6 mesaj [Son gönderi]
katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011
Evde Hizmetçi, Dışarıda Prenses (!)

Kadının kulluktan sonra en önemli vazifesi nedir?

Hanımlık ve annelik...

Bunu nereden mi biliyoruz? Şu hadîs-i şerîften:

"Rahmet Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir gün ashâbına:

"-Size cennetlik kadınların kimler olduğunu haber vereyim mi?" buyurdu. Ashab-ı Kirâm:

"-Buyurun, haber verin, ey Allâh'ın Rasûlü!.." dediler.

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bu saâdeti hak eden kadınları şöyle tanıttı:

"Onlar kocalarını çok severler. Onlara çocuk verirler. Bir kızgınlık ânında veya kendisine kötü davranıldığında ya da kocası ona kızdığında elini kocasının elinin üzerine koyar ve ona «İşte elim elinde; sen benden râzı olmadıkça uyumayacağım.» der."

Ayrıca başka bir hadîs-i şerîf:

"Kadın, beş vakit namazını kıldığı, Ramazan orucunu tuttuğu, nâmusunu koruyarak kocasına itaat ettiği zaman, âhirette kendisine: «Artık dilediğin kapıdan cennete gir.» denilir." (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 1573)

Bir kadının yapabileceği en önemli hizmet, önce kadın olabilmek demek ki... Sonra meşrû çerçevede etrafına güzellikler saçmak. Yani helâl-haram dairesinde her şeyi yapabilmekle beraber, en önemli vazifesinin evinde olduğunu unutmamalı. Merhum Mûsâ Topbaş Efendi'nin, "Üç günden fazla evinden çıkan kadında hayır yoktur. Bir gün sohbet için, bir gün hizmet için, bir gün de akraba ziyâreti için..." demesindeki hikmet neydi acaba?

Hizmette gâye, Allah rızası ise... Hizmet, tatlı bir ecir kazanma yarışı ise... Önce sahabe hanımlarını örnek almalı, önce onlara bakmalıyız. Esmâ isimli sahâbî hanım, çok yerinde ve güzel konuşan, akıllı bir hanımdı. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in huzûruna çıktığında, Peygamber Efendimiz'e derin bir saygı içerisinde ve tatlı bir ifâde ile şunları söyledi:

"-Anam-babam Sana fedâ olsun ey Allâh'ın Rasûlü! Ben kadınlar tarafından elçi olarak gönderildim. Allah, Seni bütün erkeklere ve kadınlara Peygamber olarak göndermiştir. Biz kadınlar, Sana ve Senin Rabbine îmân ettik. Lâkin biz evlere kapanıp kalıyoruz. Beylerimize hizmet edip çocuk yetiştiriyoruz. Siz ise Cumâ namazları kılmak, câmilere ve cemâate gitmek, hastaları ziyâret etmek, cenâze namazı kılmak, hac üstüne hac yapmak, daha da önemlisi Allah yolunda muhârebe ve cihâd etmek gibi fazîletlerle bizden üstün oluyorsunuz. Ancak siz hac, umre ve kâfirlerle mücâhede etmek üzere evinizden çıktığınız vakitlerde biz sizin mallarınızı korur, iplik eğirip elbiselerinizi dokur ve çocuklarınızı besleriz. O hâlde bizler de o hayır ve sevaplı işlerin ecirlerinde sizlere ortak olur muyuz?"

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Esmâ'nın bu sözlerini dinledikten sonra, yanlarında bulunan ashâbına dönerek: 

"-Siz hiç din işleriyle ilgili soru soran bir kadından, bundan daha güzel sözler işittiniz mi?" buyurdu.

Onlar da:

"-Ey Allâh'ın Rasûlü! Biz bir kadından, böyle güzel ifâdeler beklemezdik!" dediler.

Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- tekrar ona hitâb ederek:

"-Ey hatun! Diyeceklerimi iyi belle ve seni gönderen kadınlara da anlat ki; hanımların kocası ile iyi geçinip, kocasının hoşnutluğunu kazanması, o fazîletlerin hepsine eşit olur." buyurdu. (Beyhakî, Şuabu'l-îmân, VI, 421; Heysemî, Mecmau'z-zevâid, IV, 305) 

Demek ki bir kadının öncelikli cennet kapısı, evi ve beyidir. Bu, sürekli evde oturmak, kendini dışarıya kapamak, hiçbir şeye elini sürmemek değildir. Anlatılmak istenen, helal- haram sınırlarına dikkat ederek dengenin sağlanması, hizmetlerin ve diğer meşgalelerin hezimete dönüşmemesi için tedbir alınmasıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle kendi hayatıma bakıp soruyorum:

Neden artık evlerde huzur bulamıyoruz? Evde olmak neden zor geliyor da, kendimizi sürekli dışarıya atasımız geliyor? Neden hizmet için hep dışarıda koşturmaya çalışıyoruz? Neden çalışmazsak ölürüz? Neden annelik önemini yitiriyor? Ev hanımı olmak, neden bu kadar önemsiz gözümüzde? Özellikle de, kendimden biliyorum ki, üniversite okumuş genç bayanlar dışarıya o kadar alışıyor ki, evde olmak, boşlukta hissettiriyor kendini... Üniversitenin "ego"yu da besleme ihtimalini de düşünürsek daha da zorlaşıyor eve uyum sağlamak... Söylemek istediğim eve kapanmak değil, evde huzur bulamamak, huzuru dışarıda aramaya çalışmak!.. Huzuru sokakta arayan her kadın, huzursuz olmaya mahkûmdur oysa...

