4 mesaj [Son gönderi]
Offline
Son giriş: 26/05/2011
Annelik yapmayan anneler!

Her kahramanlık hikayesinin ardında, mutlaka bir anne figürü vardır. Evladının yüreğini ve ruhunu ilmik ilmik işleyen anneler, tarihin isimsiz kahramanlarıdır aslında. Modern dünyanın kaybettiği değerlerin arkasında, yine anneler yatıyor. Ancak bu sefer anneler kahraman değil, kaybolan nesiller yetiştiriyor. Nesillerini kaybeden modern insan, çok daha önceden annelerini kaybettiğini geç fark etti.   

Bir araştırma sonucu gözüme çarptı internette dolanırken. Anneler üzerine yapılan araştırma sonuçları, çok çarpıcı geldi bana. Pamukkale Üniversitesince, bin kadınla yapılan araştırmada, kadınların yüzde 46,3′ünün televizyon izlediğini, yüzde 15,8′inin komşu ziyaretinde bulunduğunu, yüzde 13,8′inin ise çocuklarıyla ilgilenmeyi tercih ettiğini ortaya koydu.

Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Meder AA muhabirine yaptığı açıklamada, ”Türkiye genelinde televizyonda yayınlanan kadın programlarını takip edip etmediklerini, bu programlardan yararlanıp yararlanmadıklarını, yararlanıyorlarsa hangi konularda yararlandıklarını, yararlanma biçimleri arasında bir farklılığın olup olmadığını belirlemek” amacıyla bir araştırma yaptıklarını söyledi.

Araştırmaya Türkiye’nin değişik illerinden yaklaşık bin kadının katıldığını belirten Meder, evli, ilkokul mezunu, okur-yazar olmayan, 3 ve üzeri çocuğa sahip kadınların katıldığını bildirdi.

Araştırma sonucu elde edilen bilgileri değerlendiren Meder, televizyonun yaygın bir boş zaman aktivitesi olarak görülmesinin, eğitim durumuyla doğrudan orantılı olduğunu anlatarak, ”Özellikle çalışmayan kadınlar televizyonu daha yaygın bir şekilde tercih ediyor. Bunun temel nedeni kadınların ev dışındaki sosyal yaşama aktif bir şekilde katılmamaları, zamanlarını geçirebilecek daha iyi bir alternatiflerinin olmamasıdır” dedi.

    Araştırmayla ilkokul mezunu olan ve okur-yazar olmayan kadınların boş zamanlarının 4 saat ve üzerini televizyon izleyerek geçirdiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Meder, ”Üniversite mezunu kadınlar 4 saatin altında televizyon izlerken, arta kalan boş zamanlarını kitap okuyarak geçiriyor. Kadınların televizyonda en çok izlemeyi tercih ettikleri programlar, izdivaç, aile içi sorunların işlendiği programlar, kayıp-tecavüz konularının işlendiği programlar oluyor” dedi.

 

Annelerini kaybeden milletler, çocuklarını da kaybeder.

Modern dünya annelerini kaybetti. Toplumsal sorunların çözümünü başka yerlerde aramak, pansuman tedbirlerle sorunları geçiştirmeye çalışmak, kimseye bir fayda sağlamayacak. Sorun çalışan / çalışmak zorunda kalan anne meselesi değil. Biyolojik anneliği, annelik sanmaktan kaynaklanıyor problem.  Dokuz ay on gün boyunca karnında çocuğu büyüten anne, karnındaki çocuğu kucağına aldıktan sonra görevini yapmıyor. Karında ki çocuğa annelik yapmakla, kucaktaki çocuğa annelik yapmak arasında çok ciddi farklar var.

Anne karnında ki çocuğun ihtiyacı ile anne kucağında ki çocuğun ihtiyacı arasında ki farkı anlamak zorunda anneler. Anne karnında ki çocuğun ihtiyacı, anne kendi ihtiyaçlarını giderdikçe karşılanıyor. Anne açlığını giderince, karnında ki çocukta doyuyor. Karnındaki çocuğuna iyi bakmak isteyen anne, kendine iyi bakınca sorun yaşanmıyor.  

Anne kucağına ve annenin yaşadığı ev ortamına doğan çocuğun ihtiyaçları değişiyor. Bedensel gelişimini anne karnında tamamlayan çocuk, artık sadece bedensel gelişimi için ihtiyacı olan, fiziksel gıdalara muhtaç olan bir varlık değildir. Sadece karnı doyurulup, bedeni soğuk ve sıcaktan korumuş olmak yetmiyor. Kalbi sevgiye, ruhu şekillenmeye, beyni bilgiye aç bir varlıktır evdeki çocuk.

Evladının gözlerine baktığından daha uzun bir süre televizyona bakan anneler, çocukları büyüyünce, “Bu çocuklar niçin bilgisayarın başından kalkmıyor?” sorusunun cevabını bulamıyorlar.

