Ahmed Şahin

 

Sitedeki Yazıları

Önce selam veren kurtulur
- “Bazınızı bazınızla imtihan edeceğiz!” (En’am Sûresi, 6/53)
Salat-ı Tefriciye duasında sonuç kesin mi?
Dua olduğuna göre mutlaka bu 4444 kere okunması şart mıdır? Bu miktara ulaşınca isteğine kavuşacağına kesin gözüyle bakılabilir mi? Bu konuya nasıl bakıyorsunuz?
Namazda huşuyu nasıl yakalayabiliriz? Huşu ile kılınmayan namazı iade etmek gerekir mi?
Resulullah'ı dinledim, şöyle buyuruyordu: Herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda azaların sükûneti namazın tamamındandır."
Yolculukta vasıta içinde namaz nasıl kılınır?
Seyahatlerde içinde yolculuk yapılan vasıtanın namaz vakti çıkmadan bir yerde duracağı ümit ediliyorsa namaz için beklenmelidir. Vakit içinde vasıtanın durduğu yerde hemen inip namazı normal şekilde kılmak tercih edilmelidir.
Siz gerginliği artıran değil azaltanlardan olun!
Toplumda gerginlik ve tahriklerin yaygınlaştığı devrelerde bu gibi imtihanlara karşı sabırla muhatap olmaya ihtiyaç olduğunu unutmayın!
Aile sırları anlatılır mı?
Karı-koca karşılıklı zaaf ve kusurlarını asla yabancılara duyurmaz, elbisenin ayıpları örttüğü gibi örter, kendileriyle Allah arasında sır olarak ev hallerini hep korurlar, asla başkalarına duyurmazlar.
Peygamberimiz'den (sas) toplumdaki gerilimi düşürme mesajı!
Önce gerilime sebep olan olayı okuyalım, sonra gerilimi düşürme çaresine bakabiliriz. Medineli Abdullah bin Sehl ile Muhayyıs, çalışıp çabalayarak ekmek parası kazanmak için Hayber'e gitmişlerdi. Abdullah, Hayber'in Şık mahallesindeki bir evde kalıyor, gündüzleri de tarladaki işine gidip çalışıyordu. Muhayyıs ise bir başka yerde iş bulmuştu. Ancak Muhayyıs bir ara arkadaşından haber alamaz olunca merak edip araştırmaya başladı. Bulamayınca soruşturmayı derinleştirdiği sırada bir Yahudi çocuk 'Mahallemizdeki kuyuda bir ceset var, belki sen onu arıyorsun.' dedi.
İstanbul'u meydan çeşmeleriyle suya kavuşturan Kanuni
Bazılarının sadece Hürrem Sultan ve harem hayatıyla tanıtmaya çalıştığı Kanuni, 46 yıllık hükümdarlığı sırasında Osmanlı'nın sınırlarını arka arkaya kazandığı eşsiz zaferlerle en yüksek seviyeye çıkarmakla kalmayıp, fethettiği yerleri de ölümsüz eserlerle donatır, İstanbul'un karşılaşacağı su sıkıntısını bile önceden aldığı tedbirlerle önlemesiyle de dikkatimizi çeker.
Geçmişimizi kötüleme ihtiyacını neden duymuşlar?..
Elimde 'Tarihin Şeref Levhaları' kitabımın 108. baskısı var. Bir köy enstitüsü öğretmeninin, neden geçmişi kötülemeye ihtiyaç duyduklarını anlattığı itirafı da yer almaktadır bu kitapta. İsterseniz sözü uzatmadan birlikte okuyalım, öğretmenin geçmişimizi kötülemeye neden ihtiyaç duyduklarını anlatan itiraflarını:
Ömrümüzden bir yılı daha tükettiğimiz yılbaşında ne düşünmeliyiz?
Şibli Hazretleri'nin bir ömür boyu dilinden düşürmediği 'Kendinizi hesaba çekerek yaşayın!' ikazlarını hatırlamakta zaruret derecesinde fayda var gibi geliyor bana yılbaşlarında...
Hz. Mevlânâ: Şarabı o içmiş, sarhoşluğu siz yapıyorsunuz!
737. vuslat yılı münasebetiyle düzenlenen Mevlânâ Haftası'nda, dünyanın her tarafından akın edip gelen ziyaretçilerle dolup taştı Konya.
İslam kültüründe aileyi ayakta tutan anlayışlar!..
İslam kültüründe arzulanan aile hayatı odur ki, hanımla bey ortak düşüncede ve anlayışta olsunlar, verecekleri kararlarını birlikte istişare ile versinler, 'evet'lerini, 'hayır'larını ortaklaşa takdir ve tespit etsinler.
