hasıl olan umum nurun her şahsın amel defterine bölünmeksizin gireceği müjdelenmekle birlikte, şöyle bir kayıt da getirilir:


“Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebair derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahib olur.” (Kastamonu Lahikası)


Hem sevapta bölünme olmayacak, hem de toplam hizmetten herkes farklı derecede istifade edecektir. İlk bakışta birbirine zıt gibi görünen bu iki hükmü bağdaştıracak ip ucunu, yine yukarıda naklettiğimiz “lâmba misalinde” bulmak mümkündür.


“O iştirak edenlerin her birinin bir duvarda büyük bir âyinesi varsa, her birinin noksansız, parçalanmadan birer lâmba oda ile beraber âyinesine girer.” (Lem’alar)


Lâmbanın görüntüsü, herkesin aynasına bölünmeden, parçalanmadan girecektir, ama herkesin aynası gerek büyüklük ve küçüklük itibariyle, gerek parlaklık ve solgunluk yönünden farklı olabilir. Bu yüzden aynalardaki lâmba görüntülerinin verdikleri ışıklar farklılık gösterir.


İşte bu farklılığın dört sebepten ileri geldiği vurgulanıyor “Sadakat,” “hizmet,” “takva,” “içtinab-ı kebair.”

Yorumlar

katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011

Bazıları “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diyorlar. bu sözü nasıl anlamak gerekir?


Bazı tarîkat kahramanlarına nispet edilen bu söz, zaman zaman yanlış kullanılmaktadır. Şöyle ki: Bu söz, bir mürşide bağlanmayı ifade eder. İnsan o sınırlı aklıyla gerçekler aleminin bütünüyle kavrayamaz. Kendisinin bir yaratıcısı olduğunu bilse bile, o yaratıcının kendisinden neler istediğini, emir ve yasaklarının neler olduğunu, önündüki ölüm yolculuğunun ötesinde ne gibi alemler bulunduğunu, hangi hallerin, fiillerin ve sözlerin onu cennete, hangilerin cehenneme götüreceğini bilemez. Bu noktada Kur’anın ve o İlâhî fermanı insanlara tebliğ eden Resulullah’ın irşadına muhtaçtır.


“Âlimler peygamberlerin varisleridir” (Aclûnî, II, 64) hadisinin hükmünce, âlimler mürşittirler. Onlara uymayıp derslerini dinlemeyen bir kişi, hocadan uzak duran bir öğrenciye benzer. Bu öğrencinin cahil kalması ve kötü yollara düşmesi kaçınılmazdır.


Nefsin terbiye edilmesi ve kalbin tasfiyesi yani bütün kötülüklerden arındırılması için de büyük mürşitlerin keşfe dayalı olarak ortaya koydukları bir takım esaslar vardır. Bir kişi o büyük zatları dikkate almadan bu yola kendi başına girdiği taktirde bir takım yanlışlıklar yapabilir ve kendisine bilmeyerek zarar verir. Tıpta bir kişi nasıl diyeti kendi aklınca yapmıyor onu bir doktorun gözetimi altında ve belli kurallara uyarak icra ediyorsa, bir kişi tarikat yoluna kendi başına girmemeli ve o yolun bir safhası olan riyazeti de kendi kendine uygulamaya kalkışmamalıdır.


Bu gerçeğe ters hareket eden bazı kimselerin riyazet yoluyla kalben terakki edeyim derken, bir takım ruhî hastalıklara maruz kaldığı çok görülmüştür. Yukarıdaki sözü, gerek cehaletten, gerekse tarikat yolundaki bu gibi tehlikeli sonuçlardan kurtulmak için “insanın kendi aklına güvenerek yalnız başına hareket etmekten kaçınması, alimlerin ve mürşitlerin tavsiyelerine uyması” gerektiği şeklinde anlamak lazımdır. Yoksa, bu ifadeyi “İlla bir tarikat şeyhine bağlanmak lazım. Yoksa, şeyhin şeytandır” şeklinde kullanmak, çok yanlış olur.

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Ellerine sağlık, Allah Razı olsun Katre...

Tam da Cemaat üzerine birşeyler düşünürken senin paylaşımın karşıma çıktı...Demek ki Cemaate devam, küçük şeyler için bu büyük Kar'dan mahrum kalmamam lazımmış...

katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011

Amin ecmain, cenab-i hak bizi bu yoldan ayirmasin amin.

Ferdacim zaman zaman nadir de olsa haftada 3 gün gittigim sohbetler 1-2 ye düsüyor...iste o zamanlarda hemen hulusi abinin fikrasi aklima gelir, pismanlik duyarim..

Hulusi abi üstad hazretlerin has talebelerin biri, büyük abimilerden biridir, bir gün yasli bir amca gelmis hulusi abiye demis ki, ben cok yasliyim trafik kazasi gecirdim bir ayagim biraz sakat, zor yürüyorum, evim medreseye uzak, mevsimde kistir, ben evimin bir küsesini medrese yapsam orda kuranimi, cevsenimi, risalemi okusam, 2 haftada yada ayda bir sohbete derse gitsem olmaz mi?

Aslinda cok gecerli mazaretler degil mi, yaslilik, hastalik, medrese uzak, mevsim kis kar...

Hulusi abi su cevabi vermis, kardesim eger (bas parmagini göstermis) bu parmagini oynatacak kadar sende bir güc kuvvet varsa sakin dersi ve medreseyi terketme...!!!

Bu hatira beni cok etkiliyor,Hulusi abide 90 yasina kadar tekerlekli sandelyeyle hic sohbeti aksatmadan gitmis biridir.

Devamlilik cok önemli, bilemeyiz hangi derste, cenab-i hak bize manevi bir acilim verecek, hangi ders ortaminda ne kadar günahimizi affedecek, mertebemizi yükseltecek, belki hangi sohbette insaallah nasip olur ruhumuzu alacak..

Bazi insanlar var sohbete derse gidiyor, ders bitiyor tam el- fatiha diyorlar kisinin kafasi yan tarafa düsüyor ölüyor,ne kadar güzel bir ortamda ölüm, ne güzel bir yolda vaziyetteyken ölüm...böyle ölenlerde var tv. karsisinda ölenlerde var, Allah muhafaza nasil ysarsak öyle ölcez insaallah..

selam ve dua ederim

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Teşekkür ederim Katre'ciğim...

Ben de çok feyiz alıyorum derslerden, insanlara takılmamam lazım, biliyorum...Zaten toplu halde yapılan faaliyetlerin çok faydasını gördüm, nankörlük etmeyeyim...Belki Allah beni deniyor,ilerde daha donanımlı insanlarla birlikte olmam için beni eğitiyor...Şimdilik halime rıza ile yola devam, İnşallah

 

 

Offline
Son giriş: 09/11/2011

selamün aleyküm arkadaslar bende bi süredir sohbetlere gidemiyorum ama icimde cok büyük rahatsizliklar hissediyorum ve ben bu hissimi yitirmekten korkuyorum insallah yeniden gitmeyi nasibeder Rabbim.Bende sizler gibi olmak risale okudugum zaman ayni hisleri duymak ve anlamak istiyorum ama okudugum seylerden tek tük anliyorum bazen. Dua edin insallah bizlerde sizler gibi dinledigimizde veya okudugumuzda ayni  feyizi duyalim okuyorum ama okudugumu sanki baskasi okuyo gibi aklim baska baska yerlere gidiyo konsantre olamiyorum kendimi topladigim zaman ne diyo bu diyorum :(( ne yapmam lazim acaba neyle ne kadar baslamak lazim bilmiyorum?

katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011

ikracim ben 6 yillik risale okumalarimda su tecrübelerim oldu ve risale-i nuru anlamak icinde tavsiye edilen seylerdir bunlar..

-öncelikle risaleler diger kitaplar gibi degildir, eline 1 almakla onun mana derinliklerine giremezsin, ayrica diger kitaplardan farkli olrak kuran-i kerimin manevi bir tefsiri oldugu icin sadece aklimizi ikna etmiyor, diger kitaplar aklimizi doyuruyor, ama kuran-i kerimi okuyoruz hic anlamiyoruz arapcasini ama icimizde bir ferahlik oluyor, hatta bir kuran ayeti dinledigimiz zaman dahi icimizde bir rahatli, ferahlik hissederiz cünkü kuran sadece aklimiza degil, bütün duygularimiza isliyor, sifa veriyor, manevi güc veriyor, daha o kadar cok sey veriyor ki..

-Risale-i nurda öyle anlamiyorum diye üzülme, senin duygularin, kalbin ve ruhun gidalrini aliyorlar ondan, öncelikle bunu bilmek lazim.