Televizyonun kumandasını elinde tuttuğu kadar, evlatlarının ellerinden tutmayan anneler, çocukları büyüyünce, “Bu çocuk neden arkadaşlarıyla bu kadar çok vakit geçirmeyi seviyor?” sorusunun cevabını bulamıyorlar.

Pamukkale Üniversitesi tarafından, anneler üzerine yapılan araştırmayı okuyunca, “Bu nasıl annelik?”dedim içimden.  Annelik yapmayan annelerin sayısının çok olduğunu tahmin ederdim, ancak bu kadar yüksek bir rakam çıkabileceğini hiç düşünememiştim.

“Babalar da babalık yapmıyor ki! Neden hep annelere yükleniliyor?” diye düşünen annelere birkaç sözüm var.

Elbette babalarda anneler kadar sorumluluğunu yerine getirmek zorunda. Çocuklar nasıl ki, fiziki varlık olarak anne ve babanın ortak ürünüyse, kişilik ve karakter varlığı olarak yine anne babanın ortak ürünüdür.

Baba, dünyanın en ihmalkar babası da olsa, anne anneliğini ihmal etmemeli. Kendisine örnek alamayacağı bir babası olan çocuk, elbette bazı şeyleri kaybetmiş olur. Ancak annesini kaybeden çocuklar, her şeyini kaybeder. Kahraman annelik hikayeleri olmayan toplumlarda, kahraman evlatlar nasıl yetişecek?

 

Sait ÇAMLICA

Yorumlar

Offline
Son giriş: 26/05/2011

 annelik zor zanaat...çok doğru yeri geldiğinde canını feda edecek kadar çok sevdiğini söyleyen nice analar var ama kumandayı yazarın dediği gibi çocuğundan çok tutuyor elinde..Rabbim böyle olmaktan bizleri korusun inş..çocuk konusu benim en hassas olduğum içimin gittiği bir konudur..inan dün nevra ablamada demiştim ben kim olursa olsun uyarmaktan kendimi alıkoyamıyorum.gözümün önünde olan bir vurdum duymazlıkta canım yanıyor sesimi çıkarmadan duramıyorum..Rabbim meleklerini bizlere emanet ediyor..bizlerde koruyup gözetmek zorundayız.eğer buna cesaret edemiyorum diyen varsa lütfen doğurmasın derim..çünkü vebali ağır ,bunun altından toplum olarakta kalkamıyoruz..ortada başıboş yetişmiş bir nesil tarihinden kültüründen bihaber yetişiyor..sonrada tarihini dizilerden öğrenmeye çalışıp kendi ecdadına düşman oluyor..anneler ne olur daha çok okuyalım daha bilinçli olalım ki evlatlarımızı bizler ailede doğru bilgiyle donatarak topluma hazırlarsak toplumda şikayetçi olduğumuz insanlar inanın azalacaktır..eğitimin anne karnında başladığına inananlardanın açıkcası...

yazacak çok şey var lakin değerli vaktinizi almayayım..haklarınızı helal edin ama bu konuda canım çok yanıyor..

selam ve dua ile..

Offline
Son giriş: 26/05/2011

Emek vermeden büyütülen çocukların hali ortada.

editor (editör)
Offline
Son giriş: 26/05/2011

Allah (c.c.)razı olsun gül kardeşim, sizin gibi düşünenlerin sayısını arttırsın.Âmîn!..

 Selam ve dua ile...

Offline
Son giriş: 26/05/2011

 annelik   zor   hemde  cok  zor   zira  zor  olmasaydi  cennet  analarin  ayagi   altinda olurmuydu   annelik  oyle  guzel  yuce  bir  duygu   ki  daha   hamile bile deyilken  annelik  aday   adayiyken  bile   RABBIM  icimizi  sevinle   huzurla  kapliyo  ya bir kac  ay  sonra anne  oldugumuzu  ogrendigimiz  an   iste o  zaman  her  sey   bambaska oluyor  her adimimizi  bebegimize  gore atiyoruz  hastayken  aldigimiz  ilaclari  bile  hic  terettut   etmeden  birakabiliyorsak  sirf  bebegimizi  korumak  adina  annelik  demek  yanlizca anne  karnindaki  bebegi  korumakla    bitmiyo eger  baba  ilgisiz sevgisizse  birakin  onunla ugrasmayi   cocuklarimizla ilgilenelim  cocuk  hem  babanin  hemde  annenin  sevgisinden  mahrum  kalmasin  sevgisiz  yetisen   cocuklar sevgiyi  hep  disarida olmuyacak    kisilerde  ariyo  buda  onlari  felakete  itmekle kalmiyo  MEVLAM     cocuklarimizi  art  niyetli   kotu   insanlardan  korusun   RABBIM    annelik  vasfimi   yerime getimeyi  bana  ve  butun  annelere nasip  etsin  hayirli  sevgi  dolu  merhametli  nesiller  yetistirelim  INSALLAH 

Kullanıcı girişi