Sahabeler arasındaki savaşı neden ayrıntılarıyla anlatmıyoruz?
10 Muharrem Aşure Günü'nde Kerbela'da Resulullah'ın (sas) nesli necibinden yetmiş iki Ehl-i Beyt mensubunun şehit edildiği vicdan sızlatan olayı neden ayrıntılarıyla anlatmıyor, Cemel ve Sıffin savaşları üzerine neden dikkatleri tekrar çekmiyorsunuz?
1432. hicret yılımızın hayırlara vesile olmasını diliyoruz
1432. hicri yılımızın İslam âlemine ve tüm insanlık dünyasına hayırlar getirmesini diliyor, hicri tarihimizin nasıl başladığına ait kısa bir bilgi sunmak istiyorum.
Sizi bekleyen bayram günlerinizden haberiniz var mı?
Hemen birçoğumuz bayramın bittiğini, gelecek bayramın ise uzaklarda olduğunu düşünüyoruz değil mi? Gerçekten de bayramımız bitti mi? Gelecek bayramımız da çok uzaklarda mı?
Kurbanda öne çıkması gereken şefkat anlayışımız
Müslüman, inanmayanlar gibi örneksiz ve rehbersiz değildir. Neyin nasıl yapılacağını bizzat uygulayarak gösteren Allah Resulü'nün örnekliği söz konusudur Müslüman'ın hedefinde. Bu bakımdan inanmış insan tespit ve tercihlerinde tereddütsüzdür. Çünkü ona ikazlar ve irşatlar yapılmıştır inancının içinde. Nitekim Allah Resulü Efendimiz (sas) Hazretleri, merhametli, şefkatli olma konusunda yaptığı ikazında şöyle hatırlatmada bulunmuştur tüm Müslümanlara:
Kadın Giyiminde Kargaşa
Bir hadisteki bazı kelimelerin mânâlarına işarette bulunmak istiyorum. Öyle ümid ediyorum ki, siz de benim gibi bu kelimeleri okuyunca hayretle düşünecek, ibretle günümüzdeki kadın giyim-kuşamına bakacaksınız.
Hacılarımıza, hac ayetinden önemli hatırlatmalar
Hemen hepimizin bildiği üzere hac'da ziyaret mekânları büyümez, hep sabittir. Ama ziyaretçi sayısı hiç sabit değildir, her sene büyür. Bu da sabit bir mekânda her sene çoğalan ziyaretçilerin mecburen sıkışma ve izdiham yaşama imtihanlarına sebep olur.
"Başı dumanlı genç"in acil sorusu!.
"Ben İslamî bir hayat yaşarken bazen istemediğim hatalar yapıyor, vicdanen rahatsızlık duyduğum yanlışlara düşüyorum.
Büyüklerden düşündüren söz ve davranışlar...
Bağdat'ın maneviyat büyüklerinden Ahmed Rufai Hazretleri bir gün ders verdiği öğrencilerine der ki:
Birlik beraberliğimizi koruma görevimiz üzerine..
Ülke çapında birlik beraberliğimizi koruma konusunda Rabb'imiz biz kullarına sorumluluklar yüklemiştir. Bu sorumluluğumuza ait bilgileri ise, Kırık Testi'den derleyerek dikkatinize takdim ediyorum bugün.
Zulüm GAYRETULLAHA dokununca yıkılış başlar!
Bilindiği üzere zulmün tahammül edilecek bir derecesi, sabredilecek bir sınırı vardır. Zulüm o sınırı geçmediği sürece devam eder.
Dil Yarası Kılıç Yarasından Yamandır
Zararlı insanlar suç işlerler. Suç işleyince tutar hapishaneye atarlar. Suçlu kimseleri zarardan uzak tutmanın çaresidir bu. Dört duvar içine alacak, kapısını da iyi kilitleyeceksin. İşte bizim ağzımızda da böyle bir potansiyel suçlu vardır.
Bayram topyekûn kucaklaşma günümüzdür
Mutlu ve huzurlu günümüzdür bayram günü. Sebebi ise açık seçik meydanda. Bir ay boyunca bütün eksik ve kusurlarımızla birlikte orucumuzu tutmuş, teravihimizi kılmış, fitremizi, zekâtımızı vermiş, mükellefiyetlerimizi yerine getirmeye çalışmışız. Yardımlarımızı alacak olanlarımız da almış, onlar da verenleri borçtan kurtarmış, görevlerini yerine getirmişler.