Zaten hanım olarak da yetişmiyoruz galiba. Çoğumuz şu cümlelerin en azından yarısını duymuşuzdur.

"-Aman kızım, kendini ezdirme!.. Her dediğini dinleme, kendi sözün geçsin. Kendi ayaklarının üzerinde dur, kocana muhtaç olma, kocanın eline bakma!.. Iyy ev hanımı olma sakın, evde boş boş oturup çocuk mu bakacaksın?! Çalış, geleceğini güvence altına al!.. Bak, sonra «keşke» dersin, kocan versin diye beklersin!.. Çocuk bakarak ömrünü çürütme..." ve benzeri cümleler... Ayrıca:

"-Sen yeter ki oku kızım, hiçbir şeye el sürme!.. Ben senin hizmetini yaparım!" anlayışı da hanımlıktan uzaklaştırıyor sanırım kız çocuklarını.

Elbette kadının güçlü bir kişiliği olmalı, meziyetleri olmalı, asalak olmamalı, kendine güvenmeli... Fakat bunları evini ve beyini düşmanı gibi görerek, aşağılık kompleksine girerek değil; Müslüman şahsiyetini sergilemek ve Allah rızâsı için yapmalı...

Evleri, kadınlara zindan eden zihniyetlerin bunda bir çıkarları vardı elbet. Çünkü fıtrat, kadına öncelikli olarak "anneliği" ve "hanımlığı" sunmuştu.. Güzel ahlâk ile çevresine yayacağı güzel hissiyâtı sunmuştu... Kadın önce anneydi. Duygusaldı, şefkatliydi. Kadın sadece evinin değil, çevresinin de eğitimcisiydi. Ama şimdi ne evimizden, ne komşularımızdan haberimiz var. Fıtratını yaşayamayan her kadın hırçınlaşacaktı, mâneviyâtı azalacaktı. Evde olmayı, hanımlığı, anneliği küçük gösterdiler gözümüze... Orada hizmet etmek, hizmetçilik oldu. Allâh'ın kadınları yücelteceği mekânda, biz komplekslerle boğuşur olduk... "İlim" diye tâvizler verdik. "Hizmet" diye türlü hezimetler yaşadık...

"Tekrar gül ekilsin, kişinin cenneti evdir

Ey anne senindir bu görev, evleri sevdir." (Seyrî)

Önce anne, evini kendisi sevecek ve orada hizmet etmekten ibadet huzur ve neşesi alacak ki, evini sevdirebilsin.

Rabbim, evlerimizi, huzur yuvalarına dönüştürsün. Otel gibi kullandığımız mekânlar olmaktan çıkarıp, medrese hâline getirmeyi nasip etsin inşâallah...

Ayse Gündüz

Yorumlar

nabi (editör)
Offline
Son giriş: 03/09/2011

Maşallah çok isabetli tesbitlerle latifane halimizi anlatmış. Cenabı Hak evde, iç alemimize dönmekle huzur bulmayı nasip etsin rahmetiyle. amin.

Offline
Son giriş: 15/12/2011

ÖNCELİKLE ALLAH IN SELAMI VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN.EVET EV HANIMLARIYLA KONUŞUNCA OKADAR DERT YANIYORLARKİ.BIKMIŞLAR EVİN İŞİNDEN ÇOCUKLARDAN.HEP ŞİKAYET EDİYORLAR.BENİM ABLAMDA ÖYLE EV HANIMI.2 TANE ÇOCUĞU VAR.HEP DERT YANIYOR SÜREKLİ DIŞARI ÇIKMAK GEZMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYOR.BANA DİYORKİ ÇOK ŞANSLISIN SEN ÇALIŞIYORSUN DİYOR.HALBİSİ BİLMİYORLARKİ HEM EV HEM İŞ DAHA ZOR GELİYOR.DİYORUM Kİ NE GÜZEL EVDESİNİİZ SOHBET YAPIN KİTAP OKUYUN BİR SÜRÜ YAPACAK FAALİYET VAR.AMA BUNLAR GEZMEYİ MUTLULUK SANIYORLAR.ABLAM GİBİ DÜŞÜNEN BİNLERCE İNSAN VAR.EV HANIMLARI HEP MUTSUZ YARGISIZ İNFAZ YAPMAKTA İSTEMİYORUM.BELKİDE BEN ÇALIŞTIĞIMDAN BENDE EV HANIMLARINA ÖZENİYORUM.BİZLER ZATEN DOYUMSUZ GELİYORUZ EVDE OLSAN ÇALIŞMAK İSTERSİN ÇALIŞSAN EVDE OLMAK İSTERSİN YANİ BİR TÜRLÜ ELİMİZDEKİLERİN KIYMETİNİ BİLMEYİZ.HAYIRLISI RABBİM NERDE OLURSAK OLALIM,NE YAPARSAK YAPALIM SADECE KENDİYLE MEŞGUL ETMEYİ NASİP ETSİN.KALBİMİZE HİDAYET VERSİN. 