-ikinci olarak süreklilik cok önemlidir, risalede bu sebat olrak gecer, pes etmeme,devamli okuma, hergün 3-5 sayfa dahi olsa sürekli okumak cok önemlidir,bu risale-i nurun sirridir.kitabi arasira aklinaza geldiginde elinize alirsaniz kitap size küser,sürekli azda olsa okumaniz onu anlamak ve istifade etmek istediginizin göstergesi olur.

- ücüncü olarak ne olursa olsun cemaattan kopmamaya gayret ederim, cemaatta boyalanma vardir, ordaki insanlarin maneviyati sizede yansir,hem risaleleri daha iyi anlmaniza bir sebeptir hemde bir sohbete gitmenin ne kadar sevap oldugunu bir bilseydiniz, sürünerekte olsa giderdiniz...Allah rizasini kazanmak icin haftada 1 defa dahi olsa 2 saat dahi olsa gidilmeli diye düsünüyorum,hadiste diyor ki efendimiz, bir kisi ilim ögrenmek icin yola ciktigi vakit melekler kanatlari serermis ilim ögrenmeye giden kisinin üstü kirlenmesin diye..

Evinden cikip taa evine dününceye kadar ona sevap yazilirmis,ilim ögrenmeye dair cok hadisler var, insanin haftada tuvalette veya yemek yemede gecirdigi zamanlari toplasa inanin sasirtacak bir saat cikar karsimiza, ömrümüzü o kadar cok bos seyler icin harciyoruz ki.haftada 1 de Onun rizasini kazanmak icin harcamaliyiz diye düsünüyorum.

-Namaz tesbihatinin risaleyi anlamakta bir rolüde var,namaz tesbihatini yapmakla cemaatin sevaplarina ortak oluyorsunuz ve manenen sanki cemaatin cekim alanina giriyorsunuz,deneyin bakin namaz tesbihatini yaptiktan sonra okumalariniz farkli bir sekil alacak.

-son olarak,sözler kitabi cok güzeldir ondan baslamanizi tavsiye ederim,düz okuyun,illa anlamak icin kendinizi zorlamayin zamanla size acilacaktir insaallah.

-insaallah yazdiklarimi yalnis anlamazsiniz, bunlari yapmak zor degil inanin,Allahin izniyle cok güzel meyvelerini alacaksiniz.Hakkinizi helal edin

Offline
Son giriş: 09/11/2011

masallah barekeallah diyorum kalbi,ruhu güzel kardesim sana  imrenmedim desem yalan olur cünkü benimde istedigim seylerden biridir  bilmiyorum burda kendimi ne kadar nasil ifade edebiliyorum ama heleki su son zamanlarda ruhumun ve hislerimin Rabbime karsi cok degistigini hissettigim su dönemlerde gercekten bunu cok istiyorum dua edin insallah.Sizlere de Rabbim daha nice yillar okumayi anlamayi ve bizlerede yardimci olmayi sizler gibi insanlardan faydalanmayi bana ve ben gibi arkadaslarada nasibeder insallah.Yazdiklarimi yanlis anlama yazmissin aksine cok mutlu oldum  bana deger verip cvp vermeniz bile beni cok mutlu etti duygulandirdi Allah razi olsun dedigini de yapmaya caliscam insallah sözler kitabindan basliycam Allah in izniyle okumaya caliscam dualarinizda eksik etmeyin insallah Rabbim dogru yoldan ayirmasin.Asil siz hakkinizi helal edin tekrardan Allah razi olsun...

katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011

Allah razi olsun ikracim, bu hüsn-ü teveccühünü rabbim bir dua olarak kabul etsin, inan bizde bir meziyet, güzellikler yok, var olan sey Rabbime aittir ve bize bu iman ve suuru kazanmamiza sebep olan Risale-i nurdaki iman hakikatlaridir..bundan bir 7 sene önce cok cok farkli bir yasantim vardi, hamdolsun rabbime bize cikardi, kusurlarimizi gösterdi..

Ama bu degisimimde Risale-i nurun ve cemaatin cok etkisi oldu, o yüzden israrla hep bunlara vurgu yapiyorum...

Rabbim yardimcin olsun, dualarimizla arkandayiz, hic korkma,ne maneviyati saglam ablalarimiz abilerimiz var hamdolsun, cemaatin frekansina girince hepsinden manen güc ve destek aliyoruz hamdolsun..

Cok selam ve dua ederim..