Ramazan gider, kazandırdığı ibadet alışkanlığı devam eder!
Ramazan-ı Şerif'te dinî şuur kazanmış insan, Müslümanlığını elbette Ramazan ayı ile sınırlamaz, Ramazan'dan sonra gömlek çıkarır gibi dinî hayatı çıkarıp da eski gaflet gömleğini giymeye yönelmez.
Oruç Tutmayanın Hâli ve Fâsık-ı Mütecahir
Bir zamanlar Fatih Camiinde Beşiktaşlı Cemal Ho­ca vardı. Tebessüm ettirici vaazlar yapar, hem düşün­dürür, hem güldürürdü. Tebessüm ettirdiği fıkraları da hep hanımı üzerine inşa ederdi.
Nerede o eski Ramazan fıkraları mı diyorsunuz, buyurun öyle ise...
Bugün sizlere, gaflete sebep olan kahkaha fıkraları değil de, tefekküre sebep olan tebessüm nükteleri arz etmeye çalışacağım. Göreceksiniz ki, geçmiş Ramazanların bazı nükteleri, bir kitap kadar düşündürmekte, bir mürşit kadar da yol göstermektedir. İşte o eski Ramazan fıkralarından bir demet sizlere.
Göz damlası, astımlının spreyi, şeker hastasının iğnesi orucu bozar mı?..
Oruçlu iken diş doldurtmak, kaplatmak, çektirmek orucu bozar mı? Buruna, göze, kulağa damlatılan ilaç orucu bozar mı? Kadın özel halin başlayacağı günü de oruca niyet etmeli midir?
Bizi bir Ramazan'a daha eriştiren Rabb'imize şükürler olsun!.
Hatırlayacaksınız geçen seneki Ramazan'ın son iftarında içimizden geçen hüzünlü duyguları. Hasretle söylenmiştik:
Oruç nasıl bir ibadettir? Kimler oruç tutmayabilir?
Sonsuz merhamet sahibi Rabb'imiz, bütün sene boyunca verdiği nimetlerine karşı serbest bıraktığı biz kullarını, bir aylık oruç ibadetiyle mükellef kılmış, hem sıhhatlerini kazanmaları hem de sahip oldukları nimetlerin farkına varmaları için günahların affına sebep olacak bir irade imtihanına tüm kullarını tabi tutmuştur.
Dinî hayatımızı düşerek mi, yükselerek mi sürdürüyoruz?
Daha kolay anlaşılması için soruyu şöyle de sormak istiyorum: -Ramazan öncesi şu devrede günlük hayatımızı yükselerek mi yaşıyoruz, yoksa düşüşe geçerek mi?
Kur'an kursu öğrencisiyle Amentü sohbeti üzerine..
Kalbinin üzerine bastırdığı Kur'an'la yolda yürüdüğünü görünce Kur'an kursuna gittiğini düşündüğüm gence yaklaşarak selam verip sorular sormuş, beklenmedik cevaplar almıştım. Amentü bilgimizi tazelemeye sebep olan bu soru ve cevapları bir daha dinlemeye ne dersiniz? İlk soru:
Yaz kumaşlarıyla da tesettürlü olunamaz mı?
Yazın sıcak günlerinde kalın giysilerle tesettürlü dolaşmak insanı zorluyor. Altını göstermeyen ince yaz kumaşlarıyla da tesettürlü olunamaz mı? Mutlaka kalın kış kumaşı ve hantal model taşımaya mecbur muyuz bu sıcak yaz günlerinde?
Kadının yaratılışındaki cazibesinin bir gereği olarak tesettür...
İslam'da kadın rastgele yaratılmış cazibesiz bir varlık değildir ki mühimsenmesin de giyim kuşamına koruyucu ölçüler getirilmesin, şurada burada birtakım taciz ve tasallutlara maruz kalmasına mühimsenmeyen bir olay olarak bakılsın....
Mevsimlik bir değerlendirmeyi takdirlerinize takdim ediyorum!
Çok önemli bulduğum bu konuyu bir daha düşünmeye ne dersiniz?Düşünelim diyorsanız buyurun birlikte inceleyelim sıcak yaz şartlarının ağır etkilerini ve bulmamız gereken korunma tedbirlerini.
Günahı çok olanın sevabı daha çok olmalıdır!
Bir okuyucum istemeyerek maruz kaldığı günahlarından dolayı aşırı üzülmekle kalmamış, ümitsizliğe bile düşmüş, bunca yanlışlardan sonra 'benden adam olmaz' diye de hüküm vermiş.
(X)
Kapat
-->