Offline
Son giriş: 09/04/2012

 o hanımlardan biri de beni . okudum  evdeyim ama ben küçümsemiyorum da ev sorumluluğu daha ağır akşama kadar kanla konuş,vesveseler filan huyum değişti benim .o yüzden bişeylerle meşgul olmak daha iyi bence tabi herkesin fıtratı farklı bir de öyle düşünmek lazım.

 

nabi (editör)
Offline
Son giriş: 03/09/2011

sosyal kardeşim, ben de okudum, şimdi evdeyim :) samimi bir grup Allah lutfetti, beraber risalelerden okuyoruz. eğer o dersler olmasa herhalde çok bunalırdım. çok şükür , konuşup anlaşabilecegimiz insanlarla birlikte birşeyler yapmaya çalışıyoruz. ev işi yemek vs.den kalan vaktimde risale okuma ve hayata dair bakışımı düzeltme/geliştirmeye çalışıyorum. Allah gayretlerimizi kabul etsin. verimli bir hayat yaşamak nasip etsin. dediğiniz gibi sevdiğimiz bir meşgale olmazsa vesvese kaplıyor insanı. bir an önce verimli çalışma için bir gaye belirlemeli, ona göre program yapmalı diye düşünüyorum. bir de evrad okumanın faydası çok oluyor. inşaallah paylaşımlarınızı bekliyoruz.

katre (editör)
Offline
Son giriş: 02/06/2011

sosyal--------Aziz arkadasim ben üniversite sinavina hazirlaniyordum,derslerimde oldukca iyiydi gittigim haizrlik dersanesi benden derece bekliyordu, en büyük hayalim psikolog, rehberlik danismani olmakti..fakat basörtülüydüm yeni yeni risale-i nurlarla tanismistim ve okudugum hanimlar rehberi tüm hayatimin degismesine sebep oldu,üniversite sinavina 4 ay kala hanimlar rehberini okuduktan sonra okul hayatini birakmaya karar verdim, ona göre secimler yaptim,sikintilar icinde bir evlilik yaptim ve suan Almanyadayim..

Bir kitap, bir hakikat bütün hayatimin degisimine sebep verdi,iman cok önemliydi,insan bu dünyada bir yolcuydu,ömrümü bos ve gecici dünya seyleriyle harmamaliydim,Risale-i nur müthis bir ufuk acti hamdolsün, cemaatimiz sohbetlerimiz hic bir seye degistiremeyecem bir saadet verdi bana.

Psikolog olacaktim,calisacaktim kendimi gelistirecek,oyalayacaktim,kimine göre mutlu olacaktim ama öyle degil suan ev hanimiyim hayatimdan cok memnunum, cemaatimiz var, kitap okuyorum, kuran okuyorum, hayati yorumlamayi ögreniyorum, cocuklarimi yetistiriyorum, inan cok dolu geciyor günler hatta sikilmaya firsat dahi bulamiyorum,dersanede bütün arkadaslar böyleler...diyecegim su ki siz okumus birisiniz benden daha iyi hayati degerlendirme ve yorumlama becerine sahipsiniz.

Bunu kullanip hem cok sevap kazanabilir hemde cok mutlu bir hayatiniz olabilir.Ev hanimi olmak demek bütün gün evde is yap,yemek yap vs. gibi sikici bir sey degil, kendinize güvenilir bir sohbet ortami bulup,bilgilerinizi arttirabilirsiniz, cocuklarinizi Allahin razi olacagi sekilde yetistirebilirsiniz, ögretmenlik beceri ve kabiliyetinizi islami ve imani bir sekilde kullanabilirsiniz. Kendinize basit hedefler secmeyin, dininizden basörtünüzden taviz vererek mutlu olamazsiniz,tam tersi daha cok ruhi sikintiya girersiniz cok arkadasa tanik oldum.

Biraz sahsimi anlatan  bir yazi oldu kusura bakmayin,yasadiginiz sikintiyi sözlerinize yansimisti ve güzel örnek insanin kendi tecrübeleri oldugu icin yasadiklarimi yazdim.

cok selam ve dua ederim...

Offline
Son giriş: 21/01/2012

acaba istanbulda tanışabilecegim ablalar var mı kendileriyle görüşmek isterim

 

(X)
Kapat